{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/1000 - 2024/438<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ            <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t            <br>ESAS NO\t: 2020/1000 <br>KARAR NO\t: 2024/438<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  05.02.2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2014/2054E., 2020/61K.<br>DAVACI \t\t\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR \t:<br>     \t<br>\tDavacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili; Türkiye Kızılay Derneği'ne tahsis edilen deponun, 350003076667 numaralı ve 11.03.2013 - 11.03.2014 vadeli \"Endüstriyel Yangın Kombine Sigorta Poliçesi\" uyarınca davalı ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalandığını, söz konusu bu poliçenin davalı ... Sigorta A.Ş'nin acentesi olan diğer davalı ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti aracılığı ile tanzim edildiğini, 07.11.2013 tarihinde depoda bulunan malzemelerin eksik olduğunun personelce anlaşıldığını ve durumun emniyete intikal ettirildiğini, konuya ilişkin ceza davasının Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde 2014/242 E, sayılı dosya kapsamında sürmekte olduğunu, bununla birlikte söz konusu olayın sigorta şirketine de bildirildiğini, talep edilmesine karşın zararın sigorta şirketi tarafından giderilmediğini, riziko tarihinde depoda bulunan malzemelerin toplam değerinin 1.445.871,55 TL ve sonradan bulunan malzemelerin değerinin ise 114.247,00 TL olduğunu, bu suretle meydana gelen zararın ise 1.332.624,55 TL olacağını, tazminat ödemekten imtina eden sigorta şirketinin taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca cezai şart hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirterek; 1.332.624,55 TL'nin ödeme istenilen tarihten 10 gün sonrasından itibaren %1 ve %1,5 geç ödeme meblağı ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br><br>\t\tDavalı ... Sigorta A.Ş vekili; taraflar arasında akdedilen poliçenin \"kombine\" nitelikte olduğunu, tanımlanan hırsızlık rizikosuna ilişkin düzenlemeler uyarınca emniyeti suistimal nedeniyle meydana gelen zararların teminat kapsamında olmadığını, somut olayın da bu suretle meydana geldiğini ve zararın teminat dışında olduğunu, davacının yapmış olduğu ihbarı takiben şirket nezdinde hasar dosyasının oluşturulduğunu ve dosya kapsamında sigorta eksperi tarafından yapılan araştırmalar neticesinde depo kapılarının herhangi bir zorlama olmaksızın davacı dernek çalışanı ...'da bulunan uzaktan kumanda ile açıldığını ve malzemelerin de bu suretle götürüldüğünün tespit edildiğini, tüm bu sebeplerle zararın teminat dışında kaldığını, taraflar arasında akdedilen teknik şartnamede yer alan cezai şart hükümlerinin acente tarafından imzalandığını ve sigorta şirketini bağlamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"\tDava, taraflar arasında yapılan mal sigortası kapsamında meydana gelen riziko nedeniyle oluşan zararın poliçe kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir. <br>Davacı Kızılay Derneği ile davalı sigorta şirketi arasında 07.03.2013 tarihli Endüstri Yangın Kombini poliçesi tanzim edilmiştir. Poliçe, sigorta acentesi davalı ... Ltd. Şti aracılığıyla düzenlenmiştir. Poliçe Özel Şartlar 1. Maddede; sigorta poliçesinin sigorta ettirenin beyanına istinaden, poliçede yapı tarzı belirtilen inşaatı tamamlanmış bina ve bu binadaki kıymetlerin uğrayacağı zararlarla ilgili genel ve özel şartlar dahilinde teminat altına alındığı belirtilmiştir. Poliçede, hırsızlıkolayı 28.398.297,00 TL  bedelle teminat altına alınmıştır.  Poliçe hırsızlık klozunda; hırsızlık eylemini gerçekleştirmek amacıyla sigortalı kıymetlerinin bulunduğu işletmeye girilmesi veya bu yerlerin açılması sırasında sigortalı kıymetlilerde meydana gelecek zararların poliçe genel ve özel şartlar uyarınca, poliçe kapsamına dahil edildiği, ancak emniyeti suistimal suretiyle gerçekleşen zararın teminat kapsamı dışında olduğu belirtilmiştir. <br>... Mahallesi'nde davacı Türk Kızılay'ına ait depo bulunduğu, depoda deprem ya da doğal afette kullanmak üzere saklanan çadırlar ve diğer ihtiyaç malzemelerinin bulunduğu, sanık ...'ın ... şubesinde şoför olarak çalıştığı, şoför olması sebebiyle söz konusu eşyaların bulunduğu depoya ait kapıları açmaya yarayan uzaktan kumandayı elinde bulundurduğu, ...'ın diğer sanıklarla birlikte, 07.11.2013 tarihinden geriye doğru 20 günlük periyotta depodan 6 - 7  kamyonet malzeme çaldıkları, yapılan soruşturma ve yargılama sonunda Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/242 E, 2015/567 K, sayılı ilamı ile ... ve diğer sanıkların hırsızlık suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.<br>Her ne kadar mahkememizce, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/242 E, sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına dair ara kararı tesis edilmişse de; davacı derneğe ait depolardaki eşyalar üzerinde gerçekleşen hırsızlık olayının sabit olduğu, sanık ... ve diğer sanıklarca suçun kabul ve itiraf edildiği, bu aşamada Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesinde hukuki yarar olmadığı dikkate alınarak, bekletici mesele ara kararından vazgeçilmesine karar verilmiştir.<br>Davalı vekili, eylemin emniyeti suistimal nedeniyle gerçekleştirildiği ve poliçe teminatı dışında  olduğunu belirtmiş olmasına karşın, emniyeti suistimal suçunun TCK 155. Maddesinde düzenlendiği, suçun oluşabilmesi için; emniyeti suistimal fiilinin başkasına ait olup muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş mal üzerinde işlenmesi gerektiği, somut olayda, davacı dernek çalışanı ...'ın, depo ve içindeki eşyaları muhafaza görevi olmadığı, şoförlük görevi nedeniyle malzemeler üzerinde herhangi bir zilyetlik ilişkisi bulunmadığı, somut olayda emniyeti suistimal suçundan bahsedilmesinin söz konusu olmadığı, nitekim Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesince de olayın hırsızlık olarak nitelendirildiği, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşyalar hakkında hırsızlık suçu oluşturulduğu anlaşılmıştır.<br>Hırsızlık olayının, depo kapılarının davacı dernek çalışanı ...'ın elinde bulundurduğu uzaktan kumanda ile açılarak gerçekleştirildiği sabittir. Davalı vekili, depo kapılarının davacı çalışanı tarafından açılmasına bağlı olarak, Hırsızlık Sigortası Genel şartlar uyarınca zararın teminat dışı olduğunu belirtmiştir. Hırsızlık Sigortası Genel Şartlar A-1.3 maddesinde; kaybolan, çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtar veya anahtar uydurularak veya şifre yardımı ile kilit açılma suretiyle girilerek gerçekleşen hırsızlık olayının teminat dışı olduğu belirtilmiş olup, somut olayda \"kaybolan, çalınan veya haksız yere elde edilen\" anahtar unsuru bulunmayıp, davalı vekilinin savunmasına bu yönüyle itibar edilmemiştir.<br>Bununla birlikte, kendisinde bulunan uzaktan kumanda ile depo kapılarını açan ve hırsızlık suçunu işleyen ...'ın davacı derneğin çalışanı olduğu ve davacı dernek ile ... arasında hizmet akti olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Hırsızlık sigortası genel şartları A-4.5 maddesinde; sigortalının hizmetinde bulunan kimselerce yapılan hırsızlık eyleminin, ancak ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edileceği belirtilmiştir. Nitekim mahkememizce alınan 27.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda bu hususa vurgu yapılarak, hırsızlık olayının poliçe teminatı dışında olduğu belirtilmiştir.  Hırsızlık eyleminin, sigortalının hizmetinde bulunan kişi ve kişilerce gerçekleştirilmesi durumunda ortaya çıkacak zararın, teminat kapsamında olduğu ve ek sözleşmeyle teminat altına alınacağı belirtilmiş olup,  davacı ile sigorta şirketi arasında ek bir sözleşmenin varlığı ortaya konulmamış olup, eylemin sigortalının hizmetinde bulunan kimselerce yapılan hırsızlık suretiyle gerçekleştirildiği anlaşıldığından; koşulları oluşmayan davanın reddine...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran-davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/242 E., 2015/567 K nolu dosyası ile hırsızlık yapan sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, olayın hırsızlık olarak nitelendirildiğini, zararın teminat kapsamında olduğunu, Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarının 1.3.md yer alan \"haksız yere elde edilen asıl anahtar\" kullanılmak sureti ile hırsızlığın teminat kapsamında kalmakta olduğunu bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>\tDava, \" Endüstriyel Yangın Kombine Sigorta Poliçesine \" dayalı tazminat istemine ilişkindir.  <br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden  HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t <br>\t1-HMK m. 353/1,b,1 gereğince, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2014/2054E., 2020/61K. sayılı dava dosyasında verdiği 05.02.2020 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. <br>\t2-Davacı harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,   \t<br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.<br>\t13.03.2024  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  14.03.2024<br>\t\t\t\t<br>         \tBaşkan                    Üye                  Üye                 Katip <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5610f173efeec4de","SID":"f5807be61f6e80f2"}}