{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2066 - 2024/285<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/2066 <br>KARAR NO\t: 2024/285<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/588 Esas - 2022/450 Karar<br><br>DAVACI\t:   <br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 28/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 04/03/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 05.06.2017 tarihinde Gazi Hastanesi karşısında yol kenarında peyzaj yapmakta olan müvekkiline davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...nin sevk ve idaresindeki kamyonet ile çarpması sonucu müvekkilinin ağır şekilde yaralanarak iş göremezliğe maruz kaldığını, müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, davalı şirkete başvuruda bulunulduğunu, ancak ödeme yapılmadığını Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/277 Esas sayılı dosyasında kamyonet sürücüsü ... hakkında yargılamanın devam ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 2.500TL kalıcı iş göremezlik, 1.000TL geçici iş göremezlik ve 500TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 4.000TL'nin 05.06.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım ve ıslah dilekçeleri ile talebini toplam 344.439,53 TL’ye yükseltmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yaptığı başvuruda eksik evrak olduğunu, özürlülük ölçütüne göre düzenlenmiş sağlık kurulu raporu bulunmadığını, ilgili kazada söz konusu aracın müvekkili şirket nezdinde trafik sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu, ancak geçici işgöremezlik ve tedavi zararlarından sorumlulukları bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 07.03.2019 tarih ve 2017/369 E. 2019/109 K. sayılı kesinleşen ilamında da belirtildiği üzere, 05/06/2017 tarihinde araçta sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... olduğu halde yol kenarında çiçeklendirme işi yapan davacının (müşteki ...) istiflediği saksıları araçlarına yüklemeye başladıkları, buna engel olmak isteyen davacının üzerine sanık ...'un aracı sürerek yaraladığı, araç sürücüsünün kasti hareketinin olması karşısında araç sürücüsü ...'in tam kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğu, aracın davalı sigorta şirketine sigortalı olması nedeniyle, davacının yaralanmasından dolayı oluşan zararı tazmin ile sorumlu olduğu, olay tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacıda sağ ayak bileği nötral pozisyonda ankilozu, 4-5. ayak parmağı (sağ) fonksiyonel pozisyonda ankilozu, sağ alt ekstremite kısalığı, vücut yüzeyinin %1-9 kaplayan skar izi nedeniyle %17 oranında özürlü olacak, 12 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacak ve 2 ay süresince başka birinin bakımına ihtiyacı olacak şekilde yaralandığı, TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine göre alınmış aktüerya son ek raporuna göre davacının sürekli iş göremezlik zararının 387,484,98 TL olduğu ancak ıslah dilekçesindeki talep nazara alınarak sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 330.000TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 10.884,53 TL, bakıcı gideri 3.555TL olmak üzere toplam 344.439,53 TL zararının oluştuğu, sigortanın temerrüt tarihinin 25/07/2018 olduğu ve sigortanın poliçe limitiyle sorumlu olduğu anlaşıldığından “Davanın kabulü ile; sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 330.000TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 10.884,53 TL, bakıcı gideri 3.555,00 TL olmak üzere toplam 344.439,53 TL tazminatın (sigorta poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 25/07/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine,” karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; davalının istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, ancak davacının maluliyetinin daha yüksek olduğunu, ATK maluliyet raporuna karşı aleyhe hususları kabul etmediklerini belirttiklerini, yeniden maluliyet raporu alınarak ve esas hakkında işlem yapılacak olması halinde tespit edilecek maluliyet oranındaki fazlaya ilişkin kısımlar ve meydana gelebilecek artışlar yönünden fazlaya ilişkin talep, dava ve her türlü yasal haklarını saklı tuttuklarını, ayrıca hükme esas alınan maluliyet ve kusur raporlarında yer alan aleyhe hususları da kabul etmediklerini, tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, dava dosyası kapsamında maluliyet ve kusur oranları, hesaplama yöntemi, hesaplamaya esas alınan hayat tablosu vs. hususlarında değişiklik olması halinde, kamu düzeni niteliğinde sayılan güncel asgari ücrette meydana gelecek artışların da dikkate alınması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu kazanın trafik kazası olmayıp kasten yaralama olduğunu, sürücünün kasti eylemi nedeniyle işletenin sorumluluğuna dolayısıyla da sigortanın sorumluluğuna gidilemeyeceğini, sigortaya eksik evrakla başvurulması nedeniyle usulüne uygun temerrüdün gerçekleşmediğini, faizin dava tarihinden olması gerektiğini, prograsif rant yönteminin hatalı olduğunu, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderinden sigortanın sorumlu olmadığını, SGK’ya yazılan müzekkere cevabı gelmeden karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı ve davalı vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tKTK'nın 85 inci maddesi; \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Motorlu araç ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermiş ise, kazaya karışan aracın başkalarına devir ve temliki veya üzerinde bir hak tesisini önlemek amacıyla olaya el koyan Cumhuriyet Savcılıklarınca, aracın tescilli olduğu tescil kuruluşuna trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi için talimat verilir. Kaza anı ile Cumhuriyet Savcılığınca trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi arasında geçen süreler içinde kötü niyetle yapılan araç tescilleri hükümsüz sayılır. Şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içerisinde, şerhin kaldırıldığına veya devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmediği takdirde bu şerh hükümsüz sayılır. İşletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. İşleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibi, hakimin takdirine göre kendi aracının katıldığı bir kazadan sonra yapılan yardım çalışmalarından dolayı yardım edenin maruz kaldığı zarardan da sorumlu tutulabilir. Ancak, bu durumda işletici teşebbüs sahibinin sorumlu kılınabilmesi için kazadan kendisinin sorumlu olması veya yardımın doğrudan doğruya kendisine veya araçta bulunanlara yahut kazaya taraf olan üçüncü kişilere yapılması gerekir. İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.\" hükmünü haizdir. <br>\tKarayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3'üncü maddesi ise; \"Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.\" şeklindedir. <br>\tTeminat dışında kalan haller ise KTK'nın 92 inci ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.6’ncı maddesinde düzenlenmiştir. Öte yandan, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4'üncü maddesinde ise, tazminatı gerektiren olayın sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise sigortalıya rücu edilebileceği düzenlenmiştir. Motorlu araçlarla kasten üçüncü kişilere verilen zararlar teminat kapsamı dışına çıkarılmadığı gibi kasti bir hareket sonucunda sigorta şirketinin sigortalıya rücu edebileceği de ortadadır. <br>\tYukarıda açıklanan hükümler gereği davalının, eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasten üçüncü kişilere verdikleri zararlardan da sorumlu tutulması gerektiğinin benimsendiği açık olup, davaya konu kazanın sürücünün kasıtlı fiili sonucu gerçekleştiği, sürücü hakkında kasten yaralama suçundan Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi kararının kesinleştiği anlaşılmışsa da yukarıdaki mevzuat hükümleri kapsamında mahkemece davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir (Yargıtay 4 HD 2022/661 E. 2023/7517 K.).<br>\tDavalı şirkete ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün 05/06/2017 tarihinde kullandığı aracı davacının üzerine sürüp çarpması sonucu, davacının kaza tarihinde yürürlükte bulunan “Özürlülük Ölçütü…Yönetmeliği”ne göre sağ ayak bileği nötral pozisyonda ankilozu, 4-5.ayak parmağı (sağ) fonksiyonel pozisyonda ankilozu, sağ alt ekstremite kısalığı, vücut yüzeyinin %1-9 kaplayan skar izi nedeniyle %17 oranında özürlü olacak, 12 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacak ve 2 ay süresince başka birinin bakımına ihtiyacı olacak şekilde yaralandığı, geçici iş görmezlik ve bakıcı gideri zararının TBK'nın 54 ve KTK'nın 91. maddesi gereğince ZMMS kapsamında bulunduğu, hükme esas alınan hesap raporunun, yerleşik içtihatlar kapsamında TRH 2010 Tablosu ve prograsif rant yöntemine göre düzenlendiği, SGK'dan gelen cevap doğrultusunda ödenen geçici işgöremezlik ödeneğinin hesaplanan tazminattan mahsup edildiği anlaşıldığından, taraf vekillerinin bu yönlere ilişkin istinafına itibar edilmemiştir.<br>\tDavacının sigorta şirketine eksik evrak ile müracaat etmesi halinde davalının temerrüdü gerçekleşmeyeceğinden davacı ancak dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edebilir. <br>\tSomut olayda; davacının yaralanması nedeniyle, maluliyet raporu eklenmeksizin eksik evrak ile Sigorta Şirketine müracaat ettiği anlaşıldığından, davadan önce davalının temerrüdü gerçekleşmemiştir. Bu durumda davalının temerrüdü açılan dava ile gerçekleştiğinden, davacı lehine hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, 25/07/2018 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığından davalının bu hususa yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.<br>\tAçıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve faizin başlangıç tarihinin düzeltilmesine, davacının istinaf başvurusunun ise HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tI-Davacı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE<br>\tII-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 03/06/2022 tarihli, 2018/588 Esas - 2022/450 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br> \tHMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>\tDAVANIN KABULÜ İLE; <br>\tSürekli iş göremezlik tazminatı olarak 330.000,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 10.884,53 TL, bakıcı gideri 3.555,00 TL olmak üzere toplam 344.439,53 TL tazminatın (sigorta poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere) dava tarihi olan 30/07/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>\tAlınması gerekli olan 23.528,66 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL ile ıslah harçları toplamı olan 1.162,79 TL'nin düşümü ile kalan 22.329,97 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tDavacı tarafından yatırılan toplam 1.239,79 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\tDavacı taraf vekil ile temsil edildiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca Hesaplanan ve takdir olunan 32.560,77 TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tDavacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti: 250,00 TL, adli tıp masrafı: 727,00 TL, davetiye ve müzekkere tebligat gideri 214,00 TL olmak üzere toplam 1.191,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tKullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,<br>\tİSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>\tIII-a)Davacıdan alınması gereken 427,60TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL’nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL’nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tb)Davalıdan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davacıya iadesine, <br>\tIV-a)Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\tb)Davalı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 87,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 307,70 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\tV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,<br>\tVI-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,\t<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 28/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b88b18ceb2e8d903","SID":"a5fcae46978beb74"}}