{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/12/2022<br>NUMARASI\t\t:  EsasKarar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>DAVALILAR\t: 1- <br>VEKİLİ\t: Av. T<br><br>\t: 2- <br>\t: 3- <br>\t: 4- <br>DAVA\t\t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 28/02/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 29/02/2024<br>Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 20/12/2022 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun 233 sayılı KHK uyarınca kurulmuş bir kamu iktisadi teşebbüsü olduğunu, bina ve eklentilerinin güvenliğinin sağlanmasının ihale yöntemiyle özel güvenlik şirketlerinden satın alındığını, özel güvenlik hizmetinde ihale edilen her bir yüklenicinin firma ihale konusu hizmeti yürütmek üzere çalıştıracağı işçilerini kendilerinin belirlediğini, söz konusu firmalarla yapılan sözleşmeler gereği işe alma ve işten çıkarma yetkileri ile bundan doğacak sorumlulukların bu firmalara ait olduğunu, kendi işçileri açısından doğacak sorumlulukların da bu firma tarafından yerine getirilmesi gerektiğinin açık olduğunu, dava dışı .... adlı güvenlik işçisinin müvekkili kurumun işlerini üstlenen davalı şirketlerin bünyesinde 01/11/2009 tarihinde işe girdiğini ve 04/05/2017 tarihinde çalıştığı iş yerinin tasfiyesi nedeniyle yüklenici firmaya iadesinin yapıldığını, bunun üzerine ....'nin çalışmış olduğu 7 yıl 5 ay 18 günlük hizmetinin karşılığı olarak 130,82 TL damga vergisi de dahil olmak üzere 17.235,22 TL kıdem tazminatının kendisine müvekkili kurum tarafından ödendiğini, sözleşmenin ilgili maddeleri, 4875 sayılı İş Kanunun 2/6. maddesi ve 6098 sayılı TBK'nun 162-168 maddeleri uyarınca müvekkili kurum tarafından ....'ye ödenen bedelin davalı şirketler tarafından müvekkili kuruma ödenmesi gerektiğini belirterek; fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla; müvekkil Kurum tarafından ödenen 17.235,22 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketlerden ilgili dönemlere ilişkin sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ..... Sis. Tic. Ltd. Şti. -.... Güvenlik Şti. -.....Güvenlik Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davacı arasında imzalanan hizmet sözleşmesi gereğince yetkili yer mahkemesi olarak Ankara mahkemelerinin belirlendiğini, ancak iş bu davanın yetkisiz yerde açıldığını, iş ortaklıklarının adi ortaklık olup dava ehliyetinin olmadığını, bu nedenle müvekkillere karşı iş bu davanın reddi gerektiğini, İş Kanunu 2. Maddesi gereğince asıl işverenin alt işveren ile birlikte sorumlu olduğunu, asıl işverenin alt işverene rücu etmesine imkan veren bir kanun maddesinin olmadığını, davacının yaptığı ödemeden huzurdaki dava ile haberdar olunduğunu, alacaklının zararını tanzim eden davacının, taraflarına rücu ettiğini ancak herhangi bir ihbar ve bildirimde bulunmadığını, davacının dava dışı işçiye ödemeyi ne için, nasıl ne miktarda yaptığının taraflarınca bilinmediğini, müvekkili şirketin, davacıdan ihale ile iş aldığını, ihaleyi kazanan müvekkili şirketin mevcut işçilerle çalışmaya devam ettiğini, ancak davacının, ilk başta ihale ettikleri sayıyı depoları kapatarak azaltmaları sonucu, işçileri size iade ettik işten çıkartmadık, yönünde ki beyanlarının hakkın kötüye kullanılması olduğunu,  davacının davasının dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, bunun yanı sıra müvekkili şirketin ve davacı arasında imzalanan sözleşmelerin yada teknik ve idari şartnamelerin hiç birisinde asıl işverenin işçilik alacakları yönüyle müvekkilinin şirkete rücu edebileceği yönünde bir düzenleme bulunmadığını, ayrıca müvekkili şirketin ihale ile iş aldığını ve ihale şartnamesinde yazmayan hiç bir kalemi işçilere ödemesinin mümkün olmadığını, ihale makamı kıdem tazminatı yönünden müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapmadığını, bu nedenle söz konusu alacağın ihale makamı olan davacı tarafından ödenmesi gerektiğini, 6552 sayılı Kanunun gerekçesinde, ihale konusu işin maliyetini hesaplarken kıdem tazminatını bu hesaplamaya dahil edemediği ve alt işverenler nezdinde büyük sorunlara yol açtığının belirtildiğini, davacının kusurundan kaynaklanan davalarda müvekkiline rücu imkanı bulunmadığını, bilirkişinin öncelikle kusur değerlendirmesi yapması gerektiğini, davacının ödediği vergileri de talep ettiğini, oysa ki davacının ödediği verginin müvekkili şirketi ilgilendirmediğini, iş bu dava sonunda haklı çıkmaları şartıyla vergi dairesinden geri ödenmesi yada mahsubu için talepte bulunabileceklerini, kaldı ki ödenen verginin iadesinin talep edileceği görevli mahkemenin de huzurda ki mahkeme olmadığını, alacakların zamanaşımına uğramış olduğundan rücu imkanı bulunmadığını beyanla; her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"......Netice; Yukarıda 3 nolu başlık altında ayrıntılı olarak ifade edildiği üzere taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi ve bu sözleşmelerin eki mahiyetinde yer alan teknik şartnameler gereğince 04/08/2011-31/12/2011 döneminden 01/01/2014-31/12/2015 dönemine ait Teknik Şartnamelerde davacı TMO ile davalı şirketler arasındaki iç ilişkide istihdam edilen personellerin tüm haklarından davalıların sorumlu olduğu açıkça düzenlendiğinden yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25/01/2021 Tarih ve 2019/2341 Esas-2021/197 Karar sayılı ilamı ile T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 15/04/2021 Tarih ve 2021/575 Esas-2021/743 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davacının bu dönemler yönüyle dava dışı işçilere ödemiş olduğu kıdem tazminatlarını davalılara rücu edebileceğine kanaat edilmekle bu döneme yönelik taleplerinin ayrı ayrı kısmen kabulüne karar verilmiştir. LAKİN;<br>Yukarıda 3 nolu başlık altında ayrıntılı olarak ifade edildiği üzere taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi ve bu sözleşmelerin eki mahiyetinde yer alan teknik şartnameler gereğince 01/01/2016-15/03/2016 döneminden 01/11/2016-20/02/2017 dönemine ait Teknik Şartnamelerinde ise TMO ile davalı şirketler arasındaki iç ilişkide istihdam edilen personellerin kıdem tazminatlarından davalı şirketlerin açıkça sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı, rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanmasının sözleşme hukukunun en temel ilkelerinden olduğu, davacının yukarıda izah edildiği üzere tacir konumunda bulunduğu, 6102 Sayılı TTK'nın 18/2 maddesi gereğince ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle mükellef olduğu, 04/08/2011-31/12/2011 döneminden 01/01/2014-31/12/2015 dönemine ait Teknik Şartnamelerde kıdem tazminatı yönüyle bir istisna mevcut değilken 01/01/2016-15/03/2016 döneminden 01/11/2016-20/02/2017 dönemine ait Teknik Şartnamelerinde \"Kıdem Tazminatının\" açıkça istisna tutulduğu, tacir olan davacının bu tercihinin bilinçli olduğu, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25/01/2021 Tarih ve 2019/2341 Esas-2021/197 Karar sayılı ilamı ile T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 15/04/2021 Tarih ve 2021/575 Esas-2021/743 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davacının bu dönemler yönüyle dava dışı işçilere ödemiş olduğu kıdem tazminatlarını davalılara rücu edemeyeceğine kanaat getirilmekle bu dönemlere ilişkin taleplerinin  ayrı  ayrı  reddine.......\" gerekçesiyle  davacının  davasının  kısmen  kabulü ile;<br>a- 2.693,20TL'nin (01/11/2009-31/12/2009 tarihleri arası 384,70 TL ile 01/01/2011- 31/12/2011 tarihleri arası 2.308,50 TL olmak üzere toplam=2.693,20 TL) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...... Güv. Sis. Dan. San. Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, <br>b- 2.308,50 TL'nin (01/01/2010-31/12/2010 tarihleri arası) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı.... Güvenlik Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,<br>c- 4.617,00 TL'nin (01/01/2012-31/12/2013 tarihleri arası) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... Tic. Ltd. Şti-... Güvenlik Şti-... Sis. Şti.(7 Tepe İş Ortaklığı, Has 7 Kule İş Ortaklığı, Haskent İş Ortaklığı) adi ortaklığından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>ç- 4.617,00 TL'nin (01/01/2014-31/12/2015 tarihleri arası) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar.....Cihazları Ltd. Şti.- ....Güvenlik Şti. adi ortaklığından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>d- Davacının ....Tic. Ltd. Şti-....Güvenlik Hiz. Ltd. Şti yönüyle fazlaya ilişkin talebinin reddine şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından; \"Taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi ve bu sözleşmelerin eki mahiyetinde yer alan teknik şartnameler gereğince 01/01/2016-15/03/2016 döneminden 01/11/2016-20/02/2017 dönemine ait Teknik Şartnamelerinde ise TMO ile davalı şirketler arasındaki iç ilişkide istihdam edilen personellerin kıdem tazminatlarından davalı şirketlerin açıkça sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı.. gerekçesiyle davanın kısmen reddine\" karar verildiğini, ancak, Teknik Şartnamenin 15/6.3 fıkrasındaki “kıdem tazminatı hariç” ibaresini göz önüne alarak, belirtilen dönem aralığındaki teknik şartnamelerde yer alan bu ibareden dolayı Yargıtay 23.Hukuk Dairesi’nin güncel kararlarına ve 6. Hukuk Dairesinin Kanun Yararına Temyiz sonucu verdiği yeni içtihadına aykırı bir şekilde bu dönemlere karşılık gelen kıdem tazminatının alt işveren firmalara rücu edilemeyeceğini raporunda görüş olarak belirttiğini, müvekkil kurum ile alt işveren firmalar arasında imzalanan sözleşmenin 8. maddesindeki ihale dokümanını oluşturan belgeler arasındaki öncelik sıralamasına dair hükme ve bu hüküm uyarınca teknik şartnameden önce uygulanması gereken Hizmet İşler Genel Şartnamesinin ve sözleşmenin  konuya ilişkin hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, sözleşmenin 8. maddesindeki ilgili hükmün “Sözleşmenin Ekleri” başlığını taşımakta olup ilgili hükümden de anlaşılacağı üzere ihale dokümanları arasında öncelik sıralamasında Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin ilk sırada yer aldığını, sözleşmenin 8.1.maddesi de çelişki halinde öncelik sıralamasında Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin ilk sırada uygulanacağını düzenlediğini, Teknik şartnamedeki hüküm ile Genel Şartname ve Sözleşme hükümleri arasında çelişki olması durumunda sözleşmenin 8.maddesi uyarınca öncelikli olarak Hizmet İşleri Genel Şartnamesi, akabinde idari şartname ve sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiğini, tüm ilgili hükümler göz önüne alındığında mahkemenin kısmen red kararının Hizmet İşleri Genel Şartnamesi ve Sözleşme hükümleri uyarınca kaldırılmasını ve alt işveren firmaların müvekkilce ödenen bedelin tamamından sorumluluğuna karar verilmesini talep ettiklerini, bu konuda Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/5092 E ve 2021/747 K sayılı ekli kararı olduğunu belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarını rücuen tahsili talebine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun \"İstinaf Dilekçesinin Reddi\" başlıklı 346/(1). maddesinde; istinaf dilekçesinin, kanuni süre geçtikten sonra verileceği veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkemenin istinaf dilekçesinin reddine karar vereceği,<br>Hukuk Muhakemeleri Kanununun \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 2.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı \"Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\"un 41.maddesi ile de, maddede yer alan \"binbeşyüz\" ibaresi, \"üçbin\" şeklinde değiştirilmiş, her takvim  yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiş,  2021 yılı değerleme oranına göre yapılan hesaplamaya göre 2022 yılı için istinaf kanun yoluna başvurma kesinlik sınırı 8.000,00 TL olarak belirlenmiştir. <br>İlk derece mahkemesinin karar tarihi 20/12/2022 olup, davacının  istinaf istemine konu reddedilen miktar 2.999,52 TL'dir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na 6763 sayılı Kanun ile ilave edilen Ek-Madde 1 hükmü uyarınca karar tarihi itibariyle HMK'nın 341/2. maddesi gereğince miktar veya değeri 8.000,00 TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, HMK'nın 346. maddesi gereğince kesin olan karara ilişkin istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilebileceği gibi 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilir. <br>Dava dosyasının incelenmesinde; istinaf kanun yoluna başvuran davacının talep miktarı nazara alındığında; davacı yönünden kararın kesin olduğu, istinaf kanun yolunun açık olmadığı, ilk derece mahkemesi hakiminin kanunla verilmeyen bir hakkı tanımak suretiyle hükme karşı istinaf kanun yolu açık olduğunu belirtmesinin, taraflara; yasayla verilmemiş bir hakkı (istinaf kanun yolunu) bahşetmeyeceği sonuç ve kanaatiyle davacının istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinin HMK 352/1.b maddesi gereğince reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının istinaf kanun yoluna başvurma dilekçesinin REDDİNE,<br>2- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin  üzerinde bırakılmasına, <br>4- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br>5- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/02/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 352 ve 362/1.a maddeleri gereğince kesin olarak  karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>e-imzalıdır <br><br>Üye<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye <br>e-imzalıdır <br><br>Katip <br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"37c5b298f639bd74","SID":"7c973faa8a7b9231"}}