{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/581 <br>KARAR NO: 2024/173<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 15.09.2020<br>NUMARASI: 2018/815 Esas, 2020/394 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 21.02.2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında imzalanan anlaşmaya istinaden müvekkili tarafından \"...\" ve müşteri talep yönetim sistemi mobil uygulama (... & ...) programlarının tasarlanarak davalı yana teslim edildiğini, davalı tarafından filo yönetim sistemi yazılım bedeli olarak sözleşmede imza altına alınan 7.000,00 TL + KDV 'lik ödeme yapılmışsa da Mobil Uygulama bedeli olan 12.000,00 TL + KDV tutarın müvekkiline ödenmediğini, müvekkili tarafından alacağın tahsili için davalıya karşı her türlü iyi niyetli yaklaşım gösterilmişse de davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının kötü niyetli yaklaşımları karşısında müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla 28.05.2018 tarihli iade iadeli taahhütlü ihtar gönderildiğini, ödeme yapılmaması neticesinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe girişildiğini, ancak davalı tarafından yasal süresi içerisinde haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, arz ve izah edilen ve resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle, yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlu aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; sözleşme şartlarında işin 30 iş günü içerisinde tamamlanması şeklinde sürenin olduğunu, ancak mobil yazılımın süresinde taraflarına teslim edilmediğini, 28.02.2018 tarihinde yazılım ile ilgili faturanın mail yolu ile gönderildiğini, fatura ile ilgili davacıya itirazda bulunduklarını, faturanın iptal edildiğini, faturanın iki tarafında resmi evrakları arasında bulunmadığını, programı hiçbir şekilde teslim almadıklarını, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Mahkemece; davanın, sözleşmeden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında yazılı sözleşme imzalandığı, alacağa konu faturanın davalı şirkete filo yönetim yazılımı ve mobil uygulama yapılmasına ilişkin olduğu, alacağı oluşturan 1 adet faturanın davalıya verilen hizmete ilişkin olduğu, davalı tarafın fatura konusu işin yerine getirilmediğini, mail ile gönderilen faturaya itiraz edildiği ve faturanın iki tarafça da iptal edildiğini savunduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ile davacı tarafından düzenlenen faturaya davalının itiraz ettiği ve davacının faturayı iptal ettiği dolayısıyla faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olmadığı, her iki tarafın defterlerinde de borç alacak olmadığı, teknik bilirkişinin raporunda sözleşmede yer alan ...'ın davacı firma tarafından hazırlanmış olduğu, davalı firma için hazırlanan uygulamaların 27.10.2017 tarihinde davalı tarafa ait olduğu düşünülen \"...@...\" mail adresine gönderildiği, ...'ın sözleşme süresinde hazırlanıp, davalı şirkete gönderildiğine ilişkin bir kayıt olmadığı, ... uygulamaların gönderildiği mail içeriklerinde yada eklerinde de ... uygulama hakkında herhangi bir bilgi yada belge bulunmadığının tespit edildiği, davalının verilen hizmete ve davacı tarafça düzenlenen faturaya itiraz ettiği ve programın teslim edilmediğini beyan ettiği, faturanın iadesinin davacı tarafça da kabul edilerek iptal edildiği, tarafların ticari defterlerine göre davacının herhangi bir alacağının olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla davacının alacağını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Davacı vekili istinafında; sözleşme konusu işin yapılıp teslim edildiği ve takibe konu alacak fatura sebebiyle alacaklı olduklarının bilirkişi raporuyla tespit edilmesine rağmen mahkemenin aksi karar verdiğini, davalının duruşmadaki beyanında işin teslim edildiğinin ikrar edildiğini ayrıca mahkemece çıkartılan isticvaba cevap verilmediğini, teslimi ikrar ettiklerini, sözleşmenin imza tarihinin 10.10.2017 olduğunu, teslim süresinin 30 iş günü olduğunu, işin 29 iş günü olan 20.11.2017 tarihinde teslim edildiğini, davalının da teslim tarihi olarak bu tarihi ikrar ettiğini, fatura düzenlenmiş olmasının gerekli olmadığını, önemli olan işin ifa edilmiş olmasının gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise  iş sahibidir. Davacı yüklenici, davaya konu yazılım işi nedeniyle yazılı eser sözleşmesi ilişkisine dayalı olarak faturaya bağlanan bakiye bedel alacağının tahsilini istemiş, davalı ise işin hiçbir şekilde teslim edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacı yüklenici tarafından işin teslim edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince süresinde ve usulünce istinaf edilmiştir. Davadaki uyuşmazlık esas itibari ile sözleşme konu işin teslim edilip edilmediğine ilişkindir. Davalı vekili 21.02.2019 tarihi duruşmadaki  beyanında, işi teslim aldıklarını ancak teslimin süresinde yapılmadığını ileri sürmüştür. Buna göre, sözleşme teslimle ifa edilmiş olmakla, davacı takip alacağını istemekte haklı olmaktadır. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece yapılan değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup kararın kaldırılarak, davalı vekilinin talep edilen bedele ayrıca ve açıkça bir itirazının bulunmadığının anlaşılmasına göre, davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. Ayrıca alacağın likit olduğu ve davalının takibe itirazı haksız olduğu anlaşılmakla; takibe konu alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.09.2020 tarih ve 2018/815 Esas, 2020/394 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KABULÜ ile,  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin kaldığı yerden DEVAMINA, 4-Asıl alacak miktarı 14.160,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan TAHSİLİNE, <br>B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 967,27-TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 171,34-TL harcın mahsubu ile bakiye 795,93-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2- Davacı tarafından yapılan 171,34-TL peşin harç, 35,90-TL başvurma harcı, 189,70-TL posta masrafı, 7,50-TL dosya masrafı reddiyatı ve 1.200,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam ‭1.604,44‬-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan   Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 14.160,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, <br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan 148,60-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 24,50-TL posta masrafı ve 23,50-TL dosya masrafı reddiyatı olmak üzere toplam 196,6‬0-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 21.02.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"869526c150091e3e","SID":"cb51fd77cf2d2be2"}}