{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1207 <br>KARAR NO: 2024/231<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/02/2021<br>NUMARASI: 2019/257 Esas -  2021/125 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit ve Çek İstirdatı (Ticari Satım Sözleşmesi )<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin bir hastane projesi kapsamında alt yüklenici olduğunu, bu kapsamda ... (kesintisiz güç kaynağı) cihaz temini için davalıyla 70.000-USD bedelli ... anlaşması imzalandığını, sözleşmeye göre üç adet ... cihazının belirlenen sürelerde teslimi ve kesilecek fatura karşılığı fatura tarihinden itibaren 180 gün vadeli çek ile ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin bu yükümlülüğü kapsamında 30/08/2016 tarihli 194.532-TL bedelli ve işbu davaya konu 30/10/2016 tarihli 48.663-TL bedelli çeklerle ödeme yaptığını,davalının teslim etmesi gereken cihazları teslim etmediğini ve müvekkiline karşı 48.663-TL bedelli çek için 13/12/2016 tarihinde Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla kambiyo takibi başlattığını; 194.532-TL bedelli çek için ise müvekkiline karşı 22/09/2016 tarihinde Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla kambiyo takibi başlattığını, o takip nedeniyle Anadolu 2. ATM'nde açılan 2017/128 esas, 2019/676 karar sayılı menfi tespit davasında, 20/06/2019 tarihli kararla, davalının müvekkiline teslim etmesi gereken ... cihazlarını teslim ettiğini ispatlayamadığından takibe konu 194.532-TL bedelli çek yönünden müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, kararın istinaf edilmeden 10/09/2019 tarihinde kesinleştiğini; müvekkiline teslim edilmeyen cihazlar yüzünden müvekkilinin proje kapsamında hak edişini alamadığını, maddi ve manevi zarara uğradığını, davalının kötüniyetli olarak bedelsiz kalmış senetleri kullandığını ileri sürerek,  müvekkilinin davaya konu icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ve çekin müvekkiline iadesi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı davaya süresinde cevap vermemiş ise de davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde müvekkilinin ticari defterlerine göre davacıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bilirkişiye sunulan ve malların teslim edildiğini gösteren sevk irsaliyesinin dikkate alınmadığını, davacının malların teslimatıyla ilgili hiç bir işlemde bulunmadığını ve çeklerin tahsil edileceği banka hesaplarını boşalttığını, sevk irsaliyesinin tarihinin sipariş tarihinden yalnızca on üç gün sonra olduğunu ve fiili sevkin ise iki hafta sonra tamamlandığını belirterek, yeni bilirkişi raporu alınmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davalının davaya cevap vermeyerek dava dilekçesindeki vakıaları inkar ettiği, taraflar arasındaki sözleşme ve sipariş onay formu uyarınca mal tesliminden önce fatura tarihinden 180 gün vadeli çeklerle ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı, dava konusu çekin de mal tesliminden önce davalıya verildiği,  ispat yükünün davalıda olduğu,sözleşme konusu malların teslim edildiğinin davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, davalı tarafa tebliğ edilen tensip zaptı ve ön inceleme tutanağıyla delillerini bildirmesi için kesin süreler verildiği, buna rağmen davalı tarafça delil sunulmadığından davalının mal teslimini ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına konu 48.633-TL bedelli çek yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1- Davacı vekili, davalının davaya konu çekten dolayı bir alacağının olmadığını bildiği veya bilmesi gerekmesine rağmen icra takibi başlatması nedeniyle kötüniyetli olarak kabulü gerektiğini, bunun sonucu olarak da müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek,kararın bu yönüyle kaldırılarak kötüniyet tazminatına hükmedilmesini  istemiştir. 2- Davalı vekili, müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen kendisine verilen çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle icra takibi başlattığını,Anadolu 2. ATM'de 194.532-TL bedelli çek için açılan davada bilirkişilik yapan bilirkişiden bu dosyada da rapor alınmasının dosyanın seyri açısından isabetli olmadığını; mahkemenin müvekkili lehine delil teşkil eden muhasebe kayıtlarını göz ardı ettiğini, sunulan sevk irsaliyesinin teslim için delil teşkil etmeyeceği yönünde kanaat getirilerek hiç değerlendirmeye alınmadığını ve sevk irsaliyesinin tarihinin sipariş tarihinden yalnızca on üç gün sonra olduğunu ve teslimatın ise on dört gün sonra tamamlandığını belirterek,kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit ve TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak çekin istirdadı istemlerine ilişkindir. İstanbul Anadolu 2. ATMnin 2017/128 esas, 2019/676 karar sayılı dava dosyasında, dava tarihinin 01/02/2017 olduğu, davacının ... alım sözleşmesi kapsamında davalıya 194.532-TL bedelli çeki teslim ettiği ancak cihazların davacıya teslim edilmemesine rağmen davalının 22/09/2016 tarihinde Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla kambiyo takibi başlattığı, sözleşme  konusu cihazlar teslim edilmediğinden davacının davalıya borcu olmadığını ileri sürerek menfi tesbit davası açtığı;ara kararı gereği davacı vekili 09/05/2018 tarihli dilekçesiyle davaya konu çeklerin 194.532-TL bedelli çek olduğunu belirttiği; davalının davaya cevap vermediği; mali müşavir bilirkişinin her iki tarafın ticari defterlerini incelediği, davalının cihazların teslim edildiğini gösteren sevk irsaliyelerini sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takibine konu 194.532-TL bedelli çek yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, kararın istinaf yoluna başvurulmadan 10/09/2019 tarihinde kesinleştiği belirlenmektedir. Taraflar arasındaki \"... (Kesintisiz Güç Kaynakları) Alım Sözleşmesi\" başlıklı tarihsiz sözleşme, davacı alıcı ve davalı da satıcı firma olduğu, 4. maddede 3 farklı modelden 2'şer adet olmak üzere toplam 6 adet ...'in KDV hariç 79.240-USD bedelle satımının kararlaştırıldığı, 5. maddede cihazların sözleşme tarihinden itibaren 4-6 hafta içinde teslim edileceği, 7. maddede ödemelerin malzeme teslimi öncesinde kesilecek fatura karşılığı fatura tarihinden itibaren 180 gün vadeli çekle yapılacağı ve 8. maddede satıcının cihazları alıcının İstanbul'da belirteceği adrese taraflar arasında belirlenen tarihlerde teslim edeceği, satıcının ürünlerin kurulumunu yapaacğı, çalışır vaziyette teslim edeceğinin düzenlendiği; 16/06/2016 tarihli sipariş onay formuna göre de sözleşmede kararlaştırılan 6 adet ... cihazının 30/06/2016 tarihinde Tuzla'da bulunan hastane şantiyesine teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, ödeme şeklinin \"180 gün çek\" şeklinde belirtildiği, formun altındaki \"Sipariş Genel Şartları\"nda projede gerekleştirilen değişiklik sebebiyle kesilen 928598 numaralı faturaya karşılık iade faturasının düzenleneceği, yerine satıcının 79.420-USD tutarında yeni fatura düzenleyeceği, ödemenin eski fatura ve yeni kesilecek fatura arasındaki farkın ödenmesi şeklinde olacağı, sevk irsaliyesinin mal ile birlikte teslim edileceği, devreye alma keşfi için randevu alınması gerektiği, devreye almanın satıcı tarafından bundan sonra gerçekleştirileceği düzenlenmiştir. Davaya konu 30/10/2016 keşide tarihli çekin keşidecisi davacı, lehtarı ve son hamili davalı olup, 31/10/2016 tarihinde de davalı tarafından bankaya ibraz edilmiş ve karşılıksız şerhi yazılmıştır. Alınan bilirkişi raporunda, davalının davacıya düzenlediği 25/02/2016 tarihli 243.166,14-TL bedelli faturanın, 194.532-TL bedelli 30/08/2016 keşide tarihli ve davaya konu 48.633-TL bedelli 30/10/2016 keşide tarihli çeklerle (toplam 243.165-TL) ödendiği, projedeki değişiklik nedeniyle o faturanın iade edilerek 30/06/2016 tarihli 271.662,76-TL bedelli faturanın düzenlendiği, aradaki 28.497,76-TL'lik fark için de 31/12/2016 keşide tarihli çekin davalıya verildiği belirlenmiştir. Taraflar arasında işbu davadan önce görülmüş ve kesinleşmiş, aynı sözleşme kapsamında cihazların bedelinin 194.532-TL'lik kısmı için verilen çek nedeniyle açılan menfi tespit davası kabulle sonuçlanmış ve sözleşmeye konu cihazların davalı tarafından davacıya teslim edilmediği kesinleşen karar ile belirlenmiştir. Kesinleşen bu hüküm ile, artık aynı satış sözleşmesine konu malların teslim edilmeme vakıası açısından kesin delil teşkil eder. Kesin delille ispat edilen bir olgu artık doğru olarak kabul edilerek bir daha teslimin yapılıp yapılmadığı tartışılamaz. Bu nedenle, davalı tarafın teslim hususunda delil olarak ileri sürdüğü sevk irsaliyesinin açılan ikinci davada incelenmesi mümkün bulunmamaktadır (Kuru, Baki: HUMK şerhi, C:V,s.5067-5092). Davalı vekili, önceki davada rapor düzenleyen bilirkişiden bu davada da rapor alınmasının isabetli olmadığını ileri sürmüş ise de; HMK'nın 272. maddesi uyarınca kesinleşen karara ilişkin dosyada görevlendirilen bilirkişinin daha sonra açılan davada görevlendirilmesine engel olmadığından  davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi kabul edilmemiştir. İİK'nın 72/5. maddesi \"Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur.... Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, takibe konu alacağın %20sinden aşağı olamaz.\" hükmünü içermektedir. Davaya konu  icra takibi 13/12/2016 tarihinde başlatılmış olup, taraflar arasında diğer çekten dolayı görülüp kesinleşen dava 01/02/2017 tarihinde açılıp kesinleşmiş, ilk davada verilen karar kesinleştikden sonra eldeki bu dava açılmıştır. Kesinleşen karar gereği davalının  çek nedeniyle davacının sorumlu olduğu kabul edilemeyeceği gibi, davalının takip başlatmakta kötüniyetli olduğu kabul edilemeyeceğinden davanın kabulü ile kötüniyet tazminatı koşulları oluşmadığından tazminat isteminin reddine ilişkin hükümde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30‬-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Alınması gereken 3.614,77-TL istinaf karar harcından eşin yatırılan 1.000-TL harcın mahsubu ile kalan 2.614,77‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Taraflarca  yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3396640f5b1b0ce6","SID":"f9a9d36f6d1a69e5"}}