{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/03/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br><br>VEKİLLERİ\t: Av. <br><br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: İtirazın İptali <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 28/02/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 29/02/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali  davasında 09/03/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı davacının  istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yıllarca süren bir ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin dosya kapsamına sunulan faturalarda yer alan malları davalıya sattığını ve teslim ettiğini, davalıya satılan malların bedelinin müvekkil şirkete ödenmediğini, bu sebeple müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla Konya .. icra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, davalı şirketin borcu olmadığı gerekçesiyle takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk başvurusundan olumlu sonuç alınamadığını belirterek; davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacı tarafın 72.503,00 TL'lik alacak iddiasında bulunmakla birlikte, alacak sebebi olarak fatura, defter ve kayıtlara dayandığını, ancak bu konuda dava dilekçesinde alacak sebebi olarak belirli bir fatura göstermek yerine taraflar arasındaki 2018 ve 2019 yıllarına ait bütün fatura dokümanlarını paylaşmış olduğunu, faturaların tek başına ispata yeterli  olmayıp, aynı zamanda mal teslim irsaliyelerinin ve buna ilişkin defter kayıtlarının tutarlılık göstermesinin gerektiğini, mahkeme tarafından yapılacak defter incelemesi neticesinde de müvekkili şirketin ne cari hesapta ne de cari hesap dışında herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek; davanın reddine, davacı tarafın alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...Davalı tarafça davacı defterlerine kayıtlı olmayan toplam tutarı 58.380,00 TL olan tahsilat makbuzlarını ve 30/06/2019 vade tarihli 7.000,00 TL bedelli bonoyu ibraz etmiştir. Tahsilat makbuzları ile bono bedelinin toplamı 65.380,00 TL olup, bunlara itibar edilmesi halinde davacının bakiye alacağının kalmadığı kabul edilmelidir.<br>İbraz edilen tahsilat makbuzlarındaki imzanın dava dışı .....'a ait olduğunun savunulması nedeniyle davacı tarafa bu savunmaya karşı beyanda bulunması için süre verilmiş, davacı vekili 29/06/2022 tarihli dilekçeyle ..... tarafından tahsilat konusunda davacı şirkete herhangi bir bilgilendirme yapılmadığı ifade edilmiştir. Dava dışı .....'a tahsilat makbuzlarındaki imzaların kendisine ait olup olmadığı konusunda dinlenmek üzere davetiye gönderilmiş, ancak duruşmaya katılmadığı gibi yazılı beyanda da bulunmamıştır. Bu nedenle tahsilat makbuzlarındaki imzaların .....'a ait olduğu kabul edilmiştir.  <br>Dava dışı .....'ın halen davacı şirket ortağı olduğu, bir dönem davacı şirketin yöneticisi olarak görev yaptığı, aynı zamanda halen davacı şirket temsilcilerinden olan .....'ın kızı olduğu, davacı şirkete ait tahsilat makbuzlarını kullandığı, kendisi hakkında davacı şirkete ait kaşe ve tahsilat makbuzlarını usulsüz kullanmasından kaynaklı herhangi bir şikayetin olmadığı, Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... S sayılı soruşturma dosyasının ibraz edilen tahsilat makbuzları ile bir ilgisinin bulunmadığı, .....'ın davacı adına tahsil ettiği paraları şirkete aktarıp aktarmamasının davalı yönünden bir öneminin olmadığı, bir dönem davalı şirket temsilcisi olarak da görev yapmasının tahsilat makbuzlarına itibar edilmesine engel olmadığı, dolayısıyla tahsilat makbuzlarının davacı yönünden bağlayıcı olduğu kabul edilmiştir.<br>Davalı tarafça ibraz edilen 30/06/2019 vade tarihli bononun keşidecisi dava dışı ..... olup, ..... tarafından davacıya vade tarihinden sonra 7.000,00 TL tutarında ödeme yapılmıştır. Dolayısıyla bu ödemenin de davacının alacağından mahsup edilmesi gerekir.<br>Her ne kadar davacı kendi defter kayıtlarına göre davalıdan 65.127,51 TL tutarında alacaklı olarak gözükmekteyse de, tahsilat makbuzlarının ve bononun davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, anılan gerekçelerle bono ve tahsilat makbuzlarındaki bedellerin davacı alacağından mahsup edilmesinin gerektiği, bono ve tahsilat makbuzlarına ilişkin ödemeler toplamının 65.380,00 TL olduğu, bu tutarın davacı alacağından mahsubu neticesinde davacının bakiye alacağının kalmadığının sabit olduğu sonucuna varıldığından...\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından dilekçelerin teatisi aşamasından sonra dosyaya tahsilat makbuzlarının sunulduğunu, HMK md 145 gereğince süresinde sonra sunulan delile dayanılarak hüküm kurulmasının aykırı olduğunu, dosyaya sunulan tahsilat makbuzlarının müvekkil şirket tarafından düzenlenmediğini, süresinden sonra sunulan ve sonradan düzenlenmesi mümkün belgelere ilişkin müvekkil şirket tarafından ödeme alınmadığını, bu sebeple bu belgelerin kabulünün mümkün olmadığını, banka aracılığı ile ödeme yapılması gerekirken düşük meblağlar ile sonradan düzenlenen belgelerin kötü niyetle düzenlendiğini, yerleşik içtihatların da aynı yönde olduğunu, tahsilat makbuzlarında müvekkil şirkete atfen yer alan imzaların .....'a ait olup ..... tarafından sunulan makbuzlara ilişkin herhangi bir tahsilat yapıldığına dair şirket yetkililerine bilgi verilmediğini, müvekkil şirket tarafından ticari defterlerin usulüne uygun ve eksiksiz olarak tutulduğunu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunun her iki ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile sabit olduğunu, satılan malların bedellerinin ödendiğinin ispat külfetinin davalı tarafta olup davalının ödemeleri ispata yarar herhangi bir delil sunamadığını, bilirkişice düzenlenen 07/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı yanca yapılan ödemelerin belgelendirilmesinin gerektiği ancak bu halde ticari defterlerinin sahibi lehine delil olabileceği kanaatinin bildirildiğini, buna rağmen yerel mahkemece bu belgeler esas alınmak sureti ile müvekkilin davalı şirketten herhangi bir alacağı olmadığı değerlendirmesinin yapıldığını, sunulan mutabakatta yer alan imzanın müvekkil şirket yetkililerine veya çalışanlarına ait olmadığını, ticaret şirketlerinde ve limited şirketlerinde temsil hususunun TTK tarafından ayrıntılı bir şekilde düzenlendiğini, .....'ın gerek tahsilat makbuzlarının düzenlenme tarihinde gerek mutabakat mektubunun düzenlendiği tarihte müvekkil şirketin değil davalı şirketin yetkilisi olduğunu, yerel mahkemenin kanaatinin aksine .....'ın yetkisi dışında yapmış olduğu işlemlere muvafakat göstermediklerini belirterek; ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, cari hesaba dayalı ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Davacı şirket tarafından davalı şirkete karşı Konya ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile 72.583,00 TL'nin tahsili için ilamsız takip yapıldığı, borca itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğu, takibin devamının sağlanması amacıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Uyuşmazlık, davacının davalıdan cari hesaba dayalı alacağı bulunup bulunmadığı, davalının sunduğu tahsilat makbuzlarının ödeme belgesi olarak kabul edilip edilemeyeceği, davacı şirketçe verilen mutabakat mektubunun geçerli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.<br>Davacı şirket ortaklarının ....., ..... .... ile ..... olduğu, davacı şirket yönetim kurulunun 13/02/2015 tarihli kararıyla ..... ile ..... ....'in 20 yıl süreyle müştereken şirket temsilcisi olarak atandığı, 04/03/2015 tarihli genel kurul kararı ile ..... ....'in müdürlükten azline, ..... ile .....'ın müştereken 20 yıl süreyle şirket temsilcisi olarak atanmalarına karar verildiği,  ..... ....'in halen şirketin ortakları arasında yer aldığı; davalı şirketin ortaklarının ise ..... .... ile ..... olduğu, ..... ....'in 18/08/2021 tarihinde davalı şirketteki paylarını .....'e devrederek ortaklıktan ayrıldığı, davacı şirketi temsilen .....'nın şikayeti üzerine hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ..... .... hakkında yapılan soruşturmada Beyşehir Cumhuriyet Savcılığının ... Sor sayılı dosyasından, olayın hukuki ihtilaf kapsamında kaldığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara yapılan itirazın reddine karar verildiği ve KYOK kararının kesinleştiği,<br>Davalının sunduğu tahsilat makbuzlarında ödeyen kısmında davalı şirketin ortağı .....'in isminin bulunduğu, tahsil eden kısmında ise davacı şirket kaşesinin yer aldığı ancak şirketi temsil eden kişinin isminin bulunmadığı, mutabakat mektubunda ise şirket kaşesinin altında şirket temsilcisinin adının bulunmadığı, davacının tahsilat makbuzlarının müvekkilince düzenlenmediğini, makbuzların altındaki imzanın şirket temsilcilerine ait olmadığını ve tahsilat makbuzlarının sonradan düzenlenebileceğini, ayrıca taraflar arasında yapılmış bir mutabakatın da bulunmadığını bildirdiği; davacı vekilinin de beyanlarında şirketlerin kurumsal mail kayıtlarının incelenerek mutabakat bulunup bulunmadığının araştırılmasını talep ettiği, ancak mahkemece bu hususlarla ilgili araştırma yapılmadığı, mahkemece 23/06/2022 tarihli duruşmada ..... ....'e tahsilat makbuzlarındaki imzaların kendisine ait olup olmadığı hususunda açıklama yapmak, gelmediğinde imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiş sayılacağına ilişkin meşruhatlı davetiye çıkartılmasına karar verildiği, ..... ....'in davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmadığı, mahkemece tahsilat makbuzlarındaki imzanın davacı şirket ortağı ..... ....'e ait olduğu gerekçesiyle, tahsilat makbuzu ile yapılan ödemeler geçerli kabul edilerek davanın reddine davanın reddine karar verilmiş ise de;<br>1-Davalı şirketin düzenlemiş olduğu tahsilat makbuzlarının şirket adına ..... .... tarafından düzenlendiği iddia edildiğinde göre, makbuzların düzenlendiği tarih itibariyle ..... ....'in davacı şirketin mümessili veya vekili olarak hareket edip etmediği, .... tarafından 3.kişilerden para tahsilatı yapılıp yapılmadığı,<br>2-Tahsilat tarihleri itibariyle, tahsilatların davacı şirketin kasa veya banka hesaplarına intikal edip etmediği, <br>3-Tahsilat makbuzlarının çalındığı veya kaybolduğu hususunda davacı şirket tarafından yapılmış herhangi bir başvuru veya şikayet olup olmadığı ve neticesinin ne olduğu,<br>4-Tarafların talepleri doğrultusunda şirketlerin kurumsal mail kayıtları da incelenerek hesap mutabakatı konusunda mail kayıtlarının bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, ayrıca ispat külfetine göre tarafların yemin deliline dayandıkları da göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verildiği anlaşılmakla davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, eksiklikler giderilerek karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2023 tarih ... Esas ....Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya  iadesine, <br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/02/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi. <br> \t\t<br><br>Başkan <br> e-imzalıdır <br><br>Üye <br>  e-imzalıdır<br> <br>Üye <br>  e-imzalıdır<br><br>Katip <br> e-imzalıdır <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cc430421d77f742d","SID":"6da5caf142b66376"}}