{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/126 <br>KARAR NO: 2024/358<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 08/10/2020<br>NUMARASI: 2018/303 E. - 2020/166 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davalıya gönderilen  İzmir ... Noterliği'nin 05.10.2011 tarihli ... ve ... yevmiye no’lu ihtarnamesi ile “...” ibaresinin kullanmasına son vermesinin, ihtar edildiğini,  Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/102 Esas sayılı davası ile haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz davası ve  ... ve ... no’lu \"...\" markasının hükümsüzlüğü talepli  dava sonunda   her iki markanın  kısmi hükümsüzlüğüne karar verildiğini, davalının bu kez de “...” ibaresini içeren ... ve ...no’lu markaları tescil ettirdiğini,  “...\" ibaresinin müvekkil şirketin kurucularından olan ... tarafından Ekim 2006 tarihinde yayınlanmaya başlayan \"...\" için kullanıldığını, şirketin 04/08/2009 tarihinde kurulmasından itibaren dergiyi müvekkili şirketin yayınlamaya başladığını, , derginin hedef kitlesi olan tarım sektöründe çok iyi bilindiğini, , müvekkili şirketin uzun yıllardan beri kullandığı \"...\" ibaresinin 23/11/2010 tarihinde ... numarası ile tescil edildiğini, davalı şirketin müvekkili şirket ile aynı iş alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkiline ait ... nolu markada yer alan \"...\" ibaresi ile davalı şirkete ait ... nolu markada yer alan \"...\" ibaresinin birebir aynı olduğunu, markaların mal ve hizmet sınıflarının da birbirine benzediğini, davalı ile müvekkili şirketin aynı tüketici kitlesine hitap ettiğini, davalı markasının iltibas yarattığını, her iki firmanın da \"...\" ile ilgili haberleşme ve yayıncılık faaliyetleri ile iştigal ettiğini,, müvekkili şirket kurucu ortağının 2006 yılından itibaren kullandığı markanın 2010 yılından itibaren de tescilli şekilde müvekkili şirket tarafından kullanıldığını, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının kötüniyetli şekilde müvekkilinin belirli bir bilinirliğe ulaştırdığı markadan faydalanmaya çalıştığını, bu sebeple davalı markasının kötüniyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğünün gerektiğini belirterek, davalı adına tescilli ... no’lu “...” ve ... no’lu “...” ibareli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin “...” ticaret unvanı ile yıllardır hizmet verdiğini, markaları da tescil ettirerek kullandığını, \"...\" ibaresinin müvekkilinin tescilli markası olmasının yanı sıra müvekkili şirketin ticaret unvanının da kök unsuru olduğunu, müvekkili şirketin uzun yıllardan beri yaptığı yatırımlar ile \"...\" ibaresini havi markasına ayırt edicilik kazandırdığını ve sektöründe bilinir hale getirdiğini, müvekkilinin bu marka ile ciddi ve yoğun bir kullanım gerçekleştirdiğini, davalının dava dilekçesinde bahsi geçen Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/102 E. sayılı dosyasının istinaf aşamasında derdest olduğunu, ilgili kararın bu dosyaya gerekçe olamayacağını, marka başvurusunun kötüniyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötüniyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerektiğini, davacı taraf adına tescil işlemleri devam eden markanın gerek yazılış, okunuş, telaffuz gerekse de kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından müvekkili markasının tamamen farklı olduğunu, müvekkili markasında kullanılan yazım karakteri ve renkler dikkate alındığında tüketicilerin her iki markanın birbirinin devamı olduğunu  düşünmeleri ya da bu düşünceyle hareket edebilmelerinin mümkün olmadığını, müvekkil şirketin kendine has bir şekil unsuru ile markalarını tescil ettirdiğini ve tescil ettirdiği şekilde de kullandığını, markanın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin tescilli markalarını karasal yayın yapan bir televizyon kanalı olarak tescilli olduğu 38. sınıfta kullandığını, davacı tarafın markasının ise 16. sınıfta yazılı basım evrakları alanında tescilli olduğunu, söz konusu markaların hitap ettiği kitleler veya tüketiciler nezdindeki ulaşmış olduğu ayırt ediciliğin bambaşka olduğunu,  müvekkilinin tescilli markası ile davacı markası arasında herhangi bir ayniyet ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunmadığını, markaların kullanıldığı emtialar bakımından da benzerlik olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davanın KABULÜNE,  Davalı adına tescilli ... numaralı \"...\" ve ... numaralı \"...\" ibareli markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden TERKİNİNE,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... ibaresini kullanımının ve yasal haklarına sahip olmasının  davacı taraf kullanımından çok önceye dayandığını, davanın  reddi  gerekirken kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; \"Davacı vekili dava dilekçesinde tescil öncesinde ait kullanımların müvekkili şirket ortağı tarafından gerçekleştirildiğini belirttiğini, davacı şirketin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğundan, şirket ortağının önceki tarihli kullanımlarının davacı şirket lehine değerlendirilebilmesi mümkün olmadığını, zira önceye dayalı kullanımının, hak sahipliği iddia eden kimse tarafından bizzat gerçekleştirilmesi gereklidir\" şeklinde tespit yapıldığını, davacının öncelik hakkına sahip olduğu iddiasının ispatlanamadığını, hal böyle iken müvekkilin internet sitesini kullandığı tarih araştırılmadan sadece ticaret unvanının tescil tarihine bakılarak  denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu doğrultusunda eksik inceleme ile hüküm oluşturulduğunu, ... ibaresinin herkesin kullanımına açık ibarelerden olduğunu, bir kimsenin inhisarına verilemeyeceğini, ... ibareli ve ... ibareli başka tescilli markalar olduğunu, tescil sınıflarının farklı olduğunu mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaları tekrarla, mahkemece verilen kararın hukuka uygun olduğunu daha önce açılmış olan hükümsüzlük davasında 38. mal ve hizmet sınıfları açısından ... ibaresini içeren markasının hükümsüz kılınmış olmasına rağmen mevcut kullanımına belge olması amacı ile 38. mal ve hizmet sınıfında \"televizyon ve radyo yayın hizmetlerini kapsayacak şekilde \"..., ... markaları için 9.5.2017 tarihinde müracaat ederek 25.10.2017 tarihinde tescillerini yaptırmış olmasının davalının kötü niyetli olduğunu ve bunda ısrarcı olduğunu göstermekte olduğunu ,davalı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, ... numaralı \"...\" ve ... numaralı \"...\" markalarının  hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Dava dosyası  İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/12 Esas, 2018/85 Karar sayılı yetkisizlik kararı üzerine İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/303 E .sayısına kayıtla yargılama yapılmıştır. Dosya kapsamındaki delillere göre,... başvuru  tarihli ... numaralı \"...\" markasının 16.sınıfta 13/01/2012 tarihinde davacı şirket adına, 09/05/2017 başvuru tarihli, ... numaralı \"...\" markasının 38.sınıfta 13/11/2017 tarihinde davalı şirket adına, ... numaralı \"...\" markasının 38.sınıfta 25/10/2017 tarihinde davalı şirket adına tescil edilmiştir. 09/05/2017 tarihinde Bilirkişi raporunda, davacı tarafın, “...” ibaresini içeren markanın tescili için 23/11/2010 tarihinde başvuruda bulunduğu, davalı şirketin kuruluşunun  davacının marka başvuru tarihinden sonra olduğu, taraf markalarının esas unsurlarının “...” olması, markalar arasında sıkı benzerlik bulunması, davacı markasının tescilli olduğu “Basılı evraklar; basılı yayınlar” emtiası ile davalı markalarının “Radyo ve televizyon yayın hizmetleri” nde tescilli olduğu emtia ve hizmetlerin benzer olması nedeniyle tüketiciler nezdinde  karıştırma ihtimali bulunduğu, aynı konudaki  Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/102 E. sayılı dosyasında  davalı adına tescilli ... no’lu “...” ibareli markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar verildiği, hükümsüzlüğüne karar verilen mal ve hizmetler arasında “Radyo ve televizyon yayın hizmetleri”nin de bulunduğu, davalının bu dava devam ederken, yeniden “...” esas unsurlu markayı “Radyo ve televizyon yayın hizmetleri” nde tescil ettirdiği  tespitleri yer almıştır. Bakırköy 2. FSHHM'nin 2013/102 Esas, 2017/134 Karar sayılı dosyasında tarafların aynı olduğu, davalı adına tescilli  ... numaralı \"...\" ve ... numaralı \"...\" markalarının hükümsüzlüğünün talep edildiği mahkemece  \"radyo ve televizyon yayın hizmetleri\" de dahil olmak üzere kısmi hükümsüzlüğe  karar verildiği, kararın İstinafı üzerine  Dairemizin 22.10.2020 tarihli 2020/50 Esas-2020/211 Karar sayılı ilamı ile , istinaf taleplerinin esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmediği 29.12.2020 tarihinde  kesinleştiği görülmüştür. Dosya kapsamına göre,  taraf markalarının esas unsurunun  \"...\" ibareleri olduğu her iki markanın işaretsel anlamda aynıyet arz ettiği, davalıya ait ... numaralı markada yer alan \"...\" ibaresinin tanımlayıcı ibare olduğu, kanal ibaresi ve şekil unsurunun davalı markasına ayırt edicilik kazandırmadığı, davacı markasının basın yayınlar emtiasında davalı markasının ise radyo ve televizyon yayın hizmetleri,sınıfında tescilli oldukları, taraf markalarının tescilli oldukları sınıflarda tescil edildikleri hizmetlerin benzer ve ilintili olduğu, bu nedenlerle  6769 sayılı SMK'nun 6/1. Maddesi kapsamında , tüketici nezdinde hizmetin kaynağının aynı işletmeye ait olabileceği dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, ... esas unsurlu davalı markalarının 38. Sınıfta davacı markası ile iltibas oluşturduğu ve davalının önceye dayalı gerçek hak sahipliği iddialarının yerinde olmadığı yukarıda özetlenen ve kesinleşen mahkeme kararı ile sabit olup, davalının  davacı tarafından yapılan 23/11/2010 tescil  başvuru  tarihinden önce işaret üzerinde  korunmaya değer bir hakkının bulunmadığı, kaldı ki,  davacı markasının daha önceki bir tarihte tescil edildiği, önceye dayalı gerçek hak sahipliği, tescil edilmiş bir markayı hükümsüz kıldırmadan, hak sahibine kendi markasını tescil ettirme hakkı vermeyeceğinden \"markaların tescilinde teklik ve öncelik  ilkesi\"  karşısında davacı tarafın tescilli markasının varlığına rağmen bu marka ile iltibas teşkil eden davalı markasının tesciline karar verilemez ve bu önceki tarihli davacı  adına tescilli markaya dayalı olarak açılmış bir hükümsüzlük davasında, önceye dayalı gerçek hak sahipliği savunma sebebi ve davanın reddi gerekçesi olarak kabul edilemeyeceğinden davalı vekilinin gerçek hak sahipliğine dayalı istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin ... ve ... ibarelerinin herkesin kullanımına açık olduğunu, TPMK da bu ibarelerle tescilli başka markalar bulunduğunu ileri sürmüş ise de, davacı adına ... numaralı markanın tescilli ve koruma altında olması, davacının uzun süredir tesc,illi olarak kullanarak markayı ayırt edilir hale getirmesi nedeniyle ileri sürülen istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Ayrıca davalı vekili davacı markasının 16.sınıfta, davalı markasının ise 38.sınıfta tescilli olduğunu , tescil sınıflarının farklı olduğunu ileri sürmüş ise de, 38. Sınıfta televizyon yayın hizmetlerinin bağlantılı olduğu ayrıca, davalının ... sayılı ... markasının hükümsüzlüğü nedeniyle dava açılmasına rağmen markanın hükümsüz kılınabileceği düşüncesiyle davaya konu markaları ... ve ... şeklinde tescil ettirmesinin kötüniyetli olduğu mahkemece kötüniyetli marka tescilinde tüm sınıflar yönünden markaların hükümsüz kılınması yerinde görülmüştür. Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve  toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/10/2020 tarih ve 2018/303 E., 2020/166 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,420 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a TEMYİZ başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 22/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d0f5aa59d41b0117","SID":"e2bc1b32a49263eb"}}