{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/309 Esas 2024/319  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/309 <br>KARAR NO\t: 2024/319<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t  ...<br>KATİP\t\t: ...\t...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/100 Esas  2021/838  Karar <br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI \t: <br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 12/02/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 28/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 28/02/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki kredinin erken kapatılmasından kaynaklanan fazla yapılan tahsilatın tahsili istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket ile davalı banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan ticari kredilerin teminatı olarak müvekkili tarafından davalı banka lehine ipotek verildiği, bu sözleşme kapsamında müvekkili şirketin kredi taksit ödemelerini düzenli bir şekilde yapmaya devam ederken kredi borcunun tamamını ödemek için davalı bankaya başvurduğunu, davalı banka tarafından, kredinin erken kapama ücreti olarak %10 oranında erken kapama komisyonunu ödemek zorunda bırakıldığı, davalı bankaca, müvekkili şirketten haksız olarak 33.715.71-TL (BSMV dahil) erken kapama ücreti tahsil ettiği, Gelinen aşamada, müvekkili şirketten hukuka aykin olarak tahsil edilen erken kapama komisyonunun mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak müvekkile iadesini talep etmek zorunluluğu doğduğunu, davalı bankanın, müvekkilin erken ödeme sureti ile krediyi kapatma hakkının bulunmadığı iddiasına karşın, genel kredi sözleşmesi ile kullandırdığı krediyi tek yanlı olarak dilediği zamanda ve şartta kapatma ve erken çağırma hakkının bulunması her şeyden önce TMK'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olup gabin hükümlerinin uygulanabileceğini, davalı banka erken kapama ücretine gerekçe olarak sözleşme hükmünü göstermişse de; ilgili sözleşme maddesinde, erken kapama ücreti ödeneceği belirtilmişse de belirlenmiş bir oran veya hesaplama yöntemi düzenlenmediğinden, sözleşmenin bu hükmünün batıl olduğu, davalı tarafından haksız olarak müvekkilinden tahsil edilen bedelin, tahsil gününden fiili ödeme gününe kadar işleyecek ve bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; 7.500,00 TL olarak açtıkları davalarını 7.476,47 TL daha arttırılarak, toplam 14.976,47 TL nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini,  şirketin merkezinin İstanbul ili, kredinin kullandırıldığı yerin ise Şırnak şubesi olduğunu, bu nedenle davanın görevli mahkemede açılmadığını, müvekkili banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonu hukuka, kanuna, Yargıtay kararlarına ve sözleşmeye uygun olduğunu, erken kapama maliyet tutarının hesabının, söz konusu kredinin kullandırım tarihi, kredinin vadesi, kredi tutarı, erken kapama tarihinden kredinin vade bitimine kadar kalan bakiye süresi, kredin erken kapama tutarı, piyasa koşulları ve benzeri bir çok etkene göre yapılmakta olduğunu, her kredinin kapatıldığı tarihteki piyasa koşullarına göre yaratacağı maliyet farklı olduğundan erken kapama halinde her kredi için ayrı olarak erken kapama oranı belirlendiğini, öte yandan, müvekkili bankanın davacıya kredi kullandırırken bu kredinin karşılığını ayırmakta, kredi limitini doldurmakta, davacıya kredi kullandırdığı için başka firmaya kredi kullandıramadığını, bu hususların hepsinin müvekkili bankanın finansal kaybının hesaplamasında bir etken olduğunu, müvekkili bankanın kâr mahrumiyetinin ve zararının, davacı tarafın ödemiş olduğu erken ödeme komisyon tutarının çok çok üstünde olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca, kredilerin erken kapatılması durumunda, müvekkili bankaca belirlenen şartlar dahilinde maruz kalacağı kar mahrumiyeti, zarar ve maliyetleri, erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri davacıdan talep etme hakkı bulunduğunu,  söz konusu tutar göz önünde bulundurulduğunda davacı taraftan tahsil edilen erken ödeme komisyon tutarının gayet makul ve hakkaniyet ilkesine uygun olduğunu, bu nedenlerle  davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; dava konusu erken kapama komisyonunun sözleşmede açıkça belirlenmemesi nedeniyle diğer banka uygulamaları ortalaması dikkate alındığında %5,33 yerine %10 oranında uygulanmasının bankacılık uygulamaları yönünden haklı bulunmadığı, davalı bankanın dava tarihinden itibaren temerrüde düşmesi sebebiyle bilirkişi raporunda hesaplanan tahsil tarihi ile dava tarihi arasındaki işlemiş 129,75 TL faiz tutarı dışında bilirkişi raporuna itibar edilerek, mahkemece  hesaplanan 7.500.00 TL'nin dava tarihinden, 7.346,72 TL'nin ise ıslah tarihi olan 06/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizli ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tMüvekkili bankaca alınan erken kapama komisyon oranının yasaya ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olduğunu, bilirkişi tarafından emsal alınan oranların ilgili bankadan uyguladıkları asgari oranlar olup değerlendirmeye esas alınamayacağını, müvekkilinin davalıya kullandırdığı kredinin de kendisi açısından bir maliyeti bulunduğunu, bu nedenle erken kapama tutarının hesabının söz konusu kullandırılan kredini tarihi, kredinin vadesi, tutarı, kredinin kalan bakiye süresi, piyasa koşulları ve benzeri bir çok etkene göre yapıldığını, ayrıca müvekkili bankanın kar mahrumiyeti tutarı göz önüne alındığında kar mahrumiyeti ve zararının davacının ödemiş olduğu erken ödeme komisyonu tutarının çok üstünde olduğunun tartışmasız olduğunu, müvekkili bankanın yasal mevzuat ve tebliğ hükümleri gereğince verdiği hizmet karşılığında ücret isteme hakkı bulunduğunu, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavacı istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; davacının davalı bankadan kullandığı krediyi vadesinden önce kapatması nedeniyle davalı banka tarafından tahsil edilen masrafların iadesi istemine ilişkindir.  <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\t Bankacılık alanında uzman bilirkişiden alınan raporda özetle;  davacının davalı bankadan taksitli kredi kullandığı, söz konusu krediyi, 337.157,06 TL anapara bakiyesi mevcut iken erken kapadığı, erken kapama nedeniyle davacıdan 32.110,20 TL erken kapama komisyonu ve bu komisyon tutarı üzerinden 1.605,51 TL BSMV erken kapama komisyonu olmak üzere toplam 33.715,71 TL tahsil edildiğini, söz konusu tahsilatın kapaması yapılan kredi anapara tutarının %10’una denk geldiğini, emsal banka uygulamalarında bu oranın %2-%10 arasında değiştiği, dava dosyasına celp edilen emsal banka uygulamalarının ortalamasının %5,33 olduğunu, diğer bankalarca uygulanan oranın ortalamasına göre % 5,33 üzerinden belirlendiğinde alınması gereken komisyonun vergi dahil toplam 18.868,99 TL olacağını, davalı bankanın davalıdan toplam 14.846,72 TL fazla tahsilat yaptığı belirtilmiştir.<br>\tSomut olaya gelince, davacı yanca davalı banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında taksitli ticari kredi kullandığı, kredinin erken kapatıldığı, kapatma esnasında davalı bankanın sözleşme hükümlerine aykırı şekilde kendisinden fazla kesilen erken kapama komisyonu adı altındaki kesintilerin tahsiline yönelik olarak işbu dava açılmış, <br>\tİlk derece mahkemesince, bankacı bilirkişiden alınan rapor kapsamında  7.500.00 TL'nin dava tarihinden, 7.346,72 TL'nin ise ıslah tarihi olan 06/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizli ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavalı bankanın istinaf başvurusunun incelenmesine gelince; taraflar arasındaki sözleşme de bankanın erken ödeme nedeniyle komisyon talep edebileceği belirtilmiş ise de, bunun hangi oranda alınacağı ve hesap şekline dair bir düzenlemeye sözleşmede yer verilmemiştir. Davalı banka alınan ücretin sözleşmeye ve bankacılık uygulamalarına uygun olduğunu savunmuş ise de, mahkece diğer bankalardan benzer türdeki kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borcun erken ödenmesi halinde aldıkları erken ödeme komisyon oranları sorulmak suretiyle ortalama oran belirlenmiş, neticede  davalı bankanın tahsil ettiği ücretin haksız olduğu ve bilirkişi tarafından hesap edilen ve fazla alındığı anlaşılan iadesine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur (Emsal mahiyette Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 12/12/2016 tarih ve 2016/8817 Esas 2016/15663 Karar sayılı kararı).<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan  1.014,17  TL harçtan peşin alınan 189,52 TL harcın mahsubu ile bakiye 824,65 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 28/02/2024<br><br><br>  Başkan- ...             Üye - ...                     Üye - ...                Zabıt Katibi -...<br> ...              ...             ...                ...<br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46c15fc2d0fa598d","SID":"007c07b1b51cc57e"}}