{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1638 <br>KARAR NO\t: 2024/302<br>KARAR TARİHİ\t: 29/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/02/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas <br><br>DAVACI\t: ... -  -...<br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...   <br>DAVALI\t: ... - <br>\t  ... ...  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 29/02/2024<br>YAZIM TARİHİ                    : 29/02/204<br><br>Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/08/2023 tarih ve ... Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ                                           :<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı SS ... Bir Konut Yapı Kooperatifi Başkanlığı arasında 28.12.2006 tarihinde imzalanan üyelik formu ile davacı, davalı kooperatif nezdinde üye olarak kooperatif ortaklarından biri olduğunu, daha önce 25.11.2005 tarih ve ... nolu Yönetim Kurulu kararı ile 135 m2'lik daire üyeliğine ve ortaklığına kabul edilen müvekkilin talebi üzerine, 28.12.2006 gün ve ...  nolu Yönetim Kurulu Kararı ile 135 m2'lik üyelikten 145 m2'lik üyeliğe geçiş yapıldığını, davacının üyeliğine dair SS ... Bir Konut Yapı Kooperatifi Başkanlığı Üye Kayıt Formu'nu dilekçe ekinde ibraz ettiklerini, konut yapı kooperatifleri, ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamak üzere arsa satın alınmasından konutların bitirilip sahiplerine dağıtılmasına kadar geçen süredeki iş ve işlemleri mevzuata uygun olarak yerine getiren ortaklıklar olduğunu, bu kuruluşlar sermaye birikimi olmadığı için faaliyetlerini ve konut imalatını ortakların ödediği aidatlarla gerçekleştirdiklerini, davacının, davalı kooperatif ortağı olmasıyla birlikte; 145 m2, ...  Blok, .... Kat,... Nolu dairenin davacının tahsis edileceği taraflar arasında imza altına alındığını, davacı üye olduktan sonra bütün aidatlarını eksiksiz ve düzenli olarak ödediğini, hiçbir aidat ödemesini geciktirmediğini, bunun yanında kooperatife kayıtlı ortaklar aidat ödemeleri dışında inşaat yapımında kullanılmak üzere kendi daireleri ve bazı ortak harcamalar için birçok kez malzeme satın aldıklarını, davacının de bu harcamalara ortak olduğunu, ortaklığa konu inşaatın tamamlanmasıyla birlikte davacı taşınmazın tapusunu almadan sözleşmede yer alan konuta taşınmış, halihazırda taşınmazı aile konutu olarak kullandıklarını, inşaat tamamlandıktan ve konutlar teslim edildikten sonra davacı harici diğer tüm ortaklar mülkiyetlerini alarak tapuda kendi adlarına tescil ettirmişlerse de, davacıya tapuyu vermekten imtina ettiğini, yapı kullanım izninin alınmasına müteakip en geç bir yıl içinde ortakların Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre ferdi münasebet işlerinin sonuçlandırılacağı hükmü yer alsa da; davalı taraf inşaatın tamamlanmasının üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen sözleşmede belirlenen konutun mülkiyetini davacıya vermeyerek açıkça kanuna aykırı hareket ettiğini, her ne kadar davacı tapuyu kendi adına tescil ettirebilmek için uzun uğraşlar vermişse de tescil işlemlerinin gerçekleştirilmemesi nedeniyle davacının kullandığı konut resmi kayıtlarda halen SS ... Bir Konut Yapı Kooperatifi'nin üzerine kayıtlı göründüğünü, davalı bünyesinde geçmiş dönemlerde yapmış olduğu çalışmalardan ötürü işçilik alacaklarından kaynaklı dava açan dava dışı üçüncü şahıs, 96.700,00.TL bedelli alacağını tahsil edebilmek amacıyla davalı aleyhine Mersin 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takip yoluna başvurduğunu, nitekim açılan icra dosyasından davacıya ait taşınmazın resmi kayıtlarda halen davalı SS ... Bir Konut Yapı Kooperatifi adına kayıtlı olması sebebiyle taşınmaz üzerine haciz konulduğunu, alacaklı tarafından satış işlemlerine başlanarak kıymet takdiri aşamasına gelindiğini, söz konusu alacakla ilgili davacının herhangi bir ilgisi ve sorumluluğu bulunmamasına rağmen tescil yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının sorumsuzca davranması ve tescilden imtina etmesi üzerine davacının haciz baskısı ve satış tehdidi ile karşı karşıya kaldığını, hal böyleyken davacının karşı karşıya kaldığı tehdidin ivedilikle ortadan kaldırılarak mağduriyetinin giderilmesi, zilyedi olduğu Mersin İli, ... ilçesi, ... ... Mah., ... Sokak ... Sitesi ... Blok K:... D:... adresli bağımsız bölümün davacı adına tapuda tescil işlemlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile müvekkil adına tapuda tescil işlemlerinin gerçekleştirilmesi, taşınmaz üzerinde haciz bulunması ve  Mersin 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden satış işlemlerine başlanmış olması nedeniyle; davacının hak kaybı yaşamaması adına dava sonuna kadar konut üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulması, sayın mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda  teminatlı olarak tedbir koyulmasına karar verilmesini, Mersin ili, ... ilçesi, ... Sitesi ... Blok Kat:..., Daire No:... deki bağımsız bölüme ait taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı müvekkil adına tescilini, tapu iptal ve tescili yönündeki talepleri uygun görülmez ise, davacının mağduriyetinin aynen ifa ile öncelikle dava konusu taşınmazın tamamlanarak teslimine, mümkün değilse dava konusu taşınmazın rayiç bedelinin tespit edilerek dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, işbu dava sonuna kadar Mersin ili, ... ilçesi, ... Sitesi ... Blok Kat:..., Daire No:...' deki bağımsız bölümün davalı tarafından 3. Şahıslara satış ve devrinin önlenmesi ve Mersin 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasındaki satışın durdurulması için tapu kaydı üzerine öncelikle teminatsız, aksi kanaatte ise teminatlı olarak ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ             \t                                       :<br>Yerel mahkemece verilen karar ile; Davacının talebinin değerlendirilebilmesi için kooperatife ait tüm defter ve kayıtların, kooperatifin bilançosunun, gelir gider cetvellerinin, yönetim ve denetim raporlarının, genel kurul tutanakları, ortaklık cetvelleri, kur'a ve tahsis belgelerinin celbedilerek uzman bilirkişi aracılığı ile incelenmesi, davacı tarafından kooperatife ne miktarda ödeme yapıldığı, davacı ile aynı durumda bulunan üyelerin ne miktarda ödeme yaptığı, ne miktarda ödeme yapılması gerektiği, kooperatifin diğer üyelerine yönelik uygulamalarının ne olduğu, kesin maliyet hesaplaması yapılıp yapılmadığı ve en nihayetinde davacının tüm edimlerini yerine getirip getirmediğinin tespiti zorunlu olduğundan ve bu tespitin de ancak yapılacak bir yargılama ile neticeye kavuşması mümkün olduğundan davacının sunmuş olduğu mevcut belgeler bu aşamada yeterli görülmeyerek davacının talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVACI VE DAVALI  TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ \t\t\t\t                                                                                      :<br>Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir kararlarının uzun süren yargılama safhasında hak kayıplarını önlemek, davacının davayı kazanması hâlinde dava konusu mala kavuşmasını güvence altına almak ve dava sonuçlanana kadar gerçekleşebilecek rizikodan hak sahibini korumak amacıyla verilen geçici hukuki koruma tedbiri olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin kabulü için tam ispat şartı aranmayıp yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, müvekkilinin davalı kooperatife üye olduğunu, ödemelerini düzenli olarak gerçekleştirdiğini, halen davaya konu taşınmazın zilyedi konumunda olduğunu,  tedbir kararı ile satışın durdurulması için yeterli delilin varlığının mevcut olduğunu, dolayısıyla bu husus göz önünde bulundurularak yerel mahkeme tarafından \"İhtiyati tedbir talebinin reddi\" ve \"Satışın Durdurulmasının Reddi\" kararlarının kaldırılarak telafisi mümkün olmayan zararların önlenmesi, müvekkilinin hak kaybı yaşamaması adına dava sonuna kadar öncelikle teminatsız; sayın dairenizin aksi kanaatte olunması durumunda teminatlı olarak ivedilikle İhtiyat-i Tedbir kararı ile Mersin 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki satışın durdurulması kararı verilmesini yerel mahkemenin kararının kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE                                                                                       \t\t\t\t\t\t\t\t\t               :<br> Dava, Tapu İptali ve Tescil davası olup, istinafa konu olan uyuşmazlık ise, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin olarak verilen ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir.<br>Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının zilyedi olduğu Mersin İli, ... ilçesi, ... ... Mah. ... Sokak ... Sitesi ...  Blok K:...  D:...  adresli bağımsız bölümün yine davacı adına tapuda tescil işlemlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davanın kabulü ile davacı adına tapuda tescil işlemlerinin gerçekleştirilmesi, taşınmaz üzerinde haciz bulunması ve  Mersin 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden satış işlemlerine başlanmış olması nedeniyle; davacının hak kaybı yaşamaması adına dava sonuna kadar konut üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulması gerektiği ileri sürülmüştür.<br>İstinaf incelmesi, 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>HMK'nun 389. maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi olarak açıklanmıştır. Ayrıca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği belirtilmiştir. Yine aynı Yasa'nın 390/3. maddesinde haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi zorunluluğu koşulu aranmıştır.<br>İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi, bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.<br>Somut olayda, mahkemece, talebin değerlendirilebilmesi için kooperatife ait tüm defter ve kayıtların, kooperatifin bilançosunun, gelir gider cetvellerinin, yönetim ve denetim raporlarının, genel kurul tutanakları, ortaklık cetvelleri, kur'a ve tahsis belgelerinin celbedilerek uzman bilirkişi aracılığı ile incelenmesi, davacı tarafından kooperatife ne miktarda ödeme yapıldığı, davacı ile aynı durumda bulunan üyelerin ne miktarda ödeme yaptığı, ne miktarda ödeme yapılması gerektiği, kooperatifin diğer üyelerine yönelik uygulamalarının ne olduğu, kesin maliyet hesaplaması yapılıp yapılmadığı ve en nihayetinde davacının tüm edimlerini yerine getirip getirmediğinin tespiti zorunlu olduğundan ve bu tespitin de ancak yapılacak bir yargılama ile neticeye kavuşması mümkün olduğundan işbu gerekçeyle  ihtiyati tedbir ve satışın durdurulması taleplerinin  reddine karar verilmiş ise de, taşınmazın dava konusu olduğu, bu konulardaki uyuşmazlıkların çözümünde uygulanan 30.09.1988 tarihli ve ... ... sayılı Yargıtay İBBGK Kararı ile “Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davasının kural olarak kabul edilemeyeceği, bununla beraber Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hallerinde; olayın özelliğine göre Türk Medeni Kanunun 2. maddesi gözetilerek  açılan tescil davasını kabul edilebileceği” ilkesinin benimsendiği,  \"İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebep veya sebeplerini, keza davanın esası yönünden de haklılığını ispat etmelidir. Ancak burada tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilecektir (m. 390/3). Yani, ispatı gereken hususların tam olarak değil; kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir... yaklaşık ispat ispatsızlık veya sadece talepte bulunanın beyanlarıyla yetinileceği anlamına gelmemektedir. Talep eden, ispat ölçüsü düşürülmüş olsa dahi, bir ispat faaliyetinde bulunmak, bu çerçevede delillere dayanmak ve tam olmasa da iddia ettiği hususların gerçekliğini kuvvetle muhtemel olduğunu gösterecek şekilde ispat etmek durumundadır. Şu halde, ispat ölçüsünün düşürülmesi, tedbirin koşullarının, özellikle tedbire esas olan hakkın hüküm altına alınabilmesi için maddi hukuk kurallarında öngörülen koşul vakıaların bir kısmının incelenmeyeceği ya da üstün körü inceleneceği anlamına gelmemektedir. Zira ispat ölçüsü, incelemenin kapsamına değil, hakimdeki usuli kanaatin derecesine ilişkindir... Şüphesiz, talep eden bir ispat faaliyetinde bulunmuşsa bunu tam ispat seviyesinde aramamak gerekir; fakat tamamen ispatsız veya delile dayanmayan bir faaliyet de afaki tehlike olgusuna dayanılarak yeterli kabul edilemez\" (Pekcanıtez Usul, Prof. Dr.Hakan Pekcanıtez, Prof.Dr. Muhammet Özekes, Doç.Dr.Hülya Taş Korkmaz, Doç.Dr.Mine Akkan, Cilt.III, s.2476, 2477).  HMK'nun 389. maddesinde belirtilen tedbir şartlarının ve mevcut deliller dikkate alındığında yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği ile İcra işlemleri ancak icra hukukuna ilişkin ilkeler çerçevesinde durdurabileceği (İİK m. 22) ancak genel mahkemelerde  rızai temliklerin önlenmesi için tapu siciline şerh verilebileceği (TMK m. 1010) ve esasen bir davadan söz edilerek cebri icra satışının önlenmesine ilke olarak yasal olanak bulunmadığı fakat somut olayın özelliklerine göre her dosyada kapsamında satışın durdurulması tedbirinin yargılamanın her aşamasında değerlendirilebileceği, bu nedenle ilk derece mahkemesince, tarafların menfaat dengeleri gözetilerek, dava konusu taşınmazın devir ve temlikinin önlenmesi ile satışın durdurulması amacıyla  ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olmadığı anlaşılmıştır.<br>Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\t\t\t\t<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                              \t\t\t\t\t\t\t\t              :<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 269,85.TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,  <br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br>e-imzalıdır. <br>...<br>Üye<br>...<br>e-imzalıdır. <br>...<br>Katip<br>...<br>e-imzalıdır. <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e7f7b36612423ff","SID":"60c13c43916b7a8f"}}