{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/1431 <br>KARAR NO\t\t: 2024/467<br>KARAR TARİHİ\t: 28/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/02/2020<br>NUMARASI\t\t: 2017/1154 Esas 2020/92 Karar<br>DAVA\t\t: Tazminat <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 28/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28/02/2024<br><br>\t     Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile yapı sahibi ... adına yetkili ... arasında 01.10.2015 tarihinde Konak ilçesindeki 10 adet parselde kain taşınmazlar üzerine yapılar için Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeler gereği iksa alanları için ayrı bir YİFB numarası ile ayrı sözleşmeler imzalandığını, müvekkilinin söz konusu sözleşmelere istinaden ... ada ...-...-...-...-... parsellerde kayıtlı taşınmazlara yapılacak yapılarla ilgili Yapı denetim hizmetini 26.01.2017 tarihine kadar eksiksiz yerine getirdiğini, müvekkili Şirketin yapı alanı üzerinde hizmet vermeye devam ederken, Yapı Sahibinin bu kez aynı yapı alanı için farklı YİBF numaraları ile ... Şirketi ile anlaştığını, bunun üzerine İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne aynı yapı alanı için farklı YİBF numaraları ile iki ayrı şirketle sözleşme yapıldığının bildirildiğini, davalının 26.01.2017 tarihinde Büyükçekmece 2. Noterliğinin 26.01.2017 tarihli ve 02770 yevmiye nolu ihbarname ile  tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetttiğini, davalının kötüniyetli olarak sözleşme imzalaması nedeni ile müvekkilinin menfi zararının meydana geldiğini, ayrıca söz konusu fesih ile davalının müvekkili şirketin hak mahrumiyetini gidermesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sözleşmenin yapılmasına ilişkin giderler için ve ayrıca sözleşme yükümlülüğünün yerine getirilmesi veya karşı edimin kabulü için yapılan masraflar doğrultusunda, sözleşmeye güven ilkesi içerisinde sözleşme kapsamında yapmış olduğu faaliyetlerden dolayı tüm hak edişler, sözleşmenin yerine getirilmesi esnasında doğan zararlar, sözleşmenin geçerliliğine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolayısı ile uğranılan zararlar, başka bir sözleşmenin yerine getirilmemesinden doğan zararlar için şimdilik 10.000,00 TL nin sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işlemiş ticari faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini, ayrıca sözleşme geçerli olsaydı elde edilecek kazancın sözleşmenin feshi nedeni ile gerçekleşmemesinden kaynaklanan hak mahrumiyetinin tespiti ile zararın giderilmesi için sözleşme bedelinin şimdilik 40.000,00 TL sinin sözleşmelerin fesih tarihinden itibaren işlemiş ticari faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile Müvekkili Şirkete ödenmesine, ... Şirketi ile yapılan sözleşme hukuka aykırı olduğundan ... Mah. ... ... adresinde bulunan ... ada ...-...-...-...-... parsellerde kayıtlı taşınmaz alana yapılan yapı için alınan ruhsatın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde;  davanın müvekkilinin ticari bir işi yahut ticari işletmesini ilgilendiren bir dava olmadığını, bu nedenle bu davanın Ticaret mahkemesinde görülemeyeceğinden Görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, esas yönünden ise 4708 sayılı Yapı Denetim Hizmet Kanunu gereğince bir inşaata başlayabilmek ve inşaat ruhsatı alabilmek için bir yapı denetim şirketi ile sözleşme yapılması şartı bulunduğunu, müvekkilinin ... pafta ... ada ...-...-...-...-... parsellerin sahibi olduğunu, ilgili parseller için inşaat ruhsatı alarak inşaata başlayabilmesi için yapı denetim şirketi ile anlaşması gerektiğini, bu amaçla davacı ... Ltd. Şti ile anlaşmaya vardığını ve 01.10.2015 tarihinde herbir parsel için ayrı ruhsat alınması zorunluluğu nedeniyle 5 ayrı sözleşme imzalandığını, ancak davacının bu sözleşmelerle ilgili olarak hiçbir işlem yapmadığını, müvekkilinin, davacı inşaata dair herhangi bir işlem yapmadığından ücrete de hak kazanmayan davacı ile sözleşmenin devam etmesinde bir fayda görmeyerek sözleşmeyi feshettiğini,davacı ile sadece sözleşme imzalanmış olması ve Yapı Denetim Kanunu ve ilgili yönetmelik gereğince, Bakanlık nezdinde YİBF numarası almış olması onun ücrete hak kazandığı anlamına gelmediğini, YİBF numarasının bilindiği üzere sözleşme imzalandıktan sonra Yapı denetim şirketi tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nezdinde alınmakta olup; davacının, müvekkilinin bir başka yapı denetim şirketi ile anlaşacağını haricen öğrenip apar topar YİBF numarası aldığını ve bu şekilde müvekkilinin bir başka yapı denetim firması ile anlaşma yapmasını önlemeye çalıştığını, davacı ... Ltd. Şti  her ne kadar 01.10.2015 tarihinde müvekkili ile sözleşme imzalamış ise de, başlayacak inşaata ilişkin olarak gerekli proje hazırlık aşamasında bitmesi gereken hususlar tamamlamadığını ve ruhsat alınmadığını, Yapı Denetim Kanunu ve ilgili mevzuatta, yapı denetim şirketlerinin ödemelerinin ne şekilde yapılacağı açıklandığını, buna göre, Yapı denetim şirketlerinin; her yapı bölümü veya kısmi yapı bölümü için bu bölümlerin tamamlanmasını müteakiben hakedişler hazırlamak ve idareye sunmakla sorumlu olup bunlarda bir eksiklik veya kusur yoksa ilgili bölüme dair hizmet bedeli İDARE tarafından yapı denetim kuruluşuna ödeneceğini, yapı denetim şirketinin bu şekilde dava ile alacağı olduğunu iddia ve talep etmesi abesle iştigal ettiğini, davacının, Yapı denetim uygulama mevzuatına dair hangi iş yahut işlemleri yaptığına dair herhangi bir belge sunamadığını, bu nedenle davacının sözleşmenin feshinden doğan zararları olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, bunun yanı sıra davacı sözleşmenin yapılmasına dair giderler –sözleşme yükümlülüğünün kabulü için yapılan masraflar –sözleşmenin yerine getirilmemesi için doğan zararlar talep edilmiş ise de buna dair zararlarını belgeleyemeyen davacının işbu taleplerinin kabulünün  mümkün olmadığını, bu nedenlerle her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuka aykırı talepler içeren davanın reddini talep etmiştir.                 belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.   <br>MAHKEMECE: \"...Tüm dosya içeriğine göre, taraflar arasında davalıya ait ... İlçesi ... ada ...-...-...-...-... parsellerle ilgili olarak Yapı Denetimi Hizmeti verilmesi için sözleşme imzalandığı, hizmetin süresinin sözleşmenin imzalandığı 01.10.2015 tarihinden yapı kullanma izninin alındığı tarihe kadar geçen süre olduğu, yapı ruhsatı alındıktan sonra ise farklı bir süre öngörüldüğü anlaşılmıştır.<br>Ancak burada davalı tarafça, davacı tarafın daha sözleşmenin başında hiç bir edimini yerine getirmediği savunulmaktadır. Yapı Denetim Kanununa göre, Yapı denetim Hizmetine başlayabilmek için YİBF numarası alınması gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmede hizmete başlamak için bir süre öngörülmemiştir. Ancak sözleşme hükümlerindeki diğer 12 ve 24 aylık süreler dikkate alındığında makul olan en kısa  sürede YİBF numarasının alınması gerekmektedir. Teknik olarak yapılan incelemede, davacının yapması gereken hizmetlere ilişkin olarak, inşaat alanının tarihi eser binasının karşısında bulunması nedeni ile ön olurdan önce Anıtlar Kurulundan onay alınması gerektiği,davacının delil olarak bildirdiği Belediye sunduğu evrakların incelenmesinde, inşaat ruhsatı için gerekli müracaatların yapıldığını ve iksa ve ön olur talebinin de yapıldığını, ancak davalının başka bir firma ile anlaştığını ve 01.10.2015 tarihli YBF kayıtlarının düşürülmesini talep ettiği, ancak bu işlemleri yaptığına dair belge sunmadığı, belgeli ise söz konusu inşaat alanı için yapılacak olan dava konusu ... Parsel ... Blok ve ... parsel ... Blok  iksa alanı için yapılan sözleşmelerle ilgili olarak toplam 8.425,37 TL isteyebileceği, ancak bunların onaylı iksa projelerinin dosyaya sunulmadığı, İzmir İmar ve Şehircilik Müdürlüğünden gelen projelerin davalının 3.kişi firmaya yaptırdığı denetim hizmetine ilişkin projeler olduğu, zira davacı ile yapılan yapı ruhsatlarının davalının 3.kişi firma ile yeni sözleşme imzalayarak ve yeni YİBF numaraları üzerinden Belediye tarafından Yapı ruhsatlarının tanzim edildiği, yapılan bu işlemlerin, Belediye'den gelen proje ve belgelerin  davacı ile ilgisinin olmadığı, davacının davalı için yaptığı proje hizmetine ilişkin hiç bir yazılı delil sunmadığı, davacının sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediği, projeyle ilgili hiç bir işlem yapmadığı, dolayısı ile davalının sözleşmeyi feshinin yerinde olduğu, davacının başlamadığı ve vermediği bir hizmet nedeni ile alacak talep etmesinin yerinde olmadığı anlaşılmasına göre davanın reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. '' gerekçesi ile;  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;  <br>1-Davanın REDDİNE \" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  müvekkil şirket ile ... adına yetkili ... ile yapılan sözleşmenin hiçbir neden göstermeksizin feshedilmesinin ayrıca müvekkil şirket ile yapılan sözleşme ifa edilirken aynı alan için farklı bir şirket ile kötü niyetli olarak sözleşme imzalamasının hukuka aykırı olduğunu, bu durumun müvekkili müspet ve menfi anlamda zarara uğrattığını, söz konusu işlemin Yapı Denetim Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirildiğinde hukuka aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkemece yapılan yargılama aşamasında bilirkişi heyetinin kök rapor ve ek  raporuna karşı itirazlarının gerek yazılı gerekse sözlü olarak dile getirmelerine rağmen mahkemece bu taleplerinin dikkate alınmadığını, sunulan bilirkişi raporunda  yapı denetim alanında hiçbir yetkinliği olmayan bilirkişilerce incelemeler yapıldığını, bilirkişilerce dava konusu menfi zararlarını gösteren kalemler üzerinden hesaplama yapılması gerekirken yapı denetim mevzuatı dikkate alınmadan açıklamalar yaptıklarının görüldüğünü belirterek,  yerel mahkeme kararının kaldırılması ile, yeniden yargılama yapılarak sözleşmeyi ihlal eden ve haklı nedene dayanmaksızın sözleşmeyi fesheden davalı ...’in müvekkil şirketi uğratmış olduğu menfi zararın ve hak mahrumiyetinin tespit edilmesi ve giderilmesi, ayrıca hukuka aykırı bir sözleşme ile ruhsat alımı gerçekleştiğinden ruhsatın iptaline karar verilmesi ve ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini <br>istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava:  tazminat   istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davacının sözleşme gereği hakediş raporları ile ücrete hak kazanacağının düzenlenmiş olmasına,  davacının sözleşme gereği hangi işlemleri yaptığına dair bir delil sunmamış olmasına,  ticari defterlerini de sunmamış olmasına, sadece sunduğu muhasebe kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış olmasına, her ne kadar sözleşme kapsamında çalışan mühendisleri bildirmiş ise de;  bunların ne yaptıkları hangi projeleri düzenlediklerinin  dosya kapsamında ortaya konulmamış olmasına,  yeni sözleşme imzalanan yapı denetim firmasının yapı denetim işlerini yapmış olmasına, davacının, sözleşmenin feshi nedeniyle  hak mahrumiyetine uğradığına ve zarara uğradığına ilişkin dosyaya hiç bir delil sunmamış olmasına, bu nedenle bilirkişilerce de bu hususta bir tespit yapılamamış olmasına  göre davacı  vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/02/2020 tarih ve 2017/1154 Esas 2020/92 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın Dairemizce taraflara tebliğine,  <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda;  HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/02/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d6e6a439c75ed98","SID":"31d8ead7298d5f81"}}