{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/10/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas   Karar<br><br>DAVACI\t: ... (T.C. Kimlik No: ...)<br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - Av. ... - <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 12/02/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 16/02/2024<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 17/10/2023 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının Akşehir İcra Dairesi  ... Esas dosyasında alacaklı sıfatında olduğunu, davalının yürütmüş olduğu kambiyo takibinde istenen faizin fahiş olduğunu, davalının değişen oranlarda ticari temerrüt faizi istemesi gerekirken çok daha yüksek bir oranla takibe devam ettiğini, bu bağlamda dava tarihi itibarıyla 109.946,54 TL faiz hakkı bulunduğu halde, 228.167,51 TL faiz istediğini, yani dava tarihi itibarıyla 118.220,97 TL fazla faiz istediğini, davalı tarafça istenen faizin miktarının fahiş olduğunu, bonolarda değişen oranlı ticari temerrüt faizi istenebilirken davalının bu denli yüksek miktarda faiz istemesinin hiçbir geçerli sebebi olmadığını, bu sebeple kötüniyet tazminatıyla sorumlu tutulması gerektiğini, bu nedenlerle asıl alacağa ve diğer alacak kalemlerine yönelik bilahare menfi tespit davası açma hakları saklı kalmak kaydıyla davacının Akşehir İcra Dairesi  ....  Esas dosyasında davalı tarafından fazla istenen  118.220,97TL faiz  tutarında borçlu olmadığının tespitini, takipte istenen faizin değişen oranlı ticari temerrüt faizi olarak düzeltilmesine ve değiştirtmesini, davalının %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatıyla sorumlu tutulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın borçlu olduğu Akşehir İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında istenen faiz miktarının fahiş olduğunu, fahiş miktarda istenen faiz yönünden borçlu olmadığına ilişkin iş bu davayı ikame ettiğini, davacının bu talebinin haksız olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, 15.04.2016 tarihinde ...A.Ş tarafından davacı-borçlu aleyhine Akşehir İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile takip çıkışı 112.638,28 -TL olan icra takibi başlatıldığını, icra takip dosyasına itiraz edilmediğinden dosyanın kesinleştiğini, iş bu icra takibinin dosyası .... Yönetim A.Ş şirketi tarafından temlik alındığını, 16.09.2019 tarihinde icra takip dosyasına temlik belgeleri ve vekaletname sunulduğunu, dosyanın yetkili mahkemeye açılmadığını, iş bu davaya konu icra takibinin Akşehir İcra Müdürlüğünde açılmış olduğundan Akşehir Mahkemeleri veya davalının yerleşim yeri olan İstanbul Mahkemeleri yetkili olduğunu, Konya Mahkemelerinin iş bu davaya bakmaya yetkili olmadığını, faiz miktarının sözleşme ile kararlaştırıldığını, temlik eden banka ile davacı-borçlu arasında imzalanan kredi sözleşmesi ile faiz miktarı kararlaştırıldığını, sözleşmeye uygun şekilde icra takibi yapıldığını, faiz oranı konusunda alacaklı ile borçlu arasında yapılmış olan bono dışındaki sözleşmelerde öngörülen ve bono nedeniyle alınacak faizi belirleyen ilgili anlaşmanın tarafları bağladığını, davacı-borçlunun icra takibine ve açık bir şekilde faize itiraz etmediğini, icra takibinin kesinleştiğini, takip tarihinden sonrasına değişen oranlarda faiz uygulanabilmesi için, talep edilen faiz oranının takip tarihi itibariyle ticari veya yasal faiz oranına denk olması gerekeceğini, iş bu davaya konu icra takibinde bu durumun söz konusu olmadığından değişen oranlarda ticari temerrüt faizinin uygulanmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince \"...NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, icra dosyası, genel kredi sözleşmesi, bilirkişi raporu ile Yüksek Mahkeme ilamları nazara alındığında; <br>(a) Davacı ile dava dışı banka arasında 17/06/2014 Tarihli Kredi Sözleşmesi akdedildiği, bu kredi sözleşmesinin incelenmesinde dava ve takip konusu bono yönüyle herhangi bir atıf bulunmadığı, <br>(b) Davacı tarafından davalıya  17/06/2014, vade tarihinin 08/04/2016, tanzim yerinin Akşehir/Konya, bedelinin 400.000,00 TL olan bono verildiği, bu bononun incelenmesinde davacı ile dava dışı banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesine istinaden keşide edildiği ve sözleşmede kararlaştırılan faiz oranları üzerinden takip yapılabileceğinin şerh düşülmediği,<br>(c) Davalı ... yönetimi tarafından bu bono dayanak olmak üzere T.C.  Akşehir İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası ile davacı hakkında  alacak aslı 112.556,68 TL, ihtiyati haciz ve yargılama gideri 381,60 TL olmak üzere toplam 112.638,28 TL üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinde takip öncesi faiz talep edilmediği, ödeme emrinin incelenmesinde alacağa tahsil tarihine kadar %30,24 oranında faiz işletilmesi talep edildiği, dava tarihi olan 25/12/2022 tarihine kadar alacak aslına davalı tarafından bu faiz oranı üzerinden 228.167,51 TL tutarında faiz işletildiği,<br>(ç) Davacı tarafından işletin faiz miktarı ve faiz oranına karşı itiraz edilerek fazla talep edilen 118.220,97 TL'lik faiz alacağı üzerinden eldeki menfi tespit davası açıldığı, <br>(d) Gerek kredi sözleşmesinde gerekse de bono üzerinde davacı ile dava dışı banka arasında akdedilen sözleşme gereğince kararlaştırılan akdi faiz oranının uygulanacağına ilişkin taraflar arasında bir anlaşma olmaması sebebiyle davalının alacağın tahsil tarihine kadar %30,24 oranında akdi faiz talep edemeyeceğinin mahkememizce anlaşılması üzerine yukarıda detayı verilen T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 17/10/2022 Tarih ve 2021/3349 Esas-2022/2947 Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 27/11/2008 Tarih ve 2008/1911 Esas-2008/11583 Karar sayılı ilamı emsal alınarak dava konusu  17/06/2014 Tanzim, 08/04/2016 Vade ve 400.000,00 TL tutarlı bono dayanak olmak üzere ödeme emrindeki alacak aslı 112.556,68 TL, ihtiyati haciz ve yargılama gideri 381,60 TL olmak üzere 112.638,28 TL üzerinden takip tarihi olan 15/04/2016 tarihinden dava tarihi olan 25/12/2022 tarihine kadar alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde öngörülen ticari işlerdeki temerrüt faizi olan avans faizi oranı uygulanmak suretiyle davalının talep edebileceği faiz miktarının tespiti hususunda rapor aldırıldığı, <br>(e) 13/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda 15/04/2016 olan takip tarihinden 25/12/2022 olan dava tarihine kadar alacak aslı 112.638,28 TL üzerinden davacının talep edebileceği temerrüt faiz tutarının 109.423,60 TL olduğunun anlaşıldığı, bu bilirkişi raporuna göre davalı tarafından 118.743,91 TL haksız ve fazla faiz işletildiğinin anlaşıldığı,<br>(f) Her ne kadar davalı tarafından 118.743,91 TL haksız ve fazla faiz işletilmiş ise de davacı tarafından fazla işletilen 118.220,97 TL yönüyle borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği, bakiye kalan miktar yönüyle davanın ıslah da edilmediği anlaşılmakla, davacının dava değerinde talep etmiş olduğu miktar yönüyle davasının kabulüne karar verilerek(davalı tarafından talep edilen faiz miktarı olan 228.167,51 TL'den -davacı tarafından dava edilen 118.220,97 TL'nin mahsubu ile =  109.946,54‬ TL),<br>(g) Davacının, T.C. Akşehir İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında, 17/06/2014 Tanzim, 08/04/2016 Vade ve 400.000,00 TL tutarlı bono dayanak olarak alacak aslı 112.556,68 TL, ihtiyati haciz ve yargılama gideri 381,60 TL olmak üzere toplam 112.638,28 TL üzerinden başlatılan takip açısından takip tarihi olan 15/04/2016 tarihinden dava tarihi olan 25/12/2022 tarihine kadar işlemiş faiz açısından 118.220,97 TL borçlu olmadığının tespitine, 118.220,97 TL işlemiş faiz alacağı yönüyle icra takibinin iptaline, takibin iptal edilmeyen 112.556,68 TL alacak aslı, 381,60 TL ihtiyati haciz ve yargılama gideri ile takip tarihinden dava tarihine kadar işleyen 109.946,54‬ TL üzerinden devamına, asıl alacağa 25/12/2022 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 3095 Sayılı Kanunun 2/2. Maddesinde öngörülen değişen oranlarda yıllık avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir. <br>(6) KÖTÜNİYET TAZMİNATI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Davalının 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunumuzun 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi tacir olduğu, ne davacı ile dava dışı banka arasında akdedilen kredi sözleşmesinde ne de takip konusu bono üzerine akdi faiz olan %30,24 oranında faiz işletileceğinin kararlaştırılmadığı, takip dayanağı belgenin kambiyo senedi olması sebebiyle işletilecek faiz oranının 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde öngörülen ticari işlerdeki temerrüt faizi olan avans faizi oranı olması gerektiğini bilebilecek konumda iken akdi faiz oranı üzerinden takibe geçmesinde haksız ve kötüniyetli olduğuna kanaat edilmekle 2004 Sayılı Kanunun 72/5. Maddesi gereğince; T.C. Akşehir İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında davacının borçlu olmadığına karar verilen borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 23.644,19 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>(7) BİR KISIM DAVALI İDDİALARININ KARŞILANMASI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davalı vekili tarafından 13/09/2023 Tarihli bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de;<br>(a) Dava ve takip konusu bono üzerinde bononun davacı ile dava dışı banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesine istinaden keşide edildiği ve sözleşmede kararlaştırılan faiz oranları üzerinden takip yapılabileceğinin şerh düşülmediği, <br>(b) Davalı vekili tarafından temlik eden dava dışı bankaya yeniden müzekkere yazılması ve kredi sözleşmesinin yeniden istenilmesi talep edilmiş ise de Mahkememizce temlik eden dava dışı bankaya birden fazla kez müzekkere yazılarak kredi sözleşmesi ve eklerinin istenildiği, ilgili banka tarafından 23/02/2023 Tarihli müzekkere cevabı ve yine 09/03/2023 tarihli müzekkere cevabı ve ekinde dava konusu bonoya ilişkin ellerinde bulunan kredi sözleşmesi ve evraklarının gönderildiği, <br>(c) Davalı vekili tarafından müvekkili şirkete yeniden müzekkere yazılması ve kredi sözleşmesinin yeniden istenilmesi talep edilmiş ise 6100 Sayılı Kanunun 139 ve 140/son maddeleri gereğince gerekli ihtarat yapılarak Mahkememizin 28/12/2022 Tarihli Tensip Zaptı ve 10/05/2023 Tarihli Tensip Zaptında delillerini bildirmeleri için süre verildiği ve dahi davalı şirkete kredi sözleşmesini ibraz etmesi için müzekkere yazıldığı,... A.Ş'NİN 25/01/2023 tarihli müzekkere ile cevap verdiği lakin ekinde herhangi bir sözleşme ibraz etmediği,<br>(ç)13/09/2023 Tarihli raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak...\" gerekçesiyle davanın kabulüne davacının, T.C. Akşehir İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında, 17/06/2014 Tanzim, 08/04/2016 Vade ve 400.000,00 TL tutarlı bono dayanak olarak alacak aslı 112.556,68 TL, ihtiyati haciz ve yargılama gideri 381,60 TL olmak üzere toplam 112.638,28 TL üzerinden başlatılan takip açısından takip tarihi olan 15/04/2016 tarihinden dava tarihi olan 25/12/2022 tarihine kadar işlemiş faiz açısından 118.220,97 tl borçlu olmadığının tespitine, Asıl alacağa 25/12/2022 tarihinden değişen oranlarda yıllık avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşme sayfalarının tamamının gönderilmediğinden sözleşme maddelerinin tam olarak incelenemediğini, sözleşmenin bütün sayfalarının eksiksiz bir şekilde gönderilmesine ilişkin taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, faiz miktarının sözleşme ile kararlaştırıldığını, takip tarihinden sonrasına değişen oranlarda faiz uygulanabilmesi için, talep edilen faiz oranının takip tarihi itibariyle ticari veya yasal faiz oranına denk olması gerektiğini, iş bu davaya konu icra takibinde bu durum söz konusu olmadığından, değişen oranlarda ticari temerrüt faizinin uygulanmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin icra takip dosyasını .... Bankasından temlik aldığını, müvekkilinin icra takip dosyasına başlatmamış devir almış olduğundan kötüniyetli olmadığını belirterek istinaf talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :  <br>Dava; Menfi Tespit  istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı tarafça, Akşehir İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı kambiyo takibi dosyasında istenilen faizin fahiş olduğundan bahisle fazla faiz yönünden menfi tespit isteminde bulunduğu, icra takibinin 17.06.2014 tanzim, 08.04.2016 vade tarihli, 400.000,00 TL bedelli bonoya istinaden 112.556,68 TL asıl alacak üzerinden ve toplam alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek %30,24 faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, takibin kesinleştiği, anlaşılmış olup mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir.<br>Davalı vekilince, takip konusu alacağa işletilen faizin kredi sözleşmesi ile belirlendiği, dava dışı temlik eden banka tarafından gönderilen kredi sözleşmelerinin eksik olduğu,  kredi sözleşmelerinin tamamı temin edildiğinde, faiz oranının, takip talebinde talep edilen faiz oranı ile aynı olduğunun anlaşılacağı, aleyhlerine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin de doğru olmadığı sebepleri ile istinaf başvurusunda bulunduğu görülmüştür.<br>Y.12.HD'nin 2018/178 E.-2019/7125 K.sayılı kararında da ifade edildiği üzere; faiz oranı konusunda, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış olan bono dışındaki sözleşmelerde öngörülen ve bono nedeniyle alınacak faizi belirleyen akdi faiz tarafları bağlar. 3095 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre de, sözleşme ile yasal faizin aksinin kararlaştırılabileceği hüküm altına alınmıştır. Sözleşmede öngörülen faiz oranının uygulanabilmesi  için  ise,  sözleşmede  takip  dayanağı  bonoya açık atıf yapılmış olması, bir diğer ifade ile bono bedeli hakkında sözleşmede kararlaştırılan faizin uygulanacağının, bononun vade ve tanzim tarihleri ile miktarı belirtilmek suretiyle açıklanması şarttır.<br>Somut olayda, mahkemece tensip zaptıyla ve sonrasında birden fazla kez  alacağı temlik eden dava dışı bankadan kredi sözleşmeleri istenildiği ancak sözleşmelerin eksik şekilde gönderildiği,  17.10.2023 tarihli celse, ara kararında da bu hususun ifade edildiği, dava dışı bankaca gönderilen sözleşme örneklerinin incelenmesinde, her ne kadar sözleşmelerin eksik olarak gönderildikleri anlaşılmakta ise de; bonoya dayalı takipte, takip tarihinden sonra işleyecek faizin sözleşmede kararlaştırılan faiz oranı olduğu hususunda ispat yükünün alacaklıda olacağı, davalı alacaklının yukarıda zikredilen yargıtay kararında ifade edilen şartlar çerçevesinde iddiasını kanıtlayamadığından takip talebinde öngörülen faiz oranının, takip dayanağı bono için uygulanmasının mümkün olmadığı,  Takip dayanağı bono, kambiyo senedi vasfında olduğuna göre, alacağa 3095 Sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde öngörülen ticari işlerdeki temerrüt faiz olan avans faizi oranının uygulanması gerekeceği, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince usul ve yasaya uygun şekilde  hazırlanmış bilirkişi raporunda belirlenen faiz oranı ve miktarı  yönünden yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince bu kısma ilişkin verilen karar dairemiz kararında da korunarak hüküm tesis edilmiş ancak hükmün B.3. maddesinde takibin devamına karar verilen asıl alacak, ihtiyati haciz ve yargılama gideri ile işleyen faize ilişkin miktarların toplanması işleminde basit matematiksel hata yapıldığı görüldüğünden, toplam 228.549,11 TL üzerinden takibin devamına dair hüküm kısmı, 222.884,82 TL üzerinden takibin devamına, şeklinde düzeltilmiştir.  <br>Kötüniyet tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; <br>Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72. maddesine dayalı menfi tespit  davasıdır. İcra ve İflas Kanunun 72 maddesinin 5.fıkrasına göre; “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. ”Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, menfi tespit talebinin takip alacağına değil, takip tarihinden sonra işleyecek faiz oranına yönelik olduğu, dolayısıyla, kötüniyet tazminatına ilişkin İİK'nın 72/5.maddesinde düzenlenen şartların bulunmadığı,   davacının, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamadığı, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmadığı, hal böyle olunca, mahkemece, davacının bu istemi hakkında ret kararı verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, bu nedenle davalının istinaf başvurusunun, belirtilen sebeple kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,  karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A) Davalının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/10/2023 tarih ... Esas - ... Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,<br>1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 2.018,92 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>2- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>1-Davanın KABULÜ ile; Davacının, T.C. Akşehir İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında, 17/06/2014 Tanzim, 08/04/2016 Vade ve 400.000,00 TL tutarlı bono dayanak olarak alacak aslı 112.556,68 TL, ihtiyati haciz ve yargılama gideri 381,60 TL olmak üzere toplam 112.638,28 TL üzerinden başlatılan takip açısından takip tarihi olan 15/04/2016 tarihinden dava tarihi olan 25/12/2022 tarihine kadar işlemiş faiz açısından 118.220,97 TL borçlu olmadığının TESPİTİNE, 118.220,97 TL işlemiş faiz alacağı yönüyle icra takibinin İPTALİNE, takibin iptal edilmeyen 112.556,68 TL alacak aslı, 381,60 TL ihtiyati haciz ve yargılama gideri ile takip tarihinden dava tarihine kadar işleyen 109.946,54‬ TL üzerinden DEVAMINA, <br>2-Asıl alacağa 25/12/2022 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 3095 Sayılı Kanunun 2/2. Maddesinde öngörülen değişen oranlarda yıllık avans faizi UYGULANMASINA,<br>3- Davacının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,<br>4-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 8.075,67 TL harçtan peşin alınan 2.018,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.056,75 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince 18.915,36 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6- Davacı tarafından karşılanan 80,70 TL başvuru harcı, 2.018,92 TL peşin harç, 1.750,00 TL bilirkişi ücreti, 160,75 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam ‬4.021,87‬‬ TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, <br>7-HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,<br>C) İlk derece mahkemesince 14/12/2023 tarihinde yazılan harç tahsil müzekkeresinin bila ikmal iadesinin ilk derece mahkemesince istenmesine,<br>D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>E) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/02/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce243d24a4a1acf9","SID":"89902572645a592d"}}