{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2079 Esas<br>KARAR NO: 2024/277<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/11/2019<br>NUMARASI: 2016/403 Esas, 2019/1098 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı sigorta şirketi ile müvekkili arasında akdedilen sigorta sözleşmesinin bulunduğunu, içinde az sayıda lastik ve 42 adet rot makinesi bulunan depoda gerçekleşen hırsızlık neticesinde 34 adet rot makinesinin çalındığını, hasar sebebiyle başvuru yapılan davalı sigorta şirketinin, hiçbir hukuki ve haklı bir gerekçe göstermeksizin taleplerini reddettiğini, sigorta bedelinin geç ödenmesi sebebi ile oluşan munzam zararlardan da davalının, faizi ile sorumlu olduğunu, Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin davalının itirazı ile durduğunu belirterek hırsızlık sebebiyle oluşan hasar bedeli ve sigorta bedelinin ödenmemesi sebebiyle oluşan kar kaybı kapsamında munzam zararları için şimdilik 850.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte itirazının iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili sonraki aşamalarda, taleplerinin maddi zararlarının tahsiline yönelik olduğunu, bilirkişi incelemesinden sonra bunun dışında kalan bir zararları olursa bunun ayrı bir dava konusu yapılacağını beyan etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın alacak davası mı yoksa itirazın iptali davası mı olduğu ile tazminat ve munzam zarar taleplerinin hangi miktarlarda olduğunun açıklattırılması gerektiğini, taraflar arasında ... Yangın Ticari Esnek Paket Sigorta Poliçesi bulunduğunu, davacı şirkete ait depoda gerçekleşen hırsızlık sebebiyle ihbar üzerine hasar dosyası açıldığını, eksper tarafından yapılan incelemeler neticesinde, hırsızlık olayına ilişkin bir takım şüpheli hususların tespit edildiğini, hırsızlık teminatının geçerli olması için, riziko adresinde alarm, kamera ve demir kapı/kepenk sisteminin, kurulu ve çalışır  vaziyette olması gerekirken olay anında çalışmadığını, malların büyük hacimli olmasının nakliyesindeki zorluğa işaret ettiğini, çalındığı ileri sürülen rot makinaları, 4 ayrı modelde olup bir rot makinasının 4 ayrı kutuda bulunan parçalardan oluştuğunu, yani hırsızlık öncesi depoda bulunduğu ileri sürülen 42 adet rot makinasının toplamda 168 adet kutudan oluştuğunu, hırsızlık sonrası depoda aynı model rot makinasından 8 adet (32 kutu) kaldığını, hırsızların, rot makinalarını seçerek almış olması ve depoda tamamı aynı model olan rot makinalarından kalmış olmasının dikkat çekici olduğunu, sigortalı deponun alüminyum olan kapı kanadı üzerinde zorlama izleri görülmüş ise de kapı kasası üzerinde zorlama izine rastlanmadığını, sigortalı şirket yetkilisinin, farklı tarihlerde müvekkil şirkete verdiği yazılı beyanlarında, çalındığı iddia edilen malların sevkiyatına ilişkin çelişkili beyanlarda bulunduğunu, mallara ilişkin dahili sevk irsaliyesinin bulunmadığını, taşımaya yardım ettiği bildirilen ...'un bu hususu doğrulamadığını, sigortalı deponun bulunduğu yer itibariyle olaya ilişkin hiçbir görgü tanığının bulunmamasının da dikkat çekici olduğunu, çalınan malların tonaj ve hacimlerine göre bir kamyona yüklenmeleri mümkün olmadığı gibi bir araçla yaklaşık 8 sefer yapılması gerektiğini, taşımanın bir kerede yapılması halinde ise, bu kadar uzun süreli bir hırsızlık eyleminin gezici asayiş ekiplerinin dikkatini çekmeden yapılmasının mümkün olmadığını, dolayısıyla iddia edilen miktar ve hacimde malın çalınması mümkün olmadığı gibi hırsızlık hadisesinin de gerçek olmadığını, depoda bulunan alarma sisteminin sadece ihbar özelliğinin bulunması sebebiyle poliçe özel şartları arasında yer alan, giriş çıkış kayıtlarının düzenli olarak tutulması ve hasar anında ibrazına yönelik şartın yerine getirilmediğini, olayın meydana geldiği zaman aralığında siren kutusunun yerinde olmadığının ve olaydan önce 14/11/2015 tarihinde sabah saatlerinde alarm kablosunun kesildiğinin tartışmasız olduğunu, dolayısıyla hırsızlık anında çalışır durumda bir alarm sisteminin bulunmadığını,  munzam zararın tespiti için öncelikle asıl alacağın varlığının ispatlanması gerektiğinden davacının haksız ve yersiz tazminat talebinin reddi gerektiğini, davanın niteliğinin açıklanmasından sonra faiz ve icra inkar tazminat talebine ilişkin cevaplarını sunacaklarını belirterek davanın reddi ile  asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; davacının isteyebileceği tazminat bedelinin 849.998,37 TL olduğu, davalı tarafça aksi ispatlanamadığından, dava konusu malların kimliği belirsiz kişilerce çalındığının kanaatine varıldığı, bu noktada davalı sigortacının dayandığı, çalışır durumda bir alarm sisteminin bulunmasına yönelik özel şartı ihlal edip etmediğinin incelenmesi gerektiği, her iki elektrik mühendisi bilirkişi tarafından da belirlendiği üzere, davacının, hırsızlık olayından önce kırılmış sireni yenilemediği ve bu nedenle hırsızlık olayı vaki olduğunda sirenin çalmadığı, bu durumda riziko adresinde çalışır durumda bir alarm sisteminin bulunmasına ilişkin poliçe özel şartının gerçekleşmediği ve davacı tarafından bu şartın ihlal edildiği kanaatine varıldığı, davalının, davacının icra takibini yaparken veya dava açarken kötü niyetli olduğunu ispatlayamadığı gerekçeleri ile davanın ve davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas teşkil eden ve gerekçeye dayanak yapılan raporun hatalı olduğunu, alarm sistemini kuran ...’ın 16/02/2017 tarihli yazılı beyanında, olay tarihinde alarmın çalışır vaziyette olduğuna ilişkin yazılı beyanı dosyaya sunulmuş olsa da sürüncemede kalan teknik hususların aydınlatılması bakımından tanık olarak dinlenmesi taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinin, poliçe şartlarında yer alan her maddeye ilişkin tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkiline, tahmini ve kanaat sonucu atfeddilen kusur oranlarının hukuka aykırı ve geçersiz olduğunu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/6217 Esas 2018/3212 Karar sayılı kararı da dikkate alındığında, alarmın varlığı bile sigorta şirketi tarafından ispatlanmak zorunda olmasına rağmen, var olan alarm ile ilgili sigortalının kusurunu net ve açık şekilde ispatlayamayan sigorta şirketinin, ödeme yükümlülüğü ve sorumluluğundan bahsetmemenin hem kanuna hem de Yargıtay içtihatlarına aykırı  olacağını, dosyada mevcut beyan ve deliler ile kanıtlanan ve gerekçelendirilen itirazları doğrultusunda yeniden inceleme yapılmadığını, bu nedenle kararın, eksik ve hatalı olduğunu, hırsızlık müracaatından bir gün sonra, alarm şirketi görevlilerinin, hırsızlık mahalline gelerek işyerinde kurulu bulunan alarm sistemi ile ilgili olarak teknik rapor tanzim ettiğini, alarm izleme merkezinin telefon hatlarını güncellemesi 24 saatte bir yapıldığından, alarm izleme merkezinin ertesi gün haberi olduğu dikkate alındığınrda sanki aylar öncesinden kabloların kesik olduğu imasında bulunmanın ve günlerdir alarmın zaten çalışmadığını iddia etmenin uygun olmadığını, müvekkilinin, poliçedeki sigorta genel ve özel şartlarına uyduğunu, işyerinde hırsızlık olduğunda alarmın çalışır vaziyette olduğunun tespit edildiğini, poliçeye göre, riziko adresinin faal olmadığı zamanlarda işyeri kapısının kilitli olmasının zorunlu olduğunu, buna ilaveten, kepenk veya demir parmaklıklarla kapatılmış olması veya çalışır durumda bir alarm sisteminin bulunması veya darbelere dayanıklı cam bulunması şartının olduğunu, buna göre, sayılan tedbirlerden hepsinin olmasının şart koşulmadığını, zira sayılan tedbirler arasında \"veya\" bağlacının olduğunu, işyerinde meydana gelen hırsızlık olayının, poliçede yer alan teminat kapsamı ve istisnalar başlığı altında düzenlenen hırsızlık alt başlığında belirtilen maddeleri sağladığını, alarm sistemi çalışmasa dahi, tek başına korkuluk ve demir parmaklıkların olması, bunların zincirle kilitlenmesi, alüminyum kapının kilitli olması hususlarının zararın, sigorta şirketince giderilmesi için poliçe kapsamı şartları itibariyle yeterli olduğunu belirterek ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; savunmalarının bir kısmı dikkate alınarak riziko adresinde çalışır durumda bir alarm sisteminin bulunmasına ilişkin poliçe özel şartının gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verildiğini, karar isabetli olsa da istinaf taleplerinin, kabul edilmeyen savunmalarına yönelik olduğunu, davacı şirket, malların, çalındığı iddia edilen depoya sevk edildiğine dair dahili sevk irsaliyesi sunamadığından malların, hırsızlığın meydana geldiği iddia edilen sigortalı depoya hiç gelmemiş olabileceğini, irsaliyenin düzenlenmediğinin de bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, oysa davacı, malların sigortalı adrese sevk edildiğini resmi belgelerle ispatlayamadığından davanın reddi gerektiğini, ayrıca çalındığı iddia edilen malların, ebatları, sayıları, ağırlıkları ile deponun bulunduğu konum dikkate alındığında, anlatılan şekilde bir hırsızlığın meydana gelmesinin mümkün olmadığını, bu hususların hırsızlığı gayet şüpheli bir hale getirdiğini belirterek davacının istinaf taleplerinin reddi ile kararın onanmasına, ileri sürülen savunmalarının Mahkemenin ret gerekçesine eklenerek karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, hırsızlık sebebiyle oluştuğu ileri sürülen hasar bedelinin, sigorta poliçesi kapsamında tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacının, davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 850.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında 19/07/2015 başlangıç 19/07/2016 bitiş tarihli, riziko adresi \"... Mh. ... Sk. Kat: ... No:... Avcılar /İstanbul\" olan ... Yangın Ticari Esnek Paket Sigorta Poliçesi 19/07/2015 tarihinde tanzim edildikten sonra 20/07/2015 tarihinde Bedel Artış/Azalış Zeyilnamesi yapılarak emtia hırsızlık teminatının 1.700.000,00 TL'ye çıkarıldığı ve emtinanın, iddia edilen hırsızlık olayının gerçekleştiği \"... Cad. ... Sk. No:... Avcılar/İstanbul\" ile ... Sk. No:... Avcılar/İstanbul adreslerinde bilatefrik olarak bulunabileceğinin belirtildiği görülmüştür. 01/09/2015 tarihli Bedel Artış/Azalış Zeyilnamesi ile, ... Sk. No:3/1 Avcılar/İstanbul adresinin bilatefrik listesinden çıkarılarak emtia hırsızlık teminatının 1.545.000,00 TL olarak gösterildiği; aynı tarihli Riziko Adresi Değişiklik Zeyilnamesi ile ise, riziko adres bilgisinin, bu tarih itibariyle \"... Cad. ... Sk. No:... Avcılar/İstanbul\"  olarak değiştirildiği ve emtia hırsızlık teminatının 1.500.000,00 TL olarak gösterildiği anlaşılmıştır. Poliçede, hırsızlık teminatının geçerli olabilmesi için asgari olarak alınması gereken önlemler belirtilmiş olup buna göre, riziko adresinin faal olmadığı zamanlarda işyeri kapısının kilitli olmasının zorunlu olduğu, buna ilaveten, kepenk veya demir parmaklıklarla kapatılmış olması veya çalışır durumda bir alarma sisteminin bulunması veya darbelere dayanıklı cam bulunması şarttır. Zeyilnamede ise, hırsızlık teminatının geçerli olması için, riziko adresinde alarm, kamera ve demir kapı/kepenk sisteminin kurulu ve çalışır vaziyette olması ile giriş çıkış kayıtlarının düzenli olarak tutulması ve hasar anında ibrazı şartları aranmıştır. Davacı sigortalı tarafından, hırsızlık sebebiyle oluşan zararının karşılanması talebi davalı sigorta şirketince, tazminat talebinin, Hırsızlık Genel Şartları ve Poliçe Özel Şartları gereği teminat harici olduğu belirtilerek cevap verilmiştir. Davacı ise, iddia ettiği üzere hırsızlık sebebiyle uğradığı zararının tazminine yönelik başlattığı icra takibine davalının itirazı üzerine işbu itirazın iptali davasını açmıştır.12/02/2016 tarihli Ekspertiz Raporunda, beyan edilen şekilde bir olayın gerçekleştiği kanaatini oluşturacak bir bulguya ve özellikle de görgü tanığına ulaşılamadığı, işyerinin üst katında gece geç saatlere kadar açık market, işyerinin tam karşısında gece geç saatlere kadar açık kıraathane ve çevrede çok sayıda konut olduğu, ancak farklı tarihlerde birçok kişiyle görüşülmesine karşı görgü tanığına rastlanılamadığı, çalındığı beyan edilen malların, riziko adresine sevk edildiğine dair resmi belge olmadığından ve malın buraya hangi araçla kimler tarafından sevk olduğuna ilişkin kesin bir bilgiye ulaşılamadığından beyan edilen malların çalındığına ilişkin kesin kanaate varılamadığı, alınan, satılan ve hırsızlık sonrası kalan mala bakıldığında noksan malın değerinin KDV dahil 849.998,37 TL olduğu bildirilmiştir.16/11/2015 tarihli olay yeri inceleme tutanağına göre, 4 katlı binanın zemin katında bulunan işyerinin depo olarak kullanıldığı, kapısının alüminyum doğramadan olduğu, kap üzerinde zorlama izlerinin bulunduğu, ayrıca kapıya bağlı olduğu tahmin edilen zincir ve asma kilidin zemin üzerine atılı bulunduğu, güvenlik kamerası ve alarm cihazının bağlı olduğu belirtilen cihazın yerinde olmadığı, duvarda kabloların açıkta bulunduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 10/02/2017 havale tarihli raporda, 24/06/2015 tarihli 1.125.000,00 TL bedelli faturanın, 45 adet muhtelif rot ayar cihazına ilişkin olduğu, bu faturanın aynı gün ticari defterlere kaydedildiği, ... Araçlar şirketince düzenlenen bu faturanın BA formuyla vergi dairesine bildirildiği, fatura, irsaliyeli fatura olduğundan ayrıca sevk irsaliyesi düzenlenmesine gerek bulunmadığı, davacı şirket ticari defterlerine kayıt edildiğine ve vergi dairesine de beyan edildiğine göre faturanın deftere kaydının, içeriği malların da alındığı anlamına geldiği, 42 adet olarak bulunan rot makinesinden 34 adedinin çalındığının iddia edilmesine göre bunların KDV dahil bedelinin 849.998,36 TL olduğu, davacı şirket yetkili ...'ün 15/12/2015 günlü yazılı beyanında, hırsızlığa konu malların, tahminen 20/07/2015 günü ... Sokak ... adresindeki depodan, hırsızlık fiilinin olduğu depoya ...'un kapalı kasa aracı ile ve malların satın alındığı ... A.Ş.'nin ford minibüsü ile sevk edildiğini beyan ettiği, ekspertiz raporunda, ... isim şahıs ile görüşüldüğü ve bu şahsın, ... A.Ş.' de çalıştığını, sadece binek aracının olduğunu ve depoya hiç gitmediğini beyan ettiği açıklanmış ise de hasar dosyasında bu şahsın yazılı beyanının bulunmadığı, hırsızlığa konu kasa ölçülerinin hacimleri dikkate alındığında bu hacimde yüklerin taşınması için 1 tır veya 1 kamyon (2 sefer) veya 1 kamyonet (5 sefer) gerekeceği, bu sefer sayılarının da, kasaların söz konusu araçlara uygun şekilde yerleştirilmesi ile mümkün olacağı, ancak mahalle arasında Cumartesi ila Pazartesi sabah arasında gerçekleştiği iddia edilen hırsızlık olayında, fiili gerçekleştiren kişiler acele hareket edeceğinden, kullandıkları araçların yükleme hacimlerini verimli şekilde kullanamayacağı açık olduğundan buna bağlı olarak araçların adedi veya sefer sayısının artması gerektiğini, bunun yanında kasaların 70-80 cm'lik ve önü kot farkı nedeni ile dar ve engelli olan bir kapıdan sokağa çıkarılması yerine, zaman yönünden tasarruf sağlayacak ve dikkatleri daha az çekecek deponun yük/araç giriş kapısından çıkarılmamış olmasının makul bir nedeni de bulunamadığı, bu nedenle öncelikle dava dışı satıcı ... A.Ş.'ye yazılacak talimat ile, davacıya sattığı malların teslimi sonrasında, malların davacı depoları arasında, ... A.Ş.'ye ait araçlar ile 2015 yılı Temmuz ayında nakliyesi edimini de verip vermedikleri, ...'un 20/07/2015 günü itibariyle çalışanları olup olmadığı, çalışanları ise kendisine ait kapalı kasa aracı ile davacıya, benzer hizmet verip vermediğinin sorulmasının yerinde olacağı, hırsızlığa konu işyerinin dosyaya sunulan fotoğraflarında, iş yerinin iki ayrı girişi olduğu, hırsızlıkta kullanılmayan girişinin demir kapı ve kepenk içerdiği, hırsızlıkta kullanılan girişinin ise alüminyum kapı ve demir parmaklıktan oluştuğu, hırsızlık teminatı bakımından kararlaştırılan özel şartın, demir kapı veya kepenkten birisini yeterli görmesi nedeni ile davacının kullandığı demir parmaklık ile, bu özel şartı ifa ettiğinin sonucuna varıldığı, çalışır durumda bir alarm sisteminin bulunması şartı yönünden teknik bir bilirkişiden görüş alınması gerektiği davacıya ait ticari defterlerin delil niteliğinde olmadığı bildirilmiştir. ... Tic. Ltd. Şti. ve vekili beyan dilekçesinde, davacı şirketin bayileri olduğu, 2015 yılı Temmuz ayında alınan rot makinelerinin kendilerine ait ford transit araçlarla sevk edildiği, ... isimli kişinin .... olduğu, o tarihte ve halihazırda bünyelerinde çalıştığı, sevk işlemlerini yerine getirenlerden biri olduğunu belirtmiştir. Alarm sisteminden anlayan bir bilirkişinin katılımı ile aynı bilirkişi heyetinden alınan 26/09/2017 tarihli ek raporda, dava dışı ... Araçlar şirketi tarafından düzenlenen faturada davacı şirket adresinin \"... Mah. ... No ... Avcılar/İstanbul\" olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde, fatura içeriği malların, müvekkili şirketin merkez adresine değil, doğrudan \"... Cad. ... Sokak No:... Avcılar/İstanbul\" adresine teslim edildiğini belirttiği, ancak düzenlenen irsaliyeli faturada, malların, davacının beyan ettiği depo adresine teslim edildiği hususunda dosyada bir belge bulunmadığı, eğer faturada belirtilen merkez adresine mal teslim edilmiş ise, bu takdirde davacının, VUK. Md. 230 uyarınca, merkez adresi ile şube adresi arasında yeni bir irsaliye düzenlenmesinin gerekli olduğu, ancak bu irsaliyenin, dosyaya sunulmadığı, hırsızlık olayına ilişkin şikayetçi ifade tutanağında, iş yerindeki depo dışındaki algılama sensörünün komple kablosundan kesilerek çıkartıldığı, kamera kayıt ve kayıt cihazının yerinden alındığının ifade edildiği, oysa ki sağlıklı, çalışır ve güvenlikli bir durumda alarm sistemi kurulumunda, herhangi bir arıza, kablo kopması, kayıt cihazı çalınması vb. gibi olaylarda sistemin, otomatik olarak anında alarm kontrol izleme hizmeti veren kuruluşa acil olarak anında sinyal göndererek bilgilendirme yapacağı, hatta alarmı kurdurtan firma veya kişinin istediği kişilere, telefonla otomatik olarak da arıza veya hırsızlık bilgilendirme sinyali göndereceği, zaten alarm sistemi, şayet tüm ayrıntıları özenle ve işletilmesinde de ihmaller olmadan sağlıklı olarak kurulmuşsa bu alarm sisteminin, komplike bir sistem olduğundan gerek dahili, gerekse harici bir müdahalelerde, arızalarda, bina dışındaki bir alarm klaksiyonu arızasında bile alarm ve kontrol hizmeti veren birime haber vermek suretiyle önceden kullanıcının önlem almasını sağlayarak haberdar edeceği, davacı sigortalıya alarm hizmeti veren \"...\" şirketinin, tüm zamanların kayıtlarını tuttuğu, işyerindeki alınan sinyallerden de anlaşılacağı üzere, mütemadiyen alınan gerek arıza sinyalleri, gerekse aboneden sinyal alınamadığı, hatta sistemin test sinyali vermediğinin dahi kayıtlarda gözüktüğü ve bu arızaların çözümlenmediği yine raporlarda gözüktüğünden, burada sağlıklı bir alarm sisteminden bahsetmenin mümkün olmadığı bilinmekle beraber işyerinin güvenliği düşünüldüğünde tüm bu sinyal alamama, arıza vb. gibi eksikliklerin çozümlenmesi gerektiği, davacının ... ve ... Mahallesindeki depolarının birbirine yakınlığı (3,3 km) sebebiyle sevk irsaliyesi düzenlenmemesinin, tek başına hırsızlık iddiasına konu emtianın ... Mahallesindeki depoda bulunmadığı iddiasının kabulü için yeterli olmadığı, malların taşındığı belirtilen araçların taşıma kapasitelerinin söz konusu emteayı taşıma için uygun görüldüğü, hırsızlığa konu malların davacının ... Mahallesindeki deposuna sevk edildiğine yönelik ispatın davacı tarafından yerine getirildiği, alarm sisteminin çalışır vaziyette olmasına ilişkin poliçe özel şartı sağlanmadığından zararın, teminat haricinde olduğu bildirilmiştir. Mahkemenin 07/11/2018 tarihli celsesinde, rapora yönelik itirazlar bulunsa da raporlar arasında mübayanet olduğundan, öncelikle davacının, taraflar arasındaki sözleşmedeki alarmı doğru kurup kurmadığının tespiti bakımından dosyanın davalı tarafın itirazı bulunmayan elektrik mühendisi bilirkişi ...'na tevdii ile alarmın çalıp çalmadığı, çalmamışsa alarmın çalmamasından davacının sorumlu olup olmadığı, alarmın hırsızların depoya girmeden önce, bina dışında bulunan elektrik kablolarını kesmiş olmaları halinde sinyal gönderip göndermeyeceği hususlarında yerinde inceleme yapılmak ve gerekli fotoğraflar çekilmek suretiyle rapor düzenlenmesinin istenmesine (gerektiği taktirde dosya üniversiteye gönderilecektir, bu nedenle fotoğraf veya video çekilmesi gereklidir, bunların ücreti ayrıca ödenecektir) karar verilmiştir. Adı geçen elektrik mühendisi bilirkişisi ..., davacı tarafından belirlenmiş olup davalı tarafın buna dair bir itirazı olmamıştır. Bilirkişi ... tarafından olay yerine gidilerek (deponun başka kişilerce kiralandığı ve kilitli olması sebebiyle deponun dış kısmına fotoğraf ve video çekildiği) tanzim edilen 29/01/2019 teslim tarihli raporda, mevcut alarm santralinin ... marka olduğu, bu santralin genelde, kasalı kilitli ana panel (2 adet kilit), iki adet uzaktan kumanda (verici), ana panel üzerinde bir adet keypad şifreli, 5-20 saniyelik ses kaydı imkanı, telefon arama modu, kapı kontakları, kapı kontağı pili ve 220 volt trafo gibi parçalardan oluştuğu, mevcut alarm santralinin ise şu özelliklerinin bulunduğunu; herhangi bir telefon hattı sabotajında (hattın kesilmesi v.b.) algılama yaparak alarmın devreye girmesini sağlayacağı, alarmın devreye girmesi durumunda, sirenler çalacağı ve kullanıcı tarafından tanımlanmış telefonlara ve arama merkezlerine mesaj gönderileceği, alarm paneli ve hareket dedektörünün kurcalanması, enerji hattının kesilmesi durumunda da uyarı vereceği, alarmın bağlı olduğu ve ...a kayıtlı ... numaralı hattın, apartmanın telefon dağıtım kutusundan santrala bağlandığı, santralin ayrıca dışarda 1 adet siren bağlı olarak çalıştığı, bu hat sayesinde herhangi bir tehlike veya hırsızlık gibi durumlarda hem daha önce tanımlanmış yerlere sinyaller gideceği hemde mevcut sirenin çalmaya başlayacağı, mevcut sirenin daha önce kırılması ve devreden çıkması durumunda alarm santralinin, arama merkezine sinyal göndereceği, santrala bağlı olan telefon hattının sabote edilmesi veya kablosunun kesilmesi durumunda daha önce santrale tanımlanmış kişilere ve arama merkezine sinyal gitmeyeceği, sadece santrale bağlı olan sirenin çalmaya başlayacağı, eğer hem telefon hattı kesilmiş ve hem de siren kırılmışsa santralin, hırsızlık vakası için hiçbir yere sinyal veremeyeceği, buna göre dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin inceleme ve değerlendirilmesi neticesinde, hırsızlık olayı esnasında daha önce kırılmış ve devreden çıkmış sirenin olmayışı ve telefon hattının da kesilmiş olduğundan dolayı alarm santralinin, hiçbir yere sinyal gönderemediği, sirenin kırılıp devreden çıkması hususunun, hırsızlık olayından önce gerçekleştiği, bu olay vaki olduğunda, santralin, daha önceden tanımlanmış kişi ve arama merkezine sinyal göndermiş olmasının gerektiği, arama merkezi ve ilgili kişinin, kırılan sireni yenilemesinin gerektiği, eğer siren yenilenmiş olsaydı hırsızlık olayı vaki olduğunda en azından sirenin çalarak alarm verebileceği, alarmın çalmamasından, davacının kırılan ve devreden çıkan  sireni yenilemediğinden sorumlu olabileceği bildirilmiştir. Mahkemenin 10/04/2019 tarihli celsesinde, dosyanın bilirkişi ...'na tevdii ile, davacı vekilinin itirazları doğrultusunda, dosya içerisinde yazılı beyanı bulunan ...'ın (alarma sistemini kurduğu belirtilen) beyanlarını karşılayacak şekilde ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş olup bilirkişi, sunduğu 01/07/2019 teslim tarihli ek raporu ile, önceki sunduğu rapordaki kanaatinin aynen devam ettiğini bildirmiştir. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nun 1401. maddesinde, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Tüm sigorta sözleşmelerinin gerçekleştirilmesinin ana amacı, kişinin can veya mal varlığına gelebilecek tehlikelere yani rizikolara karşı güvence sağlayabilmektir. Kural olarak geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sigortacı sorumlu olduğu gibi (TTK. 1409/1 md.) rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın da sigortacı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir (TTK. 1409/2 md.). Ancak, sigortalı da rizikonun meydana geldiğini ve riziko sonucu oluşan zarar miktarını ispatlamalıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2021/1875 Esas 2021/2724 Karar sayılı ilamı). Ayrıca, Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarının 2. maddesinde, sigorta sözleşmesine, teminat altına alınacak kıymetlerin muhafazası için özel hükümler konabileceği, bu takdirde sigortacının, söz konusu kıymetlerin sigorta sözleşmesinde öngörülen şekillerde saklanmadığını ispat etmedikçe tazminat ödemekten kaçınamayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, taraflar arasında sigorta ilişkisinin bulunduğu ihtilafsızdır. Davacı, riziko adresinde hırsızlık gerçekleştiğinden bahisle bu sebeple meydana gelen zararının tazminini talep etmiş olup davalı ise, bahsi geçen olayın, hırsızlık olmadığını ve poliçede teminat altına alınmadığını ileri sürmüştür. Buna göre, poliçe kapsamında belirlenen hırsızlık rizikosunun gerçekleştiği, buna bağlı bir zararın meydana geldiği ve meydana gelen zararın miktarı davacı sigortalı tarafından ispatlanması gerekirken rizikonun, poliçede kararlaştırılan hükümler uyarınca teminat dışında kaldığı hususunu ise davalı sigortacının ispatlaması gerekir. Mahkemece, hırsızlığın gerçekleştiği ve bu sebeple çalınan malların değerine göre talep edilebilecek tazminatın 849.998,37 TL olduğu kabul edilmiş ise de, riziko adresinde çalışır durumda bir alarm sisteminin bulunmasına yönelik poliçe özel şartının sağlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan alarm raporuna göre, en son 06/11/2015 tarihinde polise bildirilen hırsızlık alarmının olduğu (bundan başka 05/01/2016 tarihine kadar polise bildirilen bir hırsızlık alarmı olmadığı), iddia edilen hırsızlık olayının yaşandığı 14-16/11/2015 tarihleri arasında ise, alarm açıklaması bölümünde \"program üretti, aboneden sinyal gelmiyor\" ve operatör notu bölümünde ise \"haberleşme arıza, sistem bilgi dahilinde\" yazdığı anlaşılmış olup bu durumda, hırsızlık teminatının geçerli olması için, riziko adresinde çalışır durumda bir alarm sisteminin bulunması gerektiğine yönelik poliçede kararlaştırılan şartın irdelenmesi gerekir ki Mahkemenin, davayı ret gerekçesi de bu şartın sağlanmadığına dayanmaktadır. Buna göre hem içlerinde alarm konusunda uzman bilirkişinin bulunduğu 11/09/2017 tarihli bilirkişi raporundan hem de bu rapora itiraz üzerine davacı tarafından belirlenen ve davalı tarafından itiraza uğramayan alarm konusunda uzman başka bir bilirkişiden alınan 29/01/2019 ve 28/06/2019 tarihli kök ve ek raporlardan anlaşılacağı üzere bahsi geçen olayın yaşandığı tarihlerde, riziko adresinde çalışır durumda bir alarm sisteminin bulunmadığı tespit edilmiştir. Aynı zamanda eksper tarafından düzenlenen raporda da aynı yönde kanaat bildirilmiştir. Davacı tarafın beyanlarında geçen alarm sistemini kurduğu belirtilen ... isimli kişinin yazılı beyanları -hem hasar dosyasında hem de dava dosyasında bulunan- dosya kapsamında yer almakta olup bu beyanlar olduğu halde, alarm konusunda uzman iki farklı bilirkişiden rapor alınmıştır. Hatta adı geçenin hasar dosyasına sunduğu yazılı beyanları, eksper raporu düzenlenirken de gözetilmiştir. Öte yandan mevcut delil durumu ve dosya kapsamında yer alan bilgi, belge ve emarelere göre, iddia edildiği üzere hırsızlık olayının yaşandığı ve çalındığı belirtilen emtianın riziko adresinde bulunduğu kanaatine varılmaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere, hırsızlık teminatının geçerli olması için, riziko adresinde alarm, kamera ve demir kapı/kepenk sisteminin kurulu ve çalışır vaziyette olması ile giriş çıkış kayıtlarının düzenli olarak tutulması ve hasar anında ibrazı şart olduğundan, hırsızlığın gerçekleştiği ve çalınan malların riziko adresinde bulunduğu sabit kabul edilse de riziko adresinde çalışır durumda bir alarm sistemi bulunmadığından Mahkemece tesis edilen karar isabetli olup taraf vekillerinin istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/403 Esas, 2019/1098 Karar ve 20/11/2019 sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.29/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"49498f3aca5a4458","SID":"663d2459aa0ec2d2"}}