{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/371 <br>KARAR NO: 2024/442 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/01/2024 ( Ara Karar Tarihi) <br>DOSYA NUMARASI: 2023/963 Esas (Derdest Dava Dosyası)<br>TALEP: İhtiyati Haciz <br>KARAR TARİHİ: 07/03/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekilinin; davalı şirketle Tıbbi Emtia alım satım ilişkilerinin bulunduğunu, taraflar arasında bir cari hesap oluştuğunu, kendi cari hesaplarına nazaran 52.738,84 USD alacaklı olduklarını, ayrıca 736,90 USD de işlemiş faiz alacaklarının doğduğunu; alacaklarını İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı dosyasıyla takibe koyduklarını, takibe davalının süresinde itiraz ederek takibi durdurduğunu; ancak itirazın haksız olduğunu bildirerek itirazın iptalini, takibin devamına ve davalıdan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ettiği, Dava ile birlikte cari hesaplarına ilişkin çıktı ile birlikte cari hesap alacağını doğuran faturaları, banka havalelerini sunduğu anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 02/01/2024 tarih ve 2023/963 Esas sayılı Ara Karar ile; \" Dava itirazın iptali davası olup; ihtiyati haciz için muaccel olmuş ve kuvvetle muhtemel bir alacağın varlığı gerekmektedir. Söz konusu olan alacağı rehinle temin edilmemiş olması gerekmekte;  borçlunun kaçma ihtimali bulunduğu hallerde ise alacağın muaccel olması aranmamaktadır. Davacı taraf her ne kadar davalı tarafın tasfiye sürecine girdiğini bildirmiş ve tasfiyenin tamamlanmaması için ihtiyati tedbir kararı istemiş ve kabul edilmiş ise de; söz konusu olan bu olayların ihtiyati haciz için gereken ''kuvvetle muhtemel bir alacak'' şartını karşıladığı söylenemez. İcra dosyasında davalının itirazı çıkartılarak incelenmiş olup; davalı böyle bir borcun olmadığını bildirmiştir. Hal böyle olunca davacının cari hesapta gerçekte alacaklı olup olmadığı, ancak ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinden sonra anlaşılabileceği; şu an itibarıyla tarafların haklılık durumunun tam ortada olduğu, ihtiyati haciz gerektirecek kuvvetle muhtemel bir alacağın varlığından söz edilemeyeceği sebebiyle; \" gerekçeleri ile;  \" İhtiyati Haciz Talebinin REDDİNE, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı... San. ve Tic. A.Ş. vekili isitnaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçelerinde bahsi geçtiği üzere müvekkil şirketle borçlu şirket arasındaki cari hesap ekran görüntüsünden anlaşıldığı üzere müvekkil şirketin borçlu şirketten 17.07.2023 tarihinde ise 55.000USD karşılığı 1.443.134,00 TL cari hesap alacağı müvekkil şirketin ise 59.330,0 TL borcu bulunmakta olduğunu, o tarihteki kur üzerinden borçlunun müvekkile toplam cari hesap borcunun 52.738,84 USD olduğunu, cari hesap alacaklarının düzenli şeklide tutulmakta olup yanlış olmasının mümkün olmadığını, bu bakımdan alacaklı şirket açısından borçlu şirketten olan alacak bakımından yakın ispat koşulu oluşmuş olduğunu,  Borçlu şirketin sahibi ve yönetim kurulu başkanı ...'in, şirket aracını şirket merkezinin önüne bıraktığını ve kasadan pasaportunu alıp kaybolduğunu, hiçbir şekilde kendisine ulaşılamadığını, borçlu şirketin kapanmış olup Perşembe günü (5 Ekim 2023) MÜDAD(Mümessil Dayanışma Derneği) isimli ilaç mümessilleri dayanışma derneğinin İnstagram hesabında \"...Firması kapanma kararı ile işsiz kalan tüm meslektaşlarımıza geçmiş olsun. Mümessil Dayanışma Derneği olarak her konuda yanındayız.\" şeklinde açıklama sonrasında borçlu şirketin vahim halinin ortaya çıkacağını, Ayrıca borçlu şirketin sahibi ...'in, müvekkil şirketin sahibi ve yönetim kurulu başkanı ...'dan 40.000 USD borç aldığını, ancak geri ödemediğini, bu hususta icra takibi başlattıklarını, borçlunun ...' in itirazı üzerine itirazın iptali davası ikame edildiğini, davanın İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/809 E. sayılı dosyasıyla halen derdest olduğunu, İhtiyati haczin, İİK' nın 257 vd. maddelerinde yazılmış olup, 257/1. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceğini, aynı maddenin ikinci fıkrasına göre vade gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gerektiğini,  İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1. maddesi uyarınca borcun muaccel olduğu hususunun somut delillerle ispat edilmiş olduğunu, Dava dilekçeleri ekinde sunulan dekont ve cari hesap ekstresinde de davalı şirket ile müvekkil şirket arasındaki alacak/ verecek ilişkisinin açıkça görülmekte olduğunu, müvekkilin ödemiş olduğu bedelin sabit olup icra dosyasındaki borca itiraz dilekçesi ekinde geri ödendiğine ilişkin dekont, teslim belgesi vs sunulmadığını, müvekkilin cari hesap ektresi ve ödemeyi gösterir dekontla alacağın muaccel olduğunun sabit olduğunu, yerel mahkemece alacağın muaccel olmaması sebebiyle ihtiyati haciz reddinin somut olaya uygun olmadığını, İcra ve İflas Kanunu'nun 257/2. maddesi uyarınca borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya ve kendisinin kaçmaya hazırlanmasının dosya kapsamından açıkça anlaşılmakta olduğunu, Davalı ...'in, sahibi olduğu ... İlaç firmasının önüne aracını park ederek kasadan pasaportunu alıp kaybolduğunu, hiçbir şekilde kendisine ulaşılamadığını, borçlu şirketin kapanmış olup Perşembe günü (5 Ekim 2023) MÜDAD(Mümessil Dayanışma Derneği) isimli ilaç mümessilleri dayanışma derneğinin İnstagram hesabında \"...Firması kapanma kararı ile işsiz kalan tüm meslektaşlarımıza geçmiş olsun. Mümessil Dayanışma Derneği olarak her konuda yanındayız.\" şeklinde açıklama sonrasında borçlu şirketin vahim hali tüm çıplaklığıyla ortaya çıkacağını, Ayrıca Ticaret Sicil Gazetesinden haricen öğrenildiği üzere davalı şirketin 29/09/2023 tarihinde yapmış olduğu genel kurul toplantısında 60.000.000,0 TL (Altmış Milyon) olan şirket sermayesini 50.000,0 TL'ye (Ellibin) indirilmesine karar verildiğini, bu hususta Ticaret Sicil Gazetesinde birer hafta ara ile alacaklılara çağrı yapıldığını ve 2 ay içerisinde \"... Mahallesi, ... Cad. ... Blok No:... Ümraniye/İstanbul\" adresine müracaat edilmesi halinde alacaklarının ödeneceği veya teminata bağlanmasını isteyebileceklerinin bildirildiğini, son ilanın 27/10/2023 tarihinde yayınlandığını, Kendilerinin 3. İlanı haricen gördüklerini ve derhal alacaklarının ödenmesi ya da teminata bağlanması adına davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, ... Noterliği ... yevmiye numaralı ve 03/11/2023 tarihli ihtarnamesi ile davalı şirkete alacağın ödenmesi/ yeterli teminat gösterilmesi aksi halde itirazın iptali davası ve sermaye azaltılmasının iptali davası açılacağı hususlarının ihtar edildiğini, Ancak davalı şirket kapatıldığı ve sahibi yurtdışına kaçtığı için ... barkod numaralı ihtarnamenin bila döndüğünü, davalı şirketin MERSİS' te görünen [...] numaralı UETS adresi ise aktif olmadığından UETS adresine tebligat çıkarılamadığını, son çare olarak davalı şirketin KEP adresinin bulunduğunu ve alacak bildiriminin davalı şirketin \"... @...\" kep adresine yapıldığını, 10/11/2023 tarihinde KEP iletisinin okundu sayıldığını, Bu süreçte davalı şirkete ulaşılamadığından İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne KEP üzerinden bildirimde bulunulduğunu, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden kendilerine yine KEP üzerinden gönderilen yazı cevabında \"ilgi yazınızla bildirilen hususun, şirketin tasfiye sonu tescili sırasında dikkate alınabilmesi için tasfiye sonu tescilinin engellenmesi ile ilgili mahkemeden alınmış tedbir kararının aslı ya da aslı gibidir onaylı suretinin Müdürlüğümüze gönderilmesi gerektiği hususu\" nun bildirildiğini, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabı sonrasında yerel mahkemeden tasfiye sonu tescilinin engellenmesi ile ilgili tedbir talep edildiğini, yerel mahkemece tedbir taleplerinin kabul edildiğini,  Gelinen aşamada birtakım alacaklılar tarafından çoktan ihtiyati haciz başvuruları yapılmış olup borçlunun durumunu müvekkil geç öğrendiğinden ihtiyati haciz başvurusunu davalının pasaportunu alıp yurt dışına kaçmasından sonra yapmış bulunduklarını, bu nedenle ihtiyati haciz kararı verilmediği takdirde alacaklarını tahsil edebilmelerinin imkânsız hale geleceğini, aradan geçen sürede ihtiyati haciz talepleri reddedildiğinden borçlu şirketin çoktan mallarını kaçırmış olma ihtimali olduğundan yerel mahkemenin ihtiyati haciz taleplerini reddetmesinin hukuka uygun olmadığını, bu sebeple işbu istinaf başvurularını yapma zarureti doğduğunu beyanla; Açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2023/963 E. sayılı dosyasında hükmolunan 02/01/2024 tarihli ara kararın kaldırılarak davalı şirketin adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının üzerine müvekkilin 53.475,74 USD alacağı, dosya masrafları ve vekalet ücretine yetecek kadar olan kısmının ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talepli açılan davada alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece 02/01/2024 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nın 257/1 maddesi uyarınca;  rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 257/2 maddesi uyarınca; Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder. İİK'nın 258 maddesi uyarınca;  ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, davacı ve davalının aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, aralarında ilaç ham maddesi alım satımı ve diğer konularda ticari alışverişin başladığını, davacının davalıdan muaccel cari hesap alacağı olduğunu, davalı şirketin kapandığını ve şirket yetkilisinin ortadan kaybolduğunu, bu sebeple alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, talep dayanağı olarak herhangi bir belge sunmamıştır. Davacı tarafından icra takip talebi dayanak belgesi olarak cari hesap özeti sunulmuştur. Ancak davacı tarafından icra takip dayanağı olarak sunulan cari hesap özeti tek başına davacının davalıdan alacaklı olduğunu, alacak miktarını, alacağın muaccel olduğunu yaklaşık olarak ispata yeterli nitelikte değildir. Bunun yanında davalı şirketin kapanması ve yetkilisinin ortadan kaybolması da vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için aranan şartlardan biridir. Bu durumda İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi  ara karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, ihtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından istinaf aşamasında peşin olarak yatırıldığından yeniden harç tahsiline yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,  6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.   </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ee9b11890476e31b","SID":"c9fa0537e14fc4e2"}}