{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1 <br>KARAR NO: 2024/192<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/06/2023<br>NUMARASI: 2022/488 Esas -  2023/538 Karar<br>DAVA: Tazminat (Yöneticinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davalı ...'ın müvekkili ...nin 12/01/2017 tarihinde gerçekleştirilen 01/06/2015- 31/05/2016 faaliyet dönemi Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan karar ile iki yıl süre için şirket yönetimine seçilmiş yönetici olduğunu,  yönetim kurulunun 18/01/2017 tarihli ve 2017/1 nolu kararı ile davalı Yönetim Kurulu Başkanı ...'ın şirket kaşesi veya unvanı altına atacağı münferit imzasıyla şirketi her hususta istisnasız olarak en geniş yetkiyle temsil ve ilzam etmesine karar verildiğini, yönetim kurulunun görev süresinin sona ermesi üzerine 09/01/2019 tarihinde gerçekleştirilen 01/06/2017- 31/05/2018 faaliyet dönemi olağan genel kurul toplantısında alanın karar ile davalının yeniden yönetim kurulu başkanı olarak seçildiğini, yönetim kurulunun 11/01/2019 tarihinde altığı 2019/1 numaralı karar ile davalı yönetim kurulu başkanı ...'ın münferit imzasıyla şirketi her hususta istisnasız olarak en geniş yetkiyle temsil ve ilzam etmesine karar verildiğini, davalı ...'ın yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı süre içinde görevini kötüye kullanmak ve özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle, futbolcu  ... de  ... transferi sürecinde  ... AŞ'nin menfaatleri aleyhine olarak arka arkaya imzaladığı sözleşme ve protokollerle büyük maddi zarara neden olduğunu, futbolcunun transferi sözleşmesinde şarta bağlı transfer ücreti belirtilmesine rağmen bu bedel doğmadan ... adına çek düzenlenerek teslim edildiğini, sözleşme borçlarının zamanında ödenmemesi sebebiyle imzalanan ek protokoller kapsamında dava dışı ... AŞ'nin çek tazminatı, cezai şart ve fahiş ücreti vekalet ödemesine sebebiyet verdiğini, söz konusu protokoller kapsamında alacaklılar hesabına yapılan ödemeleri ilgili icra dosyalarına bildirmemesi sebebiyle ilgili icra dosyalarında fazla tahsilat oluşmasına sebebiyet verdiğini, davalının özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, kasten gerçekleştirdiği işlemler ile müvekkili nezdinde zarara sebebiyet verdiğini, bu nedenle oluşan zarardan sorumlu olduğunu, dava dışı ... AŞ nin 09/01/2019 tarihinde gerçekleştirilen 09/01/2019 tarihinde gerçekleştirilen 01/06/2017- 31/05/2018 faaliyet dönemine ilişkin alınan ibra kararını, dava konusu işlemlerin ayrıntılı bir şekilde görüşülmemiş olması sebebiyle geçersiz olduğunu, nitekim 09/01/2020 tarihinde gerçekleştirilen 01/06/2018 -31/05/2019 faaliyet dönemlerine ve 23/12/2020 tarihinde gerçekleştirilen 01/06/2019- 31/05/2020 faaliyet dönemlerine ilişkin genel kurul toplantılarında davalının ibra edilmemesine karar verildiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilerek davalının ağır kusurlu işlem ve eylemleri neticesinde ...'ne verdiği zararın yargılama neticesinde kesin olarak belirlenerek şimdilik 138.437,26 TL ve 755.554,23 Euro nun zararın,  zarar kaleminin gerçekleştiği tarihten itibaren uygulanacak en yüksek faiz oranı işletilerek zararın tazminat şeklinde ... Anonim Şirketine ödenmesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacı dernek ve bağılı ortaklığı ...Ticaret AŞ'nin hisse sahibi olduğu birçok ticari ortaklık bulunduğunu, bu ticari ortaklıklar arasında huzurdaki husumeti ilgilendiren ... Tic AŞ nin hakim hissedarının davacı dernek yer aldığını, davacı derneğin spor kulübü olmakla birlikte TFF nezdinde düzenlenen tüm futbol organizasyonlarına katılma ve yarışma hakları davacı dernek tarafından ... AŞ ye devredilmiş olup, futbol faaliyetlerinin tamamı dava dışı ... AŞ bünyesinde yürütüldüğünü, ... AŞ hisselerinin borsada işlem geren AŞ olup bu vasfı nedeniyle düzenli olarak bağımsız denetimlerle hesaplarının kontrol edildiğini, gerçekleşen işlemler ile şirketin bilançoları da düzenli olarak KAP da yayınlandığını, bu kapsamda futbol faaliyetleri kapsamında ortaya çıkan tüm gelir ve giderler ... AŞ bünyesinde oluşmakta olup davacı dernek in bu borç kapsamında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin yönetim kurulu başkanı olduğu dönem içinde görevini başarılı bir şekilde yerine getirdiğini, görev yaptığı süre zarfında davacı ile dava dışı ... AŞ nin gelirlerini artırıp giderlerini azaltan müvekkilinin futbol A takımının kullandığı İnönü Stadının yıkılması ve yerine daha değerlisi olan ...   stadyumunun inşaatının tamamladığını ve dava dışı ... AŞ ye paha biçilmez  bir stadyuma sahip olmasını sağladığını, görev süresi boyunda mali ve finansal anlamda davacı ve dava dışı ... AŞ yi başarılı bir şekilde yönettiğini, tüm bu süreçte davacı ve dava dışı AŞ'nin marka değerini kat ve kat arttırdığını, müvekkilinin tüm bu sürecin yönetimi sevk ve idaresi konusunda müvekkilinin ekibinde birçok yönetici ve profesyonel kişilerin yer aldığını, bu süreçte alınan karaların sadece müvekkili tarafından değil tüm ekibin inceleme, onay ve kabulü doğrultusunda hayata geçirildiğini, bu hususta müvekkilinin 20/12/2021 tarihli KPMG özel kapsamlı inceleme raporunun davacı tarafından dosyaya sunulmasını incelenmesini istediklerini, aksi taktirde dava tarihi itibarıyla müvekkilinin davacı şirket ve dernek yönetim kurulu başkanlığı görevinden ayrılalı  yaklaşık üç yıl gibi uzun bir süre geçtiğini, kendisinde bu dönemlere ilişkin hiçbir bilgi belge bulunmadığını, müvekkilinin şahsını kötü niyetli olarak hedef olarak hazırlandığı bariz olan KPMG raporu kapsamında davacı denrek, yöneticeliri ve raporun hazırlanmasında dahili olan tüm kişiler hakkında hukuki ve cezai haklarını saklı tuttuklarını, futbolcu ... nın transferinin davacı dernek yönetim kurulu üyesi ve futbol transfer komitesi başkanı ... önderliğinde futbol suşe profesyonellerinin yaptığı incelemeler doğrultusunda ilgili tarihte bir şakka süper lig takımı olan ... kulübü  Derneği adına tescilli yabancı futbolcunun o güne kadar süper lig de gösterdiği performansı, uluslararası tanınırlığı ve tecrübesi dikkate alınarak oynadığı pozisyon için en uygun transfer olduğuna karar verildiğini, ve transferin gerçekleştiğini, futbolcu ile imzalanan transfer sözleşmesinde futbolcunun nihai olarak transferi karşılığında dava dışı ... AŞ tarafından ... kulübü Derneğine ilave transfer ücretleri dahil toplam 3.750.000 Euro ödenmesine karar verildiğini, ödeme ve taksit miktarları ve tarihlerinin sözleşmede düzenlendiğini, bu sözleşmede 3.750.00 Euro transfer ücreti içinde 750.000 Eurdo nun futbolcunun 2017/2018 sezonu geri kalan beş veya daha fazla süper lig müsabakasında oynaması halinde 250.000 Euro, 2018/2019 sezonunda on veya daha fazla süper lig müsabakası oynaması halinde 500.000 Euro ödenmesi ayrıca sözleşmeye göre yazılı şartların gerçekleşmesi için belirlenen süreden önce sözleşmenin sona ermesi halinde ilgili maddelerde düzenlenen bedelin dava dışı  ... AŞ tarafından Alanyaspor kulübü derneğine ödeneceği düzenlendiğini, davacının iş bu maddenin futbol başarı bonusu uygulamasının temel mantığına aykırı olduğu iddiasının doğru olmadığını, bu sözleşmenin müvekkilinin tek taraflı tasarrufu ile imzalanmadığını söz konusu sözleşmeler ve şartları bu hususta yetkilendirilmiş olan yönetim kurulu üyelerinin yine bu konuda görevli olan davacı dernek ve bağlı ortaklıklarının hukuk, muhasebe finans vs gibi sayısız departman altında çalışan profesyonel çalışanların bilgi onay ve kabulü ile hayata geçirildiğini, kaldı ki davacının iddialarına konu 24/07/2019 tarihli yapılandırma protokolü müvekkili tarafından imzalanmadığını, bu kapsamda davacının müvekkiline karşı sorumluluk iddiası yöneltemeyeceğini, davacı derneğin müvekkiline atfetmeye çalıştığı sorumluluğun temelsiz olduğunu, ayrıca müvekkilinin dava dışı ... AŞ genel kurul tarafından ibra edildiğini, sorumluluk davası açma zamanaşımı süresinin dolduğunu, zamanaşımı itirazlarına itibar edilmemesi halinde temelinde müvekkilinin yönetimde bulunduğu döneme ilişkin ibra edilememe yönündeki aleyhine dava yoluna müracaat edilmekle hukuken kesinleşmemiş genel kurul kararı bulunun iş bu davaya temel ve dayanağını teşkil geden genel kurul kararı aleyhindeki dava neticelenmeden huzurdaki davanın devam edilmesinin hukuki olanağı bulunmadığını, bu nedenle genel kurul kararlarının iptali istemi ile açılan davaların huzurdaki davada bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini beyan ederek davacı dernek yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açmak ve her türlü hukuki , cezai ve idari müracaatta bulunma hakları ile fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarını saklı tutarak öncelikle hukuki neden ve sebebi ve nihayet dayanağı karşısında temelinde müvekkilinin yönetimde bulunduğu döneme ilişkin ibra edilmeme yönündeki aleyhine dava yoluna müracaat edilmekle hukuken kesinleşmemiş genel kurul kararı bulunan iş bu davaya temel ve dayanağını teşkil eden  Genel Kurul Kararı aleyhine İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/165 esas sayılı dosyası üzerinden açılan iptal davasının işbu dava bakımından bekletici mesele yapılmasını, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde zamanaşımı itirazlarının kabulü ile zamanaşımına uğramış olan davanın reddine, nihayetinde müvekkili aleyhine açılan haksız, dayanaksız ve kötün niyetli davanın esastan reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Tic. A.Ş.’nin dava konusu 2017-2020 dönemlerine ilişkin Genel Kurul Tutanakları ve bilirkişi raporu incelendiğinde; faaliyet dönemlerine ilişkin Faaliyet Raporunun ve Finansal Tabloların üyelerin incelemesine sunulduğu, sonrasında faaliyet raporları ve finansal tabloların genel kurulda tartışıldığı, görülmüştür. 01.06.2017 – 31.05.2018 faaliyet dönemine ilişkin Faaliyet Raporu ve Finansal Tablolarda, 01.06.2018 – 31.05.2019 faaliyet dönemine ilişkin Faaliyet Raporu ve Finansal Tablolarda ve 01.06.2019 – 31.05.2020 faaliyet dönemine ilişkin Faaliyet Raporu ve Finansal Tablolarda dava dilekçesinde ileri sürülen zarar iddialarına ilişkin işlemlerin yer aldığı, genel kurullara sunulduğu anlaşılmıştır. Zarar oluşturduğu iddia edilen İşlemlerin finansal raporlarda bulunması, bağımsız ve özel denetimlerde sunulu olduğunun tespit edilmesi ve bu raporların genel kurula sunulmuş olması ile bu bilgilerin gizlenmemiş olduğunu göstermektedir. ... Tic. A.Ş.’nin mevcut başkanı ...’nin davalı ...’ın başkan olduğu dönemde yönetim kurulu üyesi, II.Başkan ve İcra Kurulu Başkanı olması ve finansal işlemlerden sorumlu olması, yine davalı döneminde görev yapan ... ’ün sonrasında CEO olarak görev yapması birlikte değerlendirildiğinde dava dilekçesinde belirtilen sözleşme, protokol ve ödemelerin tamamından haberdar oldukları, bu durumda  dava dilekçesinde belirtilen sözleşme, protokol ve ödemelerin tamamından haberdar oldukları birlikte değerlendirildiğinde zararın öğrenilme tarihinin finansal tabloların ait olduğu dönemin son günü olan sırasıyla 31.05.2018, 31.05.2019 ve 31.05.2020 tarihleri olacağı kabul edilmiştir. Mahkememiz kabulüne göre dava tarihi olan  06.07.2022 tarihinde iki yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın zamanaşımı nedeni ile reddine hükmedilmiştir. Davanın reddine ilişkin yapılan bu değerlendirme işin esasına yönelik bir değerlendirme olup, doğrudan dava şartı yokluğu nedeniyle usulden verilmiş bir ret kararı niteliğinde olmadığından nispi vekalet ücretine hükmedilmesine ve davanın zamanaşımı nedeni ile reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı yönetim kurulu başkanı ...'ın vekalet görevini kötüye kullanarak özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, futbolcu ... Alanyaspor Kulübü Derneği'nden transferi sürecinde ... Anonim Şirketi'nin menfaatleri aleyhine arka arkaya imzaladığı sözleşme ve protokollerle büyük maddi zarara neden olduğunu, yerel mahkemenin yüzeysel, hatalı ve tümüyle eksik incelemeye dayalı 15 Mayıs 2023 tarihli bilirkişi raporunu hükme esas alarak hukuken kabulü mümkün olmayan işbu istinaf talebine konu karar verdiğini, dava konusu zararın doğurucu işlemler genel kurulunun bilgisine sunulmadığını, yerel mahkemenin somut uyuşmazlık bakımından öncelikle incelenmesi gereken delil ve belgeleri incelemeksizin hüküm kurduğunu, dava konusu işlemlerin bağımsız ve özel denetim raporlarında da yer aldığı şeklindeki gerekçenin kabul edilemeyeceğini, genel kurulun bilgisinden gizlenen dava konusu işlemlerin diğer yönetim kurulu üyeleri ve yöneticilerin dikkatine sunulmadığını, dava dilekçesinde iddia edilen zararların öğrenilme tarihinin en erken KPMG inceleme raporunun teslim tarihi olan 20 Aralık 2021 olduğunu, her halükarda davaya konu işlemler bakımından uzamış ceza zaman aşımı süresinin uygulanması gerektiğini, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkemenin davanın zaman aşımı nedeniyle reddine dair kararının kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davalının kabulüne karar verilmesini, davanın ağır kusurlu işlem ve eylemleri neticesinde ... Tic. A.Ş.'ye vermiş olduğu zararın miktarının yargılama neticesinde kesin olarak belirlenecek olması karşısında şimdilik 138.437,26 TL ve 755.554,23 Euro zararın tazminat şeklinde ... Anonim Şirketi'ne ödenmesine karar verilmesini, özellikle kur farkı zararı olmak üzere faiz ile karşılanamayacak zarar tutarının tahsiline karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından atanan bilirkişi tarafından davacı tarafın kayıtları üzerinde yerinde de yapılan inceleme sonucunda hazırlanan ve tespitleri son derece açık ve net olan bilirkişi raporu sonucunda ilk derece mahkemesinin yargılamanın başından itibaren öne sürdükleri iddiaları da göz önüne alarak haklı bir şekilde davacı tarafın iddiasının zaman aşımına uğradığına kanaat getirdiğini, davacı tarafça bilirkişi raporunun tespitlerini çürütecek hiçbir yeni iddianın öne sürülmediğini, yargılamanın başından bu yana öne sürülen, ezbere öne sürülen ve açıkça kötü niyetli olan iddialarını tekrarladığını, davacı tarafın istinaf başvurusunda öne sürdüğü iddiaların gerçek ve samimi olmadığını, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava anonim şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı şirket vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.İstinafa konu uyuşmazlık temelde yargılama konusu olayda zamanaşımı süresi içinde davanın açılıp açılmadığı noktasındadır. Anonim şirket yöneticilerinin sorumluluk halleri TTK’nın ikinci kitabının dördüncü kısmının sonunda, onbirinci bölümde m. 549 ilâ 561 arasında toplu olarak düzenlenmiş ve m. 549-555 de sorumluluk halleri altı başlık altında toplanmış bulunmaktadır. Sorumluluk hallerinin özel olarak sayıldığı başlıklarda, sorumluluğun konusu, sorumlular ve sorumluluk şartları ile sorumluluğun hukuki sonucu gösterilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 553/1. maddesi uyarınca, kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.Yönetim kurulu üyeleri görevlerini ifa ederken ve verilen yetkileri kullanırken, tedbirli bir yöneticinin özeniyle hareket etmeli ve şirket menfaatlerini gözetmelidir. Yönetim kurulu üyelerinin özen ve dikkat yükümlülüğünün kapsamı, şirket ana sözleşmesi, kanun, iç yönerge ve yönetim kurulu tarafından verilen tüm yetki ve görevleri kapsar.TTK'nın 560/1. Maddesine göre, sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır. Ceza davası zamanaşımının uygulanabilmesi için tazminat sorumluluğuna neden olan fiilin ceza kanunlarına göre suç oluşturması ve cezayı gerektirmesi yeterli olup ayrıca haksız eylem faili hakkında ceza davası açılmış olması veya mahkûmiyet kararı verilmiş olması, hatta soruşturma yapılması gerekli değildir.Yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı ortaklığa ait olup, böyle bir davanın açılabilmesi genel kurulun bu yönde bir karar alması koşuluna bağlıdır. Ancak, zarar gören ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Ortak tarafından açılacak dava, ortaklığın dava açabilmesi için alınması gerekli genel kurul kararına bağlı da değildir. Ortakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik gösterir.Dolayısıyla zarar olarak nitelendirilen zarar ile kastedilen, ortakların veya alacaklıların, yönetim kurulu üyelerinin ortaklık mal varlığını kötüleştiren davranışlarından şirketin zarara uğraması neticesinde uğradıkları zarardır (yansıma zarar/Reflexschaden). Burada doğrudan zarar gören şirket olmakla birlikte, onun mal varlığında azalma meydana getiren bütün işlemler, ortaklar ve alacaklılar bakımından dolayısıyla zarar teşkil etmektedir, çünkü bu zarar nedeniyle şirketin ödeme gücünde meydana gelen azalma, alacaklıların ve ortakların taleplerinde bir kayba yol açmaktadır.Dolaylı zararın talebi halinde ise davanın şirkete yöneltilmesi mümkün değildir. Zira bu durumda asıl zarara uğrayan şirketin kendisidir. Ortak ile alacaklı, şirketin zararının giderilmesi talebiyle  bu davayı açmaktadır.Bu genel açıklamalardan sonra somut olayda açılan dava ve gelişimi şöylece özetlemek gerekmektedir: Davalının  12 Ocak 2017 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan karar ile dava dışı  şirket yönetimine 2 yıl süre ile  yeniden seçildiği,  18 Ocak 2017 tarihli yönetim kurlu kararı ile  Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendiği, davacı derneğin 20/10/2019 tarihinde yapılan genel kurulunda dernek yönetiminin değiştiği, dava dışı şirketin aldığı 31/10/2019 tarihli yönetim kurulu kararı ile de  yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığı görevine son verildiği anlaşılmaktadır.  Davacı ortağın dava dışı ... A.Ş'nin davalının kusurlu eylemleri nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararın davalıdan alınarak dava dışı şirkete ödenmesi talep edilmektedir. Davalının zarara sebep olduğu iddia edilen eylemleri şöylece belirtilmiştir; ... ile dava dışı şirket arasında imzalanan 28/01/2018 tarihli profesyonel Transfer Sözleşmesi ile vagner Love'nin 3.750.000,00 avro karşılığında transfer edilmesi, transfer ücretinin 2. Taksitinin süresinde ödenememesi nedeniyle 17 Ağustos 2018 tarihli yapılandırma protokolünde  sözleşmeden farklı olarak borç bedeli için çek tanzim edilmesi ve tanzim edilen 7 adet çekten 4 adedinin süresinde ödenememesi üzerine karşılıksız işlemine tabi olması ve çek tazminatları ödenmek zorunda kalınması, Futbolcu ile 25 Ocak 2019 tarihinde yapılan karşılıklı fesih sözleşmesi, 29 Mart 2019 tarihli  yapılandırma protokolü;  çekleri ciro yoluyla devralan ... ile ... A.Ş arasında yapılan  ve takibe konu edilen borçların yeni vadelere bağlayan protokol ile vadesinde ödeme yapılmaması halinde her bir gecikmeli ödeme için 100.000 avro ifaya ek cezai şart kararlaştırılmış ve bilahare borçlar vadesinde ödenmediği iddiasıyla alacaklı ...  tarafından 400.000 avronun tahsili için 4 adet takip başlatılmış olması, 29 Mart 2019 tarihli yapılandırma protokolü-  Alanya spor ile yapılan  protokol 15 Mayıs 2019 tarihli sulh sözleşmesi,5 Temmuz 2019 tarihli protokol, 24 Temmuz 2019 tarihli protokol, davalının bu protokoller ile, dava dışı Alanya Spor derneği ve ondan çekleri ciro yoluyla devralan ... yersiz olarak cezai şart, çek tazminatı, icra ve yargılama gider ve harçları, vekalet ücreti, haricen yapılan ödemelerin icra dosyalarına  bildirilmemesi nedeniyle fazladan ödenen cezaevi harcı ve tahsil hacı şeklinde kalem kalem zararların somutlaştırıldığı  ve 755.544,23 euro ve 138.437,26 nin davalıdan tahsili ile dava dışı şirkete ödenmesi talep edilmiştir. 16/09/2019 tarihide icra dosyalarına TFF'nin yaptığı yersiz ödemelerin iadesinden kaynaklanan zararlar olarak iddia edilmektedir.  Davalı  taraf cevap dilekçesinde  05/07/2019 ve 24/07/2019 tarihli protokollerde imzasının bulunmadığını savunmaktadır.Dava dışı şirketin özel hesap dönemi olarak 01 Haziran ile takip eden yılın 31 Mayıs tarihleri arasındaki faaliyetlerin olağan genel kurullarda görüşüldüğü anlaşılmaktadır. Davacının sorumluluğunu gerektirdiği iddia edilen eylemleri  28/01/2018 - 16/09/2019 tarihleri  arasındadır. Bu durumda dava dışı şirketin; 1 Haziran 2017-31/05/2018 dönemine ilişkin 09/01/2019 tahinde yapılan Genel kurul toplantısı, 1 Haziran 2018-31/05/2019 dönemine ilişkin 09/01/2020 tahinde yapılan Genel kurul toplantısı, 1 Haziran 2019- 20/10/2019 dönemine ilişkin 23/12/2020 tahinde yapılan Genel kurul toplantılarında yapılan işlemler sorunun çözümünde önem kazanmaktadır.01 Haziran 2017- 31 Mayıs 2018 dönemine ilişkin 09/01/2019 tahinde yapılan genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde; genel kurulda şirketin toplam 240.000.000 hissesinden 126.374.754,56 adet payın asaleten ve vekaleten hazır bulunduğu, davalı ...'ın ibrasına ilişkin oylamada yönetim kurulu üyelerinin kendilerine ait paylardan kaynaklanan oy haklarını kullanmadıkları, 55.134 TL çekimser, 3.948.614.134 TL  payın olumsuz oyuna karşılık 122.426.140.426 TL payın olumlu oyu ile ibra edildiği anlaşılmaktadır. Genel kurul toplantı tutanağında gündemin 3. Maddesi ile görüşülen yönetim kurulu faaliyet raporuna ilişkin görüşmelerde ve finansal tabloların okunması ilişkin gündemin 5. Maddesine ilişkin görüşmelerde; finansal tabloların ve faaliyet raporunun genel kurul toplantısından önceki 3 hafta süreyle şirket merkezinde, MKK nın elektronik genel kurul portalında şirketin internet sitesinde (http://www...tr/..._as/ ve kamuyu Aydınlatma Platformunda pay sahiplerinin incelemesine sunulmuş olması ve toplantı tarihine kadar pay sahiplerinin okuyup incelemeleri için yeterli sürenin geçmiş olması nedeniyle 2017 yılına ait faaliyet raporu ile konsolide finansal tabloların okunmuş kabul edilmesi oylanmış ve oy çokluğu ile okunmuş kabul edilmiştir. Genel kurul toplantı tutanağında yargılama konusu ...' in transferine ilişkin herhangi bir kayıt ve açıklama bulunmamaktadır. Toplantı tutanağında bahsi geçen; finansal tabloların ve faaliyet raporunun genel kurul toplantısından önceki 3 hafta süreyle şirket merkezinde, ...nın elektronik genel kurul portalında, şirketin internet sitesinde (http://www...com.tr/.../ ve kamuyu Aydınlatma Platformunda pay sahiplerinin incelemesine sunulmuş olması nedeniyle okunmuş sayılmasına karar verilmesi ile yetinilmesine ilişkin uygulama dava dışı şirketin süregelen uygulaması olduğu anlaşılmaktadır. Bahsi geçen uygulama yargılama konusu 01/06/2017-31/05/2018 dönemine ilişkin 09/01/2019 tahinde yapılan genel kurul toplantısında, 01/06/2018-31/05/2019 dönemine ilişkin 09/01/2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında, 01/06/2019-31/05/2020 dönemine ilişkin 23/12/2020 tarihli genel kurul toplantısında aynı usulün uygulandığı, davacı tarafın bu usule ilişkin bir itirazının bulunmadığı görülmektedir. Yukarıdaki bentte sayılan yöntemlerle ortaklarla paylaşıldığı belirtilen faaliyet raporları ve finansal tablolar  bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuş olduğu görülmektedir. Davacı vekilince sunulan bilirkişi raporuna itiraz edilmiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesince bu yönde bir incelemeye gidilmemiş, kurulan hükümde de davalının ibra edildiği ve ibra edilmediği  dönemlere ilişkin mevzuat hükümleri nazara alınarak ayrıntılı değerlendirme yapılmamış, bilirkişinin özel hesap dönemi sonu itibarıyla hangi sebeple isnat edilen eylemlerin öğrenilmiş sayıldığı hususunda somut bir veriye dayanmayan ve denetimi yapılamayan görüşü esas alınmış,  davacı tarafın uyuşmazlıkta uzamış zamanaşımının (ceza zamanaşımın) uygulanması gerektiğine ilişkin  iddiaları değerlendirilmemiştir. Bu durumda ilk derece mahkemesince konusunda uzman nitelikli hesaplamalar uzmanı, spor hukuku uzmanı ve şirketler hukuku uzmanlarından oluşacak 3 kişilik heyetten oluşacak bilirkişi kurulundan tarafların iddia ve savunmaları ile  bilirkişi raporuna itirazlarını karşılar mahiyette rapor alınması, genel kurula sunulan verilerin zararın ve sorumlunun öğrenilmesi hususundaki etkisi, davacı tarafın zararı ve sorumlusunu öğrenme tarihine ilişkin dosyada toplanan delilleri ile iddia ve savunmayı karşılar mahiyette değerlendirme yapılması, yine davalının ibra edildiği ve ibra edilmediği dönemlerin ve ibranın etkisine ilişkin TTK 558. Madde hükmünün tartışılması, somut olayda ceza zamanaşımının uygulanması gerekip gerekmediği hususlarının tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aedca860b740192b","SID":"9f8065f1113ac6a0"}}