{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2367 <br>KARAR NO: 2024/188<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2017/732<br>KARAR NO: 2020/518<br>KARAR TARİHİ: 29/09/2020<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14/02/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından 31.08.2015 tarihinde, davalı firma aleyhine, taraflar arasındaki cari hesap ekstresinden bakiye borç miktarı olan 153.190,14 TL üzerinden İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının işbu icra takibine itiraz ettiğini, her ne kadar söz konusu icra takibinin 153.190,14 TL’lik miktar üzerinden başlatılmış ise de, takipten sonra borçlu firma tarafından müvekkili firmaya haricen ödemeler yapıldığını, daha sonra cari hesaba göre 26.11.2015 tarihi itibariyle kalan bakiye borç miktarının 25.803,33 TL olduğunu, bakiye bu miktar ile ilgili İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nde ... E. dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı üzerine İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/169 E. sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, halen devam eden bu davada 27.07,2017 tarihli bilirkişi raporu ile davalı borçlunun 25.803,33 TL borcu olduğunun tespit edildiğini, her ne kadar davalı borca itiraz etmiş olsa da, muavin defter kayıtlarında takip tarihinden sonra farklı tarihlerde haricen ödemeler yaptığını, açılan icra takibine haksız olarak itiraz ettikleri halde, anaparayı haricen ödediklerini, ancak dosya masrafı, işlemiş faiz ve vekâlet ücretini ödemekten kaçındıklarını, bu durumda takip tarihinden itibaren işletilecek olan faizde, avukatlık ücreti olarak icra vekâlet ücretinde ve yapılan icra giderlerinde davacı olarak hukuki yararlarının olduğunu, işbu davanın, takibin faiz, icra vekâlet ücreti ve icra giderleri yönünden devam etmesinde hukuki yarar olduğu gerekçesiyle açıldığını, davalının borca itirazının iyi niyetli olmadığını, takip tarihi itibariyle asıl alacak dışında kalan, reeskont avans faizi, vekalet ücreti ve icra giderleri yönünden takibin devamına, davalı-borçlu firma aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, alacaklı olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yapılan itiraz dolayısıyla İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/169 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame ettiğini, her ne kadar davacı tarafa müvekkilinin yapmış olduğu itiraz dilekçesi tebliğ edilmemiş olsa da, davacının İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/169 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame ettiği tarihte davacının 1 yıllık itirazın iptali davası için hak düşürücü süresinin başlamakta olduğunu, davacının, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/169 E. sayılı davayı 18.02.2016 tarihinde açtığını, davacının iş bu icra takibi ile ilgili 1 yıllık itirazın iptali dava açma süresinin 18.02.2016 tarihinde başladığını, 18.02.2017 tarihinde sona erdiğini, bu sebeple hak düşürücü süre geçtikten sonra 16.08.2017 tarihinde açılan işbu davanın reddinin gerektiğini, İşbu davaya asıl alacağa bağlı feri nitelikteki hakların konu edildiğini, TBK ve TTK kanunu kapsamında davacının asıl alacaktan sonra bu yönde bir talepte bulunamayacağını, bu nedenlerle hak düşürücü süreden sonra açıldığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... alacaklı olduğu istanbul ... icra müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yapılan itiraz dolayısıyla istanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/169 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame ettiği, her ne kadar davacı tarafa icra dosyasına yapılan itiraz dilekçesi tebliğ edilmemiş olsa da, davacının istanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/169 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame ettiği tarihte davacının 1 yıllık itirazın iptali davası için hak düşürücü süresinin başlamakta olduğu, davacının istanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/169 E. sayılı davayı 18.02.2016 tarihinde açtığı davacının iş bu icra takibi ile ilgili 1 yıllık itirazın iptali dava açma süresinin 18.02.2016 tarihinde başladığı, 18.02.2017 tarihinde sona erdiği, bu sebeple hak düşürücü süre geçtikten sonra 16.08.2017 tarihinde açılan işbu davanın hakdüşürücü süre nedeni ile reddi\"ne dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasının kanuni açık düzenlemeye göre itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılabileceği, borcu itiraz dilekçesinin davacı /vekiline tebliğ edilmediği, davanın süresi içerisinde açıldığı ve buna ilişkin Yargıtay kararlarınında bulunduğu belirtilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayıda icra dosyasında yapılan itirazın, faiz, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasında, davacı tarafça davalı aleyhine ''cari hesap ekstresinde kalan bakiye'' açıklamasıyla toplam 153.190,14 TL'nin tahsili talep edilmiştir. 28.08.2015 tarihli (örnek no:7) ödeme emrinde asıl alacağın takip tarihinden işleyecek %10,50 reeskont avans faizi, icra harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin tahsili (fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakkı saklıdır) BK. M. 100 gereğince kısmi ödemeler öncelikle işlemiş faiz, masraf ve fer'ilere mahsup edileceği belirtilmiş, ödeme emrinin davalı vekiline 02.09.2015 tarihinde tebliği ile 03. 09.2015 tarihinde takip alacağı ve tüm fer'ilere itiraz edildiği tespit edilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasında, davacı tarafça davalı aleyhine ''cari hesap ekstresinde kalan bakiye'' açıklamasıyla toplam 25.803,33 TL'nin tahsili talep edilmiştir. 29.12.2015 tarihli (örnek no:7 ) ödeme emrinde asıl alacağın takip tarihinden işleyecek %10,5 reeskont avans faizi, icra harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin tahsili (fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakkı saklıdır) BK. M. 100 gereğince kısmi ödemeler öncelikle işlemiş faiz, masraf ve fer'ilere mahsup edileceği belirtilmiş, ödeme emrine davalı vekiline 31.12.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemli açılan davanın yargılaması İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılmıştır. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/169 E. 2018/38 K. sayıda ilamının incelenmesinde taraflar arasında görülen itirazın iptali davası sonucunda mahkemece davanın kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasına vaki itirazının 25.803,33 TL asıl alacak üzerinden iptali ile, takibinin bu miktarda takip tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte devamına, hükmolunan alacağın %20'si oranında 5.160,60 TL icra inkar tazminatına davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasına davalı tarafça 03.09.2015 tarihinde itiraz edilmiş ise de; takip tarihinden sonra farklı tarihlerde anaparanın haricen yapılan ödemeler ile ödendiği, ancak dosya masrafı, işlemiş faiz de vekalet ücretini ödemekten kaçınıldığı ileri sürülerek iş bu davanın açıldığı belirtilmiştir. <br>Bilirkişi Raporları: 08.05.2019 tarihli mali müşavir ... tarafından düzenlenen raporda özetle; yapılan inceleme ve değerlendirmeler ışığında 31.08.2015 tarihinde başlatılan takipte; cari hesap bakiyesi nedeniyle 153.190,14 TL asıl alacak talep edildiği, taraf kayıtlarında; takip tarihi itibariyle 138.177,44 TL olan davalı şirket borç bakiyesinde tam mutabakat bulunduğu, davalı şirketin anılan borç aslını, 15.09.2015 tarihinde 40.000,00- TL, 30.10.2015 tarihinde 40.000,00- TL ve 06.11.2015 tarihinde 58.177,14 TL olarak haricen yapılan ödemelerle kapattığı, açılan davada; asıl alacak dışında kalan, reeskont avans faizi, vekalet ücreti ve icra giderleri yönünden takibin devamının talep edildiği, anılan borç bakiyesi, davalı ödemeleri ve ödeme tarihleri ile avans faiz oranları baz alınarak hesaplama yapıldığında; davacı faiz alacağının 1.909,01 TL olacağı, 2015 Yılı Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre, icra vekalet ücretinin 13.804,20 TL olarak hesaplandığı, icra masrafları toplamının 100,00-TL olacağı görüşünde bulunulmuştur. Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen Nisan 2020 tarihli raporda özetle; her iki tarafın birbirine düzenlediği belgelerin her iki tarafın mali kayıtlarında yer aldığı, davacının icra takip tarihi 31.8.2015 olup bu dava 16.8.2017 tarihinde açılmış olduğu, takip tarihi ile dava tarihi arasında davalı taraf borcunu ödemiş olduğu, davalının takip tarihi ile dava tarihi arasında bakiye borcu olmadığı kanaati bildirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafça davalı aleyhine, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/169 E. sayılı dosya ile itirazın iptali davası ikame ettiği tarihte 1 yıllık hak düşürücü sürenin başladığı ve uyuşmazlığa konu iş bu davanın 16.08.2017 tarihinde yani hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı belirtilerek, davanın hak düşürücü süreden sonra açılması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: Somut davada da takibe konu edilen alacağın haricen yapılan ödemeler ile kapatıldığı ve uyuşmazlığın faiz, vekalet ücreti ile icra giderlerinin yönelik olduğu yukarıda da belirtilmiştir. Bu haliyle davacının bu dava açmakta hukuki yararın bulunduğu açıktır. Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 22.09.2014 tarih ve 9975;13898 sayılı ilamında ''... Davalı takipten sonra icra takibine konu edilen asıl alacağı ödemiş olup davacı da asıl alacağın ödendiğini ileri sürerek, takip masrafı, takip tarihinden sonra işleyecek faiz ve vekalet ücreti gibi borcun ferileri yönünden itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl alacak ödenmiş olsa bile, davalının itirazıyla takip durduğundan davacının takip giderleri, faiz ile vekalet ücreti yönünden itirazın iptalini istemesinde hukuki yararı vardır. Mahkemece, asıl alacak ödendiğinden miktar belirtilmeksizin davalının itirazının takip masrafı, takip tarihinden sonra işleyecek faiz ve vekalet ücreti yönünden iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddinde isabet görülmemiştir.'' belirtilmiştir. Bilindiği üzere, itirazın iptali davası, alacaklı tarafa itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir yıl yıl içinde açılmalıdır . Bu süre hak düşürücü süredir. ''... Alacaklının ''itirazın kendisine tebliğinden itibaren'' bir yıl içinde, borçlunun itiraz ettiği alacağın tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava ''itirazın iptali'' davası niteliğini taşır. Bir yıllık süre hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, ''itirazın alacaklıya tebliğ tarihi''dir. Borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Ancak, itirazın iptali davasına açma süresi ''itirazın alacaklıya tebliği'' tarihinden itibaren işlemeye başlarsa da, alacaklı itirazın kendisine tebliğini beklemeden önce de bu davayı açabilir. İtiraz üzerine icra müdürlüğü takibi durdurmamış olsa dahi, davanın borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren bir yıllık süre içerisinde açılması gerekir. (bkz. Mahmut Coşkun, İtirazın İptali, Menfi Tespit İstirdat, Tasarrufun İptali Davaları) Emsal mahiyette yer alan Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 27.06.2013 tarih ve 5934/17725 sayılı kararında ''... Davacı alacaklının başlattığı icra takibine davalı borçlu 6.1.2009 tarihinde itiraz etmiştir. İ.İ.K.nun 67/1.maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.” hükmü düzenlenmiştir. Anılan yasa hükmü gereğince itirazın iptali davasında 1 yıllık süre, itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar. Davacı alacaklıya böyle bir tebligat yapılmadığına göre dava süresinde açılmıştır. Öyle olunca mahkemece işin esası incelenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.'' belirtilmiştir. Aynı zamanda itirazın iptali tavasında ödeme vaki itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren başlayıp harici öğrenme ile sürenin başlamayacağını da belirtmek gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02.07.2013 tarih ve 2012/16691;14011 sayılı ilamında belirtilmiştir. Buna göre, İİK'nin 67/1 maddesinde açıkça dava açma süresinin ödeme emrine vaki itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiş olup, bunun dışında bir yol (öğrenme v.s.) öngörülmemiştir. bu konuya ilişkin yargıtay kararları incelendiğinde, harici öğrenmenin tebliğ sayılamayacağı istikrarlı şekilde vurgulandığı anlaşılmaktadır. HGK 20.10.2020 tarih ve 2020/(19)11-357;794 sayılı ilamında, itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gereken bir dava olup açık kanuni düzenlemeye göre dava açma süresinin itirazın tebliği ile başlayacağı, ödeme emrine itirazın 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak takip alacaklısına tebliğ edilmemesi durumunda dava açma süresinin başlamayacağı, İİK'nin 67/1 maddesindeki düzenleme dikkate alındığında icra dosyasında alacaklı olan icra işlemi yapmış olmasının itirazın tebliği anlamına gelmeyeceğinin açık olduğu belirtilmiştir. Yukarıda yer alan bilgilerden de anlaşılacağı üzere, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasında davalı tarafça olan 03.09.2015 tarihli itiraz dilekçesi davacı/alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşıldığından, davanın süresinde açıldığının kabulü ile uyuşmazlığa konu davanın esasına dair inceleme yapılmasına dair karar vermek gerekmiştir. Mahkeme tarafından 10.12.2019 tarihli celsede davacı vekili dava dilekçesinde talep etmiş olduğu alacakların kalem kalem açıklayarak dava değerinin belirlenmesi ve bunun üzerinden harcı tamamlamak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı vekili tarafından mahkemeye UYAP sistemine sunulan 24.12.2019 tarihli beyan dilekçesinde; faiz alacağı 1.909,01-TL+ icra vekâlet ücreti 13.804,20-TL+ icra masraf toplamı 100,00-TL olmak üzere toplamda 15.813,21-TL'nin tahsiline karar verilmesini talep edildiği belirtilmiştir. Davanın süresinde açıldığının kabulü ile dosyada mübrez 08.05.2019 tarihli bilirkişi raporu, davacı vekili tarafından sunulan 24.12.2019 tarihli beyan dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirket tarafından asıl borcun haricen yapılan ödemelerle kapatıldığı, asıl alacak dışında kalan reeskont avans faizi, vekalet ücreti ve icra gideri yönünden takibin devam ettiği anlaşıldığından faiz alacağı 1.909,01-TL+ taleple bağlı kalınarak icra vekâlet ücreti 13.804,20-TL+ icra masraf toplamı 100,00-TL olmak üzere toplamda 15.813,21-TL ye yönelik yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, \"Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ...\" duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir. İş bu nedenle; davacı avukatının istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2017/732 Esas, 2020/518 Karar sayılı ve 29/09/2020 tarihli kararının HMK'nin 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak; 3-Davanın KABULÜ İLE, a)Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nde ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafça 1.909,01 TL icra faiz alacağı, 13.804,20 TL icra vekalet ücreti ve 100,00 TL masraf bedeli olmak üzere toplamda 15.813,21 TL ‬alacağa yönelik itirazın iptaline, b)15.813,21‬TL alacağın %20'si oranında icra inkar tazminat bedelinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-İlk Derece Mahkemesi Yönünden: a-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 427,60 TL harçtan peşin alınan 301,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 126,15‬ TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Davacı tarafından sarf edilen 337,65 TL vekalet, başvuru, peşin harç ve 1.609,50 TL dosya masrafı, bilirkişi ücreti olmak üzere toplamda 1.947,15‬ TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, c-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine, ç-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, d-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 15.813,21 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-İstinaf Giderleri Yönünden; a-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA, b-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA, c-Davacı tarafından sarf edilen 40,13 TL posta masrafı ve 203,00 TL istinaf harçları olmak üzere toplamda 243,13‬ TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ç-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, d-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, e-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"640c7a2547f4a7ac","SID":"d68a8cb312ef41f7"}}