{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/05/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>\t  V<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... & Av. ...- [<br>\t  Av. ... - <br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 06/03/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 08/03/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 22/05/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı müvekkilinin Avrupa'nın en önemli klima üreticilerinden biri olan ve 70 yıldır klima pazarında faaliyet gösteren Fransız Airwell firmasının Airwell ve Electra marka ürünlerinin ithalatını ve yurtiçi pazarına yönelik ticaretini yaptığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin esasları karşılıklı elektronik posta yazışmaları dahilinde belirlenmiş olup, bu şekilde 2015 yılında başlayan ticari ilişkisinin 22.01.2018 tarihine kadar sürdüğünü, davalının onaylayıp işe başladığı 16.12.2016 tarihli sipariş formuna göre davalının 9 adet çeki davacı şirkete teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, davalı şirket sipariş formunda kararlaştırıldığı şekilde çeklerini teslim etmediğini ve ödemelerinde aksaklıklar yaşanmaya başlandığını, davalı yan buna rağmen sipariş formuna uygun şekilde ödeme yapmamış, onun yerine 22.01.2018 tarihinde Konya .. Noterliğine ait .. yevmiye nolu ihtarnamesi ile gerçeğe uymayan dayanaksız nedenleri ileri sürerek sözleşmeyi haksız olarak feshetmek yoluna gittiğini, müvekkilinin Beyoğlu . Noterliği'ne ait 29/01/2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile  ihtara cevap verdiğini, davalı tarafça haksız ve geçerli bir nedene dayanmadan sözleşmenin feshedilmesi işleminden sonra istenip de ödenmeyen alacakların tahsil edilebilmesi için Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, bu nedenle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin aynen devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.   <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı taraf ile müvekkili şirketin 2015 tarihinden bu yana ticaret yaptıklarını, yapılan ticaret sene başında o seneye ait olmak üzere gönderilecek mallar ve ödemenin ne şekilde olacağına ilişkin bilgilendirme yapılarak mail yolu ve telefon görüşmeleri ile anlaşma sağlanmakta olduğunu, müvekkili şirket bu zamana kadar davalı taraftan mal satın aldığını karşılığında hem müşteri hem de kendi çekleri nakit havale ödeme aynı zamanda müşteri kartları ile ödemeler yapıldığını, davacının iddia ettiği çekler hiçbir zaman ticarete konu olmayıp müvekkilinin gönderdiği ve ödemesini yaptığı çekler davacının kabulünde olunarak ticaretin süregeldiğini, taraflar arasındaki sözleşmede müvekkilinin haksız olarak sözleşmeyi feshetmesi sonucu değil davacının göndermesi gereken malların göndermemiş olması nedeniyle son bulduğunu, davacıya Konya ... Noterliği'nin .... yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkilinin alacağı olan miktarın gönderilmesinin talep edildiğini ancak davacı tarafında herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı şirket tarafından 250.000,00 TL. üzerinde ticaret yapmış olduğu şirketlere  gezi hediye edilmekte olup, müvekkile de aralarındaki ticari ilişkiden dolayı söz konusu gezi hediye edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili şirket tarafından değil davacının sözleşmeyi ihlal etmesi sonucu son bulduğunu, sözleşmenin son bulması durumunda söz konusu gezinin harcamaların iade edileceğine ilişkin olarak sözleşmede bir ibare bulunmadığını, sözleşmenin müvekkili tarafından feshedilmediğini, davacının göndermesi gereken malları göndermemesi dolayısıyla sözleşmeye aykırı davranışı sonucu son bulduğunu, müvekkilince gönderilen çeklerin hepsinin muntazam şekilde ödendiğini, davacı tarafın mal vermemesi ticareti sekteye uğrattığını, sözleşmenin son bulmasında müvekkilinin kusuru bulunmadığını,  davacının taraflar arasındaki ticarete aykırı davranışı sonucunda müvekkilinin mahrum kalınan kârı sonucu menfi zararı da olmuş olup buna ilişkin dava haklarının saklı olduğunu, müvekkili hakkında açılmış olan haksız iş bu davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"....Dosya incelendiğinde; mahkememizin daha önceden ... Esas 2... Karar sayılı ilamının Konya BAM'ın . Hukuk Dairesinin .. Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile yemin teklifinin davacı tarafa hatırlatılmaması nedeniyle bozularak mahkememize gönderildiği anlaşılmakla, taraflar bozma kararı uyarınca yeniden yargılanmak üzere mahkememizin ...Esas sayılı dosyası ile bozma gerekçesi doğrultusunda yeniden yargılama yoluna gidilmiş, davacı tarafa, davalıya yemin teklif edip etmeyeceğinin hatırlatılması yapılmış, davacı vekilince davalı tarafa yemin teklif edilerek yemin metni düzenlenmiş mahkememize gönderilmiştir.<br>Mahkememizin 22/05/2023 tarihli son karar celsesinde davalı tarafından davacının mahkememize sunmuş olduğu yemin davalı şirketin yetkilisine eda ettirilmek suretiyle ve yemin ile ilgili bütün usulü işlemler yapılarak yemin merasimi tamamlanmıştır. Davalı taraf kendisine yöneltilen yemin metnine kendisine daha önce hatırlatılan hak ve sorumluluklarının bildirilmesinden sonra söz konusu metni tekrar ederek yemin etmiştir. <br>Usul yasamızın 225-239 maddeleri arasında yer alan kesin delil kabul ettiğimiz yemin kurumu mevcudiyetinden davacı taraf yasanın 227. maddesine dayanarak yemin teklifinde bulunmuştur. Bir vakada yemin edilirse artık o olayda başkaca bir delil göstermeye gerek yoktur, o olayın doğruluğu kesin olarak ispatlanmış olur. Davacı taraf, yemin teklifinde bulunarak bu hakkında yararlanmış, ancak davalı taraf yemin teklifini kabul etmiş usulüne uygun yemin etmiş, böylelikle yeminin edası tamamlanmıştır.  Davalı taraf haklılığını ispat etmiştir.<br>Davalı yemin etmekle artık başkaca üzerinde bir sorumluluğun kalmayıp davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ancak davacı tarafın herhangi bir kötü niyeti ispatlanmadığından kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiş olup vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Her ne kadar kısa kararda  kötü niyet tazminatına ilişkin sehven hüküm kurulmamış ise de; kısa kararın 2. Maddesine \"İspatlanamayan kötü niyet tazminatının REDDİNE,\" şeklinde hüküm kurulması gerektiği, HMK.'nun304.maddesinde; (1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.\" şeklinde düzenleme yapıldığı, mahkememizin kısa kararında eksikliğin maddi hatadan kaynaklandığı ve düzeltilmesinin kısa kararla çelişki oluşturmayacağından kısa karara 2. Madde eklenerek \"İspatlanamayan kötü niyet tazminatının REDDİNE\" şekilinde düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir...\" gerekçesiyle davanın reddine, ispatlanamayan kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme taraflar arasındaki sözleşme içeriğinin niteliğini, sözleşmenin kurulup kurulmadığını ve hangi şartlarda yürürlüğe girdiğini, tarafların sözleşmeye aykırı eylemlerinin olup olmadığını araştırmadığını  ve sunulan belgelerin hukuki nitelemesini yapmadığını, dilekçe ekinde, sözleşmede kararlaştırılan ödeme tarih ve tutarları ile gerçekleşen ödeme tarih ve tutarları karşılaştırmalı olarak tablo halinde sunulduğunu, tablodan da anlaşılacağı gibi müvekkilinin kararlaştırılan vadelere göre geç yapılan ödemeler nedeniyle, yine sözleşmede kararlaştırılan aylık %2 vade farkı oranı üzerinden 59.841,98 TL vade farkı alacağı doğduğunu, diğer taraftan davalı kararlaştırılan vadelerde ödemelerini yapmadığı, defalarca uyarılmasına rağmen eksik ödemelerini tamamlamadığını, ilk vadeden itibaren temerrütte olduğu sözleşmeyi kendisine malların teslim edilmemesi nedeniyle haklı nedenle feshettiğini bildirdiğini, böylece kendince hem bakiye ödeme yükümlülüğünden kurtulmuş, hem de sezon sonu olması nedeniyle satamayacağı malların stoklarında kalmasını önlediğini, yerel mahkeme, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan zarar kalemlerinin hesaplanması yönünde bilirkişi incelemesi yaptırması ve buna göre hüküm kurması gerekirken, davanın çözümlenmesine hiçbir katkısı olmayan tarafların defter kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırdığını ve bunu dayanak yaparak hüküm kurduğunu, huzurdaki dosyada yerel mahkemenin delilerin toplanmasında ve değerlendirilmesinde usul hatası yaptığını, yerel mahkeme, davalı şirket vekilinin taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini yemin beyanında kabul etmesine ve sözleşmeyi tek yanlı feshettiklerini kabul etmesine rağmen mahkemece, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerin feshinde tarafların hak ve borçlarının ne olduğunu hiç bir şekilde araştırmadan, eksik inceleme ve hatalı hukuki değerlendirme ile davanın reddine karar vererek davalının münhasır bölge bayiiliği sözleşme gereği müvekkile karşı yüklendiği edimleri yerine getirmemesine olanak  sağladığını, bunun kabul edilebilir bir durum olmadığını beyanla dosya içeriğinden re'sen tespit edilecek eksiklikler kapsamında yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>İspat yükü ile ilgili genel kuralı düzenleyen TMK’nın 6. maddesine göre; “Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” İspat yükü kenar başlıklı HMK’nın 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” <br>Belirtilen yasa hükümleri karşısında, alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında kural olarak ispat yükü davacı alacaklıya aittir. Bununla birlikte itirazın iptali davasında davalı borçlunun ödeme savunmasında bulunması ya da borcu ortadan kaldıran diğer itirazları ileri sürmesi halinde ispat yükü yer değiştirecek ve davalıya geçecektir.<br>Taraflar arasında bayilik ilişkisinin bulunduğu, bu nedenle davacının gezi bedelini talep edemeyeceği, davacı defterlerine göre  davalının alacaklı gözüktüğü, kar payı ve vade farkı yönünden  ispat yükünün davacıya düştüğü, davacının vade farkı ve mahrum kalınan kar payı alacağını yazılı delillerle ispat edemediği, davacı tarafından teklif edilen yeminin davalı tarafından eda edildiği, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7‬0 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,  <br>4- İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/03/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-a  maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br> <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c2a4f350b3a0bfe4","SID":"251b1c61f6b08b48"}}