{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1927 <br>KARAR NO: 2024/116<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/07/2020<br>NUMARASI: 2018/1440 Esas -  2020/336 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu ve bu ticari ilişkiden kaynaklı ve ödenmemiş olan icra takibine konu 18.899,40-TL cari hesap alacağının bulunduğunu, davalı borçlununda müvekkili ile aralarındaki ticari ilişkiyi reddetmemekle birlikte böyle bir borcu bulunmadığı iddiasıyla takibi durdurulduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin asıl alacağa işleyecek ticari reeskont avans faizi ile birlikte devamına ve davalının en az %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, taraflar arasında yapılan ticari ilişkinin gereği olarak bir hesap yaparak alacak verecek borç ilişkisi netleştirilmeden davacı tarafın kendi yaptığı hesap ile müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin şahıs olduğunu bu anlamda da kabul anlamda da kabul anlamına gelmemekle birlikte faiz talep edilecekse yasal faizin talep edilmesi gerektiğini, belli ve likit olan bir alacağın bulunmadığını, usul ve yasaya uygun olmayan haksız davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Davacı, davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, oluşan cari hesap alacağının tahsili için icra takibi başlattıklarını iddia etmiş; davalı ise aradaki ticari ilişkiyi kabul etmekle birlikte hesabın netleştirilmeden takip başlatıldığını bu nedenle davayı kabul etmediklerini savunmuştur. Davalının verdiği bu cevaptan sonra, davalının \"İşin gereği gibi yapılmadığı\" yönündeki beyanları savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında olması ve davacının açık muvafakatinin bulunmaması nedeniyle bu yöndeki savunma dikkate alınmamış ve bu kapsamda araştırma yapılmamıştır. Tarafların tacir olması nedeniyle defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği ve her iki tarafın defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yapıldığı görülmüştür. İncelenen her iki taraf defterinin usulüne uygun oldukları, taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu tüm faturaların her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının faturalara itirazının bulunmadığı, işin yapılmadığı veya malın teslim edilmediği yönünde geçerli bir savunmanın bulunmadığı, tarafların defterleri arasındaki tek farkın ... Sultanbeyli Tem Şubesi'ne ait ... çek numaralı 20.000,00-TL tutarlı çekin karşılıksız çıkmasından kaynaklandığı, bu çekin karşılıksız çıkması üzerine çek bedeli olan 20.000,00-TL'nin davacı tarafından davalıya borç olarak eklendiğini, davalı kayıtlarında böyle bir borcun görünmediği anlaşılmıştır. Taraf kayıtları arasındaki uyuşmazlığın belirtilen ve davalı tarafından davacıya ödeme aracı olarak verilen 20.000,00-TL tutarlı müşteri çekinden kaynaklandığı, davalının bu çeki daha sonra davacıya ödeyerek çek aslını davacıdan iade aldığını beyan ettiği ve çek aslını dosyaya sunduğu çekin incelenerek mahkememiz kasasına alındığı, ticari teamüller ve hayatın olağan akışı gereği çekin ödenmeden aslının alınamayacağı kabul edilerek, davalının belirtilen çekin bedelini davacıya ödemiş olduğunun kabulü ile davacının bakiye alacağının kalmadığı tespiti ile davanın reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusunun ticari ilişkinden kaynaklı cari hesap alacağı olduğunu, cari hesaplarda çek, senet vb. kaynaklı alacakların olmasının ticari hayatın gereği olduğunu, ancak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile takibe konu edilen alacağın, herhangi bir çeke ilişkin olmayıp; cari hesap alacağı olduğunu, dolayısıyla alacağın sadece belirtilen çeke bağlanmasının hatalı olduğunu, dava konusu alacak, birikmiş cari hesap alacağı olup, bu açıklanan nedenler dolayısıyla mahkemenin kararının hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, cari hesaptan kaynaklı alacağın bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"cari hesap\" sebebine dayalı olarak 18.899,40 TL asıl alacağın 81,55 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 19/06/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 18.899,40 TL alacaklı durumdadır. Davalı ticari defterlerine göre ise, davacının cari hesabını oluşturan faturaları davalının kayıtlarında yer almakta olup, takip tarihi itibariyle davacıdan 1.100,59 TL alacaklı görünmektedir.Taraf ticari defterlerindeki mutabakatsızlık, davacının ticari defterlerinde, davalının davacıya verdiği 07/03/2018 tarihli ve 20.000,00 TL bedelli müşteri çekine ilişkin çek iade çıkış bordrosu şeklindeki kayda karşılık davalı defterlerinde bu hususta bir kayıt bulunmamasından kaynaklanmaktadır.Yargılama sırasında davalı tarafça, söz konusu çek aslı mahkemeye sunulmuştur. Çek aslının borçluda olması çekin ödendiğine karine teşkil eder. Bunun aksini iddia eden tarafın ispatlaması gerekir. Davacı tarafça çekin tahsil edilmediği ispat edilebilmiş değildir. Buna göre, davacının ticari defterlerinde çek tahsilatına ilişkin gerekli düzeltme yapıldığında davacının, davalıdan alacağı bulunmaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.01/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a05bec3210d05164","SID":"54a0c71f4aba404a"}}