{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/363 - 2024/268<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/363 <br>KARAR NO\t: 2024/268<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/12/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/586 Esas 2020/641 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 23/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 05/03/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.02.2018 tarihinde, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... sevk ve idaresinde olan ... plakalı araç ile davacı sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 150,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminat talebini 23.467,31 TL’ye, geçici iş göremezlik tazminat talebini 3.264,55 TL TL’ye yükseltmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde trafik poliçesi ile 04.04.2017 - 2018 tarihleri arasında sakatlanmadan dolayı 360.000,00 TL limitle sigortalı olduğunu, davacı tarafça sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmediğini, aktüer hesabında yeni genel şartların esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik talebinin teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan deliller ve İTÜ’den alınan kusur raporuna  göre, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25, davacının %75 oranında kusurlu olduğu, Hacettepe Üniversitesinden alınan raporda, davalının %32 oranında daimi maluliyetinin ve 9 ay tıbbi iyileşme süresinin belirlendiği, davacının işgöremezlik zararının hesaplanması için aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile  davanın kabulüne, 23.467,31 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 3.264,55 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 26.731,86 TL’nin temerrüt tarihi olan 08.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu,  aktüer bilirkişi raporunda esas alınan genel şartların Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini  ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, alınan iki kusur raporu arasında çelişki olduğunu, geçici işgöremezlik zararından SGK’nın sorumlu olduğunu  ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu araca çarparak davacının yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek davalıdan geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmektedir.<br>\tTarafların dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarına yönelik istinaf itirazlarının bulunduğu görülmüştür. Dava konusu olaya ilişkin kaza tespit tutanağının incelenmesinde, kazanın iki yönlü yolda meydana geldiği, davacının idaresindeki ... plakalı aracın karşı yönden gelmekte olan davalıya sigortalı, ... idaresindeki ... plakalı aracın şeridine geçerek karşılıklı çarpışmaları şeklinde kazaya neden olduğunun, davacının 2918 sayılı KTK’nın 56/1-a maddesinde düzenlenen asli kusurlardan “şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak” kuralını ihlal ettiği,  davalıya sigortalı araç sürücüsü ...’ın, tali kusurlardan KTK’nın 52/1-b maddesinde düzenlenen “aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliklerine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak” kuralını ihlal ettiğinin tespit edildiği görülmüştür.<br>\t Mahkemece, kusur oranlarının belirlenmesi için Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda, şerit ihlali yaparak karşıdan gelen sigortalı aracın şeridine geçip kazaya neden olan davacının kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu belirtilmiş, davalı vekilinin rapora itirazı üzerine İTÜ Makine Mühendisliği öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kurulundan alınan raporda ise, kontrolsüz şekilde şerit değiştiren davacının %75 oranında, hızını hava ve yol şartlarına uygun şekilde düşürmeyen davalıya sigortalı araç sürücüsü ...’ın %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, mahkemece İTÜ’den alınan bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınarak karar verilmişse de,  alınan iki kusur raporu arasında kazanın oluşumuna ve kusur oranına ilişkin çelişki olduğu gözetilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünden Karayolları Genel Müdürlüğünden emekli makine mühendislerinden seçilecek üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.<br>\tKabule göre de, 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı kararı ile  Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. <br>\tAnayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40 - 2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle  davacının zararının Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. Zarar hesaplanmasında  ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir. Mahkemece alınan aktüer bilirkişi raporunun 23.07.2020 tarihinde düzenlendiği, ıslah dilekçesinin ise 06.08.2020 tarihinde verildiği anlaşılmakla aktüer raporu ve ıslah dilekçesinin  Anayasa mahkemesi iptal kararının resmi gazetede yayımlandığı 09.10.2020 tarihinden önce olduğu gözetildiğinde  davacının sürekli işgöremezlik tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanması gerektiğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile HMK'nın 353/1.a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>\tDavanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>\t2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t3-Davacı vekili ve davalı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri halinde iadesine,<br>\t4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,<br>\t5-Kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine,<br>\t6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br>       * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"037a944a5964d811","SID":"5ccd5b8704f36fc4"}}