{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/980 <br>KARAR NO\t\t: 2024/468<br>KARAR TARİHİ\t: 28/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/12/2019<br>NUMARASI\t\t: 2018/425 Esas 2019/1480 Karar<br>DAVA\t\t: Menfi Tespit<br>BAM KARAR TARİHİ\t:  28/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  28/02/2024<br><br>\t     Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan ... plakalı aracı 10 ay taksitli olarak satın aldığını, müvekkilinin ödemelerin büyük bölümünü gerçekleştirdiğini ancak son  4 taksidi ödeyemediğini, bunun üzerine davalının müvekkilinin  yaşadığı şehre gelerek aracın anahtar ve ruhsatını zorla aldığını, müvekkilinin bu esnada 4 aylık borcunu da kapattığını hiçbir borcunun kalmadığını, müvekkilinin tüm ödemelerini ... A.Ş. ... ... Şubesi'ndeki hesaba yatırdığını, tüm bunlara rağmen davalının müvekkili hakkında icra takibine giriştiğini belirterek, icra takibinin tedbiren durdurulmasını, borçlu olmadığının tespitini ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.                     <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline olan borcunu ödediğini belirtmesine rağmen davayı menfi tespit davası olarak yönelttiğini, ödeme iddiası ile açılan davanın istirdat davası olması gerektiğini ve davanın İİK'nun 72.Maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki ilişkinin ticari iş niteliğinde olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafın delillerini bildirmediğini ve somutlaştırma yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, ... Plakalı aracın müvekkilinden satın alınmadığını, dava konusu ile müvekkilinin alacağı arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını, davacının müvekkiline ait ... Plaka numaralı aracı İzmir 34.Noterliği'nin 30/01/2014 Tarih 4281 Yevmiye numaralı sözleşmesi ile 36.000,00.-TL'ye satın aldığını, söz konusu satış ile ilgili olarak 11.000,00.-TL peşin ödeme yapıldığını ve geri kalan 25.000,00.-TL için ise senet tanzim edildiğini, davacı tarafın bir süre sonra satın aldığı aracı kullananamadığını, aracın tonajının yaptığı işe uymadığını, daha farklı tonajda araba alması gerektiğni ve aracı satmak istediğini ve müvekkiline kalan borcunu araç satışından sonra ödemek istediğini beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin Eskişehir'e davacının yanına gittiğini, tarafların araç satışından kalan borç ve aracın Eskişehir'den İzmir'e getirilmesi ile ilgili masraflar konusunda anlaştıklarını ve müvekkiline 17.000,00.-TL borçlu olduğunu kabul ettiğini, bu hususta ... Plaka numaralı aracı Eskişehir 7.Noterliği'nin 07/02/2014 tarih ve 2068 Yevmiye numaralı sözleşmesi ile müvekkili lehine rehin verdiğini, davacının kalan borcunu ödememesi sebebi ile İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/11432 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının müvekkiline tüm borcunu ödediğini iddia ettiğini, ancak ödeme makbuzlarının davacı ile ilgisinin olmadığını, ödemelerin neye ilişkin olduğunun dahi belirli olmadığını, davacı iddialarının doğru bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.   <br>MAHKEMECE: \"...Dava,  İİK'nun 67. Maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır.<br>Taraflar arasındaki ihtilaf, ... plaka sayılı araç ile ... plakalı araç satışlarından hangisi yönünden dava konusu senetlerin düzenlendiği, bu senetler nedeniyle davacının davalıya ödeme yapıp yapmadığı, yapılan ödemelerin istirdadın gerekip gerekmediği, davalının davacıya borçu olup olmadığıdır.<br>Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı itibariyle; her ne kadar davacı dava dilekçesinde ... plaka sayılı aracı davalıdan satın aldığını bildirmiş ise de; davacının davalıdan ... plaka sayılı aracı satın aldığı, davalının da kabulünde olduğu üzere davacının 11.000,00 TL peşin ödeme yaptığı, bakiye miktar için ise senet tanzim ederek davalıya verdiği, senet bedellerinin ödenmemesi üzerine davalının kambiyo senetlerine istinaden 17.000,00 TL bono bedelli, 2.204,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.204,17 TL alacağın tahsili için İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2015/11432 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığı, davacının davalıya olan borcuna karşılık olarak ... plaka sayılı aracını 07/02/2014 tarihli rehin sözleşmesi ile davalıya rehin verdiği, bilahare bu aracın 20/02/2017 tarihinde 17.000,00 TL bedelle davalı tarafından satın alındığı, dava tarihi itibariyle davacının davalıya halen borçlu olduğunun anlaşılması, davacının açıkça yemin deliline dayanmaması nedeniyle davasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine, davacının kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davalının kötü niyet tazminatının da reddine karar vermek gerekmiştir. ''gerekçesi ile; <br>HÜKÜM:  Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;<br>1-Davanın reddine,<br>Davalının kötü niyet tazminatının reddine,<br>2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 44,40-TL harçtan peşin olarak alınan   170,78-TL harcın mahsubu ile  fazla yatırılan 126,38-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, \" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  davaya konu olan ... plakalı araç ile ilgili olarak açılan bu davada müvekkili tarafından ödemelerin yapıldığını ancak davalı tarafça hiçbir ödeme düşülmeden icra takibine girişildiğini ve aracın satışa çıktığını, dava devam ederken satış işlemi yapıldığını ve dolayısıyla araç bedelinden daha fazlasının müvekkilinden tahsil edildiğini, müvekkili tarafından bu araçla ilgili olarak Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/1850 soruşturma numaralı dosyasına yapılan şikayetten sonra davalı tarafın ifadesinin alındığını ve davalı ''aracı ...'a 07/02/2014 tarihinde sattığını ve 17.000-tl alacağı kaldığını'' belirttiğini, bu ifadeden sonra dahi yatırılan tüm bedelin ... plakalı araçla ilgili olarak yatırıldığının kabulünün mümkün olmadığını, özellikle ... plakalı araca ilişkin tüm bedelin alındığının, aracın teslim ve tescilinin yapıldığının kabulü sonrasında müvekkil tarafından yatırılan bedellerin tamamının ... plakalı araca ilişkin olarak tespitinin gerekmekte olduğunu, bu hususta hatalı ve hukuka aykırı olarak hazırlanan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm tesisinin mümkün olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>  Dava: menfi tespit istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı taraf; davalıdan ... plakalı aracı 10 ay taksitli satın aldığını ödemelerin büyük bölümünü yaptığını 4 taksidin kaldığını davalının araç ruhsatını ve anahtarını kendisinden zorla aldığını, daha sonra bu 4 taksidi de ödediğini ancak davalının yapılan ödemeleri düşmeden takip yaptığını ve aracı takip dosyasında satışa çıkarttığını, borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.<br>Davalı taraf ise; davacının kendisinden ... plakalı aracı satın aldığını, ... plakalı aracı satın almadığını, ... plakalı aracın 36.000 tl ye satıldığını, 11.000 tl nin peşin ödendiğini, bakiye 25.000 tl kaldığını, 25.000 TL için de senet tanzim edildiğini, tarafların aralarında araç satışına ilişkin 17.000 tl borç hususunda anlaştıklarını,  bu borca karşılık davalının ... plaka sayılı aracı rehin vermeyi kabul ettiğini, davacının dilekçesi ekine eklediği ödeme makbuzlarının neye ilişkin olduğunun anlaşılamadığını davanın reddini talep etmiştir.<br>“Bilindiği üzere borçlu, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak, ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir. Başka bir deyişle borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmaması, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine yönelik nedenlere de dayanabilir. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s.16). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkanı verilmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 08.02.2022 tarih ve  2021/19-659 Esas ve 2022/82 Karar sayılı ilamı)<br>Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalıya (alacaklıya) düşer. Alacak kambiyo senedine dayanıyorsa kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan ispat yükü davacı borçludadır. Ancak davalı (alacaklı) maddi vakıayı açıklarken ispat yükünü üstlenebilir.( Yargıtay 11. HD nin 021/4112 esas,  2022/8251karar sayılı ilamı)<br> Somut olayda; davalı taraf, davacı ile aralarında ... plaka sayılı aracın satışı ile ilgili alacak- borç ilişkisi olduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise ; davacıya ... plakalı aracı satmadığını,  ... plaka sayılı aracı sattığını ve icra takibine konu bonolarında  ... plaka sayılı aracın satış bedeline istinaden düzenlendiğini ileri sürmüştür. Davalı taraf bonoların düzenleme nedenini belirtmekle artık ispat yükünü üzerine almıştır. İcra takibine konu bonoların  ... plaka sayılı aracın satışına ilişkin düzenlendiğini ispat etmelidir.<br>Davalı tarafça dosyaya sunulan  İzmir 34. Noterliğinin 30/01/2014 tarih 4281 yevmiye sayılı araç satış sözleşmesinde; ... plaka sayılı aracın davalı tarafından davacıya 21.000 TL bedelle satıldığı ve bedelin tamamen alındığının belirtildiği, noterlik belgesinde davalının iddia ettiği gibi aracın 36.000 TL ye satıldığı, 11.000 TL nin peşin ödendiği ve bakiye 25.000 TL için de  senet düzenlendiğine ilişkin bir ibare bulunmadığı anlaşılmaktadır. Noterlik belgesi resmi belge olup aksi de ancak aynı kuvvette resmi belge ile ispatlanabilir. Davalı tarafça bunun aksini kanıtlayacak resmi bir belge sunulmamıştır.  <br>Dolayısıyla davalı; her ne kadar takip konusu senetlerin  ... plaka sayılı aracın bakiye satış bedeline ilişkin düzenlenmiş olduğunu resmi belge ile ispat edememiş ise de; davalının delilleri arasında yemin delili bulunup, yemin de kesin delil olduğundan, ispat yükü üzerinde olan davalıya yemin delili hatırlatılmadan ve ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.<br>  HÜKÜM:<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,<br>\t2-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/12/2019 Tarih ve 2018/425 Esas 2019/1480 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı yararına  istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t4-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 54,40  TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE,<br>5-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>\t6-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,<br>\t7-Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 28/02/2024<br> </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d8ee63b68371af61","SID":"089a4fa103931859"}}