{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/420 <br>KARAR NO: 2024/356<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       <br>TARİHİ: 22/09/2020<br>ESAS NO: 2018/637 <br>KARAR NO: 2020/593<br>DAVA: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ: 02/07/2018<br>KARAR TARİHİ: 13/03/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının iş arama sitesi olduğunu, iş verenlerin uzman insan kaynakları tarafından kontrol edilmiş başvurular arasından açık pozisyonlara uygun kalifiye elemanları rahatça istihdam edildiğini, davalı şirketinde bu siteye abone olduğunu, ancak müvekkil tarafından verilen hizmetin karşılığı olan borçlarını ödemediğini, davacı firmanın davalıya kesmiş olduğu faturaların toplam bedelinin 13.381,20 TL olduğunu, davalı ile davacı şirketin tahsilat akıbetinin yapmış olduğu görüşmelerin olumlu yaklaşımlara rağmen ödenmediğini, bunun üzerine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirtmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili 11/09/2018 tarihli cevap dilekçesinde; davacının davalıdan olan alacağını ... Hizmetleri A.Ş.'e (şimdiki ünvanı ... A.Ş.) devrettiğini, sözleşme kapsamındaki 31/05/2011 tarihli ... numaralı fatura bedeli 11.151,00 TL değerindeki borcun davalı tarafından 20/06/2011 tarihinde Doğan Faktoringe ödendiğini, davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, davanın reddine ve dava konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesi sunmuş olup, cevaba cevap dilekçesinde; davacı firmanın davalı borçluya kestiği 13.381,20 TL tutarındaki faturanın davalı borçlu tarafından ödenmediğinden dolayı Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, davalının haksız, kötüniyetli ve zaman kazanmak için takibe itiraz ettiğini, davalının yapmış olduğu ödemenin 31/05/2011 tarihli ... numaralı 11.151,00 TL tutarındaki faturaya ilişkin olduğunu, icra takibine konu alacağın aynı tarihli ... numaralı 13.381,20 TL tutarlı faturaya ilişkin olduğunu, dolayısıyla davalının ödeme yaptığı fatura ile icra takibine konu faturanın farklı olduğunu, davalının farklı fatura borcuna ilişkin yapmış olduğu ödemeyi takibe konu faturaya kötüniyetli olarak mahsup etmek niyetinde olduğunu belirtmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \"Davacının ve davalının ticari defterlerinin incelenmesinde; - 07.11.2017 tarihi itibariyle davacının yasal defterinde davalıdan 13.381,20 TL asıl alacağın gözüktüğü,- 07.11.2017 tarihi itibariyle davalının defterlerinde davacının herhangi bir alacağının gözükmediği, Davacının defterlerinde yer alan takibe konu ettiği fatura içeriğine ilişkin hizmetin verildiğini gösterir herhangi bir yazılı kaydın ve yine takibe konu alacağa ilişkin faturanın davalıya tebliği edildiğine dair belgenin sunulmadığı; yine böyle bir durumun da davalının kabulünde olmadığı, Bu haliyle yukarıda belirlenen 13.381,20 TL alacağın davacı tarafça ispat edilemediği görülmüştür. Davacı tarafça dava dilekçesinde de açıkça yemin deliline dayanmadığı görülmüştür. Davalı tarafça, davacının kötüniyetinin ispatı yapılamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine\" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;'' Mali bilirkişi  tarafından  kaleme  alınan hem kök hemde ek rapor tamamen eksik ve uzmanlık alanı dışına  çıkan beyanlarda dolu  bir rapor olup hüküm kurmaya  elverişli değildir. Verilen hizmetin ispatı  için bilişim ve internet  uzmanı  bir bilirkişi tarafından müvekkile ait sunucuların (server) incelemeye alınması ve davalını  hizmeti  alıp almadığı tespit edilmelidir. Ayrıca  dava konusu  fatura  dava dışı ... faktoring  a.ş. Kabili  rücu  olarak  temlik edilmiştir. Ancak  davalı  firma  ödeme yapmayınca  söz konusu  faturalar dava dışı faktoring  firması  tarafından iade  edilmiş ve müvekkil davacı tarafından geri temlik alınmıştır. İzah edilen bu hususular bilirkişi  raporuna  beyan olarak geçmiş ancak raporda  geri temlikten bahsedilmemiştir. '' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında iş ilanlarına sınırsız erişim hizmetinin verilmesi hususunda ticari ilişki olduğu ihtilafsızdır. Somut olayda ihtilaf; verilen hizmetlere karşılık davacının alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacının davalı aleyhine muhtelif fatura alacağının tahsili için 13.381,20TL üzerinden takip başlatmış, davalı süresinde itiraz etmiş, davacı taraf ise itirazın iptali için işbu itirazın iptali davasını açmıştır. Davacı vekili, cevaba cevap dilekçesinde icra takibine konu alacağın aynı tarihli ... numaralı 13.381,20 TL tutarlı faturaya ilişkin olduğunu beyan etmiş, fatura suretini ibraz etmiştir ancak faturanın yılının 2011 mi 2012 mi olduğu anlaşılamamaktadır. Davacı taraf, faturanın davalıya teslim edildiğine dair bir belge ibraz etmemiştir. Davalı vekili ise davacının davalı adına düzenlediği 31/05/2011 tarihli ... numaralı 11.151,00 TL bedeli faturayı ve bu faturanın 20/06/2011 tarihinde ödendiğine dair dekont örneği sunmuştur. Mahkemece mali müşavir bilirkişisinden alınan raporda özetle; taraflarca ibraz edilen yasal defterlerin HMK 222.maddesi uyarınca delil niteliğine bulunduğunu, davacı tarafça davalı adına tanzim edilen 24,532,20 TL lik hizmet faturası karşılığında davalının 11.151,00 TL' lik ödemesinin olduğu, davacının 13.381.20 TL'lik alacağını 31.05.2012 tarihinde dava dişi ... Faktoringe temlik etmiş olduğunu ancak tahsilatın yapılamaması sonrasıda 2016 yılı sonunda temliğin geri alınmış olduğu, davacının yasal defterlerine göre 07/11/2017 takip tarihi itibari ile davacının 13.381,20 TL'lik alacağı olduğunu, davalı yasal defterlerine göre 07/11/2017 tarihi itibari ile davacının herhangi bir hak ve alacağının olmadığını, davacı tarafça takip konusu yapılan 31/05/2012 tarih ... no.lu 13.381,20 TL'lik faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığını, davacının takibe konu ettiği fatura içeriği hizmetin davalıya verildiğini ispat edici mahiyette herhangi bir vesaik sunmadığını, davalı tarafça takibe konu fatura içeriğinin kabulünün yapılmamış olduğu nazara alındığında davacının iş bu  dayanak olan takip içeriği ile ilgili alacağını ispat edememiş olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından incelenen defterler 2012 yılına ait defterlerdir. Mahkemece dava reddedilmiş, davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur. 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde \"Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.\" hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; \"...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.... Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde  yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille  bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin  kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra  iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi  uyarınca alacağını ispatladığının  kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..\" şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Somut olayda, dava konusu alacağın 2011 yılına mı 2012 yılına mı ait olduğu, davacı tarafça davalı adına tanzim edilen 24,532,20 TL lik bir fatura olup olmadığı, böyle bir fatura varsa bunun davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacının talep ettiği   13.381.20 TL nin ayrı bir fatura alacağı mı yoksa 24,532,20 TL alacağın ödenen 11.151,00TL lik kısmının mahsubu ile bakiye alacak mı olduğu taraf beyanlarından ve bilirkişi raporundan anlaşılamamaktadır. Bilirkişi tarafından sadece 2012 yılına ait defterler incelenmiştir. Öncelikle davacı vekilinden yukarıda belirtilen hususlarda açıklayıcı beyanda bulunması istenilmeli, beyana göre incelenecek defterlerin dönemi belirtilenerek yeniden bilirkişi raporu alınmalıdır. Yukarıda belirtilen içtihatlar doğrultusunda alacağa konu fatura davalı defterlerinde kayıtlı ise ve davalı tarafından süresinde itiraz edilmediyse fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan davalı tarafa aittir. Fatura davalı defterlerinde kayıtlı değilse yada davalı tarafından süresinde itiraz edildiyse faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı davacı tarafça kanıtlanması gerekmektedir. Davacı vekili, hizmetin verildiğine dair delil olarak müvekkili şirketin bilgisayar serverları üzerinde inceleme yapılmasına dayanmıştır ancak mahkemece bu hususta da bir araştırma yapılmadan hüküm kurulmuştur. Eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle; öncelikle davacı beyanından sonra dönem belirtilerek tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için usulüne uygun ara karar oluşturulup mali müşavir bilirkişiden rapora alınması, rapor sonucuna göre ispat yükünün davacıda olduğu kanaatine varılırsa davacı şirketin bilgisayar serverları üzerinde inceleme yapılmak üzere uzman bilirkişiden rapor alınarak  oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/637 E. 2020/593 K. Sayılı 22/09/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/03/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"31a57216c6bc1918","SID":"8c32314b892a2f00"}}