{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/141 Esas<br>KARAR NO: 2024/360<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 21/10/2019<br>NUMARASI: 2015/238 E. - 2019/929 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile ticari ilişki gereği bayisi olan ... San Tic Ltd Şti yetkilisi ...'den 30.01.2015 keşide tarihli 27.137.46 TL tutarındaki ... no.lu çeki teslim aldığını, çeki teslim alan ...'nin ... AŞ çalışanı olduğunu, bayi olan ve çekte lehdar olan ... İnş Ltd Şti ile müvekkili arasındaki bayilik sözleşmesi, cari hesap ekstresi, ticari ilişki içerisinde teslim alınan benzer çeklerin listesinin de verildiğini, ... no.lu 30.01.2015 keşide tarihli 27.137.46 TL tutarındaki dava konusu çekin kaybolduğunu, çekin kaybı üzerinde çek iptal davası açıldığını, Bakırköy 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/ 230 E sayılı dosyasında toplam 9 çek hakkında ödeme yasağı kararı alındığını, çekin zayi nedeniyle iptal davasının açılmasından sonra, 30.01.2015 keşide tarihli 27.137,46 TL tutarındaki ... no.lu çekin ... Faktoring A.Ş tarafından Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibine konu edildiğinin öğrenildiğini, ... Faktöring A.Ş tarafından Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibine konu edilen çekin gerçek ve meşru hamilinin müvekkili olduğunu, davalının davaya konu çeki kötü niyetle elinde bulundurduğunu, çek iktisabında ağır kusuru bulunduğunu, hamilin çekin müvekkili elinden rızası hilafına çıktığını bildiğini, bilecek durumda olduğunu, gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu 38.maddesi ve Yönetmeliğin 5. ve 8. maddesi gereği kuralların belirlendiğini, Bakırköy 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/230 E sayılı dosya konusu çekle birlikte iptali talep edilen çeklerden birisinin seri numarasının son rakamı değiştirilip sahtesinin yapıldığını, bu hususta Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığınca gerekli olan soruşturmanın yapıldığını, yine kaybolan çeklerden 15.000 Tl bedelli ... seri no.lu çekte de yine ..., meral nakliyat gibi dava konusu çekle aynı şekilde cirolar bulunduğunu, aynı kişilerin tüm çekleri benzer ciro silsilesi ile piyasaya sürdüğünü, çek arkasında ... (paralel ...) isimli kişiye ait olan cironun sahte olduğunu, bu kişi tarafından yapılmadığının öğrenildiği, ... isimli şahsın ... Şirketin Vergi sicil numarasını ve adresini kullanarak çeki ciro ettiğinin sabit olduğunu, ... şirketinin de suç duyurusunda bulunacağının öğrenildiğini ileri sürerek kaybolan zayi olan müvekkiline ait olan ... Gaziosmanpaşa Ankara Şubesinin 30.01.2015 keşide tarihli 27.137,46 TL tutarındaki çekin gerçek ve meşru hamili olan müvekkiline iadesi ile yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacı firmanın aktif taraf ehliyeti bulunmadığını, somut davanın sadece bu sebeple ve esasa girilmeksizin usul yönünden reddinin gerektiğini, çekin incelenmesi halinde davacı firmanın çek üzerinde hak sahipliğini tevsik edecek veya ispatlayacak mahiyette cirosu bulunmadığını, somut davada keşideci ... Ltd Şti olan 30.01.2015 keşide tarihli çek müşteri ... tarafından müvekkil firmaya ciro yoluyla verilmesinin teklif edildiğini, müvekkili firmanın çek üzerinde önceki ciro olan ... adına düzenlenen 18.08.2014 tarih, ... sıra no.lu faturayı incelediğini, müvekkili firmaya sunulan faturanın gerçekliliği sabitlendiken sonra müvekkili olduğu firmanın ... adına mevcut ticari işlem kapsamında  18.08.2014 tarih, ... sıra no.lu faturanın tanzim edildiğini, müvekkili firmanın usulüne uygun şekilde tanzim edilmiş ticari defter ve kayıtları da bu hususu teyit ettiğini, davacı tarafın beyanlarının müvekkili firmayı bağlamadığını, 6102 sayılı TTK 687 maddesine göre davacı ticari alım satım yaptığı muhatabı olan firma ile arasındaki ilişkiden kaynaklanan defileri bu ilişkide 3.kişi olan müvekkil firmaya karşı ileri sürmeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece;\"-Davanın kabulü ile ... Gaziosmanpaşa Ankara Şubesine ait 30/01/2015 keşide tarihli, 27.137,46 TL bedelli çekin davacıya iadesine, davalıdan istirdadına,<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının  aktif dava ehliyeti bulunmadığından yerel mahkemece işin esasına girilmeksizin davanın reddi gerektiğini, kararının kabulünün hukuka aykırı olduğunu, Konya ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine konu yapılan 30.01.2015 keşide tarihli, ... seri numaralı Çek incelendiğinde davacı firmanın çek üzerinde hak sahipliğini tevsik edecek veya ispatlayacak mahiyette bir cirosu bulunmadığını, davacı firmanın bu nedenle somut davayı ikame etme ehliyetinin bulunmadığını, davacının ne dava konusu Çekte cirosu ne de Konya ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında borçlu sıfatı bulunmadığını,  davanın açılmasında hukuki yararının da bulunmadığını, davanın usul yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın ticari defter deliline dayanmadığından ticari defter incelemelerinin delil olarak nitelendirilemeyeceği ve dahi davaya esas alınamayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Dava dosyası  incelendiğinde dava konusu  30/01/2015 keşide tarihli 27.137,46 TL tutarındaki ... nolu çekin dava dışı 3.şahıs tarafından tanzim edilerek müvekkil şirket yetkilisine bayilik ilişkisi kapsamındaki ticari borca istinaden verildiği ve çekin yasal hamilin müvekkili olduğunu, husumet itirazının reddi gerektiğini, gerek dava dilekçesinde gerekse delil listesinde kanuni ve takdiri her türlü hukuki delil şeklinde her türlü delile dayanılmış olduğunu, bu hale göre davalı vekilinin bilirkişi incelemesi hususundaki itirazında haklı olmadığını, davalının dava dışı 3.şahıs sevil yapı ile ilgili iddialarının gerçeği yansıtmadığını, tedbir taleplerinin reddi üzerine 27.03.2015 tarihinde icra dosyasına açıklayıcı bir talep gönderilerek dosya borcunun müvekkili tarafından ödendiğini, dosya da borcun yasal çek hamili tarafından ödenmesi ve hacizlerin kalkması üzerine dava dışı ...'nın dosya borcuna itiraz etmesine de gerek kalmadığını  davalının istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava , zayi olan çekin  istirdadı istemine ilişkindir. Dava konusu çekin, ... Gaziosmanpaşa/Ankara şubesine ait 30/01/2015 keşide tarihli, 27.137,46 TL bedelli,  keşidecisinin dava dışı ... Şti, lehtarının dava dışı ... Şti olduğu, lehtar ...'dan sonra ..., ... Oto, ... Makine ... şeklinde ciroların olduğu, davacı şirketin çekte cirosunun bulunmadığı görülmektedir. Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında, davalı alacaklı ... Faktoring tarafından keşideci ..., lehtar ..., ..., ... ve ... aleyhine 13.02.2015 tarihinde 27.137,46 TL çek bedei, 109,29 TL  işlemiş faiz, 2.713,75 TL çek tazminatı ve 81,41 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 30.041,91 TL'nin tahsili için kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının uyuşmazlık konusu çek olduğu, davacı tarafından 27.03.2015 tarihinde  36.000,00 TL ödeme yapıldığı  anlaşılmıştır. Davacı vekili, davacının bayisi olan ... şirketi tarafından şirket merkezine iletilmek üzere çalışanlarına  teslim edilen  çekin gönderim sırasında   kaybolduğunu, davalı tarafça icra takibine konu edilen çekin yasal meşru hamilinin davacı olduğunu davalının çeki iktisabında ağır kusuru  bulunduğunu beyanla çekin istirdadını talep etmiştir. Dava dışı lehtar ile davacı şirket arasında bayilik sözleşmesi kapsamında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu çekin lehtar tarafından davacı şirket çalışanına  teslim edildiği, çekin kaybolması üzerine, Bakırköy 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/230 esas sayılı dosyası ile çek iptal davası açıldığı,14.08.2014 tarihinde ödeme yasağı konulmasına karar verildiği, uyuşmazlık konusu çekin ibrazı nedeniyle iptal  talebinin konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Dava konusu çekteki son ciranta ... Makine ... ile davalı ... arasında 21.07.2014 tarihinde 200.000 TL. Limitli faktoring sözleşmesi düzenlendiği,  Faktoring müşterisi ... tarafından kendisinden önceki ciranta ... adına düzenlenen 18.08.2014 tarihli ... no.lu 27.137,64 TL.lık uydu sistemi açıklamasına havi açık faturanın faktoring sözleşmesine konu edildiği ,uyuşmazlık konusu çekin davalı şirkete teslim edildiği,  davalı tarafından bu işlem nedeniyle dava dışı müşteriye ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Mali bilirkişi raporunda; davacının söz konusu çekte ciranta imzası olmadığı, çekin ilk cirantası dava dışı ... ile takip eden cirantalar arasında ticari bir ilişki olmadığı, çek üzerinde yer alan ciroların birbirini takip etmediği, dava konusu çekin faktoring firmasına temlik edilen fatura alacağından kaynaklanmadığı, davalı şirket tarafından çek hakkında gerek piyasa gerekse muhatap banka nezdinde yeterli araştırma yapılmadan işleme alındığı, davalı şirket ticari defterlerinde 12.08.2014 tarihinde kayıp olan dava konusu çekin 18.08.2014 tarihinde dava dışı ... Makine firması tarafından faktoring işlemine konu edildiği, dava konusu çek nedeniyle davacı şirketin davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı belirtilmiştir. 6361 sayılı yasanın 38.maddesi hükmüne göre, Faktoring sözleşmesi; mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilebilen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir almak suretiyle düzenlenir. Yasanın 9/2 maddesine göre, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alınamaz  veya tahsilini üstlenemez.Somut olayda, dava konusu çekin,dava dışı lehtar ... firması kayıtlarında davacı şirkete olan borçlarına karşılık teslimine dair bordro düzenlendiği, lehtar tarafından davacı çalışanına teslim edildiği ve şirket merkezine gönderilmek üzere kargoya verildiği süreçte 12.08.2014 tarihinde  kaybolduğu, 14.08.2014 tarihinde zayi nedeniyle ödeme yasağı konulduğu, daha sonra davalı şirkete bir fatura ile birlikte çekin son cirantası ... Makine ... tarafından 18.08.2014 tarihinde teslim edildiği, çekte şeklen ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı, 14.08.2014 tarihli  ödeme yasağı kararının çekin  faktoring işlemine alınmasından  önce olduğu dikkate alındığında  davalı ... şirketinin yasal mevzuat gereği temlik aldığı alacağın kambiyo senedine bağlı olsa dahi fatura edilmiş gerçek bir alacağa bağlı olup olmadığı konusundaki gerekli araştırmayı yapma yükümlülüğünü yerine getirmediği, ödeme yasağı bulunan çeki temlik aldığı  bu nedenle 6361 Sayılı Yasanın 9/3 .maddesi uyarınca çekin iktisabında ağır kusurlu olduğu anlaşıldığından davalının çeki vermekle yükümlü olduğu, çek bedeli ödendiğinden davacıya iadesi gerektiği davanın kabulü kararının  dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu, HMK 221 ve 222.maddeler uyarınca mahkemece uyuşmazlığın çözümünde gerekli görülmesi halinde  tarafların ve 3. Kişi ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmesinde usule aykırılık olmadığı, davacının çek bedelini ödediği husumet itirazının ve tüm istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır. Ancak icra takip borcunun dava açıldıktan sonra 27.03.2015 tarihinde davacı tarafından ödendiği bu durumda davanın kendiliğinden ödenen bedelin istirdadı istemine dönüştüğü, mahkemece bu durumun resen gözetilmesi gerektiği ve buna uygun hüküm kurulması gerektiği halde olayda dosya kapsamına uygun olmayacak şekilde takip konusu çekin istirdadına karar verilmesi doğru görülmemiştir. HMK 297. Maddesi gereği, hükmün açık, anlaşılır ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde düzenlenmesi kamu düzenine ilişkin olduğundan aynı yasanın 355.maddesi uyarınca resen yeniden hüküm tesisi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden  esas hakkında, davanın kabulüne, Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında takip borcuna karşılık davacı tarafından ödenen 36.000,00 TL nin 27.03.2015 ödeme  tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte  davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine şeklinde  aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 3-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/10/2019 tarih, 2015/238 E., 2019/929 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında takip borcuna karşılık davacı tarafından ödenen 36.000,00 TL nin 27.03.2015 ödeme  tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte  davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.459,16 TL karar harcından peşin alınan 463,44 TL'nin mahsubu  ile 1.995,72 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 27,70 TL başvurma harcı, 463,44 peşin harç, 4,10 TL vekalet harcı, 1.300,00 TL bilirkişi ücreti, 314,05 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.109,29 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d83c4042de6fdc0d","SID":"2318b305e5caa4f3"}}