{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/141 - 2024/295<br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2024/141  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/295                                   (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t               (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi <br>\t\t\t\tHMK 353/1-a-3)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/582 Esas-2023/792 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALILAR\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak - Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ\t: 12/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/03/2024<br><br>Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak- menfi tespit davasında mahkemece verilen yetkisizlik kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> İSTEM;<br>Davacı vekili tarafından verilen 08/02/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili  ... Turizm Ltd. Şti. ile  davalı ... ... AŞ arasında ...'ın sahibi olduğu DKGÇ santrali d1+d2 blok söküm tehlikeli ve tehlikesiz atıkların toplanması, taşınması, işlenmesi, geçici depolanması ve geri kazanımı/ bertaraf işlemlerinin yapılması ve ekipmanların satışı işlemine ilişkin 17/03/2020 tarihli 6.490.000,00 TL bedelli sözleşme yapıldığını, daha sonra bu sözleşmenin yenilendiğini, 01/04/2020 tarihli yeni sözleşme uyarınca müvekkili şirket tarafından, ... ... ... A.Ş 'ne, 15 mayıs 2020 tarihinde 1.500.000,00 TL nakit, 16 temmuz 2020 tarihinde (müvekkiline ait) 2.495.000 TL tutarlı çek ve  25 ağustos 2020 tarihinde (müvekkiline ait) 2.495.000,00 TL tutarlı çek ile ödeme yapılması hususunda anlaşmaya varıldığını, bu kapsamda 15.05.2020 tarihinde müvekkili ... Turizm adına ... İnşaat Tic. Ltd. Şti tarafından 1.500.000,00 Türk Lirasının ... Elektrik Ürt. Ve Tic. A.ş. hesabına gönderildiğini, 29.06.2020 tarihinde Ankara ... Genel Müdürlüğünde ... Muhasebesinde ...’e 4.000.000,00 Türk Lirasının elden imza karşılığında teslim edildiğini, daha sonra taraflar arasında sözlü olarak yapılan yeni bir anlaşma gereğince  davalı ... Şirketi, elden almış olduğu 4.000.000,00 TL bedeli müvekkili şirkete iade edeceğini taahhüt ettiğinden davacının 16.07.2020 tarih 0020401 numaralı 1.000.000,00 TL  bedelli, 28.08.2020 tarih 0020402 numaralı 2.000.000,00  TL bedelli ve 28.09.2020 tarih 0020403 numaralı 1.990.000,00  TL bedelli üç adet çeki karşı tarafa verdiğini, bu süreçte davacı müvekkilinin vecibelere uymasına ve ödemelerini zamanında ve eksiksiz yapmasına  rağmen davalı ... elektrik tarafından davacının  yetkili elemanları  ve ekiplerinin  sahaya sokulmadığını, sözleşmenin tarafı ve ilgili olmayanların sahadan mal çekmesine müsaade edilerek davacının ticari itibarının zedelendiğini, hakları haleldar edilerek zarara uğratıldığını, 07.08.2020 tarihinde ... ... San. ve T.c. Ltd. Şti Firması ile ... Elektrik Ürt. Ve Tic. A.ş’nin de dahil olduğu yeni bir sözleşme  yapıldığını, bu sözleşme gereğince ... Turizm AŞ'nin ödemesi gereken yukarıda yazılı olan çek bedel- lerinin  ... San. ve Tic. Ltd. Şti tarafından, 14.08.2020 tarihinde  750.000,00 TL, 24.08.2020 tarih 0020405 numaralı ... Turizim AŞ'ye ait 250.000,00 TL tutarındaki çek karşılığını, 07.09.2020 tarih  0057208 numaralı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti’ne ait 2.000.000,00 TL tutarındaki çek, 29.09.2020 tarih 0057209 numaralı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti’ne ait 1.990.000,00 TL tutarındaki çeklerin ödenmesinin kararlaştırıldığını, bahse konu ödemelerden 14.08.2020 tarihindeki 750.000,00 TL'nin banka aracılığı ile ... tarafından ... Elektrik hesabına ödendiğini, 24.08.2020 tarihindeki ... Turizm AŞ'ye ait 250.000,00 TL çekin kasıtlı gecikme ile yazdırılıp daha sonra ... Elektrik hesabına yatırıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğradığı zarar ve muhtemel kazanç kaybı nedeniyle şimdilik 25.000,00 TL tazminatın hakkındaki dosyalar tefrik edilen davalılar ... ... ... AŞ ile ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'den dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesine, sözleşmenin ifası uğruna  tanzim edilen düzenlenen ve ancak edimin yerine getirilmemesi nedeniyle haksız yere davalı ... ... ... AŞ'nin elinde bulundurduğu bedelsiz kalmış davaya konu çeklerin iadesine, dava dilekçesinde  dökümü yapılan iş bu çekler üzerine dava sonuna kadar ihtiyati tedbir cümlesinden olmak  üzere  “icra ve takiplerin önlenmesi hususunda ihtiyati tedbir ve işlem yasağı “ konulmasına, 29.06.2020 tarihinde Ankara ... Genel Müdürlüğü'nde ... muhasebesinde ...’e elden imza karşılığında haksız olarak olarak yapılan ödemeye karşılık şimdilik 25.000,00 TL'nin \"sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre\"  ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>YANIT:<br>Davalı ... vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının talebinin 4.000.000,00 TL olduğu anlaşılmakla dava harcının tamamlanmasının gerektiğini, müvekkili ...'in davacı şirketle ne ticari ne beşeri ilişkisi olmadığını, davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının taraf sıfatının bulunmadığını, ...'in, diğer davalılar ile iş bu dava özelinde dava arkadaşlığı bulunmadığından  davaların ayrılması gerektiğini, yine müvekkiline ödeme yapıldığına dair iddianın gerçek dışı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Anonim Şirketi vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesi ile  4.000.000,00 TL'nin  istirdatını talep ettiğini, alacak belirlenebilir bir miktara ilişkin olduğundan bu konuda belirsiz alacak davası açılamayacağını, harcın tamamlanmasının gerektiğini, müvekkilinin diğer davalılar ile dava arkadaşlığı bulunmadığından müvekkili hakkındaki davanın ayrılmasını talep ettiklerini, ... A.Ş.'ne karşı hangi nedenle dava açıldığının anlaşılamadığını, müvekkilinin taraf sıfatının bulunmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2023 tarihli ve 2023/582 Esas ve 2023/792 Karar sayılı kararında özetle; Tefrik edilerek yetkisizlik kararı ile mahkememize gönderilen dava, 29/06/2020 tarihinde ... Anonim Şirketi muhasebe müdürü davalı ...'e ödenen şimdilik 25.000,00 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre hakkındaki dava tefrik edilen davalılar ... Anonim Şirketi ve ...'den müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.<br>Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2022/50 esas sayılı davasında, davalılar ... A. Ş. ve ... aleyhine açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalılar ... Elektrik A.Ş. ve ... Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın tefriki ile ayrı esasa kaydına karar verildiği;<br>Davalılar ... A. Ş. ve ... tarafından istinaf edilen kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 20/02/2023 tarih ve 2022/3268 esas, 2023/239 karar sayılı ilamı ile, davacı vekili hakkında tefrik kararı verilen davalılar ile ilgili olarak müvekkilinin  ... ile sözleşme ilişkisinin bulunduğunu, ancak  adı geçen davalının sözleşmeye aykırı davrandığından bahisle söz konusu davalıya karşı sözleşmeden kaynaklanan kazanç kaybının tazminini, ayrıca sözleşme nedeniyle ifa uğruna verilen ve bedelsiz kalan çeklerin iadesi talebinde bulunduğu, eldeki dosyada davalı olarak yer alan ... ve ... hakkındaki iddia ve talebinin ise, bir sözleşme ilişkisine değil  sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığı, alacağın varlığı veya yokluğu, davalılardan talep edilip edilemeyeceği vs hususları yapılacak yargılama ile açıklığa kavuşacak ise de, davacının dava konusu bu subjektif hakkının hukuksal korunması için dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, iddia ve savunmalar ile delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sağlıklı bir sonuca ulaşılması bakımından  davanın bir bütün olarak görülmesinin elzem olduğu, buna göre mahkemece tefrik edilen dosyaların yeniden birleştirilmesi, davanın esasına girilerek taraflarca gösterilen tüm delillerin toplanması, hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde karar tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.<br>Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 20/02/2023 tarih ve 2022/3268 esas, 2023/239 karar sayılı kararında da belirtildiği gibi, davalılar ... ve ... hakkındaki iddia ve talep bir sözleşme ilişkisine değil, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanmakta ise de, alacağın varlığı veya yokluğu, davalılardan talep edilip edilemeyeceği hususlarının yapılacak yargılama sonucunda, diğer davalılar ... ... A.Ş. ve ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin hukuki durumlarına göre belirleneceği, yine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce vurgulandığı üzere,  iddia ve savunmalar ile delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sağlıklı bir sonuca ulaşılması bakımından  davanın bir bütün olarak görülmesinin elzem olduğu anlaşılmıştır.<br>Buna göre, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce ayrıntısı açıklandığı üzere davanın ayrılması kararı hukuka uygun olmadığı gibi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece tefrik edilen dosyaların yeniden birleştirilmesi, davanın esasına girilerek taraflarca gösterilen  tüm delillerin toplanması, hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerektiği belirtilmesine rağmen davalar birleştirilmeyerek, bu davanın davalıları yönünden yetkisizlik kararı verilmiştir.<br>HMK'nun 7/1. maddesinin \"Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.\" hükmü uyarınca, davalılar ... ... A.Ş. ve ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. yönünden Lüleburgaz Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olduğundan, bu davanın davalıları ... ve ... yönünden de Lüleburgaz Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu kuşkusuzdur. Bu durumda Lüleburgaz Asliye Ticaret Mahkemesince verilen tefrik kararının hukuka uygun olmamasına, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin tefrik edilen davaların birleştirilmesi gereğine işaret etmesine rağmen davalar birleştirilmeyerek bu davanın davalılar yönünden yetkisizlik kararı verilmesine, davaların birlikte görülerek sonuçlandırılmasının elzem olmasına göre mahkememizce de yetkisizlik kararı verilmiştir. Bu kabul şeklinin usul ekonomisine uygun olduğu da açıktır.<br>Açıklanan nedenlerle mahkememizin yetkisizliğine ve yetkisizlik kararı kesinleştiği durumda ve talep halinde dosyanın yetkili Lüleburgaz Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair karar verildiği görülmüştür. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalılar; ... ve ... Anonim Şirketi vekili tarafından verilen 17/01/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçelerinde özetle; Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/96 Esas 2023/273 karar sayılı ilamında; \"Yetkili mahkemenin Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE....\" şeklinde karar verildiğini, tarafların bu kararı istinaf etmediklerini, söz konusu kararın kesinleştiğini, 07.08.2023 tarihli Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/96 Esas  2023/273 karar sayılı kesinleşme şerhinde; '' Mahkememizden verilen işbu 16/05/2023 tarihli hüküm, davacı ve davalılar vekillerine elektronik tebligat ile 25/06/2023 tarihinde tebliğ olunmuş, \"Tarafların Kararı İstinaf Etmemesi\" nedeni  ile hükmün, 11/07/2023 tarihinde kesinleştiği tasdik olunur. 07/08/2023\"   şeklinde yazılarak kesinleşme şerhinin karara işlendiğini, tefrik kararının da kesinleştiğini, gelinen aşamada istinafa konu Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/582 Esas 2023/792 Karar sayılı kararının bu nedenle tarafların iradesi ve  kesinleşmiş mahkeme kararına aykırı olduğunu, öte yandan yerel mahkeme kararının gerekçe bölümünde HMK'nun 7/1. maddesinin \"Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.\" maddesine atıf yaparak yetkili yer mahkemesi konusunda hüküm kurduğunu ve Lüleburgaz Mahkemesi'nin yetkisine karar verildiğini, kesinleşen tefrik kararı ile iş bu davada davalıların tamamının ikametgah adreslerinin Ankara olduğunu, bu itibarla yerel mahkemenin kararının kanun ile çeliştiğini, istinaf sebebi yapıldığını, huzurdaki yargılamaya yönelik İstanbul Bölge Adliye  Mahkemesi'nin kararının olmadığını, mahkemenin davaların tefrik edilmesine rağmen bir bütün gibi incelediğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 3. Hukuk Dairesi'nin 20/02/2023 tarih ve 2022/3268 Esas, 2023/539 Karar sayılı tefrik edilen davaların birleştirilmesi yönündeki kararın, huzurdaki uyuşmazlığa yönelik verilmiş gibi kabul edilerek çelişkili ve isabetsiz gerekçe ile yetkisizlik kararı verildiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, davacı ile haklarındaki dosya tefrik edilen dava dışı ... ... A.ş arasında düzenlenen 17/03/2020 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacak ve menfi tespit istemine ilişkin olup davacı dava dilekçesinde davasını davalılar olarak dosyamız davalıları ... A.ş ve ... ile birlikte diğer davalılar ... ... A.ş ile ... San ve Tic Ltd Şti'ye yöneltmiş, Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesin'e (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) açılan ve mahkemenin 2022/50 Esasında kayıtlı davada bu mahkemece davalılar ... Elektrik A.ş. İle ... Ltd. Şti hakkında açılan davanın bu dava dosyasından tefrik edilerek mahkemenin ayrı bir esasına kaydına karar verilerek eldeki davaya davalılar ... A.ş ile ... yönünden devam edilmiştir. <br>Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla vermiş olduğu 05/10/2022 tarihli 2022/50 Esas 2022/233 Karar sayılı karar ile bu davalılar hakkındaki davanın hukuki yarar dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 20/02/2023 tarihli 2022/3268 Esas 2023/539 Karar sayılı kararı ile; davacının bu davaya açmakta hukuki yararının bulunduğu, bu sebeple iddia ve savunmaların birlikte değerlendirilmesi ve sağlıklı bir sonuca ulaşılması bakımından davanın bir bütün olarak görülmesi gerektiğinden mahkemece, tefrik edilen dosyaların yeniden birleştirilmesi, davanın esasına girilerek taraflarca gösterilen tüm delillerin toplanması, hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması sebebi ile davacının istinaf başvurusunun kabulüne ve kararın HMK'nın 353/1-a-5 ve 6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiş, dosya ilk derece mahkemesine gönderildikten sonra Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yeniden dosyanın esasına kaydının yapılmasından sonra bu defa mahkemece 16/05/2023 tarihli 2023/96 Esas 2023/273 Karar sayılı ilamı ile davalı vekillerinin yetki itirazlarının kabulüne ve mahkemenin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiş, verilen kararın istinaf edilmeksizin 11/07/2023 tarihinden kesinleşmesi üzerine davacı vekilinin talebi ile dosyanın yetkili mahkeme olarak belirtilen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi yoluyla geldiği ve bu mahkemece yapılan yargılama sonucunda yukarıda belirtilen gerekçelerle 2023/582 Esas 2023/792 Karar sayılı karar ile yetkili mahkemenin Lüleburgaz Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kabul edilerek resen yetkisizlik kararı verildiği ve bu karara karşı davalılar vekilinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. <br>Yetki, bir davanın hangi yerdeki mahkeme tarafından görüleceğini ifade eder ve mahkemelerin yetkileri kanunla düzenlenir. Yetki kuralları, bütün davalar açısından uygulanan yetki kuralları olan genel yetki kuralları ve yalnız belli davalar için uygulanan yetki kuralları olan özel yetki kuralları olarak ikiye ayrılmaktadır. Bundan başka bazı kanun hükümlerinde bazı davaların mutlaka belli bir yerdeki mahkemelerde açılması öngörülmüştür ki bu halde kesin yetkiden söz edilir (Örneğin 6100 sayılı HMK'nın 12. maddesi gereğince taşınmazın aynına ilişkin davalar, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülmek zorundadır.) Kesin olmayan yetki hallerinde ise, davacının birden fazla mahkemeye başvurma konusunda seçimlik hakkı vardır. Yetkinin kesin olmadığı hallerde, tarafların yetki sözleşmesi ile başka bir mahkemeyi belirlemeleri mümkündür. Kesin olmayan yetki halinde yetki itirazı 6100 sayılı HMK'nın 116/1-a ve 19/2 maddesi gereğince esasa cevap süresi içerisinde ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. Kesin yetkinin sözkonusu olmadığı hallerde taraflar bir mahkemeyi yetki sözleşmesi ile (HMK 17. madde) yetkili kılabileceği gibi, bir tarafın yetkisiz mahkemede açtığı davaya karşı taraf itiraz etmeyerek (HMK 19/4) yetkisiz  mahkemeyi yetkili hale getirebilecektir.<br>       Bu açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; öncelikle ve önemle belirtmek gerekir ki bu davada söz konusu olan yetki, kesin ya da münhasır yetki hali değildir. Bir başka deyişle kamu düzeninin ilgilendiren bir husus olmadığından re'sen nazara alınması gereken bir yetki hali söz konusu olmayıp, taraflarca ileri sürülmesi halinde değerlendirilmesi gereken bir yetki hali söz konusudur. Dava, öncelikle 08/02/2022 tarihinde  Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılmış, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafın ileri sürdüğü yetki itirazı usul ve yasaya uygun bulunarak mahkemenin 16/05/2023 tarihli 2023/96 Esas 2023/273 Karar sayılı kararı ile mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve bu karar taraflarca istinaf edilmemesi nedeniyle 11/07/2023 tarihinde kesinleşmiş ve dosya Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, bu mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dosyada İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararının bulunduğu, bu kararda bu dosyadaki davalılar ile haklarında tefrik kararı verilen dava dışı diğer davalılar hakkındaki davanın birlikte yürütülmesi gerektiği ve bu sebeple dosyada yeniden birleştirme kararı verilmesinin gerektiği ve mahkemece HMK'nın 7/1. Maddesi uyarınca bu davalılar yönünden de Lüleburgaz Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu halde yetkisizlik kararı verilmiş olması sebebi ile verilen yetkisizlik kararının kanun hükümlerine uygun olmadığı belirtilerek 15/12/2023 tarihli 2023/582 Esas 2023/792 Karar sayılı kararı ile mahkemenin yetkisizliğine ve dosyanın Lüleburgaz Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleşmiş bulunduğundan taraflar artık bu davanın Ankara Mahkemesi'nde görülmesi konusunda yetkili mahkemeyi belirlemiştir. Bir başka deyişle taraflar verilen kararı istinaf etmeyerek yetkili olmayan Ankara Mahkemelerini yetkili duruma getirmişlerdir. 6100 sayılı HMK'nın 19/4 maddesinde yer alan “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir.” hükmü süresinde ve usulüne uygun bir itirazın bulunmadığı durumları düzenlemektedir. Somut olayımızda bu konuda karar verme yetkisini haiz mahkemece, usulüne uygun olarak yapılmış bir yetki itirazı var kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmiş ve taraflar, bu karara karşı kanun yoluna başvurmayarak, bu karara rıza göstererek (bir anlamda zımnî bir yetki sözleşmesi yapmak suretiyle) davanın Ankara Mahkemelerinde görülmesini istemişler ve dosyada bu mahkemeye intikal etmiş bulunmaktadır. Farklı düşünce ile yeniden yetkisizlik kararı verilmesi mümkün değildir. (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/4785 Esas 2017/187 Karar sayılı ilamı.)<br>               Mahkemece yapılması gereken iş; davanın ve bu davadaki mahkemenin yetkisinin niteliği gözetilerek, mahkemenin usulüne uygun  kabul ederek verdiği ve taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleşen yetkiye ilişkin karara uygun şekilde usulî işlemleri tamamlanarak önüne gelen davada esasa girmekten ibaret olmalıdır. Aksi düşüncelerle verilen yetkisizlik kararı dairemizce usul ve yasaya aykırı görüldüğünden davalılar vekilinin bu konudaki istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde esas yönünden sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>           1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE,<br>2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2023 tarihli ve 2023/582 Esas 2023/792 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde mahkemenin yetkisi kesinleşmiş olduğundan esas yönünden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davalılar ... ve ... Anonim Şirketi tarafından ayrı ayrı yatırılan 427,60'ar TL istinaf karar harçlarının talep halinde davalılar ... ve ... Anonim Şirketi'ne iadesine, <br>5-Davalılar ... ve ... Anonim Şirketi tarafından ayrı ayrı  yatırılan 1.169,40'ar TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6- Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa  İADESİNE, <br>7- Kararın ilk derece mahkemesince  taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br>         Başkan               Üye                   Üye                Katip <br>        e-imzalıdır                    e-imzalıdır                  e-imzalıdır                 e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e4dc64666a1bfa7","SID":"05ee4f46c4ffd234"}}