{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/559 <br>KARAR NO: 2024/230 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 21/10/2020<br>NUMARASI: 2020/79 Esas-  2020/499 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 13/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 12/03/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2015  Haziran  ayı  ... Köyü ... mezrasında ana yoldan plakası belli olmayan aracın davacıların yaşı küçük oğlu ...'a çarpmasıyla sakat kaldığını, şimdilik olay tarihinden itibaren faiz uygulanmak üzere 1.000 TL  sürekli sakatlık tazminatı, 100 TL sürekli bakım tazminatının tazminine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili,davacıların küçük çocukları ...'a plakası belli olmayan bir aracın çarptığını, olay yeri tespit tutanağının Güzelkonak Jandarma Karakolu'na gönderilmesine rağmen, terör saldırısı sonucunda tüm evrakların imha olduğunu, kusurlarının bulunmadığını, olay ile ilgili olarak tanıkların dinlenmediğini, bu olay sebebiyle çocuklarının iki kez ameliyat olarak tedavisinin devam etmekte olduğunu, ömür boyu hayatını tek başına idame ettirmekten yoksun olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Somut olayda, davacıların oğlunun yaralandığı iddia edilen trafik kazasının 2015 haziran gibi yaklaşık bir tarihte gerçekleştiğinin ifade edildiği, davacıların oğlu ...'ın 13/06/2015 tarihli hasta epikriz raporunda  \"araç arkasından asılma\" şeklinde şikayetine yer verildiği, Savcılık aşaması evraklarının olup olmadığının tespit edilemediği, iddia edilen olaydan yaklaşık 4 yıl sonra dava açıldığı anlaşılmıştır. Dolayısyla, Karayolları Trafik Kanunu çerçevesinde bir trafik kazası sorumluluğu olduğu davacılarca ortaya konulamamıştır. Mahkemenin dayandığı deliller ve açıkladığı gerekçe yerindedir. Davacılar vekilinin istinaf itirazının reddi gerekmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬ TL karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacılardan istinaf başvurusu nedeniyle  sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,  HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f69285e2c7ce19e4","SID":"0ad6e45b14009fce"}}