{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/2493 <br>KARAR NO\t: 2024/255<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/131 Esas 2021/424 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 23/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 18/03/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>Davacı vekili, 07.07.2017 tarihinde davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın davacı idaresindeki bisiklete çarptığını, davacının yaralandığını, davalıya yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığın belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili, başvuru şartının usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, maluliyetin, kusurun ve davacının gerçek gelir durumunun usulüne uygun delillerle ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br><br>İLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>Mahkemece toplanan delillere göre, davanın trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle kusurlu yanın sigortacısından poliçe kapsamında zararın tazmini talebine ilişkin olduğu, Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/796 esas sayılı dosyasında davalı sigortalısının kusuru bulunmadığından beraatine karar verildiği, dosyanın istinaf incelemesinde olduğu, Ankara Adli Tıp Kurumunun 27.12.2018 tarihli raporunda, davacının tam kusurlu olduğuna ilişkin kanaat bildirildiği, davacının itirazı üzerine Karayolları Trafik Heyetinden seçilen üç kişilik bilirkişi tarafından düzenlenen 26.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda, davacının %70 oranında, davalı sigortalısının %30 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için İTÜ Trafik Kürsüsünden seçilen üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 01.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda, davacının %70 oranında, davalı sigortalısının %30 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, dosyadaki ceza dosyası dahil dört adet raporun birbiri ile çelişmesi nedeni ile İstanbul ATK Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonundan 26.03.2021 tarihli rapor alındığı, ceza dosyası arasında bulunan kaza yerinin ve anını gösteren CD kayıtları da incelenerek düzenlenen raporda, davacının tam kusurlu, davalı sigortalısının kusursuz olduğu bildirildiği, raporun uzmanlar kurulu tarafından ve kaza anını gösterir CD de incelenmek sureti ile düzenlenmesi nedeni ile bu rapora itibar edildiği, davalının sigortalısı aracın da karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığı ve maluliyet zararının oluştuğu, davalının sigortalısının kusuru oranında bu zarardan sorumlu olacağı, mahkemece itibar edilen rapora göre davalı sigortalısının kusuru bulunmadığından zarardan sorumluluğunun bulunduğundan da söz edilemeyeceği, davalı aleyhine açılan davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme dayanak yapılan 26.03.2021 tarihli bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, raporda davacının idaresindeki bisikletle kurallara aykırı biçimde bölünmüş yola ters yönden girdiği gerekçesiyle kaza nedeniyle kusurun tamamının davacıya yükletildiğini, davalı sürücünün olayın yaşandığı gün alkollü olarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, aynı zamanda kavşakta sarı ışık bulunması ve kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle kusurlu olduğunu, KTK'nın 52/1-b ve 52/1-a maddelerini ihlal eden sürücü ...'nın trafik güvenliğini tehlikeye atması nedeniyle asli ve tamamen kusurlu olduğunu, hiçbir tedbir ve güvenlik önlemi almadan trafikteki kavşağa yaklaşırken aynı zamanda kavşakta fasılalı yanıp sönen sarı ikaz ışığı bulunmasına rağmen davalı sürücü ...'nın bunu dikkate almayarak normal seyrine devam etmesi neticesinde bu kazanın meydana geldiğini, 26.02.2019 tarihli eski trafik fen heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda dava dışı sürücü ... %30 oranında kusurlu davacı ...’ın ise %70 oranında kusurlu bulunduğunu, bu rapor ve 26.03.2021 tarihli trafik ihtisas dairesinden alınan  rapor arasında  çelişki bulunduğunu, yine İTÜ Trafik Kürsüsü tarafından hazırlanan 01.07.2019 tarihli raporda da dava dışı sürücü ...’nın %30 oranında kusurlu davacı ...’ın ise %70 oranında kusurlu bulunduğunu, bu rapor ve 26.03.2021 tarihli rapor arasında çelişki olduğunu, 01.07.2019 tarihli rapor ile 26.02.2019 tarihli rapor ile davalının kusur oranı sabit olmasına rağmen yeniden kusur raporu alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca davalı tarafından bu raporlara itiraz edilmemesi nedeniyle lehlerine usuli müktesep hak oluştuğunu, bu durumun gözetilmeksizin karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>Davacı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın davacı idaresindeki bisiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek maddi tazminat talep etmiş, mahkemece davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Kazadan sonra düzenlenen17.07.2017 tarihli Olay Görgü Tespit Tutanağında, orta refüjün otomatik sulama sistemiyle sulandığından asfaltın ıslak olduğu, bu sebeple fren izinin görülmediği, trafik ışığının sarı fasılalı yandığının taraflarından görüldüğü, ... Petrole ait kameralardan 11 nolu kamera görüntüsünden saat 03.05 sıralarında bisikletli şahsın Numune Hastanesi bisiklet yolu istikametinden tersten ... Petrolü istikametine geldiği, petrol önünden orta refüje geçtiği ve ters istikametten orta refüj kenarından sola doğru giderken itfaiye istikametinden gelen beyaz renkli aracın çarpması sonucu kazanın meydana geldiği belirtilmiştir. <br>Mahkemece Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 27.12.2018 tarihli raporda, dava dışı sürücü ...’nın kusursuz, davacı sürücü ...’ın %100 oranında kusurlu olduğu, Karayolları Fen Heyetinden alınan 26.02.2019 tarihli raporda, davacı sürücünün %70 oranında, dava dışı sürücü ...’nın %30 oranında kusurlu olduğu, İTÜ Heyetinden alınan 01.07.2019 tarihli raporda, davacı sürücünün %70 oranında kusurlu, dava dışı sürücü ...’nın %30 oranında kusurlu olduğu, Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan 26.03.2021 tarihli raporda sürücü ...’nın kusursuz, davacı sürücü ...’ın % 100 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.<br>Mahkemece kaza anını gösterir CD de incelenmek suretiyle düzenlenen Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan 26.03.2021 tarihli rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.<br>6098 sayılı TBK’nın 74.maddesi “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz ” hükmünü içermektedir. Hukuk hakiminin kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı ancak aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti, gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. Hal böyle olunca, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. (HGK, 24.12.2014 gün ve 2014/4-846 Esas, 2014/1091Karar) Hukuk hâkimi ceza mahkemesi kararındaki fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını belirleyen maddi olgularla ve ceza mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı ile bağlıdır.<br>Somut olayda, Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/796 esas 2018/987 karar sayılı dosyasında ATK’dan alınan 16.11.2018 tarihli raporda kazanın meydana  gelmesinde sanık sürücü ...’nın kusursuz, müşteki sürücü ...’ın % 100 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, bu rapor mahkemece hükme esas alınarak 28.12.2018 tarihinde sanık ...’nın taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma ve trafik güvenliğini tehlikeye düşürmek suçlarından ayrı ayrı beraatine karar verilmiş, karara karşı müşteki tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Adana BAM 6.Ceza Dairesi tarafından duruşma açarak inceleme yapılmış, yeniden bilirkişi raporu alınmış, İTÜ’den alınan 20.12.2019 tarihli raporda sanık sürücü ...’nın tali kusurlu, müşteki sürücü ...’ın asli kusurlu olduğu belirtilmiş, 26.05.2021 tarihli karar ile atılı suçların basit yargılama usulü kapsamında suçlardan olması ve sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanması koşullarının oluşup oluşmadığının ilk derece mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesi 14.04.2022 tarih, 2022/126 esas 2022/470 karar sayılı ilamı ile sanık ...’nın tali kusurlu olduğunu kabul ederek taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan TCK.m.89/1 gereğince sanığın adli para cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca tehlike suçu olan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, verilen para cezası miktar itibariyle kesin olduğundan karar 14.04.2022 tarihinde, hüküm verilmesine yer olmadığına ilişkin karar ise istinaf edilmeksizin 03.03.2022 tarihinde kesinleşmiştir.<br> Bu hale göre dava konusu kazanın oluş şekline ilişkin maddi vakıanın ceza mahkemesi dosyası ile belirlendiği anlaşıldığından ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıa ve kusuru oranları ile mahkemece hükme esas alınan raporlar arasındaki farklılığın giderilmesi için ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan kusur oranlarının belirlenmesi  konusunda ayrıntılı ve denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, HMK’nın 353/1.a.6.maddesi gereğince  ilk derece mahkemesi kararının  KALDIRILMASINA,<br>Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,\t<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınan istinaf karar ve ilam harcının yatırana iadesine,<br>3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, <br>4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0b91b70910f3ec02","SID":"922f728559d8d956"}}