{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/307 <br>KARAR NO: 2024/292<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI: 2023/1093 Esas (Derdest)<br>ARA KARAR TARİHİ: 15/01/2024<br>DAVA: İpotek (Tescil İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 06/03/2024<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2024<br>Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br> Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti davalı  ... ine ait olan ve kat irtifakı tesis edilmiş olan  ... ilçesi,  ... Mah.  ... pafta,  ... ada,  ...parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde davalılar arasında Kayseri 2. Noterliğinin  ... tarihli inşaat sözleşmesi imzalandığını buna göre 8 blok 176 daire sosyal tesisler ve ticaret merkezlerinin çevre düzenlemesi işinin ana yüklenici davalı  ...tarafından tamamlanamaması üzerine müvekkil şirketin de iştirak ettiği ek bir protokol düzenlenerek işin tamamlanması için davalılar arasında mutabakat sağlandığını ve inşaatların yapımına başlandığını, ek protokolün koşulları incelendiğinde her iki davalının müştereken hareket ettiğini ve inşaatın tamamlanması için alt yüklenici davacı ile uzlaşmaya varıldığının görüldüğünü, müvekkilin davalı asıl yüklenici ile 11/11/2021 ve 08/09/2022 tarihli sözleşmeleri imzaladığını, inşaata başladığını blokları belli seviyeye kadar getirdiğini, ancak inşaatın belli bir yol aldığını farkeden davalıların müşterek hareketle müvekkilinin personelini ve malzemelerini inşaat alanına almadıklarını, sözleşmenin feshini gerektiren bir eylem mevcut değil iken tek taraflı olarak davacıyı uzaklaştırmak üzere bir dizi eylem gerçekleştirdiklerini, inşaat ruhsatının yenileme için müvekkil tarafından yapılan ihtara itirazda bulunduklarını, her iki kooperatifin arsa sahibi ve yüklenici ile ortak yöneticilerin aynı kişiler olup olmadığının tespiti gerektiğini, Kayseri 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/875 esas sayılı dosyasının incelenmesini talep etiklerini, iki davalı arasındaki organik bağın ortaya çıkarılması gerektiğini beyanla, kat irtifakı tesis edilmiş dairelerin davanın açılması ile birlikte el değiştirmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, taraflar arasında akdedilen taşeronluk sözleşmesinin aynen ifası ile sözleşme uyarınca müvekkile isabet eden  ... , ...,  ...,  ...,  ... nolu taşınmazların tapu kayıtları ihtiyati tedbir konulmasını, bu talep kabul edilmediği takdirde davalıdır şerhi konulmasını, davalıların müdahalesinin menine sözleşmenin aynen ifasını, sözleşme uyarınca taşerona isabet eden taşeron olan davacıya dairelerin tapu kayıtlarına inşaatçı ipoteği tesis edilmesini, aksi takdirde şimdilik 1000 Euro tazminatın fiili ödeme tarihindeki kur ve dava tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesine ek protokol başlıklı belge ile inşaat yapım sözleşmesi ve kat karşılığı inşaat ve peyzaj yapım sözleşmeleri eklenmiştir.<br>Ek protokol işveren  ... ile  ...arasında düzenlenmiş olup, yükleniciye tanınan tüm sürelerin tüketildiği, bu nedenle Kayseri 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/ 875 Esas sayılı dosyasıyla sözleşmenin feshinin istendiği, tarafların tekrar biraraya gelerek işin yapımını bir taşeron marifetiyle devam ettirmek için anlaştığı, protokol şartlarının taşeron  ... tarafından kabulünün sağlanacağı belirtilmiş, protokol  ... ile davalı kooperatifler tarafından imzalanmış, bilahare işveren ...  yüklenici  ... arasındaki sözleşme dosyaya sunulmuş, sözleşmede yükleniciye iş karşılığı verilecek daireler belirtilmiştir.<br>Mahkemece 12/12/2023 tarihli tensip tutanağı 15 nolu ara kararıyla davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin ve dava konusudur şerhi konulması taleplerinin reddine karar verilmiş, 12/12/2023 tarihli gerekçeli ara karar yazılmıştır.<br>SAVUNMA:<br>Davalı  ...vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili kooperatif arasında davacının iddia ettiği gibi kesinlikle doğrudan bir ilişki ve sözleşme olmadığını, davanın müvekkil kooperatif açısından husumetten reddine karar verilmesini talep ettiklerini, diğer davalının isim benzerliklerinin aynı kişiler olduğu iddiasını kabul etmediklerini, müvekki kooperatifin arsa sahibi olduğunu, kurucu ve üyelerinin diğer davalı ile bağlantısı olmadığını, müvekkil kooperatifin arsa sahibi olup, hiç bir üyesinin diğer davalı kooperatif üyesi olmadığını, ekte sundukları belgeler ve Türkiye Ticari Sicil Gazetesinden de anlaşılacağı üzere müvekkil kooperatifin 07/03/2007 tarihinde ...    nun kurucu ortak olarak yer almaları ile kurulduğunu, diğer davalı kooperatifin 2013 yılında kurulduğunun, kurucu ve halihazır üyelerinin farklı kişi olduğunu, diğer davalı kooperatif ile müvekkil arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğunu ve sözleşmenin halen yürürlükte olduğunu, müvekkil kooperatifin kendisine ait taşınmazın boş, projeleri yaptırılmış ve ruhsatıda alınmış olarak yüklenici kooperatife teslim ettiğini, davalı kooperatifin ekonomik güçlük içerisine düşüp, işi bitiremeyecek hale geldiğini, işin bitimi için müvekkilinin ihtarname gönderdiğini, bir gelişme olmaması sonucu Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2022/875 Esas ile taraflar arasında münakit olan sözleşmenin feshi için dava ikame edildiğini, bunun üzerine kendisine yardımcı olması için davalı asıl yüklenici kooperatifin  teşeronu olarak yardım ettiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir iş vermediğini, bu nedenlerle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini ve esastan reddini talep etmiştir. <br>Davalı ...  vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatif  yapı kooperatifi olup tacir niteliğini taşımadığından, davacı taraf ise dava konusu da özel olarak düzenlenen hallere girmediğinden davayı ticari dava saymak ve asliye ticaret mahkemesini görevli kabul etmediklerini, <br>Davacı tarafın dava dilekçesinde dayandığı sözleşmelerin tapuda pay devrini gerektirmekte olduğunu, müvekkil kooperatifin genel kurulunda tapuda pay devri içeren iş yapım sözleşmeleri yapılmasına ilişkin yönetime yetkisi verilmemiş olduğunu, iş bu sözleşmenin öncelikle sözleşmede müvekkil kooperatif adına  imzası bulunan kişilerin yetkisiz olması nedeniyle geçersiz olduğunu, <br>Mahkemece aksi düşünülse dahi, davacı ile davalı kooperatif arasındaki iş yapım sözleşmelerin tapuda pay devrini gerektirdiğini, tapuda pay devrini içeren sözleşmelerin geçerliliği resmi şekilde veya noterde düzenleme biçiminde yapılmasına bağlı olduğunu, aksi takdirde yapılan sözleşme geçerli olmadığını, <br>Davacı tarafın müvekkil kooperatifte inşaat başladığını blokları belirli seviyeye getirdiğini beyan ettiğini, davacı tarafın müvekkil kooperatifte 11/12/2021 ve 08/09/2022 tarihli geçersiz inşaat yapım sözleşmelere istinaden yaptığı inşaat bulunmadığını, davacı taraf geçersiz sözleşme uyarınca yaptığı imalatlara ilişkin mahkemeden bir delil tespiti yaptırmadığı gibi, imalatların yapıldığının gösterir müvekkil kooperatifin yetkilileri tarafından imzasını içeren hakkediş, tutanak ve benzeri bir belge de mahkemeniz dosyasına sunulmadığını,<br>Davacı taraf dava dilekçesinde personelinin ve malzemelerinin inşaat alanına alınmadığını, müvekkil kooperatifin kötü niyetli olduğunu iddia etmiş olup, bu iddialarının gerçek olmadığını beyanla görevsizlik itirazlarının kabulünü, davacının davasını reddini talep etmiştir.               <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 15/01/2024 TARİHLİ ARA KARARI:<br>Mahkemece; \"davanın TMK 893 maddesi uyarınca geçici tescil şerhi verilmesi istemine ilişkin olduğu, davacının, davalılar arasında akdedilen 24/12/2013 tarihi düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu işin tamamlanmaması üzerine işi kendisinin tamamlaması hususunda davalılar ile ek protokol yaptıklarını, kendisinin inşaata başladığını, blokları belirli bir seviyeye getirdiğini, ancak davalıların tek taraflı olarak kendisinin işçilerini ve malzemelerini inşaattan uzaklaştırdığını, müdahalenin men'ini, sözleşmenin aynen ifasını ve davacıya isabet eden taşınmazlara inşaatçı ipoteği tesis edilmesini, taşınmazların üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi bakımından da tapu kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasının talep ettiği, davacı beyanlarına göre tapu malikinin  ... olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan ve davacıya anılan dairelerin devri vaadini içeren 20/08/2021 başlangıç, 31/12/2023 bitiş tarihli sözleşmenin ise davacı ile diğer davalı  ... ile davacı arasında yapıldığı, yine ek protokol başlıklı mutabakatnamede ise 24/12/2013 tarihli sözleşmeye atıf yapıldığı, tapu maliki olduğu beyan edilen  ... nin dava dilekçesinde sayılan 32 adet taşınmazın devri suretiyle davacıya ödeme yapmayı taahhüt ettiğine dair bu aşamada yaklaşık ispata elverişli delil bulunmadığı, yine bu iki kooperatifin yöneticilerinin aynı kişiler olduğu iddia edilmiş ise de ticaret sicil kayıtlarının henüz dosyaya gelmediği, aralarında organik bağ olup olmadığının belli olmadığı, ayrıca davacının ne kadarlık iş yapmış olduğuna ilişkin de delil tespiti yahut benzer mahiyette bir delilin ileri sürülemediği, hakedişe dair belgelerin davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlendiği, davalı  ...nin dosyaya sunduğu 09/01/2024 tarihli cevap dilekçesi de incelendiğinde ihtiyati tedbirin şartlarında bir değişiklik olmadığı, alacağın var olup olmadığı hususunun yargılama aşamasında netlik kazanacağı, davacı beyanlarının soyut iddiadan öteye geçmediği, yaklaşık ispata elverişli yazılı bir delilin davacı tarafça sunulamadığı, HMK 389 maddesi şartlarının oluşmadığı gözetilerek davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine\" kararı verilmiştir. <br>Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.        <br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili, istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin soyut iddia dışında delil bulunmadığı gerekçesine dayandığını, ancak gelinen süreçte davalılardan arsa sahibi olan  ...vekilleri tarafından sunulan cevap dilekçesi ve ekindeki belgelere göre Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/875 Esas sayılı dosyasında verilen karar ile kesin delilin mevcudiyeti ile başkaca yargılamaya dair gerek olmaksızın ispatlandığını, 2022/875 Esas sayılı dosyada verilen kararın davalıları bağlayıcı nitelikte kesin hüküm ve müvekkiller yönünden de kesin delil kabul edilmesi gerektiğini, her iki davalının da müvekkile taşeron olarak iş verdiklerinin, tartışmaya yer vermeyecek şekilde açık olduğunu, taleplerinin sözleşmelerin aynen ifası olduğunu, bu nedenle ihtiyati tedbir gerektiğini beyanla mahkemenin ihtiyati talebin reddine ilişkin 15/01/2024 tarihli ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;<br>Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan müdahalenin men'i/murazaanını giderilmesi ve ile davacı taşerona sözleşme gereği isabet eden dairelere inşaatçı ipoteği şerhi verilmesi taleplerine ilişkindir. Davacı taşeron davalı yüklenici kooperatiflerdir. Mahkemece 12/12/2023 tarihinde yapılan tensip işlemi ile dava dosyasının duruşması 29/05/2024 tarihine bırakılmıştır.<br>6100 sayılı HMK.nın 389.maddesinde \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\" şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep, verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanması gibi sair hususlarda yapılması gerekli  usul ve prosedür açıklanmıştır.<br>İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.  <br>HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralı uygulanırken, iddianın doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kapsamında olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunludur. <br>Somut olayda davacı, yüklenici ipoteğinin tescili talebinde bulunmuştur. Mahkemece  ihtiyati tedbir talebine konu alacağın varlığına işaret eden delillerin henüz toplanmamış olması nedeniyle tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Delillerin değerlendirilmesi suretiyle, bulunulan aşamada, davacının talebinin haklılığını gösterir yaklaşık ispata yeterli bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararda bu aşamada bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 359/4 md. uyarınca İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>6-Kullanılmayan gider avansı var ise 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 59. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra İlk Derece  Mahkemesi Yazı İşleri Müdürünce başvurana iadesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b.1 ve 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"952b0a54262109f9","SID":"ebfe5c12a75e2d6a"}}