{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/362 - 2024/256<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/362 <br>KARAR NO\t: 2024/256<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/258 Esas 2021/1005 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 23/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 28/02/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>Davacı vekili, 11.10.2008 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücünün neden olduğu tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının desteği ...’ın vefat ettiğini, davacının desteğin annesi olduğunu, davacının oğlu ...’ın vefat ettiğinde 22 yaşında olup, Harp Okulundan teğmen rütbesi ile mezun olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesi için davalı sigortaya başvurduklarını, davalı şirketin 20.12.2019 tarihinde gönderdiği mailde davacıya 28.11.2008 tarihinde 21.341,00 TL ödeme yapıldığının iddia edildiğini, ancak buna ilişkin dekont sunulmadığını, ödemeye ilişkin iddia kabul edilmemek kaydı ile söz konusu meblağda ödeme yapılmış olsa dahi bu ödeme davacının destekten yoksun kalma tazminatını karşılamaya yeterli bir meblağ olmadığını ileri sürerek, HMK’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre, destekten yoksun kalma tazminat tutarları belirlenerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 20.000,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 26.11.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile talebini 109.463,65 TL olarak artırmıştır.<br>Davalı vekili, ... Plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yaralanma ve ölümlerde poliçe kişi başına azami teminatın 125.000,00.TL olup, dava konusu kazanın meydana gelmesinin ardından davacıların destek zararının tazmini için davalı şirkete başvurusu üzerine davacıların toplam destek zararı babası ... için 31.108,03.TL annesi ... için 28.455,66.TL olarak tespit edildiğini, %25 hatır taşıması indirimi yapılarak ... için 21.341,00 TL, ... için 23.331,00 TL olmak üzere toplam 44.672,00 TL olarak belirlenen zarar miktarında mutabık kalınarak 28.11.2008 tarihinde ödendiğini ve davalı şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacının dilekçesinde yer alan taraflarınca dekont sunulamadığı iddiasını kabul etmediklerini, belgelerin bankalarca on yıl süreyle saklanması zorunluluğu olduğundan, 28.11.2008 tarihinde yapılan ödeme dekontuna 10 yıl geçmesi nedeniyle davalı şirket tarafından ulaşılamadığını, kusurun belirlenmesi gerektiğini, davacıların karşılanmamış zararının kalıp kalmadığı hususunun, yaptıkları ödeme de dikkate alınmak ve güncellenmek suretiyle aktüer sıfatını haiz ve aktüerler siciline kayıtlı bilirkişi marifetiyle saptanmasını, hatır indirimi uygulanmasını, kazaya karışan araç hususi araç olup, bu bakımdan uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>Mahkemece toplanan delillere göre, 11.10.2008 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ve dava dışı ...’nın idaresindeki ... plakalı hususi otomobilin neden olduğu tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan ...’ın vefat ettiği, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna göre, davacı annenin hatır taşıması indirimi uygulanması halinde talep edebileceği destek tazminatının 109.463,65 TL olarak hesaplandığı, davacı desteğinin araç içerisinde yolcu olarak bulunup, kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusurunun da bulunmadığı davalı sigorta şirketinin davacının belirlenen zararını karşılamakla sorumlu olduğu, davalı tarafça, davacıya dava tarihinden ödeme yapıldığı ve zararın giderildiği ileri sürülmüş ise de, buna ilişkin belge örneklerinin dosya içerisine sunulamadığı, davacı asilin mahkemece isticvap edilerek alınan beyanında kendisine ödeme yapılmadığını belirtmiş olduğu, buna göre ödeme savunmasının ispat edilemediği, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketinin temerrüde düşürülmediği, dava tarihinin temerrüt tarihi olduğu, aracın niteliği dikkate alınarak yasal faiz işletilmesi gerektiği belirtilerek davanın kabulüne 109.463,65 TL'nin 25.06.2020 dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen trafik sigorta poliçesinde teminat limitinin kişi başı bedeni zararlarda 125.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde davalı şirket tarafından 11.10.2008 tarihinde gerçekleşen kazada ...'ın vefat etmesinden dolayı 28.11.2008 tarihinde ...'a 21.341,00 TL, ...'a ise 23.331,00 TL olmak üzere toplam 44.672,00 TL ödeme yapıldığını, mahkemede davanın 2020 yılında açıldığını, davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin 2008 yılına ait olmasından dolayı Bankacılık Kanununun 42.maddesi uyarınca bankaların evrak saklama yükümlüğünün 10 yıl olması sebebiyle ödeme dekontlarının bankadan temin edilmediğini, kaza tarihi dikkate alındığında poliçe teminat limiti 125.000,00 TL olup, kalan bakiye teminat limitinin 80.328,00 TL olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı şirket tarafından hasar başvurusunda yapılan ödeme dekontları temin edilemediğinden hesaplanan tazminat miktarından mahsup edilmediğini, mahkemeye bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları gerekçeli itirazları çerçevesinde ödeme yapılan ... Şubesine müzekkere yazılarak ödemelerin teyit edilmesi taleplerinin dikkate alınmadan teminat limitinin üstünde hüküm kurulduğunu, mahkeme tarafından eksik incelemeye dayalı kararının kaldırılarak, davalı şirket tarafından 2008 yılında yapılan ödemelerin ... Şubesine müzekkere yazılarak ödemelerin teyit edilmesi ve hesap raporunda yapılan ödemelerin güncellenerek hesaplanan tazminat miktarından düşülmesi gerekirken eksik ve hatalı mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasını ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>Davalı vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücünün neden olduğu tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının desteği ...’ın vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Davalı sigorta şirketi, davacının  destek zararının tazmini için davalı şirkete başvurusu üzerine baba ... için 31.108,03.TL anne ... için 28.455,66.TL olarak tespit edildiğini, %25 hatır taşıması indirimi yapılarak ... için 21.341,00 TL, ... için 23.331,00 TL olmak üzere toplam 44.672,00 TL olarak belirlenen zarar miktarında mutabık kalınarak 28.11.2008 tarihinde ödendiğini savunmuştur.<br> 2918 sayılı KTK’nın 111. maddesinde, “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” düzenlemesi yapılmıştır. Bu maddede düzenlenen sürenin hukuki niteliği zamanaşımı süresi olmayıp, “hak düşürücü süre” olduğundan, kısmi ödemeyi kabul etmiş olan kişi, artık KTK’nin 109.maddesindeki zamanaşımı sürelerinden yararlanamayacak, iki yıllık hak düşürücü süreyi geçirmişse zararının kalan bölümünü dava edemeyecektir. <br>Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre de; davadan önce yapılmış ödeme bulunması halinde ödeme tarihi itibariyle davalı tarafça gerçekleştirilen ödemelerin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmeli, şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa, bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ile yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davalı tarafından yapılan ödemeye, hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak (güncelleme), hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir. <br>Somut olayda, davalı sigorta şirketi vekili tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan belgelere göre, dava açılmadan önce destek ...'ın vefaı nedeniyle anne ... ve baba ... tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından  aktüer raporunun alındığı, anne için 28.455,66 TL baba için 31.108,03 TL tazminat hesaplandığı, davacı anne için 21.341,00 TL tazminat için vekaleten ... tarafından tarihsiz ibraname imzalandığı görülmekle; öncelikle davacıya davalı sigorta şirketi tarafından  ödeme yapılıp yapılmadığı belirlenerek 2918 sayılı KTK’nın 111. Maddesi ve yukarıda açıklanan ilkelere  göre değerlendirme yapılması ve  sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda inceleme yapılarak ve sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK’nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının KALDIRILMASINA,<br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf yoluna başvuran tarafça yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine,<br>3-İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>5-Çerkeş İcra Müdürlüğünün 2021/161 esasına yatırılan 170.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23.02.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e1a1bee884e2a96a","SID":"312a9413bfc1d668"}}