{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                      T.C.<br>                 SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/68 <br>KARAR NO\t\t: 2024/468<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...                 (...)<br>ÜYE\t\t: ...                 (...)<br>ÜYE\t\t: ...                 (...)<br>KATİP\t\t: ...                 (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:\tKOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:\t07/09/2022<br><br>NUMARASI\t:\t2021/353 Esas - 2022/386 Karar<br><br>DAVACI \t: TÜRKİYE İŞ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...- ...<br>DAVALI\t: ... (T.C. NO: ...) - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVA\t: İtrazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 30/07/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 13/03/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 13/03/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili banka ile dava dışı borçlu FERONTO Bilişim ve İletişim Teknolojileri San.Tic. Ltd. Şti. arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi, Ticari Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesi, Ticari KREDİ Kartı (BUSINESS Card) sözleşmesi akdedildiğini, davalı borçlu ...'un bu kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, imzalanan sözleşmeler uyarınca müvekkili Bankanın ticari kredili mevduat, ticari taşıt kredisi ve ticari kredi kartı kullandırıldığını, dava dışı borçlu şirketin sözleşme hükümlerine aykırı davranması üzerine kredilerin kat edilerek borçlu şirket ve kefiline Derince 1. Noterliğinden 13.06.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamenin gönderildiğini, ihtarnameye itirazda bulunulmaması ve ödeme yapılmadığından borçlu hakkında Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2018/36200 E. sayılı dosyasi ile menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, satışa çıkarılan rehinli aracın, alacağa mahsuben 36.875,00 TL bedelle taraflarına ihale olduğunu, ihale bedelinin mahsubundan sonra bakiye borç kaldığını, bakiye borcun tahsili için müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeye taraf olan ... hakkında Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2018/85591 E. sayılı dosyası ile dava konusu takibe geçildiğini ve davalı borçlunun itirazı üzerine icra dairesinin takibin durdurulmasına karar verdiğini, Davalı borçlunun 04.01.2019 tarihli itiraz dilekçesinde, takibe, borca, faizine ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiğini, borçlunun yapmış olduğu itrazın haksız ve yasal dayanaktan yoksun, takiplerini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, dava şartı olarak başvurulan zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalı borçlu tarafından Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2018/85591 E. Sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine olan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, borçlunun alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2018/85591 E. Sayılı dosyasında, davacı tarafından eklenen alacak kalemleri ile ticari nitelikli kredi bakımından asıl alacağa 72 oranında temerrüt faizi işletildiğini, bu faiz oranının 6098 sayılı TBK'nun m.120/2 uyarınca kanuna aykırı olduğunu, kanunun öngördüğü faiz oranlarına uyulması gerektiğini, iddia olunan borcun dayanağı sözleşmede eğer faize ilişkin herhangi bir oran yoksa borcun doğduğu tarihteki yasal faiz dikkate alınarak, eğer varsa 6098 sayılı TBK'nun temerrüt faizine ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekeceğinden, halihazırdaki yasaya aykırı, fahiş olarak belirlenmiş işlemiş temerrüt faizi kalemlerinin de taraflarınca kabulünün mümkün olmayacağını, Türk Borçlar Kanunu'nun evli kişilerin kefalet sözleşmesi yapmasını diğer eşin yazılı rızasına tabi tutmuş olduğunu, tamamen gerçek kişi sıfatına haiz olarak yapılmış olan sözleşmelerde kefalet sözleşmelerinin eşin rızası alınmadan yapılmış olduğunu bu nedenle geçersiz olduğunu ifade ederek, davacının itirazın iptali ve icra inkar tazminatı telebinin reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden az olmamak kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalının Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2018/85591 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin; 0204322/ taksitli ticari kredi için, 1058,42 TL asıl alacak, 6.623,93-TL işlemiş faiz, 331,19-TL BSMV 208,18-TL masraf, 4508..4575 nolu ticari kredi kartı yönünden, 382,91-TL asıl alacak, 622,62-TL işlemiş faiz, 31,13-TL BSMV, 0591567 nolu kredili mevduat hesabı için 12,21-TL asıl alacak, 32,71-TL işlemiş faiz, 1,63-TL BSMV olmak üzere toplam 9.304,93-TL üzerinden 0204322/ taksitli ticari kredi için asıl alacağa %72, 4508..4575 nolu ticari kredi kartı, ve ... nolu kredili mevduat hesabı için asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte devamına, Hüküm altına alınan 9.304,93-TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; itirazın iptali davalarında, dava açma süre bakımından hak düşürücü sürenin 1 yıl olduğunu, davalı tarafça borca itiraz edilen tarih ile dava tarihi arasında 2,5 yılın bulunduğunu, davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, damga vergisi ödenmeden yapılan icra takibinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2018/85591 esas numaralı dosyasında, davacı tarafça eklenen alacak kalemleri ile ticari nitelikli kredi bakımından asıl alacağa %72 oranında temerrüt faizinin işletildiğini, işbu faiz oranının 6098 sayılı TBK m. 120/2 uyarınca kanuna aykırı olduğunu, kanunun öngördüğü faiz oranlarına uyulması gerektiğini, eşin rızası alınmadan yapılan bir kefalet sözleşmesinin kendiliğinden başkaca bir işleme gerek kalmaksızın geçersiz olacağını, davacı tarafın icra takibine geçme ve itirazın iptali davası açmasında kötü niyetli ve haksız olduğunu, bu sebeple haksız ve kötü niyetli açılan takip ve dava sebebiyle, ret veya hükmolunan meblağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda takipten önce faiz hesabı yapılırken faiz başlangıç tarihinin 03.06.2018 dosyanın takibe intikal ettiği tarihten başlaması gerekirken takip tarihi olan 26.06.2018 tarihinden başlatmasının hatalı olduğunu, ayrıca takip taleplerinde yer alan rehinli takip dosyasından kaynaklanan ve borçluya borç olarak kaydedilen 2.583,97 TL lik masraf kalemine bilirkişi raporunda yer verilmediğini, davalarının yasal süre içerisinde açılmış olduğunu, uygulanan temerrüt faiz oranının doğru olduğunu, damga vergisi ödenmesi zorunluluğu olmadığını, ticari kredilerde eş rızasının aranmayacağının ayrıntılı olarak dile getirildiğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/09/2022 tarih, 2021/353 Esas - 2022/386 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, kredi kartı sözleşmesi ve kredili mevduat hesabı sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nun 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; Davacı ile dava dışı Feronto Bilişim ve İletişim Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti arasında 04.07.2017 tarihinde 50.000,00 TL bedelli Genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi, 04.07.2017 tarihinde 32.000,00 TL bedelli ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi, 04.07.2017 tarihinde Business Card üyelik sözleşmesi imzalandığı, davalının üç sözleşmeyi de müteselsil kefil olarak imzaladığı, anılan sözleşmeler kapsamında borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından 03.06.2018 tarihinde hesabın kat edildiği ve 7 gün atıfet mühleti verilerek asıl borçlu ile birlikte davalıya ihtarname gönderildiği, borcun ödenmemesi üzerine dava dışı asıl borçlu hakkında Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2018/36200 sayılı dosyası ile taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, takip sonunda 36.875,00 TL tahsilat yapıldığı, borcun kalan kısmının tahsili için davaya esas Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2018/85591 sayılı takibinin başlatıldığı, davalının itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı taraf vekillerinin istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>1-Davacının istinaf istemleri yönünden; HMK 352. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabul edilebilmesi için miktar itibariyle kararın kesin nitelikte olmaması gerekir. Hangi kararların istinafa elverişli olmadığı HMK 341. maddesinde belirtilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00-Türk Lirasıdır. 01/01/2022 tarihinden itibaren ise, bu sınır 8.000,00-Türk Lirasıdır.<br>Somut olayda; dava değerinin 14.690,71 TL olduğu, mahkemece kabulüne karar verilen kısmın 9.304,93 TL olduğu, ret edilen kısmın ise 5.385,78 TL olduğu, davacının istinaf yasa yoluna başvurduğu ret edilen kısım olan 5.385,78 TL’nin kararın verildiği 2022 yılı itibarı ile öngörülen 8.000,00-TL'lik kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle yerel mahkemece verilen karar hüküm tarihinde miktar itibarı ile davacı yönünden kesin niteliktedir. Hükmün verildiği tarih itibarı ile miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin de sonuca bir etkisi bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle; karar tarihi itibariyle davacı yönünden miktar olarak kesin olan mahkeme kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>2-Davalının istinaf istemleri yönünden; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesi uyarınca itirazın  iptali davası; icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile, İİK’nun 66.maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlayan alacaklının açtığı bir eda davasıdır. Bu davalar itirazın tebliğinden itibaren bir  yıllık süresi içinde açılabilir; borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi, alacağın likit olması ve istemde bulunulması halinde borçlu aleyhine icra inkar tazminatına  hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219,223)<br>İİK’nun 67. maddesinin birinci fıkrası aynen; “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir” hükmünü içermektedir. <br>Anılan bu düzenlemeden de açıkça anlaşılacağı üzere; alacaklı tarafından itirazın iptali davasının, borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın ‘tebliğ’ tarihinden itibaren bir yıl içinde açılması zorunludur.<br>6098 sayılı TBK.’nın 583. maddesinde; “kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.<br>6098 sayılı TBK.'nın  eşin rızası başlıklı 584. maddesinde; “eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.<br>Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez.<br>Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz” hükümleri düzenlenmiştir.<br>Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; davalı hakkında başlatılan Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2018/85591 sayılı takibindeki ödeme emrinin davalıya 02.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalının borca ve ferilerine 04.01.2019 tarihinde itiraz ettiği, anılan itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmediği eldeki davanın 30.07.2021 tarihinde açıldığı görülmüştür. <br>İİK’nun 67. maddesinin birinci fıkrası aynen; “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir” hükmünü içermektedir. <br>Anılan bu düzenlemeden de açıkça anlaşılacağı üzere; alacaklı tarafından itirazın iptali davasının, borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın ‘tebliğ’ tarihinden itibaren bir yıl içinde açılması zorunludur. Eldeki takip dosyasında davalının itirazı davacı borçluya tebliğ edilmediğinden anılan bir yıllık hak düşürücü süre başlamadığından davalının hak düşürücü sürenin geçtiği yönündeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Dosyaya gelen genel kredi sözleşmesi, kredi kartı üyelik sözleşmesi ve ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi incelendiğinde; davalının anılan sözleşmelere müteselsil kefil olarak imza attığı, kefalet tarihlerinin açıkça yazıldığı, davalının kefil olduğu limitlerin açık bir şekilde yazıldığı, müteselsil kefil ibaresinin el yazılı olduğu, bu şekilde 6098 sayılı yasanın 583.maddesindeki kefalet şartlarının oluştuğu, davalının asıl borçlu Feronto Bilişim ve İletişim Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti’nin sözleşmelerin tanzim tarihlerinde tek yetkilisi ve ortağı olduğu, dolayısıyla 6098 sayılı yasanın 584.maddesi gereği eş rızasının da gerekmediği; davacı banka tarafından uygulanan faiz oranlarının sözleşmeye ve TCMB’ye bildirilen faiz oranlarına uygun olduğu dosyaya sunulan ve taraf ile yargı denetimine elverişli 14.06.2022 tarihli bilirkişi raporundan anlaşıldığından mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetlidir.<br>Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin ve davacının adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br><br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 341-(2) ve 346-(1) maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>3-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 635,61-TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 159,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 476,61-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>5-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına<br>6-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına,<br>7-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,<br>8-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>9-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>10-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/03/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır. <br><br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1359bceb52f0cf6","SID":"73e4c538260e9440"}}