{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1031 <br>KARAR NO: 2024/385<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/04/2023<br>NUMARASI: 2015/835 E. - 2023/330 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili hakkında 01.04.2007 keşide 01.04.2010 vade tarihli 100.000 TL bedelli bono ile Şişli ...İcra Müdürlüünün ... E.sayılı dosyası ile davalının o tarihte yetkilisi olduğu ... A.Ş.tarafından icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin ödeme emrini tebliğ aldığını ve Şişli 3.İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/903 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, bono üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını ancak mahkemece imza incelemesi yapıldığını fakat imza yaşı incelemesi yapılmadığını, dava sonunda imza müvekkiline ait olduğundan takibin devamına karar verildiğini, müvekkilinin daha sonra açtığı menfi tespit davasının da aleyhine sonuçlandığını, yapılan görüşmeler neticesi 15.06.2015 tarihinde müvekkili ..., ... ve vekili Av. ... ile buluşarak ekteki protokolün tanzim edildiğini, 30.000 TL nakit elden ödeme yapıldığını, ve 20.07.2015 vadeli 40.000 TL, 20.08.2015 vadeli 120.000 TL meblağlı iki adet bonoyu verdiğini, aynı tarihte ofisteki bilgisayardan ... vekili Av. ... ve keşideci ... vekili olarak ... UYAP üzerinden kabul beyanı ile kabulü kabul beyanını mahkemeye verdiğini, İstanbul 13.ATM'nin 05.08.2015 tarihinde vermiş olduğu ek kararda ... A.Ş.nin 14.04.2015 tarihinde terkin edildiğini ve ticari şirketlerin tüzel kişiliğinin terkin ile son bulduğu dolayısıyla davalı vekilinin de vekillik görevinin de terkin ile son bulduğunu belirtmiş olduğunu, tüzel kişiliği ortadan kalkan şirket adına yapılan kabul beyanının geçerli olmadığını, bu nedenle kabul beyanını reddettiğini, müvekkilinin mahkemenin verdiği ek kararla davalı ...'ın protokol tarihi olan 15.06.2015 tarihinde yetkili olmadığını anladığını, müvekkilinin ticaret sicil gazetesinden yapmış olduğu araştırmada ...'ın 2011 tarihinden beri şirketi temsile de yetkili olmadığını tespit ettiğini, davalının müvekkilinin başkaca açığa atılı imzalı evrakları kullanma tehdidinde bulunduğunu, bunun yanında yetkilisi olmadığı halde ... A.Ş.adına protokol imzalamış 30.000 TL nakit ve senetli aldığını, bu durumda müvekkilinin açığa atılı imzalı kağıdının üstü doldurulmak kaydı ile oluşturulan 01.04.2010 vadeli 100.000 TL bedelli bonoyu İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyaya ödemek zorunda kalacağını, hemde protokole istinaden 30.000 TL nakit ödeme dışında 160.000 TL yi davalıya ödemek zorunda kalacağını, müvekkilinin borcu olmadığını kabul ettiği bir bonoya ilişkin mükerrer ödeme yapılmasının kabul edilemeyeceğini, tehdit altında yapılan protokol bir an için kabul edilmiş bile olsa İstanbul 13.ATM'nin vermiş olduğu ek kararla davayı kabule kabule şayan bulmadığından protokole konu senetler geçersiz kabul edilmesi gerektiğini, ve ödenen 30.000 TL nakit paranın iade edilmesi gerektiğini, müvekkilinin tehdit altında senet verdiğinden ve davalıyı şirket yetkilisi olduğunu zannederek protokol yapmış olduğundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, bu nedenle 15.06.2015 tarihli protokole istinaden verilen senetlerden birisinin vadesinin gelmiş olduğunu, diğerinin de 20.08.2015 tarihinde gelecek olmasından dolayı davalının icra takibi başlatma ihtimali olduğundan müvekkilinin zarara uğramaması için öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalıya borçlu olmadığının tespitini ödenen 30.000 TL nin iade edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ... AŞ nin alacaklısı olduğu bono nedeniyle İstanbul  ... İcra Müdürlüğünün ... E. (eski no Şişli ... icra müdürlüğünün ... E. ) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, şİşli 3. İcra Mahkemesinin 2010/903 E. sayılı dosyası ile imza inkarı davası açıldığını, davanın davacı aleyhine sonuçlanarak kesinleştiğini, ... AŞ tarafından   İstanbul  ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yatan paraların çekilmesi için bir engel kalmadığı noktada dosya üzerine bir kısım alacaklılar tarafından haciz konulduğunu, ... AŞ hakkında açılan iflas talepli dava ve yüklü miktarda vergi borcu bulunduğunu, şirket yetkilisi ...'ın davacı borçlu ile görüştüğünü, alacağın haricen ödenmesi hususunda tarafların anlaşmaya vardığını, protokol tanzim ettiklerini, protokole istinaden İstanbul 13. ATM'nin 2014/938 E. sayılı dosyasına konu alacağın haricen ödenmesi hususunda anlaştıklarını, davacı borçlunun tahsil kabiliyeti kalmayan  İstanbul  ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında borcundan kurtulduğu gibi huzurda açtığı afaki beyanlar sebebiyle bonoları ödememe yollarını aradığını belirterek  davanın  reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \" Davacı vekili her ne kadar dava dilekçesinde davalı tarafın tehdit eyleminden bahsetmiş ise de dava dilekçesi lafzi içeriği incelendiğinde; davacının esas itibari ile boş olduğu iddia olunan imzalı kağıtların  davalı tarafça doldurulma endişesi ile protokolü imzaladığı iddiasına dayandığı nitekim dava dilekçesinin 1. Maddesinin sondan iki önceki cümlesinde \"müvekkilim ... boş kağıtlara istedikleri rakamları yazarak icraya koymalarından endişe ederek anlaşmaya razı olmuştur.\" yazılı  olup, davacının ilerisine dair duyduğu endişe ile imza atması protokolü geçersiz kılacak bir sebep değildir. Ayrıca dosya kapsamında davacının bu iddialarını ispatlamaya elverişli bir delil bulunmadığı gibi dosya kapsımında bulunan Bakırköy CBS 2015/114638 sayılı soruşturma dosyasında davacının dava konusu ihtilafa ilişkin şikayeti ile soruşturma yürütüldüğü, soruşturma kapsamında davacının zorla senede imza attırıldığına ilişkin bir delilin bulunmadığı, senetlerin protokol kapsamında verildiği gerekçesi ile takipsizlik kararı verilmiştir. Dolayısı ile davalının boş olduğu iddia olunan imzalı kağıtları  dolduracağını söylemesi tehdit kapsamında bir söylem  olmayıp, nitekim boş olan senedin anlaşmaya uygun olarak da doldurulabileceği, anlaşmaya aykırı dolduruldu ise bu hususun aksinin yazılı delille ispatının mümkün olduğu, dolayısı ile davalının senetleri sonradan dolduracağı söylemi bir tehdit eylemi olmayıp ilerisi için ancak hukuk davalarının konusunu teşkil edecek bir ifade olduğu,  bir an için bu söylemin tehdit olduğu kabulünde dahi, bu söylemin gerçekleştiğine dair iş bu dava dosyasında bir delil ve emare bulunmamaktadır. Anılan sebeplerle davacı yanın iddiaları yerinde görülmemiştir. Hülasa, tarafların yapmış oldukları protokol gereği 13 ATM 2019/584 esas sayılı dava dosyasının kabul beyanı ile son bulduğu ve söz konusu dava dosyası alacağın  yerini protokol kapsamında bahsi geçen alacağın aldığı, davacının protokol kapsamında ödenen ve talep edilen senetler yönünden borcunun bulunduğu anlaşılmakla,\" açılan davanın reddine, davalı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine, sebepsiz zenginleşmeye dayalı 30.000 TL üzerinden açılan dava ile 160.000 TL üzerinden açılan menfi tespit davaları iki ayrı dava olup; harç ve vekalet ücreti ayrı ayrı değerlendirilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında 01.04.2007 keşide 01.04.2010 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli bono ile yeni İstanbul ... İcra Müdürlüğü nün ... E.  (Şişli ... İcra Müdürlüğü ... Esas ) sayılı dosya ile davalının  o tarihte yetkilisi olduğu ... A.Ş. tarafından icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında 15.06.2015 tarihli protokol yapılarak taraflar arasında uzlaşma sağlandığını,  alacaklı şirketin alacaklı olduğu icra dosyasında başkaca icra dosyalarından da hacizler olduğundan taraflar haricen anlaştığını ve taraflar protokolde yazılı edimleri yerine getirdiklerinde yapılan protokol gereği birbirlerinden herhangi bir hak ve alacakları kalmayacağını, müvekkili tarafından protokol gereği senetler teslim edildiğini  ve ödenmesi gereken nakit bedel ödendiğini, protokol gereği karşı tarafça  İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi nin  2014/938 E. Sayılı dosyasını kabul edecek bu kabulle taraflar arası alacak verecek ilişkisi sona ereceğini, protokol imzalanırken taraflar karşılıklı olarak mutabık kaldıklarını, alacaklı şirket vekili ilgili dosyaya kabul beyanı sunduğunda mahkemece şirketin terkin ile son bulduğunu dolayısıyla davalı vekilinin de vekillik görevinin terkin ile son bulduğunu belirttiğini, mahkeme kabul beyanını reddettiğini, mahkemenin verdiği ek kararla davalı  ...’ın protokol tarihi olan 15.06.2015 tarihinde yetkili olmadığı anlaşıldığını, müvekkilinin hem  İstanbul ... İcra Müdürlüğü nün ... E sayılı icra dosyasını ödediğini,  hem de bu dosyanın borcuna karşılık huzurdaki dava konusu ödenen nakti ve senetleri verdiğini, müvekkili borcu olmadığını kabul ettiği bir bonoya ilişkin mükerrer ödeme yaptığını, karşı taraf sebepsiz zenginleştiğini, protokolün esasını oluşturan icra dosyası ödendiğinden  protokole konu senetler geçersiz olduğunu,  ve ayrıca protokol gereği müvekkil tarafından ödenen 30.000,00 TL nakit paranın müvekkiline ödenmesi gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılmasını, istinaf isteminin kabulünü talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, 15.06.2015 tarihli protokol gereği davalıya verilen 15/06/2015 keşide tarihli 20/07/2015 vadeli 40.000 tl meblağlı ve 20/08/2015 vadeli 120.000 tl meblağlı senetlere ilişkin borçlu olmadığının tespiti ve ödenen 30.000 TL nin istirdadı davasıdır. Davacı tarafından  13. ATM 2014/938 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığını, davanın aleyhlerine sonuçlandığını, temyiz aşamasında davalı ile görüştüklerini, yapılan görüşmede müvekkili ...'in boş kağıtları istedikleri rakamı yazarak icraya konmalarından endişe ederek anlaşmaya razı olduğunu, 15/06/2015 tarihinde protokolün tanzim edildiğini, 13. ATM 2014/938 Esas 05/08/2015 tarihli ara kararı ile ... Aş.nin 14/04/2015 tarihinde terkin edildiğini, tüzel kişiliğinin son bulduğunu, davalı vekilinin vekillik görevinin son bulduğunu belirttiğini, tüzel kişiliği ortadan kalkan şirket adına yapılan kabul beyanının geçerli olmadığını, bu nedenle kabul beyanını reddettiğini, müvekkilinin protokol tarihi itibariyle davalının yetkili olmadığını anladığını, ticaret sicilde yapmış olduğu araştırmada davalının 2011 tarihinden itibarende şirketi temsile yetkili olmadığını tespit ettiğini, bu durumda müvekkilinin hem İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasını ödemek zorunda kalacağının hemde protokole istinaden davalıya ödeme zorunda kalacağını, tehdit altında yapılan protokol ve 13. ATM 2014/938 Esas ek kararı göz önünde bulundurulduğunda protokole konu senetlerin geçersiz olduğunu ve ödenen paranın iadesinin gerektiğini belirterek davanın kabulünü talep ve dava etmiştir. İstanbul  ... İcra Müdürlüğünün ... E. (eski no Şişli ... İcra Müdürlüğünün ... E. ) sayılı dosyasında alacaklı ... Aş tarafından ... aleyhine 100.000,00 TL bedelli bonoya ilişkin 09/07/2010 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatmıştır. 15/06/2015 tarihli protokolün ... A.Ş yi temsilen ... ve  ... arasında tanzim edildiği, protokolün konusunun İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. (eski no Şişli ... İcra Müdürlüğünün ... E. ) dosyasına konu bono ve bu bonoya binaen açılmış bulunun İstanbul 13. ATM nin 2014/938 E. sayılı menfi tespit dosyası konusunda anlaştıkları, davalı  ... Aş'nin  İstanbul 13. ATM 'deki davayı kabul edeceği, protokol esnasında 30.000 Tl elden verildiği, ve  40.000, 120.000 TL bedelli 2 adet bononun tanzim edilerek verileceğinin belirtildiği görülmüştür. İstanbul 13. ATM nin 2014/938 E. 2015/320 K. sayılı kararı ile 11/05/2015 tarihinde davanın reddine karar verildiği, 05/08/2015 tarihli ek karar ile davacı ve davalı vekillerinin kabul beyanı uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir. İş bu kararın temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/4260 E. 2019/405 K. sayılı kararı ile kararın bozulmasına karar verildiği,  İstanbul 13. ATM nin 06/11/2020 gün  ve 2019/584 E. 2020/530 K.sayılı kararı ile davalının kabulü sebebiyle davanın kabulüne, davacının  Şişli ... İcra Müdürlüğünün ... Takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, işbu kararın Yargıtay tarafından onanması neticesinde 07/12/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Somut olayda, İstanbul 13. ATM nin 06/11/2020 gün  ve 2019/584 E. 2020/530 K.sayılı kesinleşmiş karar ile davacının ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasına konu bono nedeni ile borçlu bulunmadığının tespitine karar verildiğinden sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak ödediği paranın iadesini talep edebileceği, davalının taraflar arasındaki protokol hükümlerine göre, İstanbul 13 ATM'nin 2019/584 E. sayılı dosyasında  davayı kabul ettiği, protokolün icra edildiği, davacının protokol gereğince ödediği paranın iadesini talep edemeyeceği ve protokol gereğince verdiği bonolar nedeni ile borçlu bulunmadığının tespitini talep edemeyeceği anlaşılmakla mahkemece davanın reddine dair verilen   karar dosya  kapsamına uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2023 tarih ve 2015/835 E., 2023/330 K.  sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9dbcd110247096cc","SID":"e35c0d2a6a142553"}}