{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1646 <br>KARAR NO: 2024/100<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/07/2023<br>NUMARASI: 2022/451 Esas -  2023/596 Karar<br>DAVA: Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>Asıl Dosyada DAVA: Davacı temlik eden vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı arasında tanzim ve imza olunan kredi sözleşmesiyle kredi kullandırıldığı, müvekkili Banka tarafından keşide edilen ihtarnameye kadar, dosya borçlusu asgari ödeme tutarlarını dahi ödemediğinden kredisi kapandığı ve hesap kat edildiği, ihtarnameden sonra da herhangi bir ödeme yapılmadığı, bu nedenle borçlu hakkında, dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, ödeme emri borçluya tebliğ edildiği, bu ödeme emrine karşı borçlu tarafından itiraz edilerek takip durduğu, davalı itirazında haksız olduğunu beyan ederek Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP :Davalının dosya kapsamında cevap dilekçesi bulunmamaktadır. Birleşen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/452 Esas sayılı Dosyasında <br>DAVA: Davacı temlik eden vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı arasında tanzim ve imza olunan kredi sözleşmesiyle kredi kullandırıldığı, müvekkili Banka tarafından keşide edilen ihtarnameye kadar, dosya borçlusu asgari ödeme tutarlarını dahi ödemediğinden kredisi kapandığı ve hesap kat edildiği, ihtarnameden sonra da herhangi bir ödeme yapılmadığı, bu nedenle borçlu hakkında, dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, ödeme emri borçluya tebliğ edildiği, bu ödeme emrine karşı borçlu tarafından itiraz edilerek takip durduğu, davalı itirazında haksız olduğunu beyan ederek Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP : Davalının dosya kapsamında cevap dilekçesi bulunmamaktadır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Mahkememizin 20/03/2023 tarihli celsesinde HMK 150. Maddesi gereğince davanın işlemden kaldırıldığı 20/06/2023 tarihi itibarıyla davanın yenilenmediği ve harç yatırılmadığı anlaşılmış olmakla davanın açılmamış sayılmasına, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleyen dosya davacısı/temlik alan vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme dosyasına 19/01/2023 tarihinde temlik belgesi ile birlikte vekaletnamenin sunulduğunu, ancak bu vekaletname doğrultusunda UYAP vekil kaydının yapılmaması nedeni ile duruşma gününün tespit edilemediğini, duruşmaya ilişkin tebligat gönderilmediğini, mahkemece HMK 150/1.madde gereği dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verebilmek için tarafların öncelikle usulüne uygun duruşmaya davet edilmesinin gerektiğini, dosyada vekaletname bulunmasına rağmen müvekkilinin usulüne uygun bir şekilde duruşmaya davet edilmediğini, bu nedenle HMK 150/1.madde gereği dosyanın işlemden kaldırılmasının usule aykırı olduğunu, birleşen dosya bakımından hüküm kurulmamış olmasının ise diğer bir hukuka aykırılık olduğunu, dosyayı temlik alan tarafa tebligat yapılmaksızın dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava, banka tarafından kullandırılan kredinin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı noktasındadır.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 150/5. maddesi, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır, şeklinde düzenlenmiştir.Davacı temlik alan vekili 19/01/2023 tarihli dilekçesinde, dava ile ilgili alacağın .... A.Ş. tarafından temlik alındığını bildirerek, temlikname ve vekaletnamesini sunmuştur. Bu dilekçeden sonraki 20/03/2023 tarihli duruşmada, mahkemece davanın takip edilmediği gerekçesi ile dava dosyası HMK'nın 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılmış, akabinde 3 ay içinde yenilenmemesi üzerine davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.HMK'nın 125/2. Maddesine göre, davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. Dava dosyasının işlemden kaldırıldığı celseden önce 19/12/2022 tarihinde yapılan duruşmada temlik eden banka vekili duruşmaya katılmış ve sonraki duruşma gün ve saati kendisine tefhim edilerek tutanağa imzası alınmıştır.  Dava konusu temlik alındıktan sonra görülmekte olan davada temlik alan davacı yerine geçerek dava kaldığı yerden itibaren devam edecektir. Bu aşamadan sonra yapılacak tebligatlar elbette temlik alana yapılacaktır. Ancak, duruşma gününün temlik eden vekiline tebliğ edilmesi, temlik alan yönünden de sonuç doğuracağından, duruşma gününün tekrar temlik alana tebliğ edilmesi gerekli değildir. Dava kaldığı yerden devam edeceğinden daha önce yapılan işlemlerin temlik alan bakımından tekrarlanması mümkün değildir. Buna göre, ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın işlemden kaldırılmasın ve sonrasında asıl ve birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından asıl ve birleşen davada davacı/temlik alan vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Asıl ve birleşen davada davacı/temlik alan vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Asıl ve birleşen davada davacı/temlik alan tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Asıl ve birleşen davada davacı/temlik alan tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  01/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d12a02b29cb4f7d","SID":"922bc8911ad5f281"}}