{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2038 <br>KARAR NO: 2024/114<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/02/2020<br>NUMARASI: 2017/293 Esas -  2020/152 Karar<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ... numaralı Nakliyat Abonman Sözleşmesine istinaden düzenlenen ... numaralı Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... San, A.Ş,' ye ait emtianın nakliyeci ... A.Ş. sorumluluğunda bulunduğu sırada 20.04.2016 tarihinde Bulgaristan'ın Montana bölgesinde seyir halinde iken araçta çıkan yangın nedeniyle maddi hasara uğradığını, taşıma işinin davalı şirket tarafından üstlenilmiş olduğunu, düzenlenmiş taşıma senedinin de taşıma işini üstlendiğini gösterdiğini, davalı firma tarafından taşınan emtiaların teslim alındığında emtialarda hasar olduğu hususunun CMR senedi üzerinde de derç edildiğini, davalının oluşan hasardan TTK. madde 875 “Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın ziyanından hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.” hükmü gereğince sorumlu bulunduğunu, yapılan hasar ihbarı sonrasında ekspertiz raporuna göre sigortalının zararının karşılandığını, sigortalısına 29.171,40-Euro ödeyen müvekkili şirketin TTK 1472. madde hükmü gereğince sigortalısının haklarına halef olduğunu, hukuki halefiyetine binaen davalı şirkete gönderilen rücu yazısı ile meydana gelen hasarın karşılanmasının talep edildiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 29-171,40 Euro’nun Türk Lirası karşılığı olan 102.633,73 TL’nin rücuan tazminat alacaklarının ödeme tarihinden (08.11.2016) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, davacı tarafın ve sigortalısının ölçülebilir bir menfaatinin olmadığını, davacının sigortalısına yapmış olduğu ödemenin lütuf ödemesi olduğunu, Incoterms kurallarının amacının milletlerarası ticarette kullanılan terimlerin bir standartlarda kavuşturulması suretiyle yorum farklılıklarının önüne geçmek ve hukuki karışıklık riskini azaltmak olduğunu, CIP'ın de dahil olduğu (C) grubundaki tüm terimlerde taşımanın satıcı tarafından organize edildiğini ve bu gruplarda satıcının teslim borcunu yükleme yerinde ifa ettiğini, CIP satışta satıcının teslim yükümlülüğünü mallar varma yerine ulaştığında değil malları kararlaştırılan tarihte veya kararlaştırılan süre içerisinde taşıma sözleşmesi yaptığı taşıyıcıya teslim ettiğinde yerine getirmiş sayıldığını, buna karşılık satıcının malların sadece teslim edildiği ana kadar ki masraflarını değil kararlaştırılan varma yerine taşınması için gerekli navlun ve diğer tüm masrafları karşılamakla yükümlü olduğunu, başka bir deyişle hasar taşıyıcıya teslimle birlikte alıcıya intikal etmekte ancak masrafların devrinin varma yerinde gerçekleştiğini, hasarın ve malların mülkiyetinin malların taşıyıcıya teslimi ile alıcıya geçmiş olduğunun gayet açık olduğunu, davacı tarafın da kabul ettiği üzere geçerli bir sözleşme için para ile ölçülebilir bir menfaat olması gerektiğini, davacı tarafın herhangi bir menfaatinin olduğunu ve sigortalısına teminat dışı yapmış olduğu ödemeyi ispatlayamadığını, sigorta yaptıran tarafın ... olmasına değil lehtara itiraz edildiğini, sigorta ettiren ve lehtar kavramları arasında fark olduğunu, dava dışı ... firmasının sigortayı yaptırması gerekse de sigortadan faydalanacak kişinin ... firması olduğunu, yani taşıma sözleşmesi uyarınca sigortayı satıcı yaptırmasına rağmen sigorta sözleşmesinin lehtar mm alıcı olması zorunda olduğunu, ancak işbu olayda satıcının kendini Lehtar olarak göstererek sözleşmenin geçersiz olmasına sebep olduğunu, başkası lehine yapılan sigorta sözleşmelerinde sözleşmeden doğan hakların sigortalıya ait olduğunu, sigorta ettirene ait olmadığını, somut olayda sigorta sözleşmesinin alıcı lehine yapılmış olması gerektiğini, işbu sözleşmeden doğan hakları ancak sigortalının kullanabileceğini, davacının sigortalısının üzerinde olmayan bir risk için ödeme yapmış olduğunu, halefiyete hak kazanamadığını, usulüne uygun yapılmayan abonman sigorta poliçesinin taşıma ve satış sözleşmesine uygun yapılmamış bir sigorta sözleşmesinin geçerli olmadığını, davacı tarafın detaylı bir şekilde açıklamış oldukları iddiaların kabul edilemez olduğunu belirttiğini ancak bu hususa ilişkin bir açıklama ve kanıt sunmadığını, davacının ne uğranılan zararı ne de müvekkilinin kusurunu ispatlayamadığını, davanın fiili taşıyan ... şirketine ihbarını, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Taraf beyanları, dosyada mevcut bilgi belgeler, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf, sigortalısının kumaşlarının teslimi için davalı ile anlaştığı CMR taşıma senedinin düzenlendiği, davacının sigortalısına ödemek zorunda olduğu bedelin davalıdan tahsilini talep etmiş olup, tespiti gereken husus  davacı sigortalısına ait ürünlerin davalı tarafından taşıma sırasında araçta çıkan yangın nedeni ile kasten veya pervasızca bir davranışın bulunup bulunmadığı, sınırlı sorumluluğun söz konusu olup olmadığı, tazminat miktarının belirlenmesidir. TTK'nın 886.maddesi açık hükmü gereğince zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla veya böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı sınırlı sorumluluktan yararlanamayacaktır. Bu kapsamdan davacı sigortalısının ürünlerinin davalı tarafından taşınırken Bulgaristan'ın Montana bölgesinde seyir halinde bulunan araçta yangın nedeni ile ürünlerin zarar gördüğü sabittir. Dosyada mevcut 14/03/2018 tarihli bilirkişi raporu ile 28.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi   taşıyıcının CMR md 9/2 hükmüne göre eşyayı yükleme yerinde hiçbir çekince ileri sürmeden taşımak üzere teslim almasının eşyayı tam ve sağlam durumda teslim aldığı yönünde taşıyan aleyhine karine oluşturduğu, -kaideten- araçtaki yangın olayında taşıyıcının sorumluluğunun olduğu, sorumluluğun miktarını tespit ederken yükleme yerindeki borsa veya o yoksa piyasa değerinin esas alınması, piyasa değerinin de satış faturasında değer olarak esas alınmasının makul olduğu, buna göre bu bedelin 29.171,40 EURO olması gerektiği,araçta meydana gelen yangın nedeniyle davalı taşıyıcı ... A.Ş'ne CMR m.29/ 1,2 hükmü uyarınca kasta değer bilerek veya kötü hareketle herhangi bir eyleminden ötürü kusur atfedilemeyeceği, ancak, dava dışı sigortalı ... San. A.Ş'nin emtia-eşyasının, meydana gelen hasar nedeniyle davalı taşıyıcı tarafından zarara uğratıldığının kabulünün gerekeceği, bu kapsamda CMR 17/1 bağlamında CMR m. 25 atfı ile CMR.m.23/3 hükümleri birlikte değerlendirildiğinde hasar miktarının 37,545,81 SDR (28.05.19 tarihi itibariyle TCMB kuruna göre 313.222.17 TL.) hesaplandığı, buna göre, davacı ... şirketinin talep ettiği 102.663,73 TL.nin (29.171,40 Euro karşılığı) sınırlı sorumluk limiti içinde olduğundan davanın kabulüne, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davaya cmr konvansiyonu hükümleri uygulanmalıyken, bu durumun göz ardı edildiğini, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı 12.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda açıkça tespit edilmiş olmasına rağmen yerel mahkemenın hatalı bir karar oluşturduğunu, işbu davada sigortalı sıfatını haiz satıcı kasar ve ... San. A.Ş.’nin mal bedelini tahsil edip etmediği dahi tam olarak aydınlanmamışken davacı ... şirketinin aktif husumet ehliyetini haiz olduğu konusuna karar verilemeyeceğini, dava konusu taşımanın çekya’da mukim ... Firması tarafından gerçekleştirilmiş olması hususu yerel mahkeme tarafından hiç değerlendirme konusu yapılmamış olup  mahkemece tam ziya üzerinden değerlendirme yapılmışsa da işbu taşıma nezdinde yalnızca kısmi ziya bulunmadığını, hasara uğradığı iddia olunan kumaş emtiasında is kokusuna rastlanmış olması açıkça göndericinin ambalajlama hatası olduğunu ortaya koymakta iken göndericinin müterafık kusuru yine dosya nezdinde hiç incelenmediğini, hasarın taşıyıcının kaçınmasına ve sonuçlarını önlemesine olanak bulunmayan bir yangın sonucunda oluştuğunu, cmr konvansiyonu gereğince taşıyana usulüne uygun bir hasar bildirimi yapılmadığını, faizin cmr konvansiyonuna uygun olarak talep edilebileceğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, uluslararası karayolu taşımasına konu yükün alıcısına hasarlı teslim edilmesi nedeniyle sigortalısının uğradığı zararı tazmin eden sigorta şirketinin, ödediği zarar tutarını taşıyıcıdan rücuen tahsili istemiyle açtığı alacak davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, hasar ihbarının yapılıp yapılmadığı, davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığı, hasarın ambalaj hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalının sorumluluğu için kusurunun gerekip gerekmediği, zararın göndericinin sorumluluğunda olup olmadığı noktasındadır. Dosyada sunulu 16/04/2016 tarihli taşıma senedi, gönderici ... A.Ş. Tarafından ... Firmasına gönderilen 258 kap kumaşın İstanbul'dan Romanya'ya karayoluyla taşınmasına ilişkin olarak düzenlenmiştir. Davalı tarafından, dava dışı ... A.Ş.'ye  18/04/2016 tarih, ... nolu ve 4.027,38 TL bedelli fatura taşıma senedine atıf yapılarak düzenlenmiştir. Taşımaya konu ihracata ilişkin satıcı tarafından, alıcıya düzenlenen faturalarda teslim şekli CIP-Macaristan olarak belirtilmiştir. Dava konusu taşımaya ilişkin 16/04/2016 tarihli gümrük beyannamesine göre teslim şekli CIP-Macaristan, ödeme şekli ise mal mukabili olarak gösterilmiştir. Davacı ... şirketi tarafından, dava dışı ... A.Ş. lehine ... nolu nakliyat abonman blok poliçesi düzenlenmiş olup, hasar ihbarında bulunulması üzerine, ekspertiz raporu alınmış ve tespit edilen hasar bedeli 29.171,40 Euro karşılığı olarak 08/11/2016 tarihinde sigortalısına ödenmiştir. Davacı taraf, hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinden bahisle sigortalısına ödediği hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı diğer savunmalarının yanı sıra davacının aktif husumetinin bulunmadığı ve hasar ihbarında bulunulmadığı itirazında bulunmuştur.CMR belgesinin üzerine emtianın hasarlı teslim alındığına ilişkin not düşülmüş olup, bu not ihbar yerine geçtiğinden ayrıca hasarın ihbarına gerek bulunmamaktadır. Davacı tarafça  dava dışı ... A.Ş.'nin Türkiyeden tüm dünya ülkelerine yapacağı taşımalar, 09/01/2016-2017 tarihleri arasında ... nolu nakliyat abonman blok poliçesi ile sigortalanmış olup, blok abonman poliçenin söz konusu olması halinde spesifik poliçeye gerek bulunmamaktadır. Taşımaya konu malların teslim şekli satış faturasında ve gümrük beyannamesinde CIP satış olarak belirtilmiştir. Bu satış türü, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve teslim şeklini ifade etmektedir. Buna göre, taşıma sözleşmesi satıcı-gönderici tarafından yapılıp, alıcının taşıma sırasındaki hasar riskini karşılayacak sigorta poliçesinin de alıcı nam ve hesabına satıcı tarafından yaptırılması gerekmektedir. CIP satışta hasarın alıcıya geçmesi nedeniyle rizikodan sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında sigortacının halefiyet hakkı doğacaktır. Somut olayda, davaya dayanak poliçede sigortalı, satıcı-gönderici olup böyle bir durumda satış yapan sigortalıya sigorta bedelinin ödenmesi, sigortalının mal bedelini tahsil edememiş olmasına bağlıdır. Davaya konu emtialar alıcısı tarafından satıcısına geri gönderilmiş ise de dosya kapsamında ödemelere ilişkin bir belgeye rastlanılmamıştır. Mahkemece de, davacının sigortalısının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak taşımaya konu mal bedelinin tahsil edilip edilmediğinin tespit edilmesi yönünde ara karar oluşturulmuş ancak dava dışı sigortalının ticari defterleri bu yönden incelenmemiştir. Son bilirkişi raporunda da mal bedelinin transfer edilip edilmediği hususunda GÇB üzerinde aracı bankaya müzekkere yazılarak bilgi alınabileceği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece ihracat belgeleri ile banka kayıtlarının getirtilip incelenmesi, gerekirse dava dışı sigortalının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle taşımaya konu mal bedellerinin ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 01/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d2206a76a914302b","SID":"1a0cfc2a0e3b0ff5"}}