{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO: 2024/575 <br>KARAR NO\t: 2024/819<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:  DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ                  \t:14/03/2024<br><br><br>Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:  <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında tekstil ürünlerinin dikim, ütü ve paketlemesi için sözleşme imzalandığını, davalı tarafından .... tarihinde .... aracılığıyla birim fiyatı ....TL üzerinden .... adet elbise siparişi verildiğini, siparişe ilişkin yazışma içeriklerini dosyaya sunduklarını, davalının ürün kumaşlarını süresinde müvekkiline ulaştıramaması nedeniyle 3 üretim bandının 3 gün boyunca boş kaldığını, bantların boş kaldığı süreye ilişkin müvekkilinin ....TL zarara uğradığını, zararın karşılanması şartıyla değişen temin tarihinin kabul edildiğini, ürünlerin dava dışı ... firmasına teslimi aşamasında dikiş hatası tespit edildiği gerekçesiyle kabul edilmediği iddia edilerek davalı yanca müvekkiline iade edileceğinin bildirildiğini, müvekkili firma sorumlusunun ürünlere ve ürünlerle ilgili fatura edilen toplam ..... TL'ye itiraz ettiğini öne sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla fatura alacağı yönünden ... TL'nin fatura kesim tarihinden itibaren ve üretim bantlarının boşta kaldığı süreye ilişkin ....TL'nin .... tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili; müvekkilinin merkezi İzmir olup davaya öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, dava konusu alacağın belirlenebilir nitelikte olup davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yarar bulunmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkide alacaklı olanın müvekkili şirket olduğunu, dava dışı...adlı firmaya teslim edilmek üzere davacı şirkete verilen siparişlerin usulünce hazırlanmadığını,.... üründen yaklaşık ..... adetinin çeşitli sebepler ile geri çevrildiğini, ürünlerin onarımı için davacı şirkete gönderildiğini ancak yapıldığı iddia edilen onarım sonrası dahi dava dışı firma tarafından ürünlerin kabul edilmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davacıya ürünlere ilişkin iade faturası düzenlendiğini, faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyerek içeriklerinin kesinleştiğini, ... Noterliği ve .....Noterliği'nden borca ilişkin ihtarnameler keşide edildiğini, nihayetinde müvekkilinin .... TL tutarında davacıdan alacaklı olduğunu, üretim bantlarının boş kalmasına ilişkin siparişlerin dava dış.... firmasına ait olduğunu ve huzurdaki davanın esasını ilgilendirmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte faiz başlangıç tarihi talebinin hukuka aykırı olduğunu, davanın konusu ve mahiyeti nazara alındığında tanık deliline muvafakatlerinin olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davanın tazminat talebine ilişkin olduğu, taraflar arasında imzalanan ... tarihli sözleşmenin....maddesinde sözleşmenin uygulanmasından doğacak her türlü uyuşmazlıkta görevli mahkemenin ... Mahkemeleri olacağının kararlaştırıldığı, davalının davaya cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunduğu ve anılan madde uyarınca itirazın kabulünün gerektiği belirtilerek yetkisizlik kararı verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; Mahkemece davanın reddedilmesine gerekçe olarak sözleşmenin gösterildiğini, ancak davaya konu ürünlerin sözleşme kapsamında olmayıp WhatApp üzerinden sipariş verildiğini, siparişe ilişkin yazılı herhangi bir sözleşme yapılmadığını, arabuluculuk sürecinin Diyarbakır'da yürütüldüğünü, bu kapsamda 6098 sayılı TBK m. 89/1 uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava, alacak istemine ilişkindir. <br>  Mahkemece, taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunduğu, yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin yetkili olduğu, süresinde yetki itirazında bulunulduğu gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesi uyarınca yetkisizlik kararı verilmiş olup; uyuşmazlık, mahkemece verilen yetkisizlik kararının yerinde olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. <br> Tarafların, belli bir dava (uyuşmazlık) için kanunen yetkili olmayan (aslında yetkisiz olan) bir mahkemeyi yetkili kılmak için yaptıkları sözleşmeye yetki sözleşmesi denir. Bu sözleşme usul hukukuna ilişkin bir sözleşmedir, zira asıl etkisini usul hukuku alanında gösterir (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, C.1, s. 555).<br>6100 sayılı HMK'nın 17. madde hükmüne göre, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinin söz konusu olmaması kaydıyla ve yalnızca tacirler veya kamu tüzel kişileri yetki sözleşmesi yapabilir ve taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava ancak sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılabilir. 6100 sayılı HMK’nın 17. Maddesinin “Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” şeklindeki ikinci cümlesi hükmüne göre, yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) yapan taraflar, aksine bir düzenleme yapmamışlarsa yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin, kanunda bu tabir kullanılmamış ise de, münhasır yetkili mahkeme olacağı kabul edilmelidir. Münhasır yetki sözleşmesinden kasıt, tarafların yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede dava açılamaması üzerinde anlaşmalarıdır (Yargıtay HGK'nın 21/10/2020 tarihli ve 2017/(13)3-1991 E., 2020/803 K. sayılı kararı).<br>Somut olayda, davacı ....ile davalı tarafından gönderilen kumaşların  kesim, dikim, ütü, paketleme, baskı, nakış ve yıkanması hususunda anlaştıkları ve bu doğrultuda taraflar arasında ... tarihinde sözleşme akdettikleri, davacı tarafın sözleşmenin içeriğine ilişkin dosyaya yansıyan bir itirazının bulunmadığı, sözleşmenin .... maddesinin \"Bu anlaşmadan doğan her türlü ihtilaf Türkiye Cumhuriyet Kanunlarına tabidir ve ...Mahkemeleri ve icra daireleri iş bu anlaşmadan kaynaklanan yada bu anlaşmayla ilgili konulara da münhasıran yetkilidir.\" hükmünü içermekte olup taraflarca sadece İzmir mahkemelerinin yetkili kılındığı, davacının ve davalının tacir olduğu olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesi uyarınca taraflar arasındaki yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, davalı vekilince süresi içinde sunulan cevap dilekçesi ile usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulduğu, davaya bakmakla İzmir mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla, Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-)492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince yeteri kadar istinaf karar ve ilâm harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-)İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-)6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) hükmü uyarınca Dairemiz kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-c hükmü gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/03/2024<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d7c71f7897a4556","SID":"48320e6822604dc0"}}