{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t:<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/03/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av.<br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>\t  Av. <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 01/03/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 07/03/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 27/03/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde faturaya ilişkin olarak düzenlenen 7 ayrı senede konu borcun 31/05/2018, 30/06/2018, 31/07/2018, 31/08/2018, 31/08/2018, 30/09/2018 ve 31/10/2018 tarihlerinde müvekkiline ödenmesi gerekirken herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı aleyhinde Konya .. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile senetlere dayalı olarak bakiye 63.688,00 TL asıl alacak ve 46.798,65 TL işlemiş faiz üzerinden icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, senetlerde borçlu olarak kaşesi basılan şirket .... Ve Tic. Ltd. Şti.’nin davalı ...’a ait olduğunu, davalının söz konusu şirketi bir takım nedenlerle kapatılıp yerine .... isminde yeni bir şirket kurduğunu, bu şirketin eski şirketin devamı olduğunu,  davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın  iptali ile takibin devamına, davalı aleyhinde takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, hem icra takibine dayanak senetlerin vadesi itibariyle hem de dava konusu hukuki sebebe göre alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın iddiasına göre varsa bir sözleşme ilişkisi davalı ... ile değil dava dışı .... Ve Tic. Ltd. Şti. arasında olduğunu, bu nedenle pasif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, icra takibine dayanak senetlerde “malen” kaydı yazıldığını, bu senetlerden dolayı bir mal teslim edildiği hususunu davacının ispatlaması gerektiğini, faturaların tek başına kanıt olmadığını, söz konusu faturaların davalı adına kesilmediğini, faturaların icra takibine dayanak olarak gösterilmediği için davada dikkate alınamayacağını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"Konya Selçuk Vergi Dairesi Müdürlüğünün 27/02/2023 tarihli yazısında; davalı ...'un ... Ltd. Şti. Firmasının şirket müdürü olduğu bildirilmiştir.<br>Yapılan incelemelere göre senet üzerinde şirket kaşesi haricinde herhangi bir isim bulunmadığından atılan imzalardan biri şirketin sorumluluğuna, diğeri de şirket müdürü olan davalının avalist olarak sorumluluğuna sebebiyet vermektedir. <br>Dava zamanaşımına uğramış bonolardan kaynaklı alacağın tahsiline yönelik icra takibinin itirazın iptali istemine ilişkin olduğundan davacı ile dava dışı keşideci şirket arasında temel ilişki olup, sebepsiz zenginleşme hükümlerinin somut olayda uygulama yeri yoktur. Sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca aval verenler hakkında zamanaşımına uğramış bono nedeniyle alacak isteminde bulunulamaz ve yine aval verenlere karşı temel ilişkiye dayanılarak başvurulması mümkün değildir. Davalı ... da davaya konu icra takibine dayanak senetler üzerinde ikinci imza sahibi ve avalist konumunda olduğundan izah edilen gerekçeler nedeniyle davanın reddine...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar etmekle, davanın hukuki nedeninin sebepsiz zenginleşme ya da aval hükümleri değil, müvekkili ile ... arasında kurulan sözleşme olduğunu,   söz konusu senetlerin yalnızca sözleşmeden kaynaklanan borcu teminat altına almak amacıyla yapılmış olup yapılan icra takibi de kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip olmayıp, Örnek 7 üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi olduğunu, dolayısıyla örnek 10 üzerinden takip başlatılmış gibi bir hüküm kurulması hayatın olağan akışına, usule ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece tanıklar dinlenmiş olsaydı sözleşmenin davalı ile kurulmuş olduğunun  ispatlanacak olduğunu,   şayet müvekkili ile davalı  arasındaki sözleşme ilişkisi göz ardı edilecek olsa bile tüzel kişiliğin perdelerinin aralanması teorisiyle davanın haklılığının  sabit hale geleceğini, davalının  kanunların sağlamış olduğu kolaylıktan faydalanarak  tüzel kişilik perdesi arkasına sığındığını ve bu perdeden haksız yere faydalanarak sorumluluktan, yükümlülükten dolayısıyla takip ve borçtan kurtulduğunu, tüzel kişilik perdesinin aralanması gerektiğini ileri sürerek ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Açılan dava itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br><br>Dairemizce yapılan inceleme sonucunda;  Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği,  yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre davacı tarafın yedi adet zamanaşımına uğramış bonoya  dayalı olarak takip yaptığı, takip dayanağı bonoların keşidecisinin dava dışı ... Ltd.Şti olduğu, bonolarda çift imza bulunduğu, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre keşidecinin borçtan sorumlu olması için tek imza yeterli olduğundan bono üzerine atılan ikinci imzanın  imza sahibinin şahsı adına atılmış olduğunun kabulü gerektiği, her iki imzanın kaşe dışında olması hâlinde de birisinin şirket adına, diğerinin de aval olarak atıldığının kabulü gerektiği, buna göre davalının takip dayanağı senetlerde yer alan   imzasının aval için atıldığının kabulü gerektiği, avalistin sorumluluğu kambiyo senedinden kaynaklandığından kambiyo senedinin zamanaşımına uğraması halinde avalistin sorumluluğu sona ereceği, bu nedenle davalının takip dayanağı senetler nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, her ne kadar davacı taraf istinaf dilekçesinde davalının perdenin kaldırılması teorisi kapsamında senetlerden sorumlu olduğunu ileri sürmüşse de ilk derece mahkemesinde bu yönde bir iddia ileri sürmediği, HMK 357. Maddesi gereğince ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddiaların istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği,     buna göre  davacı tarafça ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, mahkemece  delillerin  takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği,  davanın reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/03/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> e-imzalıdır<br>Üye <br>e-imzalıdır <br>Üye <br>e-imzalıdır <br>Katip<br>e-imzalıdır <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a296e30f410733c1","SID":"9ee958a25bde2f38"}}