{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1533 <br>KARAR NO: 2024/303<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/12/2018<br>NUMARASI: 2016/1060 Esas - 2018/1279 Karar<br>DAVA: Tazminat <br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin ürettiği ... markalı sandviç ve meze çeşitlerinin satış ve dağıtımlarını bayiler aracılığı ile yaptığını, ürünlerin Koceli-Sakarya ve Çınarcık bölgesinde satışı ve dağıtımı için davalı ile anlaştıklarını, bu kapsamda müvekkili ile davalı arasında 31/12/2013 tarihine kadar geçerli olmak üzere 01/04/2013 tarihli \"Bayii Sözleşmesi\" imzalandığını, bu sözleşmenin sona ermesinden sonra davalı ile 01/01/2014 tarihinde yeni bir \"Bayii Sözleşmesi\" imzalandığını, ancak davalının sözleşme kapsamında ödemesi gereken ücretleri ödemediğini, sözleşmenin ifası için kendisine teslim edilen dolapları da iade etmediğini, davalının dolaplar konusunda her defasında davacıyı oyaladığını, bu nedenle 06/10/2016 tarihli ihtarnamenin keşide edilerek borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, davalı tarafından 14/10/2016 tarihli ihtarname gönderilerek dolapların teslim edildiğinin ve cari hesap borcunun bulunmadığının bildirildiğini, davalı tarafın bu iddialarının mesnetsiz olduğunu belirterek davalı şirketin cari hesap borcu olan 49.455,38-TL'nin takip tarihi olan 02/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafından iade edilmeyen dolapların bedelleri olarak 30.900-USD'nin ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihinden itibaren 3095 S.lı K.nun 4/a maddesi gereğince işleyecek en yüksek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkili tarafından davacıya teslim edilmeyen hiçbir dolap bulunmadığını, ayrıca davalının davacı şirkete ödemesi gereken bir borcu da bulunmadığını, davacı şirketin taraflar arasındaki sözleşmenin 18.maddesine aykırı davranarak belirtilen bölgelerde bizzat ve başka bayisi aracılığı ile satış yaptığını ve müvekkilini zarara uğrattığını, davacı firma yetkilileri ile bu konuda görüşüldüğünü ve verdikleri zarar sebebiyle davalıya gönderilen ürünlere istinaden düzenlenmiş fatura bedellerinden vazgeçildiğinin beyan edildiğini, yapılan bu anlaşmanın yazıya dökülme aşamasında yetkili bölüm müdürünün değiştiğini ve yeni gelen müdürün konuya vakıf olmaması sebebiyle bahsi geçen durumun şifahi kaldığını, davacının işbu davayı açmakta kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; taraflar arasında 01/01/2014 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığı ve davacı tarafından davalıya 01/02/2014 tarihinde emanet dolapların geçici kullanılması hakkında teslim ve izin belgesinin imzalandığı, imzalanan teslim ve izin belgesi sonrası davalıya dolapların tesliminin yapıldığı, her ne kadar davacı tarafça teslim edilmeyen dolap bedeli olarak 30.900-USD'nin tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ise de  bilirkişi raporuna göre davalı tarafından teslim alınan bu dolaplardan 08/09/2014, 15/05/2014 ve 08/09/2014 tarihlerinde bir kısmının davacıya iade edildiği, dolayısıyla teslimi gereken kalan dolap sayısının sözleşmede belirlenen değerlere göre fiyatlandırması yapıldığında teslim edilmesi gereken dolap fiyatının 19.500-USD olduğu, davalının sözleşme gereği bu bedeli davacıya ödemesi gerektiği, yine taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine göre 31/12/2014 tarihi itibariyle davacı tarafın davalıdan 48.537,95 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 48.537,59 TL'nin ihtarnamenin teblig tarihi olan 07/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 19.500-USD'nin ihtarnamenin teblig tarihi olan 07/10/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca USD cinsine kamu bankalarının uyguladığı 1 yıllık en yüksek mevduat faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; müvekkiline satış için tarihi geçmiş bayat ürünlerin teslim edildiğini, müvekkilinin bu durumu davacıya derhal bildirdiğini, davacı yetkilisinin bu ürünler için düzenlenen fatura bedellerinden vazgeçileceğini beyan ettiğini, hatta bu olay nedeniyle davacı şirketin müdürünü değiştirdiğini, ancak müdürün değişmesinden sonra taahhütlerinin yerine getirilmediğini, davacının sözleşme gereği müvekkiline uygulaması gereken iskontoları uygulamadığını, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin imzalanmasından öncede davacı tarafından müşteri olan satış noktalarında daha önce teslim ettiği soğutucuları müvekkiline zimmetlediğini, ancak sözleşmenin sona ermesinden sonra müşteri olan satış noktalarına bizzat teslim ettiği dolapları müvekkilinden talep etmesinin davacının kötüniyetini gösterdiğini, davacının dolapları teslim ettiği satış noktalarının halen davacının müşterisi olduğunu, bu nedenle mahkemece teslim edilmeyen dolaplar nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, müvekkilinin sözleşmenin sona ermesinden sonra buzdolaplarının bulunduğu firmalarla iletişime geçerek bu firmalardan dolapların davacıya iadesini istemiş ise de bu firmaların iadeye yanaşmadıklarını, mahkemeden bu hususta firmalara müzekkere yazılması talep edilmiş ise de mahkemece gerekli araştırma yapılmadan hatalı karar verildiğini, bilirkişinin cari hesap alacağını davacının defterleri üzerinden hesapladığını, müvekkilinin yaptığı ödemeleri ile KDV'sini dahi ödediği irsaliyeli faturaların dikkate alınmadığını, müvekkili tarafından düzenlenen faturaların davacının defterlerine işlenmediğini, bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, bayilik sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle iade edilmesi gereken dolapların bedeli ile cari hesap alacağının tahsili istemine ilişkindir.  Davacı ile davalı arasında, davacının üretimini yaptığı sandviç ve meze ürünlerinin Koceli-Sakarya ve Çınarcık bölgesinde satışı ve dağıtımı için 31/12/2013 tarihine kadar geçerli olmak üzere 01/04/2013 tarihli sözleşmeyi akdettikleri, 01/01/2014 tarihinde 31/12/2014 tarihine kadar geçerli yeni bir sözleşme imzaladıkları ve 01/02/2014 tarihinde ariyet sözleşmesi yapılarak 20 adet küçük, 32 adet orta, 5 adet büyük boy soğutucu ile ... tipi büyük boy soğutucunun davalıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. Davacı; sözleşmenin sona ermesine rağmen soğutucuların iade edilmediğini, yine cari hesap alacağının ödenmediğini ileri sürerek alacak talebinde bulunmaktadır. Davalı ise soğutucuların bir kısmının iade edildiğini, bir kısmının ise halen davacının müşterisi olan satıcıların elinde bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmaktadır. Yargılama aşamasında yapılan bilirkişi incelemesinde davacı tarafça davalıya düzenlenen faturalardan sadece 01/11/2013 tarihli 370,84-TL bedelli fatura ile 30/07/2014 tarihli 546,94-TL bedelli faturaların davalının defterlerinde yer almadığı, diğer faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davalının davacı adına düzenlediği toplam 116.186,35-TL bedelli iade faturalarından 91.085,32-TL kısmının davacının defterlerinde kaydedildiği, 25.101,03-TL farka ilişkin davalı tarafından delil ibraz edilemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının. davalının defterlerinde kayıtlı olmayan; davalının ise davacının defterlerinde kayıtlı olmayan faturaları yönünden alacak iddiasını ispatlayamadığı dikkate alındığında davacının davalıdan cari hesapta 48.537,59-TL alacaklı olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. Soğutucularla ilgili yapılan değerlendirmede ise; 01/02/2014 tarihli ariyet sözleşmesi ile bir kısmı müşterilerin elinde olan  20 adet küçük, 32 adet orta, 5 adet büyük boy soğutucu ile ... tipi soğutucunun davalıya teslim edildiği sabittir. 19/09/2013 tarihinde 3 adet orta boy dolabın, 15/05/2014 tarihinde 1 adet küçük boy dolabın, 08/09/2014 tarihinde 3 adet büyük, 11 adet orta, 6 adet küçük boy soğutucunun davacıya iade edildiğine ilişkin tutanak ibraz edilmiştir. Ariyet sözleşmenin 4. maddesinde teslim edilmeyen dolaplar için sözleşmenin 5. maddesinde yazılı bedellerin ödeneceği kararlaştırılmıştır. 19/09/2013 tarihli dolap iadesi 01/02/2014 tarihli ariyet sözleşmesinden önce olması nedeniyle hesaplamada dikkate alınamayacağından bilirkişi tarafından bakiye 13 adet küçük, 21 adet orta, 2 adet büyük ve 1 adet ... soğutucu üzerinden, ariyet sözleşmesindeki birim fiyatlar üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar davalı, davacıya bağlı müşterilerde bulunan dolapların bedelden düşülmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de sözleşmenin sona ermesinden sonra hangi tip dolabın hangi müşteride bulunduğunu gösterir herhangi bir teslim belgesi veya aynı kuvvette bir delil ibraz etmediği, dolayısıyla davalının, o dönem itibariyle dağıtım yaptığı ve halen başka dağıtıcılar aracılığıyla davacının ürünleri satmaya devam eden satıcıların elinde bulunan dolaplarla ilgili iddiasını ispat edemediği sonucuna varılmaktadır. Davalı sözleşmenin 6. maddesinde düzenlenen % 3 oranındaki bedelin ödenmediğini ileri sürmekte ise de sözleşmenin 6. maddesinde % 12 oranında sabit hizmet bedelinin yanında % 3 oranında ilave hizmet bedelinin koşullu olarak ödeneceği, koşulların ise ilgili dönemin ihtiyaçlarına göre davacı şirket tarafından belirleneceği kararlaştırılmıştır. Bu durumda % 3 oranındaki ilave hizmet bedelinin % 12 oranındaki hizmet bedelinden farklı olarak sözleşmede kayıtsız ve şartsız olarak kararlaştırılmadığı, davacının sözleşme dönemi içerisinde ilave hizmet bedeli ile ilgili bir belirleme yaptığına ilişkin bir delil bulunmadığı gibi davalı tarafından sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde bu yönde davacıya karşı bir itirazda da bulunulmadığı dikkate alındığında ilave hizmet bedeli koşullarının gerçekleştiği ispat edilememiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 7.491,78‬-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.872,94-TL harcın mahsubu ile kalan 5.618,84‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 67-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7794ca5e5f97090a","SID":"8fc33e417c46c74e"}}