{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/711 - 2024/414<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/711 <br>KARAR NO\t: 2024/414<br>KARAR TARİHİ\t: 14/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/03/2020<br>NUMARASI\t\t: ... Esas, ... Karar<br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... <br>\t Av.... <br>\t  Av. ... <br>\t  Av. ... <br>\t  Av. ... <br>DAVALILAR\t:1-... <br>\t\t2-... <br>\t\t3-... <br>\t\t4-... <br>\t\t5-... <br>\t\t6-... <br>\t\t7-... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: (İtirazın İptali) Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına <br>\t\t  İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                    : 14/03/2024<br>YAZIM TARİHİ                     : 14/03/2024<br>\t<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2020 tarih, ... esas ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İDDİALARIN ÖZETİ                                             :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile davalı ... Tekstil ve Örgü San. A.Ş. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan hesapları ve bu hesaptan doğan borçları bulunduğunu, diğer davalıların ise kredili müşterinin müşterek borçlu müteselsil kefili olduklarını, borçlunun borcunu ödememesi üzerine hesabın kat edildiğini, ancak çekilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine 3.600.687,24.TL alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, ancak davalıların yetkiye ve borca itiraz etmeleri üzerine takibin durduğunu, davalıların yetki itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde yetki hususunda tarafların \"...  Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin\" yetkili olduğunu kabul ettiklerini, bu nedenle yetki itirazının reddi gerektiğini, ayrıca borçluların diğer itirazlarının da haksız ve yasaya aykırı olup takibi sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığını belirterek, borçluların ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yaptıkları haksız ve yasaya aykırı itirazların reddi ile takibin devamına ve borçluların % 20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum  edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir. <br> Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ikametlerinin ve muamele merkezinin ... olması nedeniyle icra takibinde yetkili İcra Müdürlüğünün ... İcra Daireleri olacağını, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, ayrıca müvekkillerine gönderilen ödeme emrinde asıl alacağa işletilen faiz oranının da fahiş ve kanuna aykırı olduğunu, davalılardan ...  ve ...  (... ) ...'ın da temerrüde düşürülmediğini belirterek, davanın reddi ile haksız ve kötü niyetli davacının icra takibine konu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ          :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2020 tarih, ... esas ... karar sayılı kararı ile; Nakdi alacak yönünden; 3.170.564,36TL(davalılar ... Tekstil Tar.ve Pet....Ltd.Şti ve ... Tarım Ürn.İşletmeleri A.Ş yönünden 3.170.471,96TL, davalı ...  ... yönünden 3.170.357,95TL, davalılar ...  ... ve ... ... yönünden  3.000.050,00TL ile sınırlı olarak ) asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %40 oranında temerrüt faizi ve faiz tutarı üzerinden %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, gayrinakti alacak yönünden; davanın açılması sırasında yürürlükte olan çek ödeme yükümlülük tutarı ödeme sorumluluğu, 30/06/2018 tarihinde sona erdiğinden davacı banka tarafından icra takip talebinde 24 adet çek yaprağı için 40.765,00.TL'nin davacı banka nezdinde depo edilmesi zorunluluğu kalktığından, bu talep yönünden davanın reddine karar verildiği, davacının icra takip talebinde 1 adet meri teminat mektubu bedeli 60.000,00.TL'nin banka veznesinde depo edilmesini talep ettiği, 17/12/2010 tarihli 60.000,00.TL'lik teminat mektubunun son paragrafında \"İş bu teminat mektubu 14/12/2011 tarihine kadar geçerli olup, bu tarihe kadar elimize geçecek şekilde tarafınızdan yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde hükümsüz olacaktır.\" ibaresinin yer aldığı, bu nedenle 60.000,00.TL'lik teminat mektubu icra takip tarihi itibariyle hükümsüz olduğundan davacının gayrinakdi alacaklar yönünden itirazın iptali talebinin reddine dair karar verilmiştir. <br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme ilamına göre, davaya konu edilen gayrinakdi alacaklarını oluşturan teminat mektubu depo bedeli ve çek blokaj bedelinin, Çek Kanunu ile teminat mektubunun süreye bağlanmış olması gerekçesi ile istenebilirliğini yitirdiğini; bu itibarla   reddine karar verilmesi gerektiğini hükme bağladığını, dava tarihi 07.06.2013 olup bu tarih itibari ile bu alacaklara ilişkin bakiyelerin istenebilirliği devam etmekte; müvekkil bankanın bu tarih itibari ile teminat mektubu ve çek yapraklarından kaynaklı yükümlülüğünün devam ettiğini, bu nedenle ikame edilen davada, bu bedellerin de istenmesinde hukuki yararları bulunmakta olup; yargılama süreci içerisinde yükümlülüklerin ortadan kalkmasında müvekkil bankaya izafe edilebilecek bir kusurun mevcut olmadığını,  müvekkil bankanın işbu davaya sebebiyet veren taraf olmadığını, işbu alacakların ödenmesi sebebiyle değil; kanun gereği bankanın yükümlülüğünün ortadan kalkması sebebiyle ortadan kalktığını, bu sebepler nedeniyle müvekkil banka aleyhine gayri nakdi alacaklar yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmaması gerektiğini, dava tarihi itibari ile müvekkil bankanın bu alacak haklarının varlığı da ispatlanmış olup ; müvekkil bankanın 5 yıl boyunca ilgili bedelleri depo edip  kullanamadığını, finans kuruluşu olan müvekkil bankanın işbu nedenle zarara uğradığının izahtan vareste olduğunu, bu bakımdan müvekkil bankanın dava ile bu alacak kalemlerini talep etmesinde hakkaniyete aykırı bir yan bulunmadığını,  İstinaf incelemesi neticesinde öncelikle; gayrinakdi alacalarının kabulüne karar verilmesini; mahkeme aksi kanaatte ise aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiği, yerel mahkemece temerrüt tarihleri de hatalı tespit edildiğini, bunun da tek başına hükmün kaldırılması sebebi olduğunu, . Zira gerek davaya konu borcun doğumuna sebep olan Genel Kredi Sözleşmelerinin imza edildiği tarihte gerek ise icra takibinin başlatıldığı; gerek ise işbu davanın açıldığı tarihte ; eski Ticaret Kanunu yürürlükte olup; Teselsül Karinesi başıklı 7. Maddesi, kefillerin temerrüde düşürülmesi için TTK ile ilk kez getirilen \"önce asıl borçludan talep edilme\" şartının haiz olmadığını, borçluların ilk kez ödeme şartını ihlal ederek borçlarının tamamının muaccel hale gelmesi durumunda müşterek ve müteselsil kefiller de - asıl borçlu ile birlikte-  temerrüde düşmüş kabul edilmesi gerektiğini, İzah edilen ve borcu doğuran kredi ticari nitelikte ve vadesi belirli bir alacağa ilişkin olduğunu,  temerrüt tarihinin tespiti bakımından ihtarname tebliğ tarihlerine bakılması ve tebliğ edilmeyen kefiller yönünden ödeme emrinin tebliğ tarihinin esas tutulması; ayrıca ihtarname tebliği sağlanmış ise dahi adres farklılığından dolayı bu tebliğin geçersiz kabul edilmesinin hatalı ve hukuki dayanaktan yoksun bir tutum olduğunu, davalılardan ...  ve ...  ... yönünden ve ... ...  bakımından temerrüt tarihinde hataya düşürülerek icra emri tebliği ile hesaplandığını, tebliğ tarihleri ile mahkeme kararı arasında 1 yıl bulunduğunu, bu durum hükümde reddedilen alacaklarının miktarını fahiş oranda ve haksız şekilde aleyhe etkilediğini, bu hususa da itiraz ettiklerini,  İzah edilen itiraz sebepleri, davanın hukuki nedenlerini teşkil etmekte olup; her zaman mahkemece re'sen incelenebileceğini,  hükme esas teşkil eden bilirkişi raporu, takdiri bir delil olup, mahkeme hakimini tamamen bağlamayacağı gibi ; salt; hakimin bilmesinin ve hesaplamasının beklenemeyeceği özel uzmanlık gerektiren konuların sıhhatli bir şekilde tespitini yapabilmek adına başvurulması gerektiğini, bu bakımdan da, bilirkişi raporunu kanun gereklerine göre yorumlamadan kurulan hükmün kaldırılması gerektiğini, davalıların kefalet limiti yazılmaması tüm borca kefil olunduğu anlamına gelmekle birlikte; üst limit belirlenerek kefillerin salt bu limitten sorumlu tutulmasının da hakka ve mevzuata aykırı olduğunu, bilirkişi raporu takdiri bir delil olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli, somut ve ihtilafı aydınlatmaya yeterli olmadığını,  asıl alacağın nasıl hesaplandığının anlaşılamadığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı 13/03/2020 tarihli yerel mahkeme ilamının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak sureti ile davanın kabulüne, ayrıca mahkeme aksi kanaatte olur ise dahi hukuki yararın dava tarihi itibari ile var olduğu gözetilerek gayrinakdi alacaklar yönünden aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. \t\t\t\t\t\t\t<br>DAVALILAR VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından, yetki sözleşmesinin, imza tarihi itibari ile hukuk usulü muhakemeleri kanununa tabi olması nedeni ile geçerli olmadığı hususunun gözönünde bulundurulmadığını, taraflar arasında imzalanan yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu, dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan hukuk muhakemeleri kanununa göre yargılama yapılması gerekir iken bu hususun yerel mahkeme tarafından gözardı edildiğini, dava dışı esas borçlu şirketin iflasının kesinleşmiş olması nedeni ile davaya iflas masasının dahil edilmesi gerekmekte iken dahil edilmediğini, davaya konu icra takibine dayanak olan ihtarname ile aynı alacak için başlatılmış olan icra takibinde itirazın iptali için devam eden .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılması gerekmekte iken ilk derece mahkemesinin  bekletici mesele yapmadan iş bu davayı karara bağladığını, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda sözleşmelerin geçerli olduğu ileri sürülerek bilirkişi adıyla hukuki konulara müdahale edildiğini, hukuki konularda yorum yapıldığını, adeta hakimin yerine geçerek beyanlarda bulunulduğunu, bir örnek ile açıklamak gerekirse banka tarafından kullandırılan krediler, bch ve teminat mektubunun ...  tarihli 7.500.000.TL  limitli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden tahsis edildiği varsayılırsa borçtan işbu sözleşmede imzası ve kefaleti bulunmayan ... ve ... ... 'ın sorumlu olmayacağı aşikar olup ilgili kefiller yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin ortada olduğunu, müvekkillerin sorumlu olmadığı bir borçtan dolayı sorumluluğu gündeme gelecek olmasına rağmen ilk derece mahkemesinin kefiller yönünden de hüküm kurarak hukuka aykırı bir karar verdiğini, ayrıca davacılar hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi şartları gerçekleşmesine rağmen  müvekkiller aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkiller aleyhine İcra inkar tazminatına hükmedilmesi şartları alacak likit olmadığından/ alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaç olduğundan oluşmadığını, ayrıca borçlu aleyhine ancak haksız olması durumunda bu tazminata hükmedilebileceğini, İşbu davada görüldüğü üzere müvekkillerin bu miktar borçtan sorumlu tutulmamak için haklı sebeplerinin mevcut olduğunu, borçlunun haksız olarak nitelendirilerek icra inkar tazminatı ödemeye hüküm kurulması için borcun likit olması, yani bilinen veya bilinebilir bir borç olması gerektiğini, işbu davada müvekkillerin sorumluluk miktarı belirlenmediğinden alacağın likit olmadığını ve tazminata hükmedilemeyeceğini, vakıaları ele alınarak ve hukuki denetim yapılarak, yerel mahkeme hükmünün kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER                                      :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2020 tarih, ... esas ... karar sayılı sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,<br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE         :<br>Dava, Genel Kredi  Sözleşmesi'ne dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı tarafından, dava dışı asıl borçlu ... Tekstil ve Örgü San. A.Ş. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi borcuna davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza attıklarını, davalılara gönderilen hesap kat ihtarnamesine rağmen borcun ödenmediği, bu hususta başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu ileri sürülmüş, davalılar ise borçlarının olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Karara karşı  davacı vekili ve davalılar vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında  hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, Mahkemece hükme esas alınan ve Dairemizce de açık, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunan bilirkişi raporuna göre, kredi borcu nedeniyle davalıların sorumlu olduğu miktarın belirlendiği, bilirkişi tarafından  borçlu cari hesap kredi alacağının ve taksitli kredi alacağının  usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun olarak hesaplandığı, gayrinakdi alacak yönünden; 24 adet çek yaprağı blokaj bedellerinin banka nezdinde depo edilmesi hususunda davalı müteselsil kefiller yönünden sözleşmelerde açık hüküm bulunması gerektiği ancak kredi sözleşmelerinde bu yönde bir hüküm bulunmadığı bu sebeple çek yaprağı blokaj bedelleri yönünden mahkemece verilen ret kararının ve davacı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin  yerinde olduğu, davalı müteselsil kefil ... ...'ın kredi sözleşmelerindeki adresi ile kat ihtarında belirlenen adresinin farklı olması sebebiyle temerrüt tarihinin icra takip tarihi olduğu, yine davalılar ... ... ve ... ...'a kat ihtarı tebliğ edilmediğinden temerrüt tarihinin icra takip tarihi olduğu, takip talebinde davacı alacaklının sadece asıl alacak talebinde bulunduğu anlaşılarak  mahkemece, bilirkişi raporunda hesaplanan alacak tutarı ile takip talebinde talep edilen miktarlar değerlendirilerek hüküm kurulduğu, sonuç olarak, mahkemece verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, taraf vekillerinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk derece mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br><br><br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere             :<br>1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2020 tarih, ... esas ... karar sayılı kararına karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca  ESASTAN AYRI AYRI REDDİNE,<br>2)-a-)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 368,3.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br><br>    b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 216.581,25.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54.145,31.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 162,435,94.TL harcın istinaf başvurusunda bulunan davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3)-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, <br>4)-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5)-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6)-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce  YAPILMASINA,<br>Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda  6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere  14/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br><br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br> <br>¸e-imzalıdır\t<br> <br>Üye<br> <br>¸e-imzalıdır\t <br> <br>Üye<br> <br>¸e-imzalıdır\t <br> <br>Katip<br> <br>¸e-imzalıdır\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f5276c16750316c","SID":"1978c1ca005b5e9a"}}