{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1346 <br>KARAR NO: 2024/265<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/03/2021<br>NUMARASI: 2018/743 Esas - 2021/384 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya verdiği taşıma hizmeti nedeniyle faturaya dayalı cari hesap alacağı olduğunu, davalıya ihtar içeren e-postaların gönderildiğini ancak borcun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine 29/04/2016'da Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla sadece 73.697,18-TL asıl alacak talepli ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının davaya konu icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, müvekkilinin icra takibine itiraz tarihinin 10/05/2016 tarihli olduğunu fakat işbu itirazın iptali davasının İİK nın 67.maddesinde kabul edilen 1 yıllık sürenin geçmesinden sonra 02/08/2018 tarihinde açıldığından davanın öncelikle süre yönünden reddi gerektiğini ve müvekkilinin kayıtlarına göre davacıya hiç bir borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece,itiraz dilekçesi davacıya tebliğ edilmediğinden hak düşürücü sürenin geçmediği; uyuşmazlığın davacının davalıya düzenlediği 07/09/2021 tarihli toplam 77.762,89-TL bedelli dört adet iade e-faturalarından kaynaklandığı, davalının davacıya belirtilen tutarda düzenlediği faturaların önce davacının kayıtlarına işlendiği ama sonrasında davacının belirtilen dört adet iade faturası düzenlediği, söz konusu faturaların davacının BS formunda kayıtlı olduğu, davalının defter ve BA kayıtlarında bulunmadığı, davalının taraflar arasındaki e-posta yazışmalarını inkar etmediği, sadece e-posta yazışmaları ile davanın ispat edilemeyeceğini bildirdiği, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarına göre faturaların davalıya iletildiğinin anlaşıldığı ancak davalının faturalara itiraz ettiğine dair dosyaya delil sunulmadığı, dolayısıyla davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, cevap dilekçesinde belirtildiği gibi davanın 1 yıllık süre içinde açılmadığını; bilirkişinin hukuki değerlendirme yapamayacağını; hükme esas alınan bilirkişi raporunda iade faturalarına ilişkin yapılan hesapların doğru olmadığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, ödemelere ilişkin dekontların davacıya iletilip mutabakat yapılmak istenmesine rağmen davacıdan bir cevap alınamadığını ve davacının ticari defterlerindeki kayıtların kendi lehine delil olarak kabul edilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan faturalara dayalı açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalının davacı adına düzenlediği 25/08/2015 tarihli 2.466,56-TL ve 1.518,66-TL ile 31/08/2015 tarihli 50.792,27-TL ve 23.005,40-TL bedelli iade ve fark faturaları, davacı tarafından 07/09/2015 tarihli iade e-faturalarıyla davalıya iade edilmiştir.Taraflar arasındaki mutabakatsızlık dört adet iade faturasından kaynaklanmaktadır. 07/03/2016 tarihinde davalının davacıya gönderdiği ve belirtilen faturalara ilişkin olduğu anlaşılan e-postada, \"... Mağazası faturaları kabul etmiyor, Teslimat sırasında hasar verilen ve kaybedilen ürünlere istinaden tarafınıza iade olarak fatura kesilmiş\" şeklinde beyanda bulunulmasına  göre; iade faturalarının davacı tarafından taşınan ürünlere verilen zarar iddiasıyla düzenlendikleri anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK'nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Ne var ki yargılama sırasında; davalı tarafça iade faturalarının düzenlenme sebebi açıklanmadığı gibi, davacı taşıyıcının taşıdığı emtiayı zarara uğrattığı ve zararın miktarını  tesbite yarayacak dayanak hiç bir belge, tutanak, TTK'nın 889. maddesine uygun taşıyıcıya \"bildirim\" yapıldığına ilişkin bir delil sunulmamıştır. Taşıyıcının emtiaya hasar verdiği ve hasardan sorumluluğu, düzenlenen iade faturası kabul edilmedikçe iade faturalarıyla ispatı mümkün değildir. Davalı tarafça düzenlenen iade faturalarının haklı sebeble düzenlendikleri  kanıtlanamamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının açık hesap çalıştıkları anlaşılan davalı ile olan ticari ilişkisinde tahsilini talep ettiği alacağına ilişkin olarak davalı tarafından iade ve fark faturaları  düzenlediği anlaşılmakta ise de taşıyıcının mahsubu haklı gösterecek verdiği zarar ve miktarını ispata yarar bir delil sunulmadığından mahkemece, davanın kabulü ile likit alacak nedeniyle  davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 5.034,25-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.258,56‬-TL harcın mahsubu ile kalan 3.775,69‬‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 16,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"904400485c2cd140","SID":"e37ba0a1b0c91e86"}}