{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ<br>(Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.4,6)<br>DOSYA NO\t: 2022/1107  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/308<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/654 Esas-2022/673 Karar<br><br>DAVACI\t: ...- ...<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: ...- ...<br>VEKİLİ\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 12/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/03/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan  Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında  mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı  vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>\t\t\t\t\t\t\tDavacı vekili; \"... Davalı ile aralarında 02.03.2019 tarihinde ... adresindeki akaryakıt istasyonunun inşası için sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin imzalanması ile müvekkili şirketin işlerin yapımına başladığını, üzerine düşen edimleri yerine getirdiği ancak davalı şirketin ödeme ve diğer yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bunun üzerine davalıya Ankara 30. Noterliği kanalı ile 06.08.2019 tarih 07918 yevmiye no'lu ihtarnamesinin gönderilerek ödeme yapılması ve sözleşme ile üstlenilen edimlerin ifasının talep edildiğini, söz konusu ihtarnameye cevap verilmediği gibi edimlerin de ifa edilmediğini, sözleşme nedeni ile yapılan harcamalar ve uğranılan zararın tespiti için Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/90 D. İş sayılı dosyası ile tespit talep ettiklerini, mahkemece 3 ayrı bilirkişi raporu tanzim ettirildiğini, taraflar arasındaki sözleşmede hangi tarihlerde ve ne şekilde ödeme yapılacağının açıkça belirtilmesine karşın herhangi bir ödeme gerçekleşmediğini, ayrıca davalı şirketin kendilerinden onay almadan ek iş yaptırdığını ve akaryakıt imalat seviyesinin %95 seviyesine geldiğini, kusurlu olan davalının müvekkili şirketin uğramış olduğu zararları gidermek ve cezai şart bedelini ödemek zorunda olduğunu belirterek davalı yanın kusurlu davranışlarıyla müvekkili aleyhine sebep olduğu 169.832,52 TL zararın işlemiş faiziyle davalıdan tahsiline..., \" karar verilmesini istediği  görülmüştür. <br>Davalı vekili; \"... Dosyaya esas olarak Ankara Batı 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/90 D.İş dosyasının dayanak olarak gösterildiğini, 2019/90 D.İş Dosyasında alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, davacı tarafından Ankara Sincan SGM'ye yazılan yazının alacağının olmadığını gösterdiğini, davacı yanın herhangi bir işlem yaptığını ispatlayamadığını, davalı yanın kesmiş olduğu herhangi bir faturanın olmadığını, faturanın ticari ilişkinin doğuşunu ispat nitelikte olduğunu, fatura kesilmemesine rağmen KDV'nin talep edildiğini, sözleşme kapsamında işverenin yazılı muvafakatini almadan üçüncü şahıslara işin bir kısmının veya tamamının verilemeyeceğini, davacı yanın bir kısım faturalar ve ödeme dekontlarıyla yapmadığı ve yaptırmadığı iş ve işlemler için talepte bulunduğunu, davacı yanın sunmuş olduğu günlük iş belgelerinde müvekkili şirketin imzasının bulunmadığını, ...'a yaptırıldığı iddia olunan işin kanuni bir ispatının dosyada yer almadığını, yaptırıldığı iddia olunan işin davacının yapacağı işler olarak belirlendiğini, böyle bir işin söz konusu olabilmesi için işverenin yazılı rızasının arandığını böyle bir evrakın dosyaya sunulmadığını, kalıpçı ...'a davacı tarafından hiçbir iş yaptırılmamışken avans verilmesinin basiretli tacir sıfatına aykırı olduğunu, bir takım fotoğraflar sunularak makinelerin sanki davacıya aitmiş gibi davranıldığını, davacı tarafından iş sahasına herhangi bir makine getirilmediğini, faturalarda araçlara ilişkin plakaların olmadığını, herhangi bir akaryakıt istasyonundan faturaların kestirilebilmesinin kolay olduğunu, sahaya getirildiği iddia olunan konteynerin olmadığın konteynere ilişkin teslim tutanağının olmadığını, konteynerin içinde iddia olunan malzemelerin olup olmadığının ispatlanamadığını, yemek bedelleri ve gece bekçiliği bedellerinin talep edilmesinin ticari teamüle aykırı olduğunu, davacı yanın 22.03.2019-24.04.2019 tarihleri arasında çalıştığını iddia ettiğini ancak hiçbir iş ve işlemi yaptığını ispat edemediğini, 46 günlük cezai şartın yükletilmeye çalışıldığını, davacı yanın yaptırdığını iddia ettği ... işini ... Ltd. Şti.'ye yaptırdığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin hakediş usulü olmadığı, sözleşmenin kuruluş zemininin önce para sonra iş şeklinde olduğunu, inşaata başlanabilmesi için öncelikle var olan yapıların yıkılması gerektiğini, yapılacak işte işçilik dahil fiyatların belirlendiğini ancak şantiye şefi ücretinin talep edildiğini, gönderilen ihtarnamenin temerrüde esas alınamayacağını belirterek davanın reddini..., \" talep ettiği  görülmüştür.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>\t\t\t\t\t\t\tMahkemece; Taraflar arasında 02.03.2019 tarihli  3.776.000,00 TL bedelli akaryakıt istasyonunu inşaat yapım sözleşmesi bulunduğu, davacının  inşaat sahasında çalışmaya başladığı, şantiye alanına konteyner getirildiği ve malzeme teslim formu düzenlendiği,  sözleşmeye aykırı olarak davalının bilgisi ve rızası dışında davacının ... Hafriyat Nak. İnş. Tic. Ltd. Şti.'ne, davalınında davacının rızası dışında  ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.e  iş yaptırdığı,  tarafların 25/04/2019 tarihin de SGK a ayrı ayrı verdikleri     dilekçeleri ile  sözleşmenin 25/04/2019 tarihi itibariyle fesih ettiklerini belirttikleri, sözleşme fesih tarihi itibariyle davacının  yaptığı imalat ve harcama toplamının 143.079,94 TL olduğu, davacı tarafça şantiye alanına getirilen getirilen ve fesihten sonra davacıya teslim edilmeyen konteyner içindeki malzeme değerinin  2.490,00 TL  olduğu, davacının inşaatta çalışmasına rağmen  sözleşmenin 4.2. maddesi gereğince en geç 09.03.2019 tarihine kadar davacıya ödemesi gereken tutarın davalı tarafça  ödememesi ve sözleşmenin 25.04.2019 tarihinde feshedilmesi nedeni ile 09.03.2019-25.04.2019 tarih aralığında kalan 46 gün için cezai şart bedeli olarak davacının ( 46 x 500 = 23.000,00 TL) 23.000,00 TL cezai şarta hak kazandığı, davacının hak kazandığı toplam tutarın (143.079,94+2.490,00+ 23.000 = 168.569,94 TL ) 168.569,94 TL  olduğu  Ankara Batı 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/90 D.İş sayılı dosyası, değişik iş dosyasını kısmen doğrulayan ve itibar edilen  bilirkişi rapor ve ek raporu , tüm dosya içeriği ile anlaşılmış olmakla davacının davasının kısmen kabulü ile davacı tarafça davalıya gönderilen Ankara 30. Noterliğinin 06/08/2019 tarih 07918 yevmiye numaralı ihtarı ile cezai şart talep edilmediği, cezai şart yönünden davalı temerrüdün dava tarihi itibariyle gerçekleştiği gözetilerek davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sözleşmenin karşılıklı anlaşma ile sona erdiğini, davacı tarafın SGK'ya verdiği dilekçenin ibraname niteliğinde olduğunu, tespit raporunda işin %95'inin tamamlandığının tespit edildiğini, hangi işin davacı tarafından yapıldığının tespit edilemeyeceğini, davacı tarafın fatura kesmediğini, davacı tarafı, davalı tarafın haberi olmadan 3.kişilere fatura kestiğini, günlük iş belgelerinin rapora esas alınamayacağını, ...'a yaptırıldığı iddia edilen işin kanuni ispatının bulunmadığını, müvekkilin yazılı izninin alınmadığını, itiraz ettikleri fişlerin incelenmediğini, davacı tarafın ...'a ödediğini iddia ettiği bedelin müvekkilden tahsilini kabul etmediklerini, akaryakıt bedelinin haksız şekilde kendilerinden talep edildiğini, bu hususta tanık dinletme taleplerinin kabul görmediğini, davacı tarafın müvekkilde kaldığını iddia ettiği malzemeleri ispatlayamadığını, davacı tarafın, sahadan zorla çıkmadığını, yemek bedelleri ve gece bekçiliği bedellerinin kendilerinden istenemeyeceğini, haksız olarak gecikme cezası bedelinin tahsiline karar verildiğini, bilirkişinin ihtara cevap vermelerinin kabul anlamı yüklemesinin hatalı olduğunu, tanıklarının dinlenmesinin gerektiğini, getirilmeyen şantiye şefi bedelinin talep edildiğini, ihtarnamenin usulüne uygun olarak müvekkile tebliği edilmediğini, temerrüde esas alınamayacağını, ihtarnamede talep edilen alacağın 150.840,00 TL olduğunu, temerrüt tarihinin yanlış hesaplandığını, cezai şart talebinin kabulünün TMK'nın 2.maddesine aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.  <br>\tGEREKÇE :<br>\tDava,  Eser Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili  istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk  Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t1- Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir (HMK m. 26/1). <br>\tSomut olayda davacı vekili tarafından dava dilekçesinde alacağın 127.830,59 TL'lik kısmı yönünden ihtarname tebliğ tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olmasına rağmen talebin aşılarak 145.569,94 TL'lik kısmı yönünden faizin 29/08/2019 tarihinden itibaren başlatılması doğru görülmemiştir. <br>\t2- TBK'da ifaya ekli ceza ile ilgili olarak ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir (TBK 179/2) düzenlemesi mevcuttur. Aynı sonucu içerir şekilde ancak akdin ifasının istenmesi halinde bu cezanın istenebileceği, sözleşmeden dönen tarafın akdin ifasından vazgeçmiş olması nedeniyle sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa ifaya ekli cezayı da isteyemeyeceği düşünülmelidir. <br>\t3- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddeleri uyarınca taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Yine, gerek doktrinde gerekse Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere; ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kişiye düşer. Bu kabul, adi karine niteliğindedir. Nitekim; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin istikrar bulmuş içtihatlarında kabul edildiği üzere, bir sözleşme fesih ya da başka bir nedenle ortadan kaldırılmadıkça, o sözleşme kapsamında kalan işlerin, o sözleşmenin yüklenicisi tarafından yapıldığı kabul edilir. Ancak, sözleşme feshedilmiş ve işin üçüncü kişiye yaptırıldığı ileri sürülmüşse, bu kez karine, üçüncü kişi yararına oluşmaktadır. Elbette, her iki durumda da, bu karinelerin aksini ileri süren tarafın, bu savunmasını kanıtlanması mümkündür. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi,  2021/423 Esas, 2021/1860 Karar).<br>\tSomut olayda 25/04/2019 tarihinde sözleşmenin karşılıklı fesihle sonuçlandığı davacı tarafından SGK'ya bildirilmiştir. <br>\t4- Kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenici ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebilir. Sözleşme dışı iş kalemlerine ilişkin istemlerde ise, yapıldıkları yıl mahalli piyasa rayiç bedellerine göre hesaplama yapılarak iş bedelinin bulunması gerekir  (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2020/2407 Esas, 2020/3033 Karar).<br>\t5- O halde Mahkemece yapılacak işlem; davacı tarafa sözleşmenin fesih tarihinden sonra aleyhine oluşan karinenin aksinin ispatı için yasal delillerin toplanması, gerekirse taraf tanıklarının dinlenmesi ve sonuca etkisinin tartışılması; davacı tarafından gerçekleştirilen imalatın fiziki oranının tespit edilerek götürü bedele oranlanması; malzemelerin iş sahasında kaldığının ispatı yükünün davacı tarafta olduğunun ve davacı tarafından 3. kişilere (taşeron) kesilen faturaların imalatın ispatı açısından tek başına yeterli olmayacağının gözden kaçırılmaması, ifaya ekli cezai şart talebinin yukarıdaki açıklamalara göre tartışılması; bu şekilde yapılacak değerlendirme ve açıklamalara uygun olarak alınacak ek raporla taleple bağlı olarak sonuca gidilmesinden ibaret olacaktır. <br>\tAçıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin davalı  vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4,6 maddesi gereğince  kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br> HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br> 1- Davalı  vekilinin  istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>\t2-ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/09/2022 tarih ve 2020/654 Esas-2022/673 Karar  sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.4,6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece  mahkemesine  GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,<br>\t5-Davalı tarafından  ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br> 6-İnceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. Fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa  İADESİNE, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br> <br>Başkan ...<br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  ✍e-imzalıdır<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be1c0dde28dd38e7","SID":"65954e3aadaf015b"}}