{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/777 Esas<br>KARAR NO: 2024/434<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 30/06/2020<br>NUMARASI: 2018/4 Esas 2020/92 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... tescil numaralı yemek tabağı deseninin 554 sayılı KHK ile koruma altına alındığını, söz konusu tasarımın karşı tarafça müvekkilinden habersiz olarak satışının yapıldığının ve ticari amaçlarla kullanıldığının öğrenildiğini, bunun üzerine delil tespiti yaptırdıklarını,  davalı tarafın müvekkiline ait ... sayılı tasarımın aynısını taklit ederek üretim ve satış yaptığının tespit işlemi ve bilirkişi incelemesi ile sabit olduğunu, davalı tarafın tespite konu fiilleri aynı zamanda TTK'nun 54. vd maddeleri gereği haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek; müvekkiline ait ... sayılı tescilli tasarımdan doğan haklarına ve haksız rekabet hükümleri uyarınca korunan ürünlere karşı yapılan tecavüzün durdurulmasına, haksız tecavüzün önlenmesine ve bu suretle tecavüzün giderilmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabet fiilinin önlenmesine ilişkin kararın Türkiye'deki en yüksek tirajlı gazetelerden birinde ilan ettirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalılar cevap dilekçesi vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalılardan ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Pendik'teki iş yerinde 27/04/2017 tarihinde yapılan delil tespitinde, üretimini yaptıkları tabakların üzerlerindeki desenin davacıya ait tescilli ... numaralı tasarım ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunun ve bu ürünlerin diğer davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından satışının yapıldığının tespit edildiği, alınan bilirkişi raporları ile davacıya ait tasarım ile davalılar tarafından satışı ve üretimi yapılan tabaklar üzerindeki tasarımın bilgilenmiş kullanıcı  üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığının tespit edildiği, davalıların eylemlerinin davacıya ait tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davacının SMK'nun 149. maddesi uyarınca tecavüzün tespitini, önlenmesini ve maddi ve manevi tazminat talep edebileceği, davalı tarafça tazminat hesaplanması için gerekli delil ve belgeler tam olarak sunulmadığından ve davaya konu olan ürünle ilgili satış miktarı kesin olarak tespit edilemediğinden, maddi tazminat tutarının TBK'nun 50. maddesi uyarınca mahkemece takdir edilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalıların davacı adına tescilli ... numaralı tasarımın koruma kapsamında kalan ürünlerin satışını yapmak suretiyle gerçekleştirdikleri endüstriyel tasarıma tecavüzlerinin ve haksız rekabetlerinin durdurulmasına, önlenmesine, tecavüzün giderilmesine, 5.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kararın kesinleşmesinden sonra hüküm özetinin ülke çapında yayınlanan tirajı yüksek bir gazetede masrafı davalıdan alınmak suretiyle ilanına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; -Davalı ... Ltd. Şti. envanteri incelendiğinde davalının 417.015,00 TL kar ettiği ve müvekkilin de ilk verilen raporda zarar ettiği görüşününü bildirildiğini, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir açısından esas mahkemesince bir inceleme yapılmadığını,  davalının defter ve kayıtlarındaki yüksek karı- müvekkilinin zararının tespit edildiğini,  fakat davaya konu tasarım stoklarına ilişkin mahkemece verilen kesin süreye karşılık, davalı stok açısından delilleri mahkemeye vermediğini, bu durum garip bir biçimde davalı lehine hükme yol açtığını, -Talepleri gözetilerek; yoksun kalınan kazanç hesabında öncelikle müvekkilinin  ticari defterleri üzerinde ayrıntılı bir inceleme yapıldığını ve tecavüzün sabit olduğu 2017-2018 yıllarına göre  kar ve zarar oranlarının tespit edildiğini, ancak bu oranlar tespit edildikten sonra bu oranların oluşturduğu grafik gözetilerek, davacının tecavüzün gerçekleştiği dönemde eğer markaya tecavüz meydana gelmeseydi kar durumunun ne olabileceği belirlenebilecekken bu hususun eksik bırakıldığını, -Her iki firma açısından yakalaşık ürün satışlarının, bu tespitlerle aslında belirlenebilir durumda olduğunu, -Mahkemece tazminatın yukarıdaki esaslar dahilinde bilirkişi tarafından belirlenmesi ve kendilerine  ıslah için süre verilmesi yönünde karar verilmesi gerekirken, mahkemesinin res'en  ilk dilekçedeki belirsiz talep olan 5.000-TL'ye hükmederek yanılgılı hüküm kurduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; -Tüm sektörlerde tasarımların önceki tasarımlardan yola çıkılarak hazırlandığının bir gerçek olduğunu, davacıya ait tasarımlar ile müvekkilinin tasarımına bakıldığında, müvekkilimin tasarımının ayırt edici ve yenilik kriterlerine haiz olduğunu ve farklılıkların çok fazla olduğunun görüldüğünü, -Tasarımın öncekinden tamamen farklı olması gerekmediğini, yenilik için tasarımın temelinin tasarımcı tarafından oluşturulması gerektiğini, bu şekilde oluşturulan tasarımlar yeni ve ayıt edici ise korunduğunu, yani tasarımlarda taklitin yasak ancak esinlenin serbest olduğunu, -Yargıtay kararlarında tasarımların tümüyle farklı olmasını değil, farklılıkların benzerliklerden fazla olmasını, farklılıkların küçük ayrıntılardan fazla olmasının arandığını, müvekkile ait tasarım ile davacıya ait tasarıma bakıldığında müvekkilimizin özgün bir tasarım yaratmış olduğu açık ve net olarak görülmektedir. Bu sebeple mahkemenin tasarımların benzer olarak algılandıkları yönündeki kararının hatalı olduğunu, -Kabul anlamında olmamak üzere bir an için benzer olduğu varsayıldığında bile, davacı tarafın  554 sayılı KHK 52/a maddesi uyarınca  tasarımdan doğan haklara tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, tasarım hakkı sahibinin tasarımı kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre\" tazminat hesaplamasının istendiğini, buna göre davacının muhtemel gelirinin müvekkilinin bu tasarımdan elde ettiği gelir kadar olağını, ancak dosyaya sunulan bilirkişi raporunda ... Ltd.Şti.'nin 2017 yılında 84.284,36 TL zarar ettiğini, 2018 yılı ocak ayında 2.609,21 TL zarar ettiğinin tespit edildiğini, -Müvekkil ... Ltd.Şti. zaten dava konusu yapılan ürünleri hiçbir zaman satmadığını, sadece ürünü numune olarak ürettiğini, piyasaya dahi sunmadığını, ve satışını yapmadığını, -Diğer davalı ... San. Ltd. Şti'nin ise dava konusu ürünler ile hiçbir ilgisi olmadığını, ürünün üreticisi olmadığı gibi satıcısı da olmadığını, bir ürün satışı ve üretimi olmadığını, davaya dahil edilerek bu müvekkil bakımından hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin davacının bu üründen kaynaklı bir satışı ve karı olmadığından, davacının bu sebeple bir kazanç kaybıda olmadığını, bu nedenle mahkemece re'sen 5.000 TL tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, davacıya ait ... numaralı  tasarımına  davalıların  tecavüz  ettikleri iddiasına dayalı, sınai mülkiyet haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile maddi ve  tazminat  talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu, davacı tarafa ait ... numaralı tescilli tasarımı ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları sonucuna varıldığı, alınan raporun denetime elverişli olduğu,  davaya konu olan ürünle ilgili satış miktarı kesin olarak tespit edilemediğinden, maddi tazminat tutarının TBK'nun 50. maddesi uyarınca mahkemece takdir edilmesinde ve tazminat miktarında bir isabetsizik bulunmadığı, ıslah bir taraf işlemi olduğundan, taraflarca hazırlanması ilkesine aykırı şekilde hakimin ıslah için taraflara süre vermesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla taraf  vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin ve davalılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan (4,68 +87,50TL) olmak üzere toplam 92,18-TL harçtan mahsubu ile bakliye 335,42-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalılardan alınması gereken  341,55  TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 260,85-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a31e1b06a0571752","SID":"8fea2a266c4928f0"}}