{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. GAZİANTEP BAM   11. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1604 <br>KARAR NO\t: 2024/331<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN    <br>MAHKEMESİ\t: GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/251 Esas, 2022/687 Karar<br>DAVACI\t: ..............  <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: T. <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... & Av. ... &\t  Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit ( Banka Kredi İlişkisinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ\t<br>KARAR TARİHİ\t: 14/03/2024<br>YAZIM TARİHİ\t: 14/03/2024<br><br>Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili, davalı banka nezdindeki her türlü belgedeki yazı ve imzaya itiraz ettiklerini, müvekkilinin herhangi bir krediye ilişkin bankacılık işlemi olmadığını, taraflar arasında rehin tesisi gerektirecek sözleşme bulunmadığını, öte yandan müvekkili hesabına para transferi de olmadığını,  bankanın kredi kullandırdığını ispatla mükellef olduğunu, alacak borç ilişkisi mevcut olmadığından araçlar üzerine konulan rehinlerin de geçersiz hale geleceğini, davalı bankaca sunulacak her türlü imzalı sözleşme belgesini reddettiklerini beyanla müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti ile rehinlerin fekkine, genel kredi sözleşmesinin iptaline, asgari %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; taraflar arasında akdedilen <br>....... tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi uyarınca davacı firmaya kredi <br>kullandırıldığını, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı ile kefillere ...noterliğince tarihli ve .............. yevmiye <br>numaralı ihtarname keşide edildiğini, borçlu tarafından ödenmeyen ve muaccel olan alacağın tahsili için firma borçlarının teminatında yer alan..........ve.............plaka sayılı <br>araçlar hakkında ................2020/46747 esas sayılı dosyasından menkul <br>rehininin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, rehnin fekki isteminin nispi harca tabi olduğu göz önüne alınarak dava değeri ....... TL üzerinden eksik harcın ikmali gerektiğini, banka lehine araçlar üzerine rehin tesisinin bizzat davacının şahsi iradesi olduğunu, araçlar üzerinde gerek kendisinin gerekse de davacı şirketin doğmuş ve doğacak borçlarına karşılık süresiz teminat verildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.<br>YEREL MAHKEME KARARI: Mahkemece; her ne kadar bankacı bilirkişiden alınan.........tarihli bilirkişi raporunda belirlenen alacak miktarına taraflarca itiraz edilmiş olsa da dava dilekçesinin incelenmesinde davacının talebinin taraflar arasında imzalanan ..........plakalı araçlar üzerine tesis edilen rehin sözleşmesi altındaki imzaların davacı şirket temsilcisine ait olmadığı iddiası ile rehinlerin kaldırılması ve ...........iptali istenmiş ise de, yapılan yargılama neticesinde .................Daire Başkanlığından alınan ...............tarihli rapor ile genel kredi sözleşmesi altındaki imzaların ve rehin sözleşmesindeki imzaların davacı şirketi temsilcisine ait olduğu husus tereddüte yer vermeyecek şekilde ispat edilmiş olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için bankacı bilirkişiden ek rapor alınmasının yargılamaya bir katkısının olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili, mahkemenin ek rapor alınmasının yargılamaya katkısı olmayacağı gerekçesinin hatalı olduğunu, davalı bankanın icra takibi yaptığı savunmasının dikkate alınmadığını, rehin sözleşmesine konu alacağın hangi sebepten kaynaklandığının araştırılmadığını, imza inkarları hakkında düzenlenen bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, mukayeseye esas alınan bir takım imza örneklerinin müvekkili tarafından inkar edilen belgeler olduğunu, imza incelemesinin ........ alanında uzman olan bilirkişiler tarafından yapılmadığını, el yazısına ilişkin incelemelerin raporda soyut şekilde ifade edildiğini, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; ........ ve rehin sözleşmelerindeki imzaların sahteliği ve kredi kullandırılmadığı iddialarına dayalı olarak davalı bankaya borçlu olunmadığının tespiti ile rehinlerin fekki istemlerine ilişkindir.<br>Dairemiz tarafından tetkikat, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf  nedenleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar nazara alınarak yapılmıştır.<br>İmzanın sahteliğine ilişkin inceleme yönteminin düzenlendiği HMK 211. maddesine göre;<br>(1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir:<br>a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir.<br>b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir.<br>Görüldüğü üzere HMK'nın 211. maddesine göre imza sahteliği iddiasının incelenmesinin ön koşulu  imza inkarında bulunan tarafın öncelikli olarak isticvabı ve huzurda yazı yazdırma ve imza attırma suretiyle elde edeceği belgeler üzerinde yöntemince inceleme ve değerlendirme yapılmasıdır.<br>HMK’nın 211/b maddesinde; imza incelemesinin yöntemi gösterilmiş olup,  buna göre, hakim, bilirkişi incelemesine karar verir ise; ''....önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir.'' hükmü gereğince işlem yapar. Mahkemece davacı şirket yetkili temsilcisinin imza örnekleri alınmış olup, imzası ve yazısı inkar edilen ..........tarihli taşıt rehin sözleşmesi, bila tarihli ...............plakalı araç için tanzim olunan taşıt rehni sözleşmesi, üç sayfalık...........ve .....................tarihli ........... belge asılları yönünden, duruşmada alınan imza örnekleri ve düzenleme tarihleri  öncesine ait resmi kurumlar nezdinde atılmış .....................yıllarına ait imza örnekleriyle birlikte . .................. imza incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapora göre  19 adet belge üzerinde yapılan tetkik sonucu 1, 2, 3 ve 4 nolu belgeler üzerindeki davacı şirket yetkili temsilcisi ...'a atfen atılı bulunan imzalar ile uyumazlık konusu belgeler altındaki imzanın benzer özellik taşıdığı ve davacı şirket temsilcisi el ürünü olduğu tespit edilmiştir. Yerel mahkemece yaptırılan imza incelemesi HMK'nın 211. maddesine uygun olup, davacı vekilinin imza bakımından istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br><br>Davacı vekili, müvekkiline kredi kullandırılmadığını yerel mahkemece aldırılan hesap bilirkişisi raporunun bu yönüyle eksik olduğunu beyanla istinaf başvurusunda bulunmuştur. Kredi ve rehin sözleşmelerinin imzalanması, anılan imzaların davacı şirket yetkili temsilcisine ait olması davacıya kredi verildiği/kullandırıldığı anlamına gelmez. Davacı vekili gerek istinafında gerekse de dava dilekçesinde kendilerine kredi kullandırılmadığını, kredi kapsamında müvekkili şirket hesabına geçen herhangi bir para olmadığını savunmuştur. Yerel mahkemece aldırılan hesap bilirkişi raporundaki tespitler ise, sadece hesap kat ihtarında beyan edilen miktarlar üzerinden hesap olunan temerrüt ve faiz olgularından ibarettir. Ancak davalı banka kredi ilişkisi kapsamında davacıya kredi kullandırdığını ve hesabına ilgili kredi miktarı kadar para geçtiğini HMK'nın 200 vd. maddelerine göre yasal delillerle ispatlamalıdır. Dosyada mübrez banka hesap ekstreleri incelendiğinde davacı şirket adına bazı hesap hareketlerinde kredi açıklamasıyla para çekimleri ve tahsilatları yapıldığı görülmüşse de, bu hesap hareketlerinin dayanakları ve kredi kullanımının hangi sözleşmeye istinaden kullandırıldığı anlaşılamamaktadır. Aldırılan hesap bilirkişisi raporu bu noktada hükme esas alınmaya elverişli değildir.<br>Bu durumda mahkemece yapılacak iş, bankacılık konusunda uzman bilirkişi vasıtasıyla davalı banka şubesi kayıt ve defterleri yerinde incelettirilmek suretiyle yeni bilirkişi raporu alınarak, ayrıca  dosya içeriğindeki hesap ekstresindeki para hareketlerini gösterir deliller de değerlendirilmek suretiyle davacıya davalı banka tarafından herhangi bir kredi ödemesi yapılıp yapılmadığının, kat ihtarındaki alacak kalemlerinin dayanaklarının fiilen kullandırılan ve davacı hesabına geçen hangi kredi sözleşmelerinden kaynaklandığı, davacının bu kredilerden sorumlu tutulup tutulmayacağı, temerrüt ve faiz  oranları ile işlemiş faiz oranlarının ne olduğun hususlarının tespitinden ibarettir. Davacı vekilinin bu noktayı amaçlayan istinaf itirazları kısmen yerinde görülmüş olup, HMK'nın 353/1-a.(6) bendi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın yeniden yargılaması yapılmak üzere iadesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br> 1-Davacı ................... vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.(6) bendi uyarınca KABULÜNE,<br>2-..................Mahkemesi'nin ..........tarihli, 2020/251 Esas, 2022/687 Karar sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın yukarıda işaret edilen eksikliklerin ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine,<br>4-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcı 80,70 TL'nin ilk derece mahkemesi tarafından talep halinde iadesine,<br>5-İstinaf sair masraflarının yerel mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara alınmasına, <br>6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>7-HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 14/03/2024<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>  ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ... *<br>  ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br>  ¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır <br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. \"5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d610eb14c930f22","SID":"4c2f917a7700bbca"}}