{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2136 <br>KARAR NO: 2024/130<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/09/2020<br>NUMARASI: 2019/442 Esas -  2020/536 Karar<br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki gereğince davalının siparişi üzerine müvekkili tarafından düzenlenen ... Belge nolu 14/07/2018 tarihli ve 11.800 USD miktarlı faturaya konu ürünlerin üretilip davalıya teslim edildiğini, davalının tebellüğ ettiği faturaya 8 günlük yasal sürede itiraz etmediğini, faturanın içeriğinin kesinleştiğini, davalının satın aldığı malları müvekkilinin üretim binasının ön tarafındaki arsanın boş kısmına müvekkilinden habersiz ve izinsiz olarak bırakıp gittiğini, malların bedelini ödemeyeceğini beyan ettiğini, sonrasında davalıya Beyoğlu .... Noterliği'nin 17/09/2018 tarih ve ... yevmiye nolu ve Beyoğlu ... Noterliği'nin 04/10/2018 tarih ve ... yev nolu ihtarnamelerinin gönderildiğini, davalı ödemesini yapmaması nedeniyle Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu, 22/02/2019 tarihli son oturumda tarafların anlaşamadığını, davalı borçlunun borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalının takibe ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın %20 oranından az olmamak üzere icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya sipariş verilen malların davacı tarafından çizim esaslarına uygun olarak üretilmediğini, teslim esnasında fark edilmesi üzerine malların kabul edilmeden iade olunduğunu, davacının taraflar arasındaki uygulamanın dışına çıkarak iade olunan bu mallara ilişkin teslim tarihi 01/06/2018 olarak görülen 14/07/2018 tarihli e-faturayı ve teslim tutanağını düzenlediğini, adi yazılı olarak düzenlenen tutanaktaki şahsın yetkisizliği nedeniyle tutanağın geçersiz olduğunu, gönderilen ihtarnamelerde herhangi bir teslim tutanağından bahsedilmediğini, takibin haksız, itirazın yerinde olduğunu beyanla davanın  reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"... davacı/ alacaklı tarafından davalı/ borçlu aleyhine 11.800 USD asıl alacak + 537,50 USD işlemiş faizden ibaret toplam 12.337,50 USD alacağın tahsili istemiyle 17/04/2019 tarihinde ilamsız takibe girişildiği, ödeme emrini  04/06/2019 tarihinde tebellüğ eden borçlunun vekili aracılığıyla (süresi içinde ) ibraz ettiği dilekçe ile \" alacaklı görünen tarafa  her hangi bir borcunun bulunmadığı\"ndan bahisle borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiği, İİK 66 md gereğince İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edilmediği, alacaklı vekilinin yasal süre içinde mahkememize müracaatla iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Davacının iddiası, davalının savunması ve ibraz olunan belgeler göre, taraflar arasında, davacı tarafından davalıya işlenmiş sac satılması şeklinde bir akdi ilişkinin varlığı tartışmasızdır. Uyuşmazlık, davacının fatura konusu ürünleri kendisine verilen çizim esaslarına göre üretip üretmediği, söz konusu ürünlere ilişkin fatura bedelinin tahsilini talep edemeyeceği, takip tarihi itibariyle tahsili gereken alacağın varlığı ve miktarı ile icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmaktadır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince, bilirkişi Metalurji Müh. Öğr. Gör. ... ve SMMM ... tarafından  dava konusu ürünler, defterler ve dosya üzerinde yapılan ince- leme sonucu düzenlenen kök ve ek rapora göre: \"Ölçülerin istenen normlara /toleranslara uygun olduğu, ızgaralarda yer yer deformasyon bulunduğu ancak sunun düzeltilebilir olduğu, merkezlenme ile ilgili bir problem olmadığı,eksik kafeslerin üretilerek konstrüksiyona ilave edileceği ve toplam maliyetin  8.000,00 TL olarak değerlendirildiği, dava konusu ürünlerin tamamlanma maliyeti olan 8.000,00 TL'nin talep edilebilecek 57.238,27 TL alacaktan mahsubu sonucu 57.238,27 TL- 8.000,00 TL = 49.238,27 TL (8.359,92 USD) nin davacı alacağı olarak değerlendirilmesi gerektiği,  re'sen yapılan hesaplama sonucu takip tarihe kadar söz konusu alacağa  380,80 USD faiz işlediği takip tarihi itibariyle tahsili gereken asıl alacak + işlemiş faizden ibaret toplam alacağın 8.740,72 TL olarak tespit edildiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, 2019/442 E. 2020/536 K. Sayılı 18.09.2020 tarihli gerekçeli kararında takip konusu asıl alacağın 8.359,92 USD tutarında olduğuna karar vermişse de söz konusu alacak hiç doğmadığını, söz konusu faturada belirtilen ürünler özel sipariş olup, müvekkilce gönderilen çizimlere uygun olmayan malların kabul edilmesini beklemek hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafça hazırlanıp gönderildiği iddia edilen 14 Temmuz 2018 tarihli fatura, usule aykırı düzenlendiğinden sebeple mahkeme kararının bozulmasını gerektirdiğini, mahkemece dava konusu edilen ihtilaflı mallara ve faturaya ilişkin davacı tarafın sipariş konusu ürünleri süresi içerisinde şartlara uygun olarak teslim ettiğini, icra takibine konu faturanın hukuka uygun şekilde düzenlendiğini ispatlayamamış olmasına rağmen haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabul etmesi bozmayı gerektirdiğini, mahkemece dosyasında arz ve izah ettiğimiz ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle, ve ayrıca istinaf başvurumuzun duruşma istemli ve tehiri-i icra talepli olduğu belirtilerek Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/442 E.  2020/536 K., 18.09.2020 tarihli ilamın bozulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, süresi içerisinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacının fatura konusu malları davalıya teslim edip etmediği  noktasındadır. Davacı/ alacaklı tarafından davalı/ borçlu aleyhine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 11.800 USD asıl alacak + 537,50 USD işlemiş faizden ibaret toplam 12.337,50 USD alacağın tahsili istemiyle 17/04/2019 tarihinde ilamsız takibe girişildiği, süresi içerisinde ödeme emrine itiraz edilmesi sonucunda takibin durduğu ve alacaklı vekilinin yasal süre içinde iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça, davalıya  1 adet e-fatura düzenlendiği ve davalı tarafça sipariş olunan ürünlerin davalıya teslim edildiğine ilişkin mal teslim tutanağı sunduğu, tutanakta davalı çalışanı ...'ün isim ve imzasının bulunduğu, davacı iddiasına göre faturanın davalı tarafa e mail oluyla iletildiğini beyan ettiği, davacı tarafın lehine delil vasfı bulunan ticari defterlerinde davaya konu faturanın kayıtlı olduğu, davalı şirketin lehine delil vasfı bulunan defterlerinde ise faturanın kayıtlı bulunmadığı, davalının malların teslimi kabul etmediği, davacının kendilerince belirtilen standartlara uygun mal üretip teslim etmediğini savunduğu  görülmüştür. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı).  Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.  Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde davaya konu edilen malların 01/06/2018 tarihli mal teslim tutanağı ile davalı çalışanına teslim edildiği sabit olup davaya konu edilen mallara ilişkin faturanın mal teslim tutanağında belirttiği tarihten 45 gün sonra fatura düzenlenmiş olmasının yada teslim tutanağında adı bulunan ve davalı çalışanı olan ... isimli çalışanın teslimden yaklaşık bir hafta sonra iş akdinin sonlanmış olmasının davacının malı teslim borcunu yerine getirdiği olgusunu değiştirmeyeceği, davalının çalışanının şaibeli olarak malı teslim aldığı yada davacı tarafla işbirliği yaptığına dair  beyanlarını ispatlayamadığı, kaldı ki bu hususun çalışanı ile arasındaki ilişki olduğu değerlendirilmiş olup mahkemenin davanın kabulüne karar vermesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda  davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 840,87 TL harcın, alınması gerekli olan 3.363,46 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.522,59 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.06/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8929d8f624c48e13","SID":"a08fee7951a94954"}}