{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/64 - 2024/319<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/64 <br>KARAR NO\t: 2024/319<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/367 E.  -  2021/326 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/10/2021 tarih ve 2020/367 E. - 2021/326 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ...’ın Türk Silahlı Kuvvetleri’nin haberleşme ihtiyaçlarının milli <br>imkanlarla karşılanması için 1975 yılında kurulduğunu, Türk Silahlı <br>Kuvvetleri başta olmak üzere yurtiçi ve yurtdışı ihtiyaç makamlarının, haberleşme ve bilgi <br>teknolojileri, radar ve elektronik harp, elektro-optik, aviyonik, insansız sistemler, kara, <br>deniz ve silah sistemleri, hava savunma ve füze sistemleri, komuta kontrol sistemleri, <br>ulaştırma, güvenlik, trafik, otomasyon ve sağlık teknolojilerine yönelik ihtiyaçlarını <br>karşılayabilecek çok geniş bir ürün yelpazesine sahip bulunduğunu, müvekkilinin 2019/50832 başvuru numaralı ve \"... ... + şekil\" ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin \"...\" ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine Markalar Dairesi Başkanlığının kararıyla itiraz kabul edilerek başvurunun reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedilmiş olduğunu, oysa müvekkiline ait 2019/47803 ve 2019/47800 sayılı iki adet markanın davalı Kurum nezdinde tescilli olmasına rağmen işbu davaya konu 2019/50832 sayılı <br>markanın itiraza mesnet gösterilen markalar ile benzer oldukları gerekçesiyle başvurunun reddinin çelişkili olduğunu, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesindeki koşulların oluşmadığını, davalının tek harf farklılığına <br>odaklanarak benzerlik incelemesi yapıldığını, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili ...'a ait marka ve davalı markalarının kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya <br>benzer olmadığını, ... radar karıştırma ve aldatma simülatörünün kara, hava ve deniz platformlarında kullanılan radar, <br>elektronik harp ve haberleşme sistem operatörlerinin eğitimlerinde kullanılmak üzere <br>geliştirilmiş bir simülatör sistemi olduğunu, davalının markasının kullanıldığı <br>ısıtma ve soğutma ünitelerinin hitap ettiği genel tüketici kitlesine hitap etmediğini ileri sürerek, YİDK'nın 2020-M-8141 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.   <br><br><br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, davacının dilekçesinde dayandığı 2019/47803 başvuru numaralı markanın, somut olay açısından emsal <br>teşkil edemeyeceğini, huzurdaki davaya konu YİDK kararının hukuka uygun <br>olarak tesis edildiğini, markanın görsel düzenlemesine bakıldığında \"radar <br>jamming and deception simulator\" ibaresinin son derece küçük yazılarak geri planda <br>bırakıldığını, \"...\" ibaresinin markanın ayırt edici unsuru olarak öne çıkarıldığını, bu ibarenin tescil edilen ürüne ilişkin bir açıklama niteliğinde olduğunu, dolayısıyla markaların benzerlik incelemesinde bu açıklayıcı ibarenin daha geri planda bırakılmasının gerekeceğini, markaların ayırt edici unsurlarının neredeyse aynı olması karşısında, <br>markaların benzerliği kaçınılmaz olduğunu, <br>başvuru ile itiraza mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de benzediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları kapsamındaki emtianın aynı/aynı tür/benzer olduğu, davacının \"şekil+... ...\" ibareli başvuru markası ile davalı firmanın \"...\" ibareli markaları arasında arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri veya hedef tüketici kitlesi nazarında iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacı firmanın başvuru markasındaki şekil unsurunun ayırt ediciliğinin yüksek olmasından dolayı taraf markalarının bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığı; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin veya hedef tüketici kitlesi nazarında yargılama konusu emtialar  için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının \"şekil+... ...\" ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının \"...\" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, ortalama düzeydeki tüketici kesimi veya hedef tüketici kitlesi nazarında başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2020-M-8141 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru ile itiraza mesnet markaların görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzer olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru ile davalının itiraza mesnet markalarının görsel, işitsel, kavramsal olarak ve bütünü itibariyle bıraktıkları genel izlenim itibariyle SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebilecek derecede benzer olmadığı, zira başvurudaki \"...\" ibaresinin davalı markalarından farklı olarak tek hecede değil \"...\" şeklinde telaffuz edildiği, başvuruda  davalı markalarında bulunmayan \"...\" ibareleri ile radar ekranındaki bir balinanın görselinin de yer aldığı, bu haliyle davacının markasının davalının itiraza mesnet markalarından oldukça uzaklaştığı, başvuruyu gören alıcı kitlesinin bunun davalının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin anılan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/02/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 18/03/2024\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br>         Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0c4470da81be06b7","SID":"9d65429ec2233c6b"}}