{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1745 <br>KARAR NO: 2024/92<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/03/2023<br>NUMARASI: 2023/26 Esas -  2023/187 Karar<br>DAVA: Tespit<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... 2018 Yılı Nisan ayında yine dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'ni %50'şer ortaklık ile kurduklarını ve müşterek imza ile müdür olduklarını, aradan geçen yıllar içerisinde dava dışı şirketin iştigal konusu olan inşaat sektöründe faaliyet gösteremediğini,  kararların düzenli olarak alınamadığını ve müvekkilinin hem müdürlükten istifa etmek istediğini hem de ortaklıktan ayrılmak istediğini, ancak müvekkilinin diğer müdür ile birlikte müşterek imzaya yetkili olduğu için müdürlükten istifasını Ticaret Sicile tescil ve ilan işlemlerini tek başına yapamadığını, müvekkilinin Kartal .... Noterliğince tasdikli 15.03.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname uyarınca \"işbu ihtarname ile Müdürlükten istifa kararımın Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlaması için gerekli belgelerin imzalanması adına Şirket Merkezinde buluşulmasını\" ihtar ettiğini ve müdürlükten istifasının tescil ve ilan edilmemesi halinde yasal yollara başvuracağı ihtarında bulunduğunu, ihtarnamede açıkça ifade edildiği üzere müvekkilinin Müdürlükten istifa ettiğini, dava dışı diğer müdürü ... müvekkilinin müdürlükten istifasının tescili için davet edilen gün ve saatte şirket merkezine gelmediği gibi Gaziosmanpaşa .... Noterliği' nin 21.03.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile haksız ve mesnetsiz olarak 2 Milyon TL talep ettiğini  ve aksi halde taleplerinin karşılanmayacağını beyan ettiğini açıklanan nedenler çerçevesinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 32, 33 ve 40. Maddeleri gereğince  dava dışı şirketteki müdürlük görevinden müvekkilinin istifasının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescili ve ilan kaydının yapılması gerektiğini, davanın kabulüyle, müvekkilinin .... Tic. Ltd. Şti.'nin müdürlük görevinden istifasının davalı ... Sicil Müdürlüğünde tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 17.01.2023 tarihli tensip tutanağının müvekkili Müdürlüğe 24.02.2023 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle cevap dilekçesi verme süresinin dolması beklenilmeden ön inceleme duruşmasının icra edildiğini, bu nedenle uyuşmazlık konusunun tespit edilmesinin hukuka ve Kanuna aykırı olduğunu, aksi halde müvekkili Müdürlüğün hukuki dinlenilme hakkının (HMK m. 27/2) ihlâlinin söz konusu olacağını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 12.04.2022 tarihli cevabi ve bilgilendirici mahiyetteki yazısının davacıya PTT aracılığıyla 15.04.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davanın, hak düşürücü süre geçtikten sonra 06.12.2022 tarihinde açıldığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın \"ilgili\" sıfatını haiz olmadığından huzurdaki davada aktif husumet ehliyeti bulunmaması nedeniyle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, nitekim müvekkili müdürlüğün pasif husumet ehliyetinin de bulunmadığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK. M. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, davacının 07.04.2022 tarihli başvurusunun, (mevzuat gereğince ilgili kişi olmadığından) tescil başvurusu olarak nitelendirilemeyeceği gibi müvekkili müdürlüğün 14.04.2022 tarihli cevabi yazısı da tescil talebinin reddine dair olmayıp, açıklayıcı ve bilgi mahiyetinde olduğunu, davacının 07.02.2022 tarihli başvurunun geçerli olduğu düşünülse bile, talep (ticaret sicili yönetmeliğinin 31. maddesi gereğince) harca tabi olduğundan ve herhangi bir harç yatırma işlemi de bulunmadığından müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, işlem yapmamasının hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, nitekim bu hususun müvekkili müdürlüğün 14.04.2022 tarihli cevabi yazısında da “gerekli harcın ödenmesi suretiyle tescil ve ilanı için başvuruda bulunulması gerektiği hususu bilgilerinize sunulur.” şeklinde belirtildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını,bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, huzurdaki davanın öncelikle usûlden (dava şartı yokluğundan ve/veya davacının ilgili sıfatını haiz olmaması nedeniyle aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini,yine açıklandığı üzere, müvekkili müdürlüğe husumet yöneltilemeyeceğinden, mahkeme aksi kanaatte ise, açıklanan gerekçelerle esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Tüm dosya kapsamı, dava ve cevap dilekçeleri ile celp edilen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/991 E. Sayılı dosyası,  İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazısı hep birlikte değerlendirip incelendiğinde; somut olaya emsal olabilecek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/03/2009 tarihli, 2007/14500 Esas, 2009/3597 Karar sayılı ilamında; \"Ticaret siciline yapılacak tescilleri isteme hakkı TTK.nun 30 uncu maddesi uyarınca ilgililere ait bulunmaktadır. Bu ilgililerin kimler olacağı Ticaret Sicili Nizamnamesi’nin 31 nci maddesinde açıklanmıştır. Buna göre tacirin hükmi şahıs olması halinde onun yetkili uzuvları veya temsilcileri ilgili kişi olarak kabul edilmektedir. Somut olayda, tescil istemi istifa eden davacı tarafından istenilmiştir. Oysa ki yasal düzenlemeye göre bu hususta istemde bulunma hakkı davalı şirket tüzel kişiliğini temsil ve ilzama yetkili kılınanlara aittir. Ticaret siciline tescil ve ilan işlemleri davalı şirketin organsız kalması nedeniyle yerine getirilememiş ise bu durumda da davacının şirketin temsili amacıyla kayyım tayini için gerekli yasal yollara başvurması gerekmektedir. Bu itibarla, davacının ticaret siciline tescil ve ilan işlemlerinin yerine getirilmesi ile ilgili olarak ticaret sicil memurluğuna başvuruda bulunabilecek “ilgililer” kapsamına girmediği, ticaret sicili müdürlüğü kayıtlarına göre davacı dışında ... isimli şirket ortağının daha bulunduğu anlaşıldığından davacının davasının  aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bilindiği üzere istifanın, tek taraflı olarak karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğuran bir hukuki işlem olduğunu, bu kapsamda, limited şirkette bir müdürün istifa etmesi halinde, şirketin bu istifayı kabul etmesi veya onaylamasına ihtiyaç bulunmayıp müdürlük sıfatı istifa ile birlikte geçerli bir şekilde sona ermekte olduğunu, müvekkili tarafından istifa iradesi yazılı olarak ilgililere ihtarname ile gönderilmişse de ilgililer tarafından dikkate alınmadığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, mahkemece dava dışı ... Limited Şirketi adına yine dava dışı şirket yetkilisi  ... adına müvekkilinin istifasına ilişkin bir tescil başvurunun yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, Yargıtayın, 2017 tarihli bir kararında, şirket müdürlerinden birinin istifa etmesine rağmen, şirketin buna ilişkin tescil başvurusunda bulunmamasının hakkın kötüye kullanımı teşkil ettiğini ve bu nedenle istifa eden müdürün başvuru imkanının bulunduğunu içtihat ettiğini, müvekkilinin, Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvuru yapabilecek ilgililer arasında sayılmamışsa da Yargıtayın bu hususta mevcut içtihadı bulunmakta olup dava dışı şirketin ve yetkilisinin kötüniyetli hareket ettiğini, müvekkilinin istifa iradesini noter kanalıyla şirket yetkililerine bildirilmesine rağmen kötüniyetli olarak herhangi bir işlem yapılmadığını ve sürecin uzatılmak istendiğini, bu haliyle mevcut kararın müvekkilini mağdur edeceğini, kararın hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, limited şirket müdürlüğü görevinden istifanın ticaret siciline tescil ve ilanı davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının müdürlük görevinden istifasını ticaret sicilinden tescilini isteyip isteyemeyeceği, davacının husumetinin bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı, dava dışı  ... Limited Şirketinin ortağı ve diğer ortakla müştereken imza ile yetkili temsilcisidir. Davacı, davalı şirketteki müdürlük sıfatının istifa ile sona erdiğini şirkete bildirerek bu durumun şirketin sicil kayıtlarına işlenmesini ve ilanını talep etmiş, şirket tarafından davacının istemi yerine getirilmediğinden,  davacı istifasının tespit ve tescili istemiyle işbu davayı açmıştır. TTK’nın 33 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38'nci maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişikliklerin de tescili gerekir. Limited şirketler bakımından TTK’nın 510'ncu maddesinde, tescilin şirket müdürleri tarafından talep edileceği öngörülmüş olup, aynı Kanun’un 30 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 31'nci maddesine göre de tescil, ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istenir. Bu itibarla, davacının doğrudan Ticaret Sicil Memurluğu'na başvurarak talepte bulunması mümkün değildir. Buna göre eldeki davada davacının aktif husumet ehliyeti bulunmamakta olup, ilk derece mahkemesince bu nedenle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  01/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a41cbaf35134142","SID":"049a70104455a2d6"}}