{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       \t: 2022/224 <br>KARAR NO\t: 2024/480<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                           K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...       ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP \t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK \t\t\t MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/90 E.  -  2021/416 K.<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)<br><br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/12/2021 tarih ve 2021/90 E. - 2021/416 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili müvekkilinin “... – ...” ve “...” isimli filmlerin Türkiye’deki mali haklarının sahibi olduğunu, bu filmlerin FSEK 4. madde uyarınca eser niteliğinde olduğunu, davalının https://www...com/...-.../ ve https://www...com/.../ URL’leri üzerinden anılan filmleri izinsiz olarak yayınladığını, 5651 sayılı kanun uyarınca  davalının, sitenin sahibi ve yöneticisi olması sebebiyle içerik sağlayıcı olarak sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, FSEK'in 68.maddesi uyarınca üç kat olarak şimdilik 15.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 235.395,00 TL'ye yükseltmiştir.<br>Davalı vekili, davanın ikamesinden önce kanun gereği müvekkiline bildirimde bulunulmasının zorunlu olduğunu, davacı tarafından “...” filmi için herhangi bir bildirimde bulunmaksızın dava ikâme edildiğini, davanın bu film yönünden usulden reddinin gerektiğini, “...” filmi yönünden ise müvekkiline yapılan bildirim üzerine film ile ilgili tüm içeriklerin siteden kaldırıldığını, davacı şirketin \"...\" ve ...\" isimli filmlerin kullanım ve mali haklarını 31/12/2018 tarihi ile 21/09/2017 tarihinde aldığını, müvekkilinin bu tarihlerden daha önceki bir tarihte ilgili filmleri sitesine yüklediğini, filmlerin mali ve kullanım haklarının korunduğunu öğrenmesinin akabinde filmleri siteden kaldırdığını, filmlerin sitede bulunduğu zamanda dahi teknik bir sorun sebebiyle filmlerin kimse tarafından izlenememiş olduğunu, tazminat miktarının tayininde müvekkilinin kusurunun olmaması, henüz üniversite çağında bir öğrenci olması ve filmleri yüklediği sırada 18 yaşında olması, filmlerin mali ve kullanım haklarının korunduğunu öğrenmesinin akabinde hemen siteden kaldırması gibi hususlar dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir miktar belirlenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının “...” isimli sinema filminin yapımcısı, “...” isimli sinema filminin ise ithalatçısı olmakla mali hakları kullanma yetkisini haiz olduğu,  davalının eyleminin FSEK 22. madde anlamında çoğaltma ve FSEK 25. madde bağlamında “işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim” anlamına geldiği, FSEK’in 80. maddesi uyarınca komşu hak sahipleri ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların verdikleri izinlerin yazılı olması zorunluluğu karşısında dosyada bu yönde bir belgenin de bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde eylemin hukuka aykırı olduğu ve davacının anılan mali haklarının ihlali anlamına geldiği, davacı tarafından sunulan dava, replik ve 29/06/2021 tarihli beyan dilekçeleri ve  emsal lisans sözleşmelerine göre tazminat hesap türünün tespit edilecek rayiç bedel yöntemi olduğu, davacı tarafından sunulan (1) numaralı emsal lisans sözleşmesinin TV kanalı ve kanala ilişkin internet mecralarına yönelik olması, münhasır yetki içermemesi ve süresi itibariyle rayiç bedel hesaplaması bakımından uygulanabilir olduğu, günümüzde internet mecrasının da TV mecrası kadar önemli bir hale gelmesi karşısında belirlenen rayiç bedellerin yarısının TV yarısının ise internet mecrasına ilişkin olarak değerlendirilmesinin hakkaniyetli bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, FSEK'in 68.maddesi uyarınca 235.395,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, hükme esas alınan emsal sözleşmenin TV kanalı ile filmlerin hem televizyonda hem de internet ortamında yayınlanmasına ilişkin olduğunu ve bilirkişi heyeti tarafından davacının sunduğu sözleşmeler haricinde hiçbir emsal değer araştırması yapılmadığını, davacı iki filmin rayiç bedellerinin üç katı tazminat talep etmişse de mahkemece davacının talebiyle bağlı kalınarak takdir yetkisinin kullanılmadığını, davaya konu filmlerin bir kez bile izlenmediğini, filmlerin ilk gelen uyarıdan sonra kaldırıldığını, faiz oranının adi işlere uygulanması gereken faiz oranına göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin 20'li yaşlarında öğrenci olduğunu, mal varlığı ve gelirinin bulunmadığını, yargılama harç ve giderlerini ödeyecek maddi gücünün de bulunmadığını savunarak, adli yardım taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, FSEK'in 68. Maddesinden kaynaklanan telif tazminatı istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDavalının adli yardım talebinde bulunduğu görülmekle HMK'nın 344 ve devamı maddelerinde yapılan düzenlemeler ve davalı için adli yardım şartlarının oluştuğu gözetilerek, davalının adli yardım talebi kabul edilmiştir.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay HGK'nın 16.05.2019 tarih ve 2016/22-1166 E.- 2019/576 K., 24.03.2022 tarih ve 2019/11-220 E.- 2022/376 K. sayılı kararlarında vurgulandığı üzere davacı davasının belirsiz alacak davası olduğunu mahkemeye bildirmiş olmakla birlikte belirsiz alacak davasının koşulları bulunmuyor ve fakat kısmi dava açılabilmesi mümkün ise, bu durumda mahkemece, açılmış olan davanın, kısmi dava olarak nitelendirilmek suretiyle görülüp karara bağlanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı,  mali hakları davacıya ait olan sinema eseri niteliğindeki \"...\" ve \"...\" adlı filmleri davalının https://www..../ URL’leri üzerinden izinsiz yayınlamak suretiyle davacının anılan eserlerden kaynaklanan mali hak sahipliğine bağlı haklarının ihlal edildiği,  davacının FSEK'in 68. maddesi kapsamında telif tazminatı talep edebileceği ve seçim hakkını rayiç bedel yönteminden yana kullandığı, davacı tarafından sunulan sözleşmelerin emsal niteliği taşıdığı, mahkemece aldırılan bilirkişi raporuyla tazminatın usulünce tespit edildiği,  Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararları gözetildiğinde talep halinde FSEK'in 68. maddesinde öngörülen üç kat tazminata hükmedilmesinin gerektiği, diğer bir deyişle bu konuda hakimin takdir yetkisinin olmadığı, TTK'nın 4/1-d maddesi uyarınca uyuşmazlığın ticari dava ve aynı Kanunun 3. ve 19. maddeleri uyarınca ticari iş niteliğinde olduğu, dolayısıyla ticari faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekili istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca karar tarihi itibariyle alınması gereken 1169,40 TL istinaf başvuru harcı ve 16.079,83TL nispi istinaf karar ve ilam harcının toplamı 17.249,23 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/03/2024 tarihinde  HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/03/2024<br>\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1c538dc185409a2","SID":"d4c1b013d846126a"}}