{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2022/518 Esas<br>KARAR NO:2024/149<br><br>DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ:24/08/2022<br>BİRLEŞEN DAVA TARİHİ:24/08/2022<br>KARAR TARİHİ:06/03/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş.' nin 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının ilk olarak 30/03/2022 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin davalı şirketteki paylarının, davalı şirketin 366.732.475 TL lik sermayesine tekabül eden 1.469.299 adet hisseden 220.395 adet olduğunu, buna göre müvekkilinin davalı şirketteki pay sahipliği oranın %15 olduğunu, müvekkilinin azınlık pay sahipleri olarak genel kurul toplantısında TTK' nun 420. Maddesine göre finansal tabloların ve ilişkili bazı maddelerin görüşülmesinin ertelenmesini talep ettikleri için toplantının ertelendiğini, müvekkilinin .... Noterliğinin 08/04/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketten bigi ve belge talep ettiğini, bu ihtarnameye karşı davalı şirket ve Yönetim Kurulu başkanı ... tarafından bir ihtarname keşide edildiğini, cevabi ihtarnamede pek çok  soruya net ve tatmin edici cevap verilmediğini, ... tarafından gönderilen ihtarnamede, soruların çoğu yüzeysel cevaplar ile geçiştirildiğini ve bir kısımına ise hiç yanıt verilmediğini, 2021 yılına ait ertelenen olağan genel kurul 25/02/2022 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin pay sahibi olarak bilgi alma haklarına dayanarak sordukları sorulara tatmin edici cevaplar verilmediğini, bu sefer sorularını genel kurul toplantısı sırasında davalı şirketin yönetim kuruluna yönelttiğini, soruların toplantı tutanaklarına yazılmasını talep ettiğini, genel kurulda verilen bilgilerin kısa ve yüzelsel olduğunu, cevabi ihtarnamede olduğu gibi soruların yüzeysel ve bilgi verilmekten uzak, dayanaksız gerekçelerle imtina edildiğini, genel kurulda davalı şirketin hesap verme ve dürüstlük ilklerine aykırı davranmaya devam ettiğini, genel kurulda alınan birçok karara müvekkili ile diğer bazı pay sahipleri muhalefet etmişler ise de, oy çoğunluğu ile iş bu davaya konu kararların alındığını, huzurdaki davada 3, 4 ve 5 nolu kararların batıl olduğunun tespitine veya bu talebin reddi halinde iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, bilanço ile kar zarar hesaplarının hazırlanmasında, müvekkili dahil olmak üzere ortakların bilgilendirilmesinde TTK 445. Maddesi kapsamında dürüstlük ilkesine aykırı hareket ettiklerini, inceleme hakkının kullandırılmadığını, finansal tabloların dürüst resim ilkesine uygun olarak hazırlanmadığını, bağlılık raporunda davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ...' ın hissedarı olduğu ... ... A.Ş.'den 5.017.115 TL hizmet alımı yaptığı bilgisinin yer almadığını, bu alımın alt başlıkları ise ofis giderleri, danışmanlık hizmeti, bina yönetim hizmet bedeli olarak açıklandığını, söz konusu gider kalemlerinin açık ve net bilgiler içermediğini, davalı şirketin aldığı hizmetlerin detaylarını vermekten kaçınmasının sebebinin esasında böyle bir detayın olmamasından kaynaklandığını, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olan ... 2018 yılındaki bir yazışmasında davalı şirketin hizmet faturalarının verilen hizmete göre fiyatlandırılmadığını ve şirketin giderlerinin farklı şirketlere yansıtıldığını kabul ettiğini, 2018 hesap dönemindeki gelirlerinin %90' ını ... A.Ş.'den edinildiğini, ... ... A.Ş.'nin yönetimi 2018 yılında değiştiğini, bunun üzerine ... ... 2019 hesap döneminde gelirlerinin bu sefer %95,18 'inin ... A.Ş.'ne yansıttığını, ... ... tarafından verildiği iddia edilen hizmetin hukuka aykırı bir biçimde fiyatlandırılarak fatura edildiğini, hizmet verdiğini iddia eden ... Holdin A.Ş'in yönetim kurulu üyelerince de ikrar edildiği üzere gerçekte faturanın hizmete göre değil, şirket giderlerinin uygun bulunduğu şekilde farklı şirketlere yansıtılması şeklinde gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini, davalı şirketin 2021 yılı bilançosunda önceki yılların bilançosundan farklı olarak yeni bir maliyet kalemi olan garantörlük komisyon ödemesinin eklendiğinin görüldüğünü, davalı şirkete gönderilen .... Noterliğinin 08/04/2022 ve tarih ve ... yevmiye numaralı ihttarnamesinde şirketin ödediği komisyon bedelinin dayanağının sorulduğunu ve bu yeni uygulama hakkında bilgi talep edildiğini, cevap olarak kullandıkları krediler için birbirlerine kefalet verdiği ve bunun daha evvel gayri nakdi kredi olarak değerlendirilmediği, ancak vergi incelemelerinde vegi inceleme elemanlarının grup içi şirketlerin birbirlerine vermiş oldukları kefaletlerin hizmet kapsamında değerlendirildiği ve bu nedenle 2021 yılından itiraber garantörlük komisyonu faturası dezenlendiğinin belirtildiğini, aynı soruyu genel kurul toplantısında da müvekkilinin tekrarladığını ancak yanıt verilmediğini, bu uygulamaya esas olarak gösterilen vergi inceleme raporu da genel kurulun ve müvekkilinin bilgisine sunulmadığını, inceleme hakkı gereği ortaklarla paylaşılmadığını, vergi incelemesinde bu şekilde bir durum tespit edilmiş olsaydı ortaklara bu vergi inceleme raporunun da tebliğ edilerek işlemin gerekçesinin açıklanması gerektiğini, yeminli mali müşavirlik hizmeti veren şirketin bu konuda tavsiyesi olduğu belirtilmesine rağmen bu tavsiye raporunun genel kurul ile paylaşılmadığını, taraflarınca talep edilmesine rağmen incelemeye izin verilmediğini, bu şekilde müvekkilinin bilgi alma hakkının engellendiğini, bağımsız denetçi raporlarının ve VUK uyarınca hazırlanan finansalların ibrazdan kaçınıldığını, davalı şirketin bağlılık raporu incelendiğinde, ... ... Ticaret A.Ş'den 4.224.000,00 TL tutarında danışmanlık hizmeti alımı yapıldığının görüldüğünü, bu uygulamanın hayatın olağan akına aykırı olduğunu, davalı şirketin ilk olarak 2019 yılına ait rapor ve tabloları incelendiğinde, ... Enerjiden 1.360.000 TL tutarında hizmet alımı yaptığının görüldüğünü, takip eden yıl olan 2020 de bu tutar 4.160.000,00 TL olduğunu, her iki şirket de aynı alanda faaliyet gösterdiğini, üstelik ... ... A.Ş'nin 2019 ve 2020 yıllarında sadece 1 adet personeli bulunduğunu, davalı şirketin ise 80 adedin üzerinde çalışanı olduğunun görüldüğünü, bu durumun normal olmadığını, ... ... A.Ş'nin 2021 yılına ait faaliyet raporuna göre artık çalışan sayısının 17 ye çıktığını, buna rağmen danışmanlık hizmet bedelinin 4.224.000,00 TL ye  çıktığını, kayda değer bir artışın bulunmadığını, bir adet çalışanın verdiği hizmet ile 17 adet çalışanın verdiği hizmetin aynı olmasının mümkün olmadığını, bu hizmete de neden ihtiyaç duyulduğunun açıklanmadığını, yönetim kurulunun gerekli açıklamayı yapmaktan ısrarla kaçınması nedeniyle VUK m. 359 hükmü uyarınca davalı şirketin ticari kayıt ve defterlerinden vergi usul kanunu anlamında suç teşkil eden işlemlerin yapılmış olduğunu gösterdiğini, pay sahibi yönetim kurulu üyelerinin şahsi işlemleri nedeniyle özel denetçi atanmasının talep edildiğini, bu durumda özel denetçi atanması teklifinin oylanmasında pay sahibi yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmaması gerekirken oy kullanmalarının iptal nedeni olduğunu, davalı şirketin 25/05/2022 tarihli ertelenmiş olağan genel kurulunda alınan kararın TTK ve diğer hukuk kuralları kapsamında kanuna, hukuka ve usule aykırı olduğunu, şirketin daha fazla zarar görmesini önlemek adına kanunda hakime genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bıraklımasına karar verme yetkisi tanındığını, davaya konu olan genel kurul kararlarının uygulanması durumunda şirket kaynakları, hiçbir açıklama yapılmadan kontrolsüzce harcanacağını, gerçeği, iyiniyet kurallarına ve dürüst resim ilkesine uygun olarak hazırlanmayan finansal tablolarla işlem yapılmaya devam edileceğini, şirketin pay sahipleri yöneticiler TTK md. 395 ve 396. uyarınca izinlerin kendilerine verilmesinde ve paydaş oldukları diğer şirketlerde yönetim kurulu üyeliklerine de oy kullanmalarının önüne geçilmesi gerektiğini, bunun için TTK 449. Maddesi gereğince olağan genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini beyanla, davalı şirketin erteleme nedeniyle 25/05/2022 tarihinde yapılan 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında müvekkilinin tam itiraz ve muhalefetine rağmen genel kurul tarafından oyçokluğu ile alanan gündemin 3. Maddesi uyarınca 2021 yılına ait şirektin bilançosu ve kar zarar hesaplarının oyçokluğu ile onaylanması kararının, 4. Maddesi uyarınca yönetim kurulu üyeleri ... ve Tic. A.Ş. ve ... A.Ş'nin oyçokluğu ile ibrası kararının, gündemin 5. Maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine dair TTK m.395 ve m. 396 uyarınca müsaade edlimesinin oy çokluğu ile onaylanması kararının TTK .447 uyarınca butlanıın tespitine karar verilmesini, aksinin kabulü halinde TTK'nın 445 ve devamı maddeleri uyarınca iptaline, iptalini talep ettikleri 25/05/2022 tarihli genel kururl kararının TTK md. 449 gereğince yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Birleşen davada davacı dava dilekçesinde özetle; ... Şirketinin 2021 mali yılı Olağan Genel Kurulu 30 Mart 2022 tarihinde sırasıyla: (1) Açılış ve toplantı başkanlığının oluşturulması, (2) Yönetim kurulunca hazırlanan yıllık faaliyet raporu ile bağımsız denetim raporunun okunması ve müzakeresi, (3) 2021 yılına ait bilanço ve kar/zarar hesaplarının okunması, müzakeresi ve onaylanması, (4) Yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibrası, (5) TTK gereğince 2022 hesap yılı ile ilgili Bağımsız Denetim Kuruluşu seçimi, (6) Yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine, TTK’nın 395. ve 396. maddeleri gereğince müsaade edilmesi, ve (7) Dilekler ve kapanış maddelerinden oluşan gündemle toplandığını, azınlık pay sahipleri sıfatıyla müvekkili vekillerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 420 nci maddesi uyarınca finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülmesinin ertelenmesi talebinde bulunması üzerine 5 nolu madde hariç ertelendiğini, 5 nolu maddenin oylandığını ve muhalefet şerhi koyduklarını,  müvekkili vekillerince Şirket yönetimine bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında yöneltilen .... Noterliği’ nden sadır ... yevmiye no.lu 12 Nisan 2022 tarihli sorulara yeterli cevaplar verilmediğini, cevap verirken de dürüst hesap verme ölçüsü ilkelerine uyulmadığını, şirketin 2021 mali yılı Olağan Genel Kurulunun, ertelenen konuları görüşmek üzere, 25 Mayıs 2022 tarihinde  yapıldığını, müvekkili ..., şirketin toplam 1.469.299 adet paya bölünmüş 36.732.475 TL’lik sermayesinin, 5.509.875 TL’lik kısmına tekabül eden 220.395 adet payın sahibi olarak, diğer bir ifadeyle % 15’lik oranda pay sahibi olarak vekilleri marifetiyle alınan tüm kararlara muhalefet ederek ret oyu vermesinin yanında, muhalefet şerhlerini tutanağa ekletdiğini, bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında dürüst hesap verme ilkelerine uygun olarak cevaplanmamış sorular bir kez de 25 Mayıs 2022 GK Toplantısı esnasında sözlü ve yazılı olarak Şirket Yönetim Kuruluna sorulduğunu ancak yetersiz ve geçiştirmeye yönelik cevaplar verildiğinden tekrar sorulmak durumunda kalınan sorulara gerek ticari sır olduğu ve ortakların bilgi alma hakkını aştığı bahanesiyle gerekse daha önce cevap verildiği iddiası ile yine hiçbir cevap verilmediğini, 25 Mayıs 2022 GK Toplantısı’nda alınan (3) sayılı kararın, (4) sayılı kararın ...’ın ibra edilmemesine ilişkin kısmı hariç kalmak üzere diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine ilişkin kısmının ve (5) sayılı kararın iptale tabi olduğunu, oydan yoksunluk halinin bulunduğunu beyanla, genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun veya butlanının tespitine, iptaline, TTK’nın 449 uncu ve HMK’nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca yürütmelerinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas ... karar sayılı birleştirme kararı ile mahkememize gönderilen dava dosyası mahkememiz dosyası ile birleşmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; Huzurdaki davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesini, ... ...'nin doğacak muhtemel zararlarına karşılık TTK 448 ve 451 uyarınca teminat yatırılmasını talep ettiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... ve .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyalarına ilişkin olarak derderstlik itirazında bulunulduğunu, davacı ...'in 14/03/2022 tarihinden itibaren şirketin merkez adresinde hazır bulundurulan finansal tablolar, yıllık faaliyet raporu, bağımsız denetleme raporu, bağlılık raporu ve şirket hakkında bilgilere ulaşabildiğini, Genel Kurul toplantısının TTK md 420 uyarınca ertelenmesi talebinde şirkete yöneltilen herhangi bir soru bulunmadığını, .... Noterliğinin 17/05/2022 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile açık ve şeffaf şekilde TTK 437 ile hesap verme ve dürüstlük ilkelerine uygun her türlü bilgi, belge ve açıklamanın davacı tarafça temin edildiğini, Genel Kurulda yöneltilen sorulara dürüst ve gerçeğe uygun şekilde cevap verildiği, toplantı tutanağı ve eklerinin davacıyı genel kurulda temsil eden vekiline teslim edildiğini, Huzurdaki davanın bilgi edinme ve inceleme davası olmadığını, eksik bilgi sahibi olunduğunun iddia edilemeyeceğini, Genel Kurul toplantısında alınan kararlardan hiçbirisinin pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkını sınırlandırmadığını, davacının yöneltmiş olduğu pek çok sorunun aslında 2019 yılından beri bir çok ihtarname ile cevaplandığını, davacı pay sahibine tüm bilgilere, ticari sırlar korunarak en geniş şekilde cevap verildiğini, davacının eksik bilgi sahibi olduğundan bahisle açmış olduğu iptal davasının kötü niyetli olduğunu, 2021 yılı Finansal Tablolarının Dürüst Resim İlkesine Uygun Olduğu, gerçeği yansıttığı, tam anlaşılabilir, geçmiş yıllar ile karşılaştırılabilir olduğunu, faaliyet ve bağlılık raporlarının kanuna uygun olduğunu, bağımsız denetleme şirketi tarafından incelendiği ve olumsuz görüş verilmediğini, aynı usulde düzenlenen benzer nitelikteki finansal tabloların geçmiş yıllarda aynı pay sahiplerince oybirliği ile kabul edildiğini, ... Ailesinin ortaklığı ile oluşan 14 ayrı şirket ile bir şirket topluluğu oluşturulduğunu, 2018 yılı içerisinde ortaya çıkan anlaşmazlıklar neticesinde ... Aile Şirketlerinin, çoğunluğu oluşturan ortağa göre ikiye ayrıldıklarını, bu şirketlere TTK'da şirketler topluluğu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, 2008 yılında kurulan ... Enerjinin iyi yönetilerek 209.500.000 USD yatırım değerine ulaştığı, finansal tablolarda yer aldığı üzere; şirketin esas faaliyet karının 2020 yılında 170.922.604 TL iken 2021 yılında 212.288.979 TL ye yükseldiğini, bunun yönetim kurulu başkanının vizyonerliği ve özverili çalışması sonucu olduğunu, davacılar ... ve Gülden Tüfekçinin, şirkete hiç gelmedikleri gibi sermaye koyma taahhüdünden kaynaklanan borçlarını da yerine getirmediklerini, davacının gündemin 3 nolu maddesi uyarınca bilanço, kar-zarar hesaplarının onaylanması kararının iptali hakkındaki iddialarının mesnetsiz olduğunu, bilançoda yer alan önemli bazı hususlarda tüm pay sahiplerinin bilgilendirildiğini TTK 445 uyarınca dürüstlük ilkesine uygun hareket edildiğini, davacının TTK 437/5 anlamında bilgi alamayan pay sahibi olmadığını, geçmiş yıllar ve 2021 yılı mali tablolarının TTK 515 maddesine uygun olarak düzenlendiğini, davacı pay sahibinin finansallara yöneltilen iddialarının dayanaksız ve hukuka aykırı olduğu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Ve ... E. Sayılı dosyalarından tanzim edilen bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, ... ... A.Ş.'den alınan hizmetlerin ihtiyaç dahilinde olduğu ve ödemelerin de hukuka uygun şekilde yapıldığını, ... ...'in kurulduğu günden bu yana ... Aile şirketlerine hizmet verdiğini, topluluk şirketlerinde merkezi yönetimin sağlanmasına yönelik olarak faaliyet yürüttüğünü, bu çerçevede gereken danışmanlık hizmetlerini verdiğini, şirketlerin konsolide şekilde yönetilmesi için bu hizmetlerin zaruri olduğunu, davacıya gönderilen cevabi ihtarnamede belirtildiği gibi, ... ... A.Ş.'den mali işler, hukuk, bilgi işlem, insan kaynakları konularında hizmet alındığı, hizmet bedelinin hesaplama kriterlerinin pay sahibinin yönetimde olduğu dönemler ile aynı olduğu, muhtelif konularda danışmanlık yanında ofis kiralama ve bina yönetim hizmeti alındığı, topluluk hizmetlerinin maliyet, kar yöntemi ile verildiğini, kira bedellerinin Gür Gayrimenkul ile anlaşılan kira birim fiyatları üzerinden hesaplandığını, bedellerin piyasa şartlarına göre makul olduğunu, davacının ... ... A.Ş.'nin de ortağı olduğu bu şirketin yıllık faaliyet raporlarından bilanço kar ve zarar hesaplarından karşılıklı olarak denetleme ve bilgiye ulaşma imkanının bulunduğunu, davacının şirket hesaplarında nakit tutulması yerine ... Yapıya olan borcun ödenmesine yönelik sorusunun açık şekilde cevaplandığı, gerçekleştirilen yatırımların kreditörü olan bankalar ile yapılan sözleşmeler uyarınca bu paranın tutulduğunu, davacının rezerve gerek olmadığı açıklamasının hiçbir dayanağının olmadığını,  davacının cevabi beğenmediği için bilgi alma hakkının kullandırılmadığını iddia etiklerini, Garantörlük komisyonu ödemelerinin usule uygun olduğu, maliye bakanlığı vergi inceleme elemanlarının son dönemdeki görüşleri ve mali müşavirlik şirketinin tavsiyesi üzerine bu uygulamaya geçildiğini, ... Enerjinin 2020 yılında bağımsız denetime tabi olmadığı, 2020 mali yılının dava konusu olmadığını, davacı pay sahiplerinin 2020 yılına ilişkin olarak .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile dava açtıkları ve bu davanın hala derdest olduğunu, ... Enerjinin serbest elektrik piyasası kurulduğu ilk günden beri sektörde olduğunu, elektrik piyasasındaki operasyonel süreçlerde destek verdiği, teknolojik alt yapı neticesinde elektrik piyasasındaki işlemlerin minimum risk ile gerçekleştirildiği, hizmetin kaç kişi ile sağlandığının değil içeriğinin önemli olduğunu, Özel Denetçi atanmasının ortaklıkla pay sahibi arasında kişisel bir işlem olarak nitelendirilemeyeceğini, davacı tarafından genel kurulda özel denetçi atanmasının talep edilmediğini, bu talebinin dinlenemeyeceğini, davacının gündemin 4. Maddesi olan ibra kararı ile ilgili iddialarının mesnetsiz olduğunu, yönetim kurulu kararlarından dolayı şirket ve pay sahiplerinin zarara uğramadığını, ...'ın kanun hükmü uyarınca kendi ibrasında oy kullanmadığını, her bir yönetim kurulu üyesinin münferiden oylandığını, ...'ın diğer üyeler için oy kullanmasının TTK 436/2 uyarınca yasak olmadığını, Şirketler topluluğu içerisinde bulunan çok sayıda şirketin aynı yönetim kurulu üyeleri tarafında yönetildiğini, yıllardır süregelen uygulama gereği TTK 395 ve 396 uyarınca karar alındığını, bu izinlerin topluluk dışı şirketlerde faaliyet için verilmediğini, TTK madde 436'daki oydan yoksunluk halinin burada uygulanamayacağını, huzurdaki dava ile davacıların hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı davrandıklarını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde de benzer savunmalar yaparak birleştirilmesini talep etmiştir. <br>Mahkememizce, davacı vekilinin ve birleşen davacı talep ettiği davaya konu genel kurul kararlarının yürütmesinin geriye bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin  ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.  Verilen red kararının istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk dairesinin  2023/1727 Esas sayılı ilamı ile mahkememiz kararı kaldırılmış, \" İhtiyati tedbir talep eden birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2, 391 ve  TTK'nın 449. maddeleri uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair istinafa konu 22.06.2023 tarihli ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Birleşen davada davacı vekilinin, 25.05.2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan  3 nolu kararına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine, 2-Birleşen davada davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin, 25.05.2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4 nolu karar yönünden kabulüne, 5 nolu karar yönünden kısmen kabulüne, bu doğrultuda; a-Davalı şirketin 25.05.2022 tarihli genel kurulunda yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine dair alınan 4 numaralı kararın yürütülmesinin HMK'nın 389 ve TTK'nın 449. maddeleri gereğince dava sonuna kadar geri bırakılmasına, b-Davalı şirketin 25.05.2022 tarihli genel kurulunda yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine dair alınan 5 numaralı kararın, sadece yönetim kurulu üyesi ... hakkındaki karar bakımından HMK'nın 389 ve TTK'nın 449. maddeleri gereğince dava sonuna kadar yürütülmesinin geri bırakılmasına, 3-HMK'nın 392. maddesi uyarınca, davacının şirkette ortak oluşu, tedbirin davalı şirket yönünden bir zarar oluşturmayacağı, toplantı tutanağı içeriği ve açık yasal düzenlemeler dikkate alınarak, takdiren teminat alınmasına yer olmadığına, Davacı vekili tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf peşin karar harcının, talep halinde, ilk derece mahkemesince, ihtiyati tedbir talep eden davacıya iadesine, 5-Davacı vekili tarafından istinaf yargılaması sırasında yapılan yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,\" karar verilmiştir.<br>Belgeler toplanmış, sunulanlar incelenmiş, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.<br>Mahkememizce seçilen bilirkişi heyeti 10/04/2023  tarihli raporunda özetle; \" Davalı defterlerinin tasdikinin süresi içerisinde yapıldığını, yapılan incelemede ... ... A.Ş.'nin binayı 01.11.2018 tarihinle ... VE TİCARET A. Ş. Firmasından kiraladığı ve binadaki firmalara m2'leri ölçüsünde fatura edildiğini, kira kontratının 2.4 maddesi kiralanan binanın “Bina yönetimi, güvenlik, temizlik, elektrik , su , doğalgaz vb. yönetime dair hususlar iş bu kira sözleşmesinin imzalanması ile birlikte Kiracı'ya devrolunacaktır. Binadaki tüm kullanıcılar, Bina Yönetim Giderlerini ... ... A.Ş.'ye ayrıca ödeyeceklerdir.” belirtilmekte olduğunun 22.10.2018 tarihinde taraflar arasında karşılıklı imza altına alındığını, Yönetim faaliyetleri ... tarafından yapıldığı ve binadaki firmalara m2'leri ölçüsünde fatura edildiğinin görüldüğünü, BDDK nın ilgili kanunları gereği; ortaklık yapıları aynı ya da kısmi benzer olan şirketlerin, banka nezdinde grup şirketler olarak tanımlanmakta ve Grup şirketler kredi tahsislerinde ve limit belirlenmesinde birlikte değerlendirilmekte olup, birbirlerine garantör, kefil olması zorunlu olduğunu, Finansman dışı ticari işletmelerde kredi, kefalet ve garantörlük işlemlerinde TTK ve VUK'na göre firmaların birbirlerine fatura düzenlemelerinin gerektiğini, kesilen faturaların dökümünün rapor içeriğinde arz edildiğini, Holdinge bağlı şirketlere ... ... tarafından sağlanan  Hukuk, Bilgi işlem, mali işler, vergi işlemleri, kredi alımı, genel kurul işleri hizmetleri için \"danışmanlık gideri olarak\" aylık fatura düzenlendiği görüldüğünü, hukuki danışmanlık faturalarının 2021 yılı hukuki danışmanlık bedellerinden oluştuğu ve dışardan alınan avukatlık hizmet bedelleri olduğunun görüldüğünü, ... ... Ticaret Tarafından mali yıl içinde toplam 4.984.320 TL fatura kesildiği ve detaylı incelendiğinde; EPDK tarafınca yükümlü kılınan dönemsel bildirimlerin hazırlanması ve EPDK 'nın EBİS Bildirim sistemine yüklenmesi, EPDK  tarafından belirlenen Teminat Usul ve Esasları uyarınca piyasa işlemlerinden doğan teminat yükümlülüklerinin takibi gibi hizmetler olduğunu, sayılan kalemlerin ticari-iktisadi hayatın icaplarına uygun olduğunu, faturaların usulüne uygun şekilde düzenlendiklerini, itiraza uğramayarak ticari defterlere kaydedildiği ve finansal kayıtlarda yer aldığını, bu durumun süreklilik arz ettiği görüldüğünü,  finansal tablolara yansıyan şekli ile genel kurul kararının iptalini gerektirir bir  usulsüzlük veya belirsizlik tespit edilemediğini, mali tablolar ve şirket hesapları üzerinde yapılan detaylı incelemeler neticesinde ;  Gündemin üçüncü maddesi uyarınca 2021 yılına ait Şirket Bilançosu ve Kar Zarar hesaplarının oyçokluğu ile onaylanması kararı yönünden butlan ve iptal koşullarının oluşmadığını, Gündemin 4. maddesi uyarınca alınan ibra kararlarının yönetim kurulu üyeleri ... ve Ticaret A.Ş. ile ... A.Ş. yönünden iptal koşullarının oluşmadığını, yönetim kurulu başkanı ... yönünden iptal koşullarının oluştuğu, ancak sayın mahkemece aksi kanaate varılarak TTK madde 436'da düzenlenen oydan yoksunluk halinin tüm yönetim kurulu üyeleri için varlığı kabul edildiği taktirde, ibra kararının tüm yönetim kurulu üyeleri yönünden iptal edilebileceğini, Gündemin beşinci maddesi uyarınca Yönetim Kurulu üyelerinin Şirket konusu işlerle iştigal etmelerine müsaade edilmesine dair kararın ... dışındaki diğer yönetim kurulu üyeleri  ... ve Ticaret A.Ş. ile ... A.Ş.'e yönünden iptal koşullarının bulunmadığını, ... bakımından iptal edilebilir nitelikte olduğunun değerlendirildiği, \" bildirilmiştir. <br>İtirazlar doğrutusunda alınan 17/11/2023 tarihli ek raporda özetle; \" ... ... A.Ş tarafından kesilen faturaların usulsüz olduğuna dair bir veriye ulaşılamadığını, şirketlerin kullandığı alan ve verilen hizmetle orantılı faturalandırıldığı, ... ...'den Alınan Hizmetler yönünden de bir olumsuzluk tespit edilmediğini, fiyatların makul olduğunu, davalı firma ile grup şirketler arasındaki işlemler incelendiğinde  Sermayeye aktarım mahiyetinde işlemler olmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin cari hesap ilişkisine dayandığı ve fatura karşılığı ödemeler yapıldığı\" bildirilmiştir.<br>Ek rapora itirazlar mahkememizce red edilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Asıl ve birleşen davalar,  davalı şirketin 25/05/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3, 4 ve 5 nolu kararların batıl olduğunun tespiti, olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir. <br>Dava dışı ... ... A.Ş tarafından başkasından kiralanan binada davalı şirketin de bulunduğu, başka şirketlerle birlikte oldukları, bina yönetimi, danışmanlık, hukuki süreçler gibi işlerin ... ... tarafından yerine getirildiği ve diğer şirketlere kullandıkları alanla orantılı fatura ettikleri, ayrıca grup şirketinden alınan ... bedelinin paylaştırıldığı, kullanılan krediler nedeniyle garantörlük komisyonlarının işletildiği, bunların piyasa rayiçlerine uygun olduğu ve sermaye aktarımı mahiyetinde olmadığının bilirkişi heyetince tespit edildiği, dolayısıyla davaya konu 3 nolu genel kurul kararı ile onanan finansal raporların iptalini gerektirir bir husus bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı ve birleşen davacının bu maddeye ilişkin iptal talepleri kabul edilmemiştir.<br>TTK'nın 436. Maddesinde; \"Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz.  Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.\" hükümleri düzenlenmiştir.<br>Bu hükümlere göre, yönetim kurulu üyesi, diğer bir yönetim kurulu üyesinin ibrasında oy kullanamayacağından, davaya konu 4 nolu gündem maddesine ilişkin oylamada pay sahibi ... oyu geçersiz olup, diğer ortak olan davacılar tarafından da olumsuz oy kullanıldığından, yönetim kurulu üyelerinin ibrası kararı kanuna aykırı olup iptali gerekmiştir.<br>Yine, pay sahibinin, kendisi veya hakimiyeti altındaki sermaye şirketleriyle davalı şirket arasındaki kişisel nitelikteki işlemlerde oy kullanamayacağı kanun metninde düzenlenmiş olup,  ... ve Tic. A.Ş. ve ... A.Ş, ... hakimiyetinde olup, bu şirketlerle ve kendisiyle ilgili oylamada oy kullanması yasaklanmıştır. TTK'nın 395 ve 396. Maddeleri de kişisel nitelikte olan faaliyet iznini düzenlediğinden, ...'ın oyu geçersiz olup gündemin 5. Maddesine ilişkin alınmış karar da iptale tabidir. Kaldı ki, ... ve Tic. A.Ş. ve ... A.Ş'yi kontrolünde tutan ve aynı zamanda bunlarla birlikte davalı şirketin yönetim kurulunu oluşturan ...'ın, TTK'nın 395 ve 396. Maddeleri konusunda oy kullanması dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz. Zira, aynı izni isteyen yönetim kurulu üyelerinin doğal olarak birbiri için oy kullanacağı, dolayısıyla bir nevi kendisini destekleyeni desteklemiş olacağı, bunun da dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacağı açıktır. Bu nedenle davaya konu 5 nolu kararın da iptaline karar verilmiştir.<br>Bu kapsamada, asıl ve birleşen davanın 4 ve 5 nolu kararlarının iptali yönünden kabulüne,  3 nolu karar yönünden reddine, davanın niteliği ve verilen karar itibarıyla yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderinin davalıya yükletilmesine, red edilen kısım yönünden ise davalı lehine vekalet ücreti takdirine karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM :<br>1-Dava ve birleşen davanın kısmen kabulü ile; davalı  ... ŞİRKETİ'nin 25/05/2022 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 4 ve 5 nolu kararların iptaline, 3 nolu karar yönünden davanın reddine, <br>2-a) Asıl dava yönünden alınması gerekli 427,60TL karar harcının, davacının peşin yatırdığı 80,70 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 346,9‬0 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf peşin karar harcının, talep halinde davacıya iadesine,<br>b)Birleşen dava yönünden alınması gerekli 427,60TL karar harcının, birleşen davacının peşin yatırdığı 80,70 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 346,9‬0 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-a) Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince ayrı ayrı hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ve birleşen davacıya ayrı ayrı verilmesine, <br>b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ve birleşen davacıdan ayrı ayrı alınarak davacıya verilmesine<br>4-a)Yargılama nedeniyle harcanan 161,40 TL harç ve  7.065,00 TL yargılama giderinin davalıdan  alınarak davacıya verilmesine,<br>b)Yargılama nedeniyle birleşen davada harcanan 161,4 TL harçlar, 1.007,85TL istinaf harçları ve  8.185,0, TL yargılama giderinin davalıdan  alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/03/2024<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4294506d8680babb","SID":"2ab1aa13e4b6e34a"}}