{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/1281 - Karar No:2024/189<br>                       T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br>DOSYA NO\t: 2023/1281 <br>KARAR NO\t: 2024/189<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/285 E-2023/697 K<br><br>DAVACI<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 07/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/03/2024<br>\tEser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali  talepli davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin 24.04.2015 tarihli, 35.046 TL tutarlı faturayı düzenlediğini, faturanın ödenmediğini, müvekkilinin 05.02.2019 tarihinde icra takibi başlattığını, takibin haksız itiraz sonucu durduğunu, arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını öne sürerek itirazın iptaline, takibin 35.046 TL asıl alacak ile 24.05.2015 tarihinden takip tarihine değin 15.139,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.185,87 TL üzerinden, asıl alacağı takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili özetle; davacının davaya konu fatura alacağına yönelik müvekkili şirketten olan tüm alacaklarını tahsil ettiğini, şirketin %95 hissesinin ...'a ait olduğunu, bu kişinin dava dışı ... ile evliyken ticari hayatın sekteye uğraması nedeniyle kağıt üzerinde boşandıklarını, şirket yetkilisi ... gözükse de tüm işlemlerin ... tarafından yürütüldüğünü, müvekkili şirket yetkilisi ... ile dava dışı ... arasında adi ortaklık bulunduğunu, bir çok müteahhitlik faaliyeti birlikte yürüttüklerini, dava dışı ... tarafından inşa edilen 4 parseldeki bina inşaatında asansör satış ve montaj hizmetine ilişkin olarak dava dışı ...'la 22.02.2014 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, 36 numaralı bağımsız bölümün 230.000 TL bedelle devri, iş bedelinin 120.000 TL olduğu hususunda anlaştıklarını, yine dilekçesinde belirttiği inşaatlarda asansör yapım ve montajına ilişkin dava dışı ... ile sözleşmelerin akdedildiğini, ...'ın 5 adet asansörün montajını sağladığını, 4 parseldeki 36 numaralı bağımsız bölümün bedel alınmaksızın davacı şirketin yetkilisi olan ... adına tescil edildiğini ve dilekçe ekinde sundukları ibra niteliğindeki yazılı belgenin dava dışı ... ve ... arasında düzenlendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk Derece Mahkemesince; \"Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemli olduğu, taraflar arasında asansör satış ve montaj sözleşmesinin düzenlendiği,  bu kapsamda davacı tarafça edimlerin yerine getirildiği, bu nedenle 24/04/2015 tarih ve A-060636 sıra numaralı 35.046,00-TL tutarlı faturanın düzenlenerek davalı tarafa gönderildiği, söz konusu faturanın her iki tarafında ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu,  bu hususta taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; fatura bedelinin davalı tarafça ödenip ödenmediği noktasında olduğu anlaşılmaktadır. Davalı taraf cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında, fatura bedelinin ... Parsel 36 numaralı bağımsız bölümün dava dışı ... tarafından davacı şirketin  % 95'lik hisse sahibi olan ve daha öncesinde ...'in evli olduğu ve sonrasında kağıt üzerinde boşandıkları ...'a devretmek suretiyle borcun ödendiğini, bu nedenle söz konusu sözleşme, fatura ve icra takibi dolayısıyla borcun bulunmadığını iddia etmiştir. Alınan bilirkişi raporu ve ek raporu, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Yenimahalle Tapu Müdürlüğünden alınan kayıt ve belgeler incelendiğinde,  icra takibine konu olan fatura  bedelinin davalı tarafın iddia ettiği şekilde taşınmaz devri suretiyle ödendiği yönünde herhangi bir delil bulunmadığı, bu hususta davalı tarafça davacıya yemin teklif edildiği, davacı temsilcisinin satı bedelinin ödenmediği hususunda yemin edildiği, bu haliyle davalı tarafın ödemeye ilişkin bu iddiasını ispatlayamadığı, bu nedenle icra takibine yönelik itirazının haksız olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava dilekçesindeki davacı tarafın talebinin asıl alacak ve ferileri bakımından toplam 50.185,87 TL olduğu, Mahkememizce davanın kabulüne karar verildiği, ancak hüküm kısmında işlemiş faiz miktarı 15.139,87 TL yerine maddi hata sonucu sehven 15.442,33 TL olarak yazılmış, yapılan bu yanlışlık 6100 sayılı HMK'nın 304.maddesi kapsamında yazı ve hesap hatalı ile diğer benzeri açık hatalar olarak değerlendirilerek, hükmün bu bölümünün (işlemiş faiz bölümü ile toplam alacak miktarı) resen tashihine karar\" vermek gerektiği gerekçesiyle \"1-Davanın KABULÜ ile; davaya konu Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2019/1795 E. Sayılı dosyasında davalı tarafın itirazının İPTALİ ile takibin 35.046,00-TL asıl alacak ve 15.139,87-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.185,87-TL üzerinden DEVAMINA, 2-Alacağın (50.185,87-TL) % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE\" karar vermiştir. \t<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki vakıaları tekrarla, dava dışı ... ile akdedilen sözleşmeler gereğince 4 parsel numaralı taşınmazda bulunan 36 numaralı bağımsız bölümün davacı şirket yetkilisi ...'a devredildiği, müvekkilinin davaya konu fatura nedeniyle borçlu olmadığı, mahkemece yaptıkları açıklamalara rağmen taşınmazın devri suretiyle ödendiği itirazının ispatlanamadığı gerekçesine dayandığı, tanıkların dinlenmediği, taşınmazın davalı şirket yetkilisine hangi hukuki nedenle devredildiği, ödemenin ne şekilde gerçekleştirildiği, diğer asansör bedellerinin davacı tarafça ne surette tahsil edildiği hususlarının araştırılmadığı,  eksiklikler giderilmeksizin hüküm tesis edildiği, ticari defter kayıtlarının hatalı bir şekilde davacı lehine hükme esas alındığı, davacı defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, müvekkiline ait defterlerin usulüne uygun tutulduğu, dosyaya kazandırılan ibra niteliğindeki belgenin hiçbir surette dikkate alınmadığı\tnedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali  talepli olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>\tMahkemece yürütülen yargılama sonucunda verilen 13.07.2021 tarihli davanın kabulüne dair kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede \"Somut olayda davacı yüklenici, davalı iş sahibi olup, taraflar arasında icra takibine dayanak 24.04.2015 tarihli, 35.046 TL tutarlı faturaya konu asansörün temini ile montajının yapılmasına ilişkin sözlü eser sözleşmesi akdedildiği ve davacı tarafça montajı yapılarak asansörün teslim edildiği çekişmesiz olup, davalı tarafça davacı şirket ortağı ...'a belirtilen bağımsız bölümün devri suretiyle iş bedelinin ödendiği savunulmuş ve cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanılmış olduğu halde mahkemece ödemeye ilişkin davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yemin teklif etme hakkı hatırlatılmaksızın eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kabule göre de; icra takibine konu asıl alacak ve işlemiş faiz ayrımı yapılmaksızın, faize faiz yürütülmesi sonucunu doğuracak biçimde asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden takibin devamına karar verilmiş olması da usul ve yasaya uygun bulunmadığı...\" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1.a.4-6 maddeler gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. <br>\tİcra takibine konu fatura 24.04.2015 tarihli olup, davalının taşınmazın devri suretiyle iş bedelinin ödendiğine dair savunmasına yönelik olarak Dairemiz kararına uygun olarak davacı - alacaklı şirket yetkilisi ...'e yemin teklifi üzerine eda edilen yeminde taşınmaz davacı şirket yetkilisi adına devredilmiş ise de, davacı şirket adına devredildiğinin anlaşılmış olması, ...'in takibe dayanak faturanın devirden sonraki alacağa yönelik olduğuna dair beyanının ise faturanın 2015 tarihli olmasına karşın devrin 2018 yılında yapılmış olması nedeniyle beyana itibar etme imkanı bulunmaması, faturadan sonra yapılan taşınmaz devri fatura borcuna mahsuben yapılmış olduğundan davanın reddine karar vermek gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, kararın HMK 353/1.b.2 madde gereğince kaldırılması ile davanın reddine dair yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>   \t1-)\tDavalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br>\t2-)\tAnkara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2023 tarih ve 2023/285 E-2023/697 K. sayılı kararının HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,<br>\t3-)\tDavanın reddine,<br>\t4-)\tHarçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 857,05 TL harçtan mahsubu ile artan 429,45‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>\t5-)\tDavacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\t6-)\tDavalı tarafından yapılan 33,50 TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t7-)\tAvukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900 TL vekalet  ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t8-) HMK 333. madde gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,<br>\tİstinaf İncelemesi Yönünden:<br>\t9-) Davalı tarafından yatırılan 857,05 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>\t10-)\tDavalı tarafından yatırılan 738 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 332,50 TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t\t\t\t  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-a madde gereğince KESİN olmak üzere  07.03.2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>Başkan <br> e-imzalıdır<br> <br>Üye <br>e-imzalıdır <br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Katip <br>e-imzalıdır <br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ec2a9295eccbfe4","SID":"536e107e09b3a1c8"}}