{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS     NO\t\t: 2020/1126 <br>KARAR NO\t\t: 2024/527<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/02/2020<br>NUMARASI\t\t: 2017/258 Esas  2020/167 Karar <br>DAVA\t\t: ALACAK<br>KARAR TARİHİ\t: 07/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 07/03/2024 <br> <br>İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/258 Esas ve 2020/167 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... AŞ. vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''... Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete 121518448 nolu Nakliyat Emtia Abonman, 126499722 No.lu Nakliyat Abonman Alt Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... San A.Ş. tarafından folyo ambalaj malzemesi cinsi emtianın, Danimarka'da yerleşik... adlı firmadan 2779 nolu fatura karşılığında satın alındığını, Henrik/Danimarka'dan İzmir'e gönderilmek üzere .... A.Ş. adlı nakliye şirketi tarafından 15/07/2016 tarihli KWTR51 KDWTR-34046 nolu CMR tahtında diğer davalı ... Şti'nin temin ettiği ... nolu araca tam, eksiksiz ve hasarsız şekilde yüklendiğini, emtia İzmir'de tahliye edilirken bir paletin devrildiğini ve içindeki emtianın tır içerisine dağıldığı tespit edilmek ile rezerve tutanağı düzenlendiğini, hasarlı emtialarda yapılan inceleme neticesinde 4.854,72-Euro hasar belirlendiğini ve bu tutarın 18/10/2016 tarihinde davacı müvekkili sigorta şirketin sigortalısına ödendiğini, müvekkili şirketin hasar bedelini ödemekle mukavele şartlarına ve TTK m. 1472 (ETTK m. 1301 ) ve BK m. 183 (EBK m. 162) vd hükümleri uyarınca sigortalısının yerine kaim(halef) olduğunu ve sigortalının zarara sebebiyet verenler aleyhine mevcut her türlü talep ve dava haklarının davacı müvekkili şirkete intikal ettiğini, ödeme tutarı olan 4.854,72-Euro belirlenirken poliçe gereği % 10 ilave yapıldığından, bu tutar mahsup edilerek 4.413,38-Euronun tahsili için davanın açıldığını, ekspertiz raporundan anlaşıldığı üzere emtiaların taşıma esnasında hasara uğradığını, dolayısı ile meydana gelen hasardan davalı şirketlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu beyan ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; 4.413,38-Euro alacağın ödeme tarihi olan 18/10/2016 tarihinden itibaren CMR m.27 uyarınca işleyecek % 5 faizi ile birlikte TBK m. 99 uyarınca fiili ödeme günündeki Türk Parası karşılığının, yargılama giderleri ve birlikte kanunî avukatlık ücreti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP;<br>Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu dava uluslararası bir taşımayı ihtiva ettiğinden işbu ihtilafın çözümünde Türkiye’nin 07.12.1995 tarihli ve 3939 sayılı Kanunla katılmayı uygun bulduğu ve 31.10.1995 tarihinden itibaren de protokole taraf olduğu Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR Konvansiyonu) hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Emtia Nakliyat Sigortası Poliçesi'nin başlangıç tarihinin 16.07.2016 olup dava konusu emtianın yüklendiği tarihin ise 15.07.2016 olduğunu, bu anlamda meydana gelen hasarın poliçe kapsamı dışında olup teminat altında olmadığını, davacının sigortalısı .... A.Ş.'nin hak sahibi olup olmadığı belli olmadan sigortacı ... Sigorta A.Ş.nin halefiyet hükümlerinden faydalanamayacağını, aktif husumet ehliyeti olmadığını, davaya konu hasarın ambalajlama yetersizliğinden kaynaklandığından CMR 17/4-b gereği taşıyıcıya sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacı yanın talebinin CMR 23. madde de belirtilen gerçek değerin oldukça üzerinde kaldığını, bu sebeple dava değerine itiraz ettiklerini, faizin başlangıç tarihinin CMR 27. maddesine aykırı olduğunu, davacının ancak dava tarihinden faiz isteyebileceğini beyan ile davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... A.Ş. cevap dilekçesinde özetle;Gerek TTK, gerekse de CMR Konvansiyonu zamanaşımı hükümleri uyarınca davacının hukuki talepte bulunmasının mümkün olmadığını, CMR Konvansiyonu Madde 30 da teslim anında taşıyıcı ile alıcının beraber kontrol yükümlüğünü getirmekle, davacının 7 günlük yazılı bildirim şartına uymadığını bu nedenle yükü sevk mektubundaki gibi teslim alındığına kanıt oluşturacağından davacının malı hasarsız şekilde teslim aldığının kabulünün gerektiğini, davalı müvekkili şirketin pasif husumet ehliyetinin ispat edilemediğini, konşimento incelendiğinde, taşıyan şirketin ... ...  olduğunun görüleceğini, müvekkili  şirketin bahse konu  ... ... den farklı bir tüzel kişiliğinin olduğunu,  ancak bu yönden sorumluluğun acenta sorumluluğu kapsamında değerlendirilerek, kendisine en fazla sadece izafeten sorumluluk yöneltilmesinin mümkün olduğunu, kendisine  doğrudan husumet  yönetilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin TTK 928/1 hükmü uyarınca  sorumlu tutulamayacağını, delil olarak sunulan  konişmentoda, davalı müvekkilinin konişmentoyu düzenleyen taraf olmayıp sadece evrakların alınması için irtibata geçen taraf  olarak zikredildiğini, hasarın müvekkilinin taşıması sırasında değil, ara taşımada meydana geldiğini, ekspertiz raporu incelendiğinde ara taşımayı yapan ....Şti .’nin temin ettiği ve sorumluluğunda olan ...  plakalı yarı romörk tıra emtianın güvensiz ve sağlıksız şekilde antrepodan yüklendiğinin sabit olduğunu, emtianın ambalajlanması ve yüklenmesindeki sorumluluğun göndericiye ait olduğunu, gerek TTK gerek CMR’ye tabi taşımalarda eşyanın ambalajlanması ve işaretlenmesinin gönderenin yükümlülüklerinden olduğunu, gönderici ... firmasınının Danimarka’daki adresinden orijinal ambalajlı olarak yüklendiğini ve teslim edildiğini, hasara ilişkin müvekkili tarafından imza altına alınmış bir belge de bulunmadığını, müvekkili tarafından taşıma işinin sorunsuz şekilde tamamlandığını, müvekkilinin söz konusu taşıma işi için 17.07.2016 tarihinde ... 2.086,63 TL’lik fatura kestiğini, işbu davayla talep edilen tutarın ise 17.259,40-TL olduğunu, CMR hükümlerince talep edilen meblağın fahiş olduğunu beyan ile davanın öncelikle usulden reddine, daha sonra esastan reddine, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davacı tarafta bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.   <br>DELİLLER:<br>Dosya kapsamında yer alan; 14/07/2016 tarihli CMR taşıma senedinin incelenmesinde; senette taşıyıcı firma olarak ... ... ve müteakip taşıcıyı firma olarak da ... Şti'nin imzalarının bulunduğu, davalı ... A.Ş. Nin ise taşıma senedinde imzasının bulunmadığı taraf olmadığı anlaşılmıştır.<br>17/07/2016 tarihli navlun faturasının incelenmesinde; Davalı... A.Ş. tarafından düzenlenerek, sigortalı ... A.Ş.ne verildiği, fatura bedelinin 2.086,63.-TL  olduğu, taşıma işinin başlama (çıkış) tarihinin Danimarka-Vıpperod 17.07.2016 olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.<br>27/07/2016 tarihli rezerve tutanağının incelenmesinde; Sigortalı emtiayı taşıyan tırın getirildiği ... Müdürlüğüne bağlı ... Antreposunda depo sorumlusu ve gümrük müşaviri ile davalı ... Şti. yardımcısının imzasını havi  tutanakta, ... ambalaj malzemeleri ihtiva eden 1 paletin tır içinde devrildiği ve ambalaj malzemelerinin dağıldığının 27.07.2016 tarihinde tespit edildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. <br>17/10/2016 tarihli ekspertiz raporunun incelenmesinde; hasar gören emtianın 304 kg ve 4.854,72.-Euro tutarında olduğunun tespit edildiği ve ... adlı folyo ambalaj Malzemesi cinsi emtiada Danimarka'dan Türkiye'ye ... (yarı römork) plakalı araç ile yapılan nakliye esnasında, nakliyesi firma sorumluluğunda yapılan araç içi sıkışık istif, araç içi emniyete almada yetersizlik ve sürücü hatası sonucu hasar meydana geldiğinin tespit edildiği anlaşılmış,<br>Dava dışı sigortalı ... A.Ş. tarafından davalı ... A.Ş.ne gönderilen 22.09.2016 tarihli ihbarnamenin incelenmesinde; taşımaya konu emtianın hasar gördüğü, meydana gelen zararın kendilerine rücu edileceğinin bildirildiği,  davalı ... A.Ş.nin iş bu ihbarnameye 24.02.2017 tarihli yazısı ile cevap verdiği  ve tazminat ödeme talebini reddettiği;  dosya muhteviyatında bulunan 18.10.2016 tarihli ... Bankası İstanbul Kurumsal Şubesinin ödeme dekontundan davacı ... Sigorta A.Ş.nin, ... A.Ş.ne 4.854,72.-Euro ödediği, yine dosya muhteviyatında bulunan İbraname-Mutabakatname-temlikname başlıklı 17/10/2016 tarihli belgenin incelenmesinde; ... A.Ş. nin 4.854,72.-Euro tazminat miktarını nakten ve tamamen aldığı, ... Sigorta A.Ş.ni ibra ettiği, 3.kişilere karşı takip ve dava hakkını ... Sigorta A.Ş.ne temlik ettiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. <br>Mahkememizce dosya ve ekleri resen seçilen taşıma hukuku konusunda uzman bilirkişi ... ile folyo ambalajı konusunda uzman bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişiler 09/01/2018 tarihli raporlarını ibraz etmişler, davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz etmiş ve celse arasında dava dışı ... A.Ş. ile yapılan ibraname, mutabakatname ve temliknameyi ibraz etmiş, davacı vekili tarafından sunulan ibraname, mutabakatname ve temlikname ile itiraz dilekçesi doğrultusunda bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor tanzim edilmesi istenilmiş, bilirkişi heyeti 21/06/2018 tarihli ek raporlarını mahkememize ibraz etmişlerdir.<br>Davacı vekilinin bilirkişi ek raporuna itirazları dikkate alınarak dosya, bu kez taşıma ve sigorta konusunda uzman iki kişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler ... ile ... 10/01/2019 tarihli kök ve 22/04/2019 tarihli ek raporlarını ibraz etmişlerdir.<br>Mahkememizce alınan her iki bilirkişi heyeti kök ve ek raporları arasında çelişki olduğundan ve davalı vekillerince son alınan ek rapora karşı itirazlar da bulunduğundan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve taraf vekillerinin raporlara karşı beyan ve itirazları dikkate alınmak suretiyle taşıma, CMR, emtia ve sigorta konusunda uzman üçlü bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdi edilerek, davacının davalılardan davaya konu alacağı bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa miktarı hususlarında rapor tanzimi amacıyla dosya İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yoluyla gönderilerek, rapor tanzimi istenmiştir.<br>Bilirkişiler ..., ... ve ... 09/09/2019 tarihli heyet raporlarında özetle; \"Davacı şirketin TTK m.1472 ve BK 183 vd. hükümleri uyarınca sigortalısının yerine zarara sebebiyet verenler aleyhine talep ve dava hakkının olduğu ancak 121518448 no.lu Nakliyat Abonman ve 126499722 nolu Nakliye Emtia Abonman Alt Sigorta Poliçelerinde Rücu hakkından feragat ettiği ve bunun için %0,01 ek fiyat uygulaması yaptığı, davalı taşıyıcıların, CMR 34. maddesi hükmü uyarınca tüm taşımadan sorumlu olduğu, vaki hasarda müştereken ve müteselsilen sorumlu-oluşan hasarda kusurlu olduğu, davalıların hasardan kurtulabilmesi için hasarın kendi kusurundan doğmadığını ispatlayacak belge bulunmadığı, CMR konvansiyon hükümlerine göre davalıların, hasarlı emtia ile ilgili max. sorumluluklarının 9.698,41 TL olduğu, davacının somut olayda temlik alacaklısı olduğuna hükmedilmesi halinde; davacının davalılardan sigortalısına ödediği 4.413,38.-Euro (17.259,40.-TL) hasar tazminatının 9.698,41 TL 'lik kısmını halef sıfatıyla olmasa bile temlik alacaklısı olarak 24.02.2017 tarihinden işleyecek %5'lik faiz ile birlikte talep edebileceği \" görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.<br>Her ne kadar davalılar vekilleri bilirkişi raporuna itiraz etmiş iseler de raporun taraf denetimine açık, usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiği ve mahkememizce 3 kez bilirkişi heyetinden rapor alındığından ve son bilirkişi heyetinin 09/09/2019 tarihli heyet raporundaki tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin maddi hata yapıldığı ancak bu hususun mahkememizce değerlendirilebileceği anlaşıldığından, davalılar vekillerinin bilirkişi raporuna itirazlarının reddine karar verilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava; Davacı sigorta şirketi tarafından nakliyat emtia abonman ve nakliyat abonman alt sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı sigortalısı ... AŞ'nin taşıma sebebiyle uğramış olduğu maddi zararlarının (hasar bedeli) davacı tarafça karşılanması sebebiyle, taşımayı gerçekleştiren davalı şirketlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir.<br>Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; her ne kadar davalılar kanuni halefiyetin şartlarının oluşmadığını  bu sebeple davanın reddini talep etmişselerde esasen sigorta poliçesinin başlangıç tarihinin 16/07/2016 olması,  CMR taşıma senedinde görüldüğü gibi taşımanın 15/07/2016 tarihinde başlamış olması karşısında davacının kanuni halefiyet ilkesine göre poliçe kapsamında talepte bulunamayacağı anlaşılmış; ne var ki davacı vekilinin sunmuş olduğu 17/10/2016 tarihli İbraname -Mutabakatname- Temlikname başlıklı belgeye davacı şirketin sigortalısının 3. Kişilerden alacağını devir almış olduğundan akdi halefiyet ilkesi gereğince talepte bulunabileceği kanaatine varılmış, akdi halefiyet ilkesine göre yargılamaya devam edilmesi kanaatine varıldığından poliçenin karayolu tüzel kişilik şartı maddesi uygulanmamıştır. Davalılardan ... A.Ş tarafından husumet itirazında bulunulmuş ise de 17/07/2016 tarihli navlun faturasının davalı şirket tarafından düzenlenmesi karşısında davalı şirketin husumet itirazları yerinde görülmemiş, 14/07/2016 tarihli CMR taşıma senedinin incelenmesinde; senette taşıyıcı firma olarak ... ... ve müteakip taşıcıyı firma olarak da ... Ltd Şti'nin imzalarının bulunduğu,  CMR 34. Maddesi hükmü gereği tek bir mukavele ile düzenlenmiş taşıma, karayolları taşımacılığı tarafından ortaklaşa yapıldığında tüm taşımanın yapılmasından her biri sorumludur, düzenlemesi uyarınca her iki davalıya da husumet yöneltilebileceği anlaşılmıştır.<br>Taşıyıcıların sorumluluğu bakımından dosyadaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde ise; mahkememizce benimsenen 09/09/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre  parsiyel taşımada malın elleçlemesi, aktarılması ve yer değiştirmesi, başka mallarla birlikte taşınmasının olağan olduğu, göndericinin ve alıcının bu gerçeğin bilinciyle hareket etmesi gerektiği, taşınan emtianın, dıştan görünümünde, folyo ambalaj malzemesi olduğunun belirgin olduğu, taşıyıcının, yüklemeden mütevellit kusuru yükün sahibine bildirmek ve buna ilişkin tedbirleri almak ve aldırmakla mükellef olduğu, dosya mevcudunda yüklemede görülen bir hatayı belirtir itirazı kaydın varlığına ise rastlanılmadığı, CMR madde 8 ve 9 hükümleri uyarınca; taşıyıcı yükü teslim alırken sevk mektubuna, bir itirazi kayıt düşmediği, bu anlamda dava dosyasında hasarlanan yükün taşıyıcıya hasarsız teslim edilmiş olduğunun sabit olduğu, yine CMR Madde 17/1 hükmü uyarınca; \"taşıyıcı eşyayı taşımak üzere teslim aldığı andan teslim edeceği ana kadar meydana gelecek hasarlardan sorumludur.\" hükümlerine göre taşıyıcıların meydana geldiği zarardan sorumlu olduğu, her ne kadar davalılar vekilleri, ambalaj yetersizliğinden dolayı hasarın meydan geldiğini ileri sürmüş ise de hasarın meydana geliş şekli nazara alındığında ambalaj yetersizliğinin söz konusu olmadığı mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında da ambalaj yetersizliğine dair bir hususa değinilmediği anlaşıldığından davalı vekillerinin bu itirazlarına itibar edilmemiştir.<br>Her ne kadar 09/01/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda palet üzerindeki sabitlenme kusuru olduğunu, sabitlenmenin kim tarafından yapıldı ise kusurun ona ait olduğunu, bu anlamda CMR 17/4-c hükümlerine göre taşıyıcıların sorumlu olmadığı hususu tespit edilmiş ise  27/07/2016 tarihli rezerve tutanağında bir paletin tır içinde devrildiğinin belirlenmesi, ekspertiz raporunda araç içi sıkışık istif, araç içi emniyete almada yetersizlik ve sürücü hatası sonucu hasarın meydana geldiğinin belirtilmesi, mahkememizce benimsen 09/09/2019 tarihli raporda da belirtildiği üzere emtianın palet üzerinde bobinler halinde istifli ve etrafı streçli ve karton kutu içerisinde bulundurulduğu, bu şekilde yüklenmesine ilşkin bir itirazın taşıyıcı firmalar tarafından ileri sürülmediği anlşıldığından 09/01/2018 tarihli rapora itibar edilmemiştir.<br>CMR konvansiyon hükümlerine göre davalıların, hasarlı emtia ile ilgili max. Sorumluluklarının brüt kg başına 8.33SDR olduğu, 310,44 Kg hasarlı emtia bedeli *8.33 SDR=2.585,97 SDR olduğu, 14. 07.2016 tarihindeki yükleme tarhinde 1 SDR = 4.0273 TL den toplam 10.414,48 TL zarardan sovtaj bedeli olan 500,00TL düşüldüğünde  talep edilebilcek  hasar miktarının 9.914,48 TL(09/09/2019 tarihli raporda çıkarma işleminde maddi hataya düşüldüğü görülmüştür) olduğuTüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; her ne kadar davalılar kanuni halefiyetin şartlarının oluşmadığını  bu sebeple davanın reddini talep etmişselerde esasen sigorta poliçesinin başlangıç tarihinin 16/07/2016 olması,  CMR taşıma senedinde görüldüğü gibi taşımanın 15/07/2016 tarihinde başlamış olması karşısında davacının kanuni halefiyet ilkesine göre poliçe kapsamında talepte bulunamayacağı anlaşılmış; ne var ki davacı vekilinin sunmuş olduğu 17/10/2016 tarihli İbraname -Mutabakatname- Temlikname başlıklı belgeye davacı şirketin sigortalısının 3. Kişilerden alacağını devir almış olduğundan akdi halefiyet ilkesi gereğince talepte bulunabileceği kanaatine varılmış, akdi halefiyet ilkesine göre yargılamaya devam edilmesi kanaatine varıldığından poliçenin karayolu tüzel kişilik şartı maddesi uygulanmamıştır. Davalılardan ... A.Ş tarafından husumet itirazında bulunulmuş ise de 17/07/2016 tarihli navlun faturasının davalı şirket tarafından düzenlenmesi karşısında davalı şirketin husumet itirazları yerinde görülmemiş, 14/07/2016 tarihli CMR taşıma senedinin incelenmesinde; senette taşıyıcı firma olarak ... ... ve müteakip taşıcıyı firma olarak da... Şti'nin imzalarının bulunduğu,  CMR 34. Maddesi hükmü gereği tek bir mukavele ile düzenlenmiş taşıma, karayolları taşımacılığı tarafından ortaklaşa yapıldığında tüm taşımanın yapılmasından her biri sorumludur, düzenlemesi uyarınca her iki davalıya da husumet yöneltilebileceği anlaşılmıştır.<br>Taşıyıcıların sorumluluğu bakımından dosyadaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde ise; mahkememizce benimsenen 09/09/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre  parsiyel taşımada malın elleçlemesi, aktarılması ve yer değiştirmesi, başka mallarla birlikte taşınmasının olağan olduğu, göndericinin ve alıcının bu gerçeğin bilinciyle hareket etmesi gerektiği, taşınan emtianın, dıştan görünümünde, folyo ambalaj malzemesi olduğunun belirgin olduğu, taşıyıcının, yüklemeden mütevellit kusuru yükün sahibine bildirmek ve buna ilişkin tedbirleri almak ve aldırmakla mükellef olduğu, dosya mevcudunda yüklemede görülen bir hatayı belirtir itirazı kaydın varlığına ise rastlanılmadığı, CMR madde 8 ve 9 hükümleri uyarınca; taşıyıcı yükü teslim alırken sevk mektubuna, bir itirazi kayıt düşmediği, bu anlamda dava dosyasında hasarlanan yükün taşıyıcıya hasarsız teslim edilmiş olduğunun sabit olduğu, yine CMR Madde 17/1 hükmü uyarınca; \"taşıyıcı eşyayı taşımak üzere teslim aldığı andan teslim edeceği ana kadar meydana gelecek hasarlardan sorumludur.\" hükümlerine göre taşıyıcıların meydana geldiği zarardan sorumlu olduğu, her ne kadar davalılar vekilleri, ambalaj yetersizliğinden dolayı hasarın meydan geldiğini ileri sürmüş ise de hasarın meydana geliş şekli nazara alındığında ambalaj yetersizliğinin söz konusu olmadığı mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında da ambalaj yetersizliğine dair bir hususa değinilmediği anlaşıldığından davalı vekillerinin bu itirazlarına itibar edilmemiştir.<br>Her ne kadar 09/01/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda palet üzerindeki sabitlenme kusuru olduğunu, sabitlenmenin kim tarafından yapıldı ise kusurun ona ait olduğunu, bu anlamda CMR 17/4-c hükümlerine göre taşıyıcıların sorumlu olmadığı hususu tespit edilmiş ise  27/07/2016 tarihli rezerve tutanağında bir paletin tır içinde devrildiğinin belirlenmesi, ekspertiz raporunda araç içi sıkışık istif, araç içi emniyete almada yetersizlik ve sürücü hatası sonucu hasarın meydana geldiğinin belirtilmesi, mahkememizce benimsen 09/09/2019 tarihli raporda da belirtildiği üzere emtianın palet üzerinde bobinler halinde istifli ve etrafı streçli ve karton kutu içerisinde bulundurulduğu, bu şekilde yüklenmesine ilşkin bir itirazın taşıyıcı firmalar tarafından ileri sürülmediği anlşıldığından 09/01/2018 tarihli rapora itibar edilmemiştir.<br>CMR konvansiyon hükümlerine göre davalıların, hasarlı emtia ile ilgili max. Sorumluluklarının brüt kg başına 8.33SDR olduğu, 310,44 Kg hasarlı emtia bedeli *8.33 SDR=2.585,97 SDR olduğu, 14. 07.2016 tarihindeki yükleme tarhinde 1 SDR = 4.0273 TL den toplam 10.414,48 TL zarardan sovtaj bedeli olan 500,00TL düşüldüğünde  talep edilebilcek  hasar miktarının 9.914,48 TL(09/09/2019 tarihli raporda çıkarma işleminde maddi hataya düşüldüğü görülmüştür) olduğu...'' gerekçesi ile; Davanın kısmen kabulü ile 9.914,48-TL tazminatın davalılardan ... AŞ yönünden 24.02.2017, davalı ... Şti yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek %5 faizi ile birlikte müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kısmen red kararının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, taşıması yapılanın brüt ağırlığının 1.445. Kg olduğunu ve buna göre davalı taşıyıcının CMR'den kaynaklı sorumluluğunun 48.520.54.TL ile sınırlı olacağını ve zararın bu miktarın altında kalması nedeniyle SDR hesabı yapılmadan zararın tamamına hükmedilmesi gerektiğini, sigortalıya ödenen hasar bedelinin 4.413.38.Euro olmasına ve SDR ile sınırlı sorumluluk kabul edilecek olsa bile 3.230.60 Euro üzerinden hüküm kurulması gerekmesine rağmen TL olarak hesaplama yapılıp karar verilmesinin hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olması gerekirken iki davalı için farklı tarihlerin belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken sadece müteselsilen tahsili şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davalılar için kısmen red sebebi aynı olmasına rağmen her iki davalı için ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kısmen red kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Davalı ... AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sigorta poliçesi yüklemenin başlangıç tarihi yükleme tarihinden sonra olduğundan geçerli sigorta poliçesinin bulunmadığını,  davacı tarafından sunulan \"ibraname-mutabakatname-temlikname\" başlıklı belge ile kanuni halefiyetin oluşabilmesi için gerekli olan şartların gerçekleşmediğini, CMR 17/4 yükün gönderen alıcı ve bu kişiler tarafından yüklenmesi, istifi, boşaltılmasının özel risk sebebi olduğunu, bilirkişilerin müvekkili şirkete yüklediği mükellefiyetin CMR'da karşılığının olmadığını, hasarın gönderici sorumluluğunda olan eylemden kaynaklanmasının müvekkili şirketin sorumluluğunu ortadan kaldırmakta iken bilirkişilerin ayrıca davalıların sorumsuzluluğunu ispat edecek belge bulunmadığını öne sürerek davalıları müşterek ve müteselsilen sorumlu tutmalarının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin huzurdaki davada sorumsuzluğunun kanundan doğan bir sorumsuzluk hali olduğunu, yerel mahkemece daha önce alınan 09.01.2018 tarihli kök rapor ve 22.06.2018 tarihli ek raporun dikkate alınması gerektiğini, CMR konvansiyonu 30. Maddesi gereğince usulüne uygun hasar ihbarı yapılmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: <br>Dava, nakliyat emtia abonman ve nakliyat abonman alt sigorta sözleşmesi ve alacağın temliki kapsamında taşıma sırasında emtianın kısmen zarar görmesinden kaynaklanan zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>\"...Bölge Adliye Mahkemesince, davacının hasar için sigortalısına tazminat ödedikten sonra davalı taşıyıcıya rücu ihbarı keşide ettiğine dair bir belgeye/bilgiye dava dosyasında rastlanmadığından, işlemiş faiz talebi yerinde görülmediği gibi, icra takibine konu edilen asıl alacak yabancı para birimi olduğundan CMR Konvansiyonumun 27/1. maddesi uyarınca asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %5 oranı üzerinden temerrüt faizi işletilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.<br>Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve CMR Konvansiyonu’nun 27. maddesine göre yılda % 5 üzerinden hesap edilecek faizin, ödeme isteğinin yazılı olarak tasımacıya gönderildigi tarihten başlayacağı ancak böyle bir istekte bulunulmamış ise, tahakkukun dava açıldığı tarihten itibaren yapılacağının düzenlenmiş olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir...\" (Bknz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20.05.2019 tarih ve 2018/2624 Esas 2019/3941 Karar sayılı ilamı)<br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun hesaplamanın yöntemi ve TL olarak belirtilmesi dışında oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, sigorta poliçesinin başlangıç tarihinin 16/07/2016,  taşımanın 15/07/2016 tarihinde başlamış olması karşısında davacı sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında talepte bulunamayacağına, 17/10/2016 tarihli \"İbraname -Mutabakatname-Temlikname\" başlıklı belgeye dayalı olarak dava dışı sigortalının haklarını  Türk Borçlar Kanunu'nun 183. maddesi gereğince temlik almasına, navlun faturasını kesen davalı ... A.Ş.'nin akdi taşıyıcı, davalı ... Şti ile dava dışı ... ...nin fiili taşıyıcı olarak CMR 34. maddesi gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarına, CMR 8. ve 9. maddelerine göre yükün hasarsız olarak taşıyıcıya teslim edilmesine, CMR 17/1. madde gereğince taşıyıcılar hasarsız teslim aldıkları yükü hasarsız olarak teslim etme yükümlülüğünde olmalarına ve CMR 17/4. madde ve fıkrası gereğince hasarın kendi kusurlarından doğmadığını, özel risklerden doğduğu ve önlenmesine olanak bulunmadığını davalıların ispatlayamamasına, taşıma sonunda taşıyan araç şoförü tarafından hasar tespitine ilişkin olarak rezerv tutanağı düzenlendiğinden CMR 30. maddeye göre ayrıca hasar ihbarında bulunma zorunluluğunun ortadan kalkmasına, kısmi hasarlanan emtia zararının 4.413.80 Euro olmasına rağmen CMR 23. madde gereğince kısmi hasar halinde hasarlı emtianın brüt ağırlığının kg başına 8.33. (SDR) özel çekme hakkını aşamayacağına, taşınan emtianın 1.445 kg olmasına rağmen hasarlanan emtianın 310.44. Kg olmasından dolayı kısmi hasardan dolayı 14.07.2016 yükleme tarihinde 310.44 kg * 8.33 SDR * (1 SDR=4.027.3.TL) =10.414.48.TL'nin Euro karşılığı olan 3.230.60 Euro'yu geçemeyeceğine, CMR 27. madde gereğince zarar gören hak sahibinin, tazminat talebini taşıyıcıya bildirdiği tarihten itibaren yıllık %5 oranında faiz talep edebileceğine, yargılamada eksiklik bulunmamasına göre; davalı  ... AŞ. vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların dışında kalan sair istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. <br>\"...dava dilekçesindeki talep açık olduğu ve anılan talebin devamında (-ödeme tarihindeki YTL tutarının 135.400 YTL olduğu-) şeklindeki açıklamanın harca esas değeri göstermek amacını taşıdığı gözetilerek mahkemece yabancı para cinsinden talebe uygun karar verilmesi gerekir iken, yazılı şekilde TL olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir...\" (Bknz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10.02.2021 tarih ve 2020/1962 Esas 2021/1083 Karar sayılı ilamı)<br>\"...Dava, taşıma esnasında meydana gelen hasar nedeniyle ödenen hasar tazminatının müştereken ve müteselsilen rücuen tahsili istemine ilişkin olup, davalılar söz konusu tazminat alacağından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen kararda bu hususun belirtilmemiş olması bozmayı gerektirir...\" (Bknz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17.10.2023 tarih ve 2022/6242 Esas 2023/5924 Karar sayılı ilamı)<br>Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesine göre, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilir.  <br>Yukarıdaki Yargıtay içtihatları ve açıklamalar ışığında somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde zararın yabancı para cinsinden doğması ve yabancı para cinsinden zararın ödenmesi, dava dilekçesinde açıkça yabancı para biriminden talep edilmesi ve kısmi hasarlanan emtia zararının 4.413.80 Euro olmasına rağmen CMR 23. madde gereğince kısmi hasar halinde hasarlı emtianın brüt ağırlığının kg başına 8.33. (SDR) özel çekme hakkını aşamayacağı, taşınan emtianın 1.445 kg olmasına rağmen hasarlanan emtianın 310.44. Kg olmasından dolayı kısmi hasardan dolayı 14.07.2016 yükleme tarihinde 310.44 kg * 8.33 SDR * (1 SDR=4.027.3.TL) =10.414.48.TL'nin Euro karşılığı olan 3.230.60 Euro'yu geçemeyeceği ve CMR 27. madde gereğince zarar gören hak sahibinin, tazminat talebini taşıyıcıya bildirdiği tarihten itibaren yıllık %5 oranında faiz talep edebileceği dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 3.230.60.Euro tazminatın davalılardan ... AŞ. yönünden 24.02.2017 tarihinden, davalı ... Şti. yönünden dava tarihinden, itibaren işleyecek yıllık %5 faizi ile birlikte TBK'nun 99. maddesi uyarınca fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davanın kısmen reddedilen miktarı yönünden kendilerini bu davada vekil ile temsil ettiren davalılar lehine AAÜT.'nin 3/2 maddesi gereğince tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece bu yönlere aykırı yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, doğru görülmemiştir. <br>Bu itibarla, davacı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi gereğince mahkemece verilen kararın kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>I-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2020 tarih ve 2017/258 Esas 2020/167 Karar sayılı hükmün 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>II-KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE  GEÇMEK ÜZERE <br>\"1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile  3.230.60.Euro tazminatın davalılardan ... AŞ. yönünden 24.02.2017 tarihinden, davalı ... Şti. yönünden dava tarihinden, itibaren işleyecek yıllık %5 faizi ile birlikte TBK'nun 99. maddesi uyarınca fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 863,02.TL nisbi ilam harcından peşin olarak alınan 294,75.TL harcın mahsubu ile bakiye 568,27.TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,<br>3-Davacı tarafından yatırılan 31,40.TL başvuru harcı ve 294,75.TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan 211,50.TL tebligat  posta gideri, 2.900,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.111,50.TL yargılama giderinden kabul ve red oranı da dikkate alınarak takdiren 2.277,62.TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı ... Şti tarafından yapılan 400,00.TL bilirkişi gideri ile 22,50.TL posta-tebligat gideri olmak üzere toplam 422,50.TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranı da dikkate alınarak takdiren 113,23.TL'nın davacıdan alınarak davalı ... Şti'ne verilmesine, bakiyesinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davalı ... AŞ tarafından yapılan 400,00-TL (bilirkişi gideri) yargılama giderinden davanın red ve kabul oranı da dikkate alınarak takdiren 107,20.TL'nın davacıdan alınarak davalı ... AŞ.'ne verilmesine, bakiyesinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>7-Davacı bu davada kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.  uyarınca hesap ve takdir olunan 12.633.90.TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>8-Davalılar bu davada kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.  uyarınca hesap ve takdir olunan 4.625.50.TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>9-HMK' nın 333. maddesi gereği yatırılan gider/delil avansından kullanılmayan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,'' şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>III-Davacı vekilinin sair, davalı ... AŞ. vekilinin tüm, istinaf itirazlarının ESASTAN REDDİNE,<br>IV-Davacıdan alınan istinaf karar peşin harcının yatıran tarafa iadesine,<br>V-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 863,02.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 169,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 693,62.TL harcın davalı  ... AŞ.'den alınarak hazineye gelir kaydına, <br>VI-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 148,60.TL başvuru harcı ve 22,00.TL tebligat, dosya gidiş dönüş masrafı olmak üzere toplam 170,60.TL istinaf yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>VII-Davalı ... AŞ. Tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar ittihazına mahal olmadığına,<br>VIII-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>IX-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali/iadesi ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK' nın 362/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 07/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c63abee88e9de313","SID":"8448ce9bf52209b9"}}