{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1616 <br>KARAR NO: 2024/36<br>KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/10/2023<br>NUMARASI: 2021/384 Esas -  2023/747 Karar<br>DAVA: İtirazın iptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı takip borçlusu, davacı müvekkilinden aldığı mallara karşılık olarak ciro edip davacı takip alacaklısı müvekkiline verdiği ... Bankası A.Ş. İzmir Bolçova Şubesi muhatap, ... seri numaralı 31.07.2017 keşide tarihli 50.000 TL bedelli çekin  karşılıksız çıkması üzerine Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosya tahtında takip borçlusu aleyhine takibe geçildiğini, davalı takip borçlusu, borcu olmadığını, işletilen faizin fahiş olduğu ve takibe dayanak yapılan çekin zamanaşımını uğradığı iddiasını ileri sürerek konu takibe vekil aracılığıyla itiraz ettiğini, davalı takip borçlusunun Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosya tahtında vaki haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, takibin devamına, davalı takip borçlusunun %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, pasif husumet itirazlarının olduğunu, icra dosyasında müvekkilinin taraf olmadığını, icra takibinde ilk açılan takip dosyasında müvekkilinin taraf olmadığını, daha sonra davaya konu takip dosyası açıldığını, yetki itirazlarının olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, icra takibinin Gaziosmanpaşa İcra Dairesinde yapıldığını, müvekkilinin adresinin ... Mah. ... Sok Dış Kapı No. ... İç Kapı No. ... Arnavutköy İstanbul olduğunu, mahkemenin yetkisiz olması sebebi ile yetkisizlik kararı verilmesini ve dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini, sıfat yokluğundan davanın reddini, haksız açılan davanın reddini, haksız açılan dava sebebi ile davacı alacaklının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ... taraf iddia ve savunmaları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle, dava ve takip dayanağı olan çekte yer alan imzanın davalı yana ait olup olmadığının belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alındığı, alınan rapor sonucu, çekteki imzanın davalı ...'nın eli mahsulü olmadığının tespit edildiği, bu haliyle davalıya ait olmayan ciranta imzası nedeniyle çek bedelinden sorumluluğunun bulunmadığı ve itirazın haklı olduğu anlaşılmakla davanın reddine, davalının arabuluculuk görüşmelerine katılmamış olması nedeniyle bu yargılama giderinden sorumlu tutulmasının davanın reddi nedeniyle  mümkün olmadığı anlaşılmakla davacı tarafın bu talebinin reddi ile zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiline \" gerekçesiyle karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar mahal mahkemesinin davanın reddine dair kararı isabetli olsa da; davalı taraf dava şartı olmasına ve yapılan arabuluculuk davetine rağmen mazeret göstermeksizin arabuluculuk ilk oturumuna katılmamasına rağmen davanın reddi sebep gösterilerek 6325 Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A-11 fıkrasının açık hükmüne rağmen davanın reddi sebep gösterilerek davacı müvekkilin yargılama giderlerinin mahkum edilmesi ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafın dava şartı olmasına ve yapılan arabuluculuk davetine  rağmen mazeret göstermeksizin 19.08.2020 tarihli arabuluculuk toplantısının ilk oturumuna katılmadığını, yine davalı tarafın, yapılan aramalara cevap vermemesi ve toplantıya katılmamasına rağmen taraflarınca toplantının ertelenmesinin talep edildiğini fakat  akabinde yapılan 20.08.2020 tarihindeki arabuluculuk toplantısına da katılmadığını, Hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabulucuculuk görüşmelerine mazeret göstermeksizin katılmayan tarafın Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulacağını, ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine de hükmedilmeyeceğini beyan ederek istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/10/2023 tarihli 2021/384 Esas, 2023/747 Karar Sayılı usul ve yasaya aykırı olarak tesis edilen kararın bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine; hükmün bozulması yerine davanın Bölge Adliye Mahkemesi’nde yeniden görülmesine karar verilirse ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılmasını ve yapılacak istinaf incelemesi neticesinde yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, çek bedelinin tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın  iptali istemine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde mahkemenin davanın reddine dair kararının isabetli olduğunu beyan etmesine karşın  istinaf incelemesi neticesinde yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş olup, davanın esası yönünden istinafa başvuru sebeplerini ve gerekçesini göstermemiştir. Bu kapsamda ilk derece mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı bir durum da bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesine geçilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11. maddesi uyarınca taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Açıklanan yasal hükümlerden Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11. maddesi, HMK'nın 326. maddesinden sonra getirilmiş ve ona nispeten özel nitelikte bir yasal düzenleme olduğundan, arabuluculuk kurumuna başvurunun dava şartı olduğu tazminat ve alacak davalarında verilen hükümler yönünden öncelikli olarak uygulanması gerekir.Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 24/3. maddesinde ise \"Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya adliye arabuluculuk bürosu tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya tarafları ve varsa avukatlarını birlikte davet eder. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar. Arabulucu taraflara ulaşamaması hâlinde, ulaşmak için hangi yolları denediğini ve hangi sebeplerle ulaşamadığını son tutanakta belirtir.\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Görüldüğü üzere mevzuatta davet mektubunun gönderimi için bir usul şartı yoktur. Kargo, alma haberli posta, adi posta, kayıtlı elektronik posta, elektronik posta, SMS, telefon, görüntülü görüşme gibi yöntemlerin biri ya da birkaçı tercih edilebilir. Somut olayda arabulucu tarafından arabuluculuk ilk oturum  tutanağında davalıya whatsapp yoluyla bildirim yapıldığının ve toplantının 28.08.2020 tarihine ertelendiğinin yazılı olduğu, ikinci toplantı tarihi olarak kararlaştırılan 28.08.2020 tarihinde davalının telefondan aranmasına rağmen mazeretsiz olarak toplantıya katılmadığının arabuluculuk son tutanağında yazılı olduğu anlaşılmış olup, davalının arabuluculuk davetinin usule aykırı olduğuna yönelik 6325 sayılı kanun kapsamında bir başvurusu olduğuna ilişkin dosyada delil bulunmamaktadır. Bu durumda arabuluculuk son tutanağına  göre davalının arabulucu tarafından yapılan usulüne uygun bildirime rağmen mazeretsiz olarak toplantıya  katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona erdirildiği anlaşılmış olup, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmakla birlikte 6325 sayılı Kanun'un 18/A-11 maddesi uyarınca davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve arabuluculuk ücreti ile yargılama giderinin davalıya yükletilmesi gerekirken mahkemece yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;  ilk derece mahkemesince arabuluculuk ücreti ile yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın reddine,arabuluculuk ücreti ile  yargılama giderinin davalıdan tahsiline, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)-b-2 maddesi uyarınca KABULÜ ile; istinafa konu ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, 1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.127,71 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 700,11 TL harcın karar kesin olduğundan  talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan 2 adet tebligat gideri 38,00 TL,posta masrafı 66,75 TL, 18 adet e-tebligat gideri 145,25 TL,  bilirkişi ücreti 1.500 TL olmak üzere toplam 1.750,00 TL yargılama giderinin 6325 sayılı Kanunu'nun 18/A/11. Maddesi uyarınca davalıdan alınarak davacıya verilmesine  4- Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin 6325 sayılı Kanunu'nun 18/A/11. Maddesi uyarınca davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına5-6100 sayılı kanunun HMK 333. maddesi gereğince; varsa taraflarca yatırılan gider avansı ile varsa delil avasının arta kalan kısmının karar kesin olduğundan  ilgilisine iadesine, 6-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,   7-6325 sayılı Kanunu'nun 18/A/11. Maddesi uyarınca davalı lehine vekalet ücretine  hükmedilmesine yer olmadığına  8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafın istinaf istemi kabul edilmekle birlikte davanın reddine karar verilmesi nedeniyle istinaf aşamasında yapılan, istinaf başvuru harcı 738 TL ile posta gideri 187 TL  olmak üzrere; toplam 925 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  18/01/2024   </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"896e4a3cfa2487ed","SID":"1748dfbe4771f68b"}}