{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t:<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/11/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: Şirket Pay Değerinin Tespiti<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 12/03/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 13/03/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan şirket pay değerinin tespiti davasında 23/11/2023 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin murisi .....'nın 17/01/2020 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçıları olarak .., ..., ..., ... ve ....'nin kaldığını, .....'nın davalı şirket nezdinde A grubu, nama yazılı, her biri 4.000,00 TL'den olmak üzere toplam 40.000,00 TL değerinde .., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaralı hisse senetleri mevcut olduğunu, murisin hisse senetleri ile ilgili olarak davalı şirkete müteaddit defalar başvuruda bulunarak  senetlerin değeri, senetlerin işleyen temettüleri ile söz konusu temettülerin ne şekilde kullanıldığı, kendisine düşen  hisse senedi bedel ve temettülerin kendisine şirket tarafından ne zaman ve nasıl ödeneceği hususlarını sorduğunu, şifahi görüşmelerde tatmin edici cevap alınamaması üzerine yazılı olarak da şirketten 09.11.2012 tarihinde bilgi ve haklarının teslimi ve ödenmesini talep ettiğini, ancak davalı şirketten bilgi alınamadığını, sağlık sorunları nedeniyle yasal yollara başvuramadan vefat ettiğini, mirasçılar tarafından davalı şirkete, 27.01.2022 tarihinde Bornova . Noterliğinden ... yevmiye no.lu  ihtarname  keşide edilerek; ihtarname tarihi itibariyle hisse senetlerinin hisse başına değerleri, işleyen faizleri, hisselere tekabül eden senet meblağları ve faizleri, temettülerin ne şekilde değerlendirildiği ve nerede kullanıldığı, bilanço açılış kapanış değerlerinin bildirilmesi aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, ihtarnamenin 09/02/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davalı şirketin cevap vermediğini belirterek; fazlaya ilişkin her türlü yasal talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, dava tarihi itibariyle, davalı .....San. Ve Tic. A.Ş nezdindeki; A grubu, nama yazılı, her biri 4.000.-TL'den olmak üzere toplam 40.000.-TL değerinde, .... ve ... numaralı hisse senetlerine istinaden hisselerinin  bedelsizler de dahil olmak üzere değerinin tespitini, bugüne dek ödenmemiş olan kar paylarının tespitine ve kendilerine ödenmeyen kar paylarının ne surette kullanıldığının tespitine ve tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması ve mahkememizce davacı tarafça arabuluculuk  son tutanağını dosyaya sunduğu ancak dosya içerisinde yapılan inceleme sonucunda dava açılış tarihinin  14/11/2023 olduğu, davacı vekilinin 21/11/2023 tarihli beyan dilekçesinin ekinde bulunan arabuluculuk son tutanağı incelemesinde ise arabuluculuk bürosuna başvurduğu tarihi 16/11/2023 olduğu anlaşılmış olduğundan \"6102 sayılı Türk Ticaret kanunun'na eklenen 5/A maddesi uyarınca 1.1.2019 tarihi itibarıyla Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir\" şartı sağlanamadığı anlaşılmakla, davanın HMK'nun 115. Ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddesi  gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine...\" gerekçesiyle; <br>1-Davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,<br>2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 413,25-TL'nin davacı yana İADESİNE,<br>3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,...\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 16/11/2023 tarihinde Arabuluculuğa başvurulduğunu, görüşmelerin yapıldığını ve 20/11/2023 Tarihli Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağının süresi içerisinde 21/11/2023 tarihli dilekçe ekinde dosyaya sunulduğunu, dosyada verilen süre içerisinde eksikliğin tamamlandığını, usul ekonomisi ilkesi gereğince dava şartının tamamlatılması halinde davaya devam edilmesi gerektiğini, gerekçeli kararda davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bahsedilmekte ise de herhangi bir temsil söz konusu olmadığını, davalı vekilinin 21/11/2023 tarihinde dosyaya vekalet sunduğunu, ancak 23/11/2023 tarihinde davanın usulden reddedildiğini, ancak davalı vekiline 17.900,00-TL vekalet ücretine hükmedildiğini, dosyada tensip zaptının tutulmadığı, dava dilekçesinin tebliğ edilmediği ve davalı vekilinin davalıyı temsil edeceği hiçbir işlemin dosya içerisinde yapılmadığını, kararın vekalet ücreti yönünden de incelenmesi gerektiğini belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; <br>Dava şirket payının değerinin tespiti ve kar payının tahsili  talebine ilişkindir. <br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. Maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun  5/A maddesinin 1. Fıkrasında; \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır\" düzenlemesi bulunmaktadır. Bu madde hükmü ile  konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. Davanın konusunun birden fazla olması ve bunlardan bir kısmının bir miktar para alacağına, bir kısmının ise miktara tabi olmaması halinde, yani 6100 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesi anlamında bir dava yığılması ve talepler arasında da aynı Kanun'un 166 ıncı maddesi anlamında bağlantı bulunması halinde, uyuşmazlığın ne şekilde çözümleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakta ise de, Anayasamız uyarınca, uyuşmazlığın çözümünde asıl olanın mahkeme yargısı olduğu dikkate alındığında, aralarında bağlantı bulunan ve miktara tabi olan ve olmayan talepleri bir arada içeren, talep yığılmasının söz konusu olduğu davaların arabuluculuğa tabi olmaksızın mahkemece çözüme kavuşturulması gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin  2022/1129 Esas, 2023/4285 Karar sayılı kararı) <br>Dava konusu somut olayda  davacı taraf, davalı şirketin kar payının tahsili talebi  yanında, davalı hisse senetlerinin bedelsizler de dahil olmak üzere değerinin tespitini, kendilerine ödenmeyen kar paylarının ne şekilde kullanılmış olduğunun da tespiti taleplerini bir arada ileri sürdüğünden, bu nitelikteki davaların bir bütün olarak arabuluculuğa tabi olmadığı nazara alınarak işin esasına girilerek mahkemece çözüme kavuşturulması gerektiği halde mahkemece bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davacının istinaf talebinin kabulüne, HMK'nın 353/1.a.4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının taraflar arasındaki ihtilaf ile ilgili esasa ilişkin delillerin toplanması ve değerlendirilmesi sonucunda karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Davacının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2023 tarih,... Esas .. Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/03/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.  <br><br>\t\t\t\t<br>Başkan <br> e-imzalıdır<br>Üye <br>e-imzalıdır <br>Üye <br>e-imzalıdır <br>Katip <br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"04a4938a79882565","SID":"8da1a2bdf1cc9648"}}