{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2021/1366<br>KARAR NO\t \t: 2024/449<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t  <br>ESAS NO\t\t: 2020/201<br>KARAR NO\t\t: 2021/365<br>DAVA TARİHİ\t: 08/06/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 24/06/2021<br>DAVA\t\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 19.03.2024<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 20.03.2024<br><br>Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.06.2021 tarih ve 2020/201 Esas, 2021/365 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Taraflar arasında ... ilçesi, ... caddesinde kain, ... ada, ... parselde bulunan yaklaşık 22.000 metrekare işin yapımına ilişkin 09/06/2017 tarihli taşeron sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin taşeron, davalının yüklenici konumunda bulunduğunu, işin bitimi ve tesliminden sonra müvekkiline kısmen ödeme yapılsa da ek masraflar ve sözleşme gereği bakiye miktarın (pano kirası, tel direk kirası, iskele kirası, kule vinç kirası, viyop kirası, SGK giderleri, şantiye yevmiyeleri, konteyner kirası, 576 metrekare temelin sökülmesi ve yeniden yapılması) ödenmediğini bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.000,00 TL alacağın doğduğu tarihten itibaren en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.\t<br>CEVAP:<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Taraflar arasında 09/06/2017 tarihli taşeron sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmede tarafların yükümülüklerinin belirlendiğini ve dava konusu masrafların müvekkilinden istenemeyeceğini, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalının ibraname düzenlediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 24.06.2021 tarih ve 2020/201 Esas, 2021/365 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Davanın REDDİNE'' dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili tarafından verilen 31.08.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; <br>-Davacı tarafın bakiye alacağın tahsili için uğramış olduğu zararları deliller ile ispat ettiğini, dosyaya sunulu 28.07.2017- 03.08.2017 - 05.08.2017 - 19.10.2017 - 16.11.2017 tarihli tutanaklarda müvekkili şirketin, davalı tarafın hafriyat ve palplanş çalışmalarının 17/08/2017 tarihine kadar uzaması sebebiyle, kendi çalışmalarının gecikmeye uğradığını beyan ettiğini, bu gecikme sebebiyle müvekkili şirketin fazladan işçilik yevmiyesi ve SGK prim ödediğini, tadilat ruhsatı ve temelüstü vizesinin geç alınması sebebiyle çalışma yapamadıklarını, saha içerisindeki davalı yanca temin elektriğin yeterli amperaja sahip olmaması sebebiyle mevcut el aletleri yandığını, aynı sebeple sahada kule ve vinç çalışması yapamadığını, yatay ve düşey taşımalar için mobil vinç ve hiyap çağrılma gereği duyulduğunu ve davalı sorumluluğunda olan beton santralinin verimsiz çalışması sebebiyle iş programlarının aksadığını tutanak ile ifade ettiğini, her ne kadar gerekçeli kararda tutanağın sadece davacı tarafından imzalanmasından dolayı çözüm niteliğinde olmadığı savunulmuşsa da tutanakların bir nüshası mail yolu, bir nüshası ise davalı tarafa elden ibraz edildiğini, bu sebeple tacir sıfatında olan davalı tarafın bu tutanakları bildiği ve bilebileceğinin kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca yine dosyada ek olarak sunulan 20.11.2017 tarihli Karşıyaka 2. Noterliği - 29568 yevmiye nolu ihtar davacı tarafından davalı şirkete gönderildiğini, davalı taraf sebebiyle doğan zararlar ve yaşanan mağduriyetin bildirildiğini, müvekkilinin uğradığı zarar ve yaşanılan mağduriyet defalarca davalı tarafa iletilmeye çalışılmışsa da başarısız olunduğunu, gerekçeli kararda  ''...Noter kanalı ile davalıya tebliğ edilmiş ya da şantiyede düzenlenmesine rağmen davalı işverene de imzalatılmış bir tutanak, resmi kurumlarca düzenlenmiş bir tespit bulunmamaktadır...'' şeklinde düzenlenen cümle tamamen haksız olup dosyadaki tüm delillerin değerlendirilmeden eksik inceleme sonucu  karar verildiğinin bir kanıtı olduğunu, aynı hatanın 28.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda da yapıldığını, rapor incelendiğinde görüleceği üzere birebir aynı cümlenin raporda da kullanıldığını ve dosyaya sundukları deliller göz ardı edilerek objektif olmayan bir rapor hazırlandığını, <br>-Süresi içerisinde tanık listesi sunulmuşsa da tanıkların mahkeme huzurunda dinlenmediğini, <br>-Davacı ve davalı arasında imzalanan sözleşme ile inşaat alanında yapılacak faaliyetlerin davalı tarafın sorumluluğunda bırakıldığını, davacı tarafın inşaat alanında oluşan zararlara ilişkin tutanaklar tuttuğunu, davalı tarafa ihtarname gönderdiğini ve çekilen fotoğraflar ile bunu görsel bir şekilde ispatladığını, fakat davacı ve davalı arasında yapılan sözleşme gereği şantiyede bulundurulması gereken inşaat mühendisi ve ataşman - röleve defteri gibi tutulması zorunlu olan defterlerin sorumluluğun davalı tarafta olduğunu, her ne kadar davacı taraf oluşan toprak kaymasını belirtilen defterlere geçirmek istese de sorumluluğun davalı tarafa ait olmasından dolayı müvekkil şirket tutanak tutmak ve fotoğraf çekmek dışında başka bir yola başvuramadığını, uğranılan zararların ve bu zarara istinaden mevcut alacak kalemlerinin  başlıcası olan toprak kayması sonucu gro-beton döküm tarihinin ertelenmesi hususu olduğunu, her ne kadar sözleşme tarihi ile grobeton döküm tarihinin aynı olamayacağı savunulsa da bu görüşe katılmanın mümkün olmadığını, Grobetonun inşaatın ilk aşaması olup yapının temel ile alakasını kesmek için temel zemininin üzerine yani temelin altına ve taşıyıcılık aranmayan kısımlara döküleceğini, zeminden gelecek su ve zararlı sıvılara vs. karşı grobeton dökülerek temelin zeminle direkt ilişkisinin kesileceğini ve temelin grobetonun üzerine oturduğunu, açıklanan sebep doğrultusunda inşaatın devamı için gerekli olan ilk aşamanın yer teslimi ile aynı gün olmasının olağan olduğunu, aynı tarihte grobeton dökümü olmasa bile müvekkili şirketin sözleşmeyi imzaladığı tarihte yapılan kazının bitmek üzere olduğunun görüldüğünü ve 2 gün içinde de şantiyenin kurulup ekipman ve bütün işçilerin hazır edileceğini planlandığını, nitekim 2 gün içinde şantiyeyi kurup ekipman ve bütün işçileri hazır ettiğini, fakat davalı şirketin ihmal ve davranışları yüzünden bir toprak kayması yaşandığını, bundan dolayı işe başlamanın geciktiğini ve 08.08.2017 tarihine kadar olan süreçte müvekkilinin ekstra masraflar yaptığını, yaşanan bu olay neticesinde Ataşman ve Röleve defterlerine herhangi bir kayıt geçirilmediği ve bu kayıtların taşeron firma tarafından da tutulabileceği belirtilmişse de somut olayda söz konusu defterler asıl yüklenici tarafından tutulduğunu, her ne kadar müvekkili firmanın bulundurduğu zorunlu mühendis tarafından söz konusu durum tespit edilse de defterlerin davacı firma tarafından tutulduğu için yaşanan aksaklıkların ve mağduriyetin bu deftere yazılmasına müsaade edilmediğini, yukarıda anlatılanlardan anlaşılacağı üzere dosyada hazırlanan bilirkişi raporlarının somut olaya uyarlanarak incelenmediğini, bu sebeple verilen gerekçeli kararın da eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu, dosyada taraflarınca sunulan belgelerin göz ardı edildiğini, müvekkilinin 2019 ve 2020 yılı defterlerinin ibraz edilmemesi üzerinde durulduğunu, halbuki müvekkili şirketin davalıya yolladığı ve dava dilekçesinde de yer aldığı üzere uğranılan zararları tarihleri ile kalem kalem yazıya döktüğünü,<br>Belirterek açıklanan ve re’sen göz önüne alınacak sebepler ile istinaf kanun yoluna başvurularının kabulüne ve yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın bozularak dosyanın yeniden incelenmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği  görülmüştür.<br>Taraflar arasında ... ilçesi, ... caddesinde kain, ... ada, ... parselde bulunan yaklaşık 22.000 metrekare işin yapımına ilişkin 09/06/2017 tarihli taşeron sözleşmesi imzalandığı; davacının alt taşeron, davalının ise yüklenici olduğu, davacı alt taşeronun kaba inşaat ile ilgili kalıp, demir, beton işlerini yüklendiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.<br>Davacı alt taşeron, davalı yüklenicinin hatası sebebiyle işlerin uzadığını, fazladan iş ve zaman harcadığından ilave iş ve masraflar (pano kirası, tel direk kirası, iskele kirası, kule vinç kirası, viyop kirası, SGK giderleri, şantiye yevmiyeleri, konteyner kirası, 576 metrekare temelin sökülmesi ve yeniden yapılması) yaptığını belirterek bunların tahsili istemiyle eldeki davayı açtığı; davalı yüklenici ise sözleşmede tarafların yükümülüklerinin belirlendiğini, davalının tüm edimlerini yerine getirdiğini ve taraflar arasında ibraname düzenlediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.<br>İlk derece mahkemesi tarafından yargılama aşamasında alınan kök ve ek raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı vekilinin istinaf sebebi yapılan bilirkişi raporuna itiraz sebeplerinin ek raporda gerekçeleriyle birlikte açıklandığı; davacı tarafça dosyaya sunulan 28.07.2017- 03.08.2017 - 05.08.2017 - 19.10.2017 - 16.11.2017 tarihli  tutanakların tek taraflı olarak davacı tarafça düzenlendiği ve davalı tarafça imzalanmadığı, sözkonusu tutanakların taraflar  arasındaki sözleşmenin 5.maddesi gereğince şantiyede bulundurması gereken bir inşaat mühendisi tarafından yapılmış teknik ölçüm ve tarifler ile desteklenmediği gibi resmi kurumlarca düzenlenmiş bir tespit içermediğinden davalı tarafa 20.11.2017 tarihli 29568 yevmiye nolu noter ihtarnamesiyle/ e-mail ile gönderilmesinin veya davalıya elden teslim edilmesinin ayrıca dosyaya sunulan uzaktan çekilmiş iki adet fotoğrafın sunulmasının tek başına davacı iddiasının ispatına yeterli olmayacağına; davacının dava konusu talebinin mahallinde yapılan teknik inceleme, yer teslim tutanağı, eser  sözleşmesindeki hükümler ve ticari  defter kayıtlarıyla ispatlanabileceğinden davacı tanıklarının dinlenmemesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığına, davacının da kabulünde olan  08/06/2018 tarihli \"ibranamedir\" başlıklı belge ile davacı şirket \"..arasında olan 09/06/2017 tarihindeki taşeronluk sözleşmesine dayalı olarak ortaya çıkan borç ilişkisi kapsamında; yukarıda yapıldığı belirtilen ödemeler sonucunda ... Şti'nin herhangi bir borcu kalmamış olup, ... Şti'ne ibra edilmiştir\" sözleri ile davalıdan hiçbir alacağının kalmadığını kabul etmesine, Yargıtay 11.HD'nin 2021/2653 Esas ve 2022/6271 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, HMK'nın 355/1 maddesine göre istinaf incelemesinin istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılabileceği, davacı tarafın istinaf sebebi olarak yemin hakkının hatırlatılmamasına dayanmadığı, mahkemece yemin deliline dayanan davacıya yemin delilinin hatırlatılmamış olmasının kamu düzenine aykırılık da teşkil etmemesine göre Mahkemece haklı görülmeyen  davanın  reddine karar verilmesinde  usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde  görülmemiştir.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususa da rastlanmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince  esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.06.2021 tarih ve 2020/201 Esas, 2021/365 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 86,00 TL harcın mahsubu ile kalan 341,60 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davacı vekili tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"452e759307ede233","SID":"7b0804630f61a2d7"}}