{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/417 <br>KARAR NO: 2024/290<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI : 2022/517 Esas 2023/311Karar<br>KARAR TARİHİ: 13/04/2023<br>DAVA: Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 06/03/2024<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2024<br>Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 07/12/2017 tarihinde \"döküm tesisi satış sözleşmesi \" imzalandığını, ilk ödemenin 08/12/2017 tarihinde ... Bankası üzerinden davalı şirket hesabına 500.000,00 TL olarak yatırıldığını, davalının, sözleşme gereği edimin yerine getirmediğini, makine kurulumunun 1429 gün gecikmiş olduğunu, ünitenin sözleşmede tahaahhüt edilen kapasite ve performans değerinde çalışmadığını, satışı firmanın satış sonrası hizmet bakımına ilişkin sorumluluklarını yeterince yerine getirmediğini, ayıplı hizmette bulunduğunu, hatalı tasarım ve hesaplamalardan kaynaklı olarak döküm tesisinin ayıplı mal olduğunu, makinede giderilemeyen arızalar bulunduğunu, bunların tasarım kaynaklı olduğunu, ünite monte edildikten sonra denemeler sırasında ortaya çıkması nedeniyle gizli ayıp olduğunu, herhangi bir kullanıcı hatası bulunmadığını, davacının kendi sisteminden kaynaklı bir hatanın bulunmadığını, müvekkilin satış sözleşmesinden döndüğünü, bunu noter aracılığı ile davalı tarafa bildirdiğini beyanla, müvekkilinin maddi ve manevi zararının karşılanmasını, 10.000,00 TL maddi 50.000,00 TL manevi tazminan ödenmesini  talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece;\"sözleşmenin karşı tarafının ise dava dışı \" ... \" ticaret unvanına sahip gerçek kişi tacir  ... olduğu, ortada tür değiştirme (TTK m.194/2) gibi bir durumun söz konusu olmadığı, diğer bir deyimle gerçek kişi tacir ...'in ticari işletmesini bir ticaret şirketine dönüştürmediği, davacı ticaret şirketinin, dava dışı ticari işletmenin faaliyetlerinden bağımsız olarak hukuk aleminde tüzel kişilik kazandığı, ayrı bir ticari işletme kurup ticaret siciline tescil ettirdiği, davacı limited şirketin davalıya husumet yönelterek açtığı bu davadaki taleplerini, tarafı olmadığı sözleşmeye dayandırdığı, davalının da sözleşmenin tarafı olarak dava dışı gerçek kişi alacaklı ve borçlu olarak kabul ettiği, davacı limited şirketin sözleşmenin taraflarından biri olmadığı, sözleşmenin devri (TBK m.205) yahut sözleşmeye katılma (TBK m.206) gibi bir durumun ancak karşı tarafın (davalının) açık yahut örtülü rızası ve kabulü ile söz konusu olabileceği, fakat somut olayda böyle bir durumun söz konusu olmadığı, davalıya eser bedeli olarak yapılan ödemelerin (dava dilekçesi ekindeki banka ödeme dekontlarından anlaşıldığı üzere) dava dışı kimse tarafından yapıldığı, davacı vekilinin taraf değişikliği ile dava dışı gerçek kişinin davacı yanında ikinci (yeni) bir davacı olarak davada dahil edilmesi talebinin de bu gerekçelerle yerinde olmadığı, sözleşmede iş sahibi sıfatının dava dışı bir kimseye ait olduğu, dönme, fesih ve bununla beraber maddi ve manevi zararların tazmini isteminin dava dışı bu kimse tarafından davalıya yöneltilmesi gerektiği, kaldı ki dava dışı bu kimsenin mahkememizde 2023/58 E. sayılı dosyasıyla dava açtığı, dolayısıyla davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, gerekçesiyle davanın usulden reddine\" karar verilmiştir.<br>Karara karşı davalı şirket vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Mahkemece eksik inceleme ve araştırma yapıldığını, mahkeme gerekçesindeki, \"sözleşmedeki tarafların asli ve yan edim yükümlülükleri gözetildiğinde bu sözleşmenin TBK'nın 470 ile 486. Maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, davalının yüklenici sıfatını taşıdığı,\" ibaresinin kaldırılmasını, karardaki \"Eser Bedeli\" ibaresinin \"Sözleşme Bedeli\" olarak değiştirilmesini yine \"İş Sahibi\" sıfatının \"Taraf\" şeklinde değiştirilmesini, davacı tarafın hem maddi hem de manevi tazminat talebinde bulunduğu nazara alınarak manevi tazminat açısından ayrı bir vekalet ücreti hükmedilmesini, talep etmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;<br>Dava taraflar arasında yapılan döküm tesisi satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece davacının aktif dava ehliyeti yokluğu  nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin hukuki nitelendirilmesi ile red edilen manevi tazminat yönünden vekalet ücretinin ekletilmesi talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Davacı dava dilekçesinin talepleri maddi ve manevi tazminat talebi istemlerine yöneliktir. Ancak her iki talep yönünden davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verildiğine göre reddedilen manevi tazminat talebi yönünden de ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. <br>Açıklanan nedenlerle HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca Mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/517 E. 2023/311 K sayılı kararının yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA;<br>B-DAVANIN YENİDEN ESASIYLA İLGİLİ OLARAK;<br>1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyleusulden REDDİNE, <br>2-Alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilâm harcının davacıdan peşin olarak alınan 1.024,65-TL harçtan mahsubu ile artan 597,05‬-TL nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, lehe vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-Davalı tarafça yapılan 250,00-TL davetiye ve posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,  <br>5-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden talep edilen maddi tazminat miktarı üzerinden 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden talep edilen manevi tazminat miktarı üzerinden  9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>C-İSTİNAF YARGILAMASI YÖNÜNDEN;<br>1-Davalı taraftan yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde istek halinde davalıya iadesine,<br>2-Davalı tarafından yapılan 203,00 TL posta gideri ile 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru olmak üzere toplam 695,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-Kullanılmayan gider avansı var ise; 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 59. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra mahal mahkeme yazı işleri müdürünce başvuranlara iadesine,<br>5-Kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1, 361/1, 362/1-a ve 365/1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Dairemize veya hükmü veren İlk Derece Mahkemesi'ne veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/03/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a6a5d46bfcba4696","SID":"71407f7c29f142f0"}}