{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1734 <br>KARAR NO: 2024/113<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/04/2023<br>NUMARASI: 2023/155 Esas -  2023/162 Karar<br>DAVA: Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma davalı ... 4 yıldır 'Nakliyat Aracısı Yasal Sorumluluk Sigortası yaptırdığını, en son yapılan poliçe 20/04/2021 tarihinde geçerli olduğunu, davalı ... da aracı olarak hizmet verdiğini, 20/10/2020'de gelen hasar için ... no'lu hasar dosyası açıldığını, hasarın sebebinin çekilmeyen konteyner nedeniyle olduğunu, yükleyici ...  firması ile ilgili demuraj için davalı sigortacı'ya başvurulduğunu, toplam 7.000,00 USD olarak oluşan demurajın  2.500,00 USD tutarı muafiyet olup bakiyesi olan 4.500,00 USD'yi davalı sigortacı'dan talep edildiğini, zira poliçe gereği ödemesi gerektiğini, davalı sigortacı husule gelen hasar nedeniyle ödeme yapamayacağını, zira alınan eksper raporunda, meydana gelen demuraj masrafının alıcı tarafın emtiayı teslim almamasından kaynaklı olduğunu bildirdiğini, müvekkili sigortalının faaliyet gösterdiği sektörün en önemli riskini oluşturan  malın teslim alınmaması zararlarının teminat dışı bırakılmasının kabul edilemeyeceğini, davalı sigortacı, ret gerekçesini genel ifadelerle değil  açık bir şekilde poliçeye ve/veya mevzuata dayandırması da gerekli olduğu halde bu yönde bir bildirim de olmadığını, müvekkili sigortalı, davalı sigortacının mümessili olan acente  aracılığıyla poliçesini akdettirildiğini, poliçelendirme aşamasındaki sigorta ettiren ve sigortacının yükümlülükleri poliçenin geçerliliğinin asli unsurları olduğunu, mevzuatında ortaya koyduğu üzere, sigortacının müvekkili hasarını tazminden kaçınmasının haklı bir nedeni olmadığını, davalı ... A.Ş'de bu süreçte aracı olarak yer almasına karşın, ne yazık ki mağduriyetinin giderilmesi adına müvekkiline gerekli desteği sağlanamadığını, sözleşmesel ilişkinin sadece sözleşme bağıtlanana dek değil sonrasında da devam ettiğini, taraflar arasında arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, hasar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı tarafın kusurları oranında 4.500,00 USD ödemesine ve yargılama giderinin davalı tarafa kusurları oranında yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket uzun yıllardır denizcilik sigortalarına ilişkin olarak müşterilerine sigorta brokerliği hizmeti verdiğini, müvekkili şirketin, basiretli tacir olarak her faaliyetinde mesleki tecrübesini ve bilgisini müşterilerinin hizmetine sunduğunu, söz konusu hadise ile ilgili olarak müvekkili şirketin, müşteri için nakliyat aracısı/komisyoncusu yasal sorumluluk sigorta poliçesi için 20.04.20218-20.04.2019 tarihleri arasında ... tarafından sigortalanmasında yardımcı olduğunu, söz konusu poliçe incelendiğinde ek şartlar kısmında gümrük bonoları, her türlü sözleşmesel sorumluluk ve dolaylı zararların teminat dışı olduğunun açıkça ifade edildiğini, dava konusu hadisenin meydana geldiği tarih itibariyle ilgili sigorta poliçesi davalı ... tarafından sunulduğunu, söz konusu poliçenin numarası ... olup tanzim tarihinin 26 Nisan 2018 olduğunu beyan ederiz. Söz konusu poliçenin ek şartlar kısmında açıkça sözleşmesel sorumluluk ve dolaylı zararların teminat harici olduğunun yer aldığını, müvekkil şirket sözleşme kaynaklı olan demuraj bedelini talep ettiğini, müvekkili şirketin poliçe ek şartlarına göre sözleşme kaynaklı bir talep olduğunu ifade ederek demuraj talebinin teminat dışında olduğunu hakkında müşterisi olan davacıya bilgi verdiğini, ancak Davacı taraf ısrarla ve haksız şekilde teminat haricindeki riziko için müvekkil şirketin yardımcı olmasını talep ettiğini, müvekkil şirkette poliçe şartlarını hakkında tekrar bilgi vererek taleplerinin sigorta kapsamı dışında kaldığını ifade ettiğini, dolayısıyla davacı tarafın müvekkil şirketin destek sağlamadığına ilişkin beyanları gerçek dışı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkemenin 2022/382 Esas sayılı dosyasının 04/04/2023 tarihli celsesinin 4 nolu ara kararı uyarınca davalı ... A.Ş. hakkında açılan davanın tefriki ile yeni bir esasa kaydını yapılmasına karar verilmiş ve ilk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen esasına kaydı yapılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Dava; alıcısı tarafından çekilmeyen yük nedeniyle oluşan demuraj bedelinin nakliyat komisyoncusu sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında  tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu taşımaya ilişkin olarak düzenlenen nakliyat aracısı yasal sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigortacı ... Şirketine başvurulduğunu, ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerek hakkındaki davada tefrik kararı verilen ... Şirketi'ne ve davalı sigorta brokeri ... Anonim Şirketi'ne husumet yöneltmiştir.  Buna göre eldeki dava  TTK 'nun 4.maddesine göre ticari dava niteliğindedir. 06/12/2018 tarihinde yayınlanan ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı kanunun 20.maddesi ile 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesine eklenen hüküm ile ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup, dava dilekçesi ekinde sunulan arabuluculuk tutanağından davalı yönünden  arabulucuya başvurulmadığı anlaşılmaktır. Davacı tarafça dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna gidilmediği anlaşıldığından  HMK'nın 114/son, 6102 sayılı TTK 'nun 5/A maddesine göre davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar dava, arabuluculuk yoluna gidilmediği gerekçesiyle reddedilmiş olsa da ekte sunulan tutanağın tevsik ettiği üzere  taraflar arasında arabuluculuk görüşmesi yapılarak 04/08/2023'de anlaşamama tutanağının tutulduğunu, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/144 E.  sayılı dosyasında (zorunlu arabuluculuğa tabi davada) arabuluculuk dava şartı yerine gelmeden dava açıldığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş ve fakat istinaf incelemesinde arabuluculuk tutanağının sonradan sunulmuş olması yeterli görülerek tahkikata devam edilmesine karar verildiğini, usul ekonomisi gereğince ve gereksiz yargılama gideri yapılmaması adına ekte sunduğumuz arabuluculuk tutanağı dikkate alınarak mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, sözleşmeye aykırılık nedeniyle oluşan zararın tazmini, davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, arabuluculuk dava şartının yerine getirip getirilmediği noktasındadır.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 7155 sayılı Kanun'un 20'nci maddesi ile eklenen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 5/A-1 maddesinde, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, 7155 sayılı Kanun'un 23'ncü maddesi ile eklenen 6325 sy m.18/A-2 maddesinde ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.Davacı tarafça, ... Şirketi ve ... Anonim Şirketi'ne husumet yöneltilerek dava açılmış, ... Şirketi yönünden arabuluculuk son tutanağı sunulmuş ise de, ... Anonim Şirketi yönünden arabuluculuk tutanağı sunulmamıştır. Davacının, eldeki davayı açmadan önce davalı ... Anonim Şirketi yönünden arabulucuya başvurulmadığı hususu kendi kabulünde de olup, bu halde mahkemece, herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir. Davacı tarafça istinaf dilekçesi ekinde, davalı ... Anonim Şirketi yönünden 04/08/2023 tarihli arabuluculuk son tutanağı sunulmuş ise de, mahkemenin karar tarihi itibariyle dava şartı noksanlığı bulunduğundan, istinaf aşamasında sunulan arabuluculuk son tutanağının değerlendirmeye alınması mümkün değildir. Dava açılmadan önce arabulucuya başvuru yapılmadığının anlaşılması nedeniyle ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 01/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"05499b27146b08e9","SID":"3d8864c3df6bf077"}}